bugün
- habire128
- galatasaray ne zaman transfer yapacak10
- özgür özel'in chp de veda konuşması6
- her şeyin üst üste gelmesi8
- hangi manifest kızısın12
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası6
- başını alıp gitmek isteyen insan5
- kabataş olayı görüntüleri27
- lahmacun yiyecek kadar düşmek8
- vaatlerinin tam tersi olduğu halde iktidarda olmak6
- annesi dışarı çıkmasına izin vermeyen çocuk4
- ispanya'nın amerika'ya kafa tutması7
- istanbul un çok pahalı olması27
- safran7
- eti çikolatalı gofret3
- kürtler3
- cumhuriyet halk partisi2
- meyveli lahmacun7
- şaka maka true'nun 60 ında da kaldıracak olması3
- başbiraderin kahve biraderleri4
- fatih sultan mehmet'in alkol kullanması3
- cemal süreya'nın evli kadın aşkı3
- küçük prens'in aslında bir distopya olması2
- ciguli kral5
- volkswagen beetle5
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj5
- mehdiyete dair hayalleriniz7
- arkadaşlar ne oldu size böyle7
- çalışan kadın tercih etme sebepleri2
- sanayi tipi kavurmalı tost5
- en sevilmeyen ev işleri14
- kıvameddin efendi4
- türkiye cumhuriyeti ortak paydası4
- ne kadar geri zekalı varsa hepsi uludağ sözlük te4
- mehdi 29 yaşında mı başa geçmeli 40 mı6
- mel mel bakan gibson ve 0 0 710
- gönül almaya çalışan erkek11
- dünya kaç renklidir4
- gocu25
- kara sevdaya tutulan kalmaması7
- marc cucurella9
- ciddiye alınmamak4
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz3
- haluk levent son açıklaması7
- diş fırçalamak2
- kavgada ele sıçıp yumruklar atmak7
- sitede büyüyen çocuk3
- erdogan ve trump'ın yakın ilişkisi4
- nebi barlas2
- mehdi bir ihtiyaçtır3
Yıllardır arıyorum arıyorum bulamıyorum, meraktan çatlayacağım, iki yudum tadamadım, koyamadım ağzıma; meğerse Deniz Akkaya içmiş de kafasını da yapmış bile, geçen gün gazetemize açıkladı!
Eh, ne yapalım, orta yaşlı ve emekli bir serseri olarak bayrağı gençlere çoktan devrettik... Hoplayıp zıplamak da zehirlenmek de onların bileceği iş artık. Fakat gene de şu 'absinthe' denilen zıkkımı içmeden gidersem gözüm arkada kalacak. ('Absent' okuyunuz.)
Çünkü yasak. Hem de taa 1915 yılından beri yasak, neredeyse bir asır.
Yasak ve zararlı olan her şey gibi de, çekici. Bir zamanlar komünizm de bize öyle gelirdi.
En büyük tüketici ülke olan Fransa'da yasaklandı, sonra onu örnek alan başka ülkelerde de. Bir tek ispanya ve ingiltere'de serbest olduğu söylenirdi, fakat Londra'da hangi 'pub'a sorduysam bana bir türlü bulup da çıkaramadılar. isviçre'nin dağ köylerinde kaçak olarak üretildiği söyleniyor, Cenevre-Evian sınır geçişi laçkadan da öte olduğu için arabaya atıp oradan Fransa'ya sokuyorlarmış, yıllar önce o yolu birkaç kere yaptım ama bu konuya 'muttali' olmadım...
Çünkü efendim, içindeki alkol oranı yüzde 60, hatta 70... (Şarapta 15, rakıda viskide 45)... iki kadeh yuvarladı mı adamın feriştahını şeyediyor... Bir de acı, zıkkım gibi. Gibisi fazla, gerçekten zıkkım.
Pelin otu kökünden elde ediliyor. Koyu yeşil bir içki. Bu hülasası, konsantresi yani şişenin içindeki. Bunu keseceksin, yani soğuk su katacaksın, tıpkı rakı gibi. 'Sek' içersen ölürsün. Eh, sulu içersen de yavaş yavaş ölürsün.
Lakin acısını almak için suyu şekerden geçireceksin! Bunun özel bir delikli kaşığı var, kadehin üzerine yatırıp kaşığın ızgarasına iki tane kesme şeker koyuyorlar, suyu o şekerin üstünden döküyorlar. Ortaya bulanık bir sıvı çıkıyor, tıpkı bizim rakı gibi, fakat süt beyazı değil açık yeşil.
'From Hell' filmini görenler hatırladılar, Karındeşen Jack'ı yakalamaya çalışan polis komiseri kullanıyordu, hani Johnny Depp'in oynadığı Müfettiş Abberline...
Bu içki, özellikle on dokuzuncu yüzyıl boyunca bütün Fransız sanatçılarının başbelasıydı. O yüzyılın bir belası verem, ikincisi frengi, üçüncüsü de aha bu içkiydi.
Çok ucuzdu, şarabın şişesi diyelim bir frank, bunu şişesi otuz 'santim'... Gariban içkisiydi, hem halk içiyordu hem de yolsuz ve çulsuz şair ve ressam takımı. Ünlü absent markası da Pernod, duymuşsunuzdur.
Bizim bazı sosyete barlarında, tezgah altından, kadehini 40 YTL'ye satıyorlarmış! Çüş! Hiçbir ölçü bilmeyen hırt Türk burjuvazisi, dünyanın en ucuz ve en berbat içkisini bu hale getirmeyi başarmış! Elbette kadeh de demiyorlar, uyuşturucu sevdikleri için buna da 'shot' tabir ediyorlar, vuruş...
Hemen de çarpıyor, adamı zınk diye yerlere düşürüyor, beyin hücrelerini öldürüyor, cin ve konyaktan bin beter. Üstelik çokça içeni çıldırttığı, 'halüsinasyonlara' yol açtığı da söylenir. Yılan çıyan ne varsa bir bir seyrediyorsun.
Aklınıza o yüzyılda kim gelirse kullanırdı bu zıkkımı, Poe, Musset, Baudelaire, Gauthier, Verlaine, Rimbaud gibi şairler, Manet, Monet, Van Gogh, Gauguin, Renoir, Toulouse-Lautrec, Utrillo gibi resamlar... Resmini de bol bol yapmışlardır, masada bir kadeh bulanık yeşil absent, önüne oturmuş boş boş bakan bir ayyaş... Özellikle Degas'nın 'Absent içen Kadın' tablosu meşhurdur. Picasso'nun da benzer birkaç tablosu var.
Bilmem artık bizim yüksek sosyete bu büyük sanatçıların anısına saygıdan mı içer yoksa düz serserilikten mi? Deniz Hanım'a sorsam da, hangi şerefsiz satıyorsa, polis basıp el koymadan önce bir kadeh olsun tadına bakıversem... Fakat orada enselenirsem seyreyle gümbürtüyü, ünlü yazar absent çekerken yakalandı! Yazar, ilk sorgusunda, 'vallahi insanın başına ne gelirse ya meraktan ya başka bir şeyden abi' dedi...
engin ardıç
Eh, ne yapalım, orta yaşlı ve emekli bir serseri olarak bayrağı gençlere çoktan devrettik... Hoplayıp zıplamak da zehirlenmek de onların bileceği iş artık. Fakat gene de şu 'absinthe' denilen zıkkımı içmeden gidersem gözüm arkada kalacak. ('Absent' okuyunuz.)
Çünkü yasak. Hem de taa 1915 yılından beri yasak, neredeyse bir asır.
Yasak ve zararlı olan her şey gibi de, çekici. Bir zamanlar komünizm de bize öyle gelirdi.
En büyük tüketici ülke olan Fransa'da yasaklandı, sonra onu örnek alan başka ülkelerde de. Bir tek ispanya ve ingiltere'de serbest olduğu söylenirdi, fakat Londra'da hangi 'pub'a sorduysam bana bir türlü bulup da çıkaramadılar. isviçre'nin dağ köylerinde kaçak olarak üretildiği söyleniyor, Cenevre-Evian sınır geçişi laçkadan da öte olduğu için arabaya atıp oradan Fransa'ya sokuyorlarmış, yıllar önce o yolu birkaç kere yaptım ama bu konuya 'muttali' olmadım...
Çünkü efendim, içindeki alkol oranı yüzde 60, hatta 70... (Şarapta 15, rakıda viskide 45)... iki kadeh yuvarladı mı adamın feriştahını şeyediyor... Bir de acı, zıkkım gibi. Gibisi fazla, gerçekten zıkkım.
Pelin otu kökünden elde ediliyor. Koyu yeşil bir içki. Bu hülasası, konsantresi yani şişenin içindeki. Bunu keseceksin, yani soğuk su katacaksın, tıpkı rakı gibi. 'Sek' içersen ölürsün. Eh, sulu içersen de yavaş yavaş ölürsün.
Lakin acısını almak için suyu şekerden geçireceksin! Bunun özel bir delikli kaşığı var, kadehin üzerine yatırıp kaşığın ızgarasına iki tane kesme şeker koyuyorlar, suyu o şekerin üstünden döküyorlar. Ortaya bulanık bir sıvı çıkıyor, tıpkı bizim rakı gibi, fakat süt beyazı değil açık yeşil.
'From Hell' filmini görenler hatırladılar, Karındeşen Jack'ı yakalamaya çalışan polis komiseri kullanıyordu, hani Johnny Depp'in oynadığı Müfettiş Abberline...
Bu içki, özellikle on dokuzuncu yüzyıl boyunca bütün Fransız sanatçılarının başbelasıydı. O yüzyılın bir belası verem, ikincisi frengi, üçüncüsü de aha bu içkiydi.
Çok ucuzdu, şarabın şişesi diyelim bir frank, bunu şişesi otuz 'santim'... Gariban içkisiydi, hem halk içiyordu hem de yolsuz ve çulsuz şair ve ressam takımı. Ünlü absent markası da Pernod, duymuşsunuzdur.
Bizim bazı sosyete barlarında, tezgah altından, kadehini 40 YTL'ye satıyorlarmış! Çüş! Hiçbir ölçü bilmeyen hırt Türk burjuvazisi, dünyanın en ucuz ve en berbat içkisini bu hale getirmeyi başarmış! Elbette kadeh de demiyorlar, uyuşturucu sevdikleri için buna da 'shot' tabir ediyorlar, vuruş...
Hemen de çarpıyor, adamı zınk diye yerlere düşürüyor, beyin hücrelerini öldürüyor, cin ve konyaktan bin beter. Üstelik çokça içeni çıldırttığı, 'halüsinasyonlara' yol açtığı da söylenir. Yılan çıyan ne varsa bir bir seyrediyorsun.
Aklınıza o yüzyılda kim gelirse kullanırdı bu zıkkımı, Poe, Musset, Baudelaire, Gauthier, Verlaine, Rimbaud gibi şairler, Manet, Monet, Van Gogh, Gauguin, Renoir, Toulouse-Lautrec, Utrillo gibi resamlar... Resmini de bol bol yapmışlardır, masada bir kadeh bulanık yeşil absent, önüne oturmuş boş boş bakan bir ayyaş... Özellikle Degas'nın 'Absent içen Kadın' tablosu meşhurdur. Picasso'nun da benzer birkaç tablosu var.
Bilmem artık bizim yüksek sosyete bu büyük sanatçıların anısına saygıdan mı içer yoksa düz serserilikten mi? Deniz Hanım'a sorsam da, hangi şerefsiz satıyorsa, polis basıp el koymadan önce bir kadeh olsun tadına bakıversem... Fakat orada enselenirsem seyreyle gümbürtüyü, ünlü yazar absent çekerken yakalandı! Yazar, ilk sorgusunda, 'vallahi insanın başına ne gelirse ya meraktan ya başka bir şeyden abi' dedi...
engin ardıç
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar