bugün
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- herkes yatmış görünüyor4
- manifest dinleyen erkek11
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor4
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması10
- borsa4
- eyüpsultan da kurabiye dağıtan kız2
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi7
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- gulmekicinyaratilmis11
- mohamed salah ghaly13
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- sudekiray3
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- türkiye7
- berrak tüzünataç3
- yaz yemekleri5
- scooter'a 6 kişi binmek5
- taksici muhabbeti5
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- eğitimde sınav sistemi2
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- fahriye evcen3
- spiderman mi döver batman mi5
- stres yönetimi6
- kardeş2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- komik olmayan komedyen2
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- insan zamandan ibarettir3
- doğuda yaşayan yazarlar5
- trabzonspor7
- gocu4
- mauro icardi3
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- çocukların sürekli abur cubur istemesi7
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- elalem ne der4
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
tunceli'de komando olarak gururla askerliğimi yapmaktayım.
bir kış gecesi, saat akşam 9 çeyrek civarı bir şey. günün yorgunluğunu atmak adına sıcacık yatağımın hayalini kurmaktayım. akşama kadar eğitim, spor canımdan bezmişim. tam yatağıma girdim, hafif hafif uyku bastırıyor. koridorda bir ses "kalk kalk görev vaaar". hayda diyorum nereden çıktı bu iş şimdi. dışarıya bakıyorum hava buz gibi. yok diyorum bu kadar acımasız olamazlar. kalkıyorum el mahkum. görev üstümü giyiyorum. silahımı ve sırt çantamı da alıp iniyorum iştima alanına. kışlık giysiler tamam, roketatar tamam, roketler tamam, yedek şarjörler tamam, su tamam, kumanyalar tamam, yağmurluk tamam. çanta oldu 40 kilo ona da tamam. bölük komutanı geliyor ve görev ile ilgili bilgi veriyor. "1 gece 1 gündüzlük bir görev. çıkan çatışma sonucu bölgenin güvenliğini almaya gidiyoruz. merak etmeyin şehit yok. çok dikkatli olun. adamlar hala bölgede. herkes birbirine sahip çıksın. allah yardımcınız olsun."
yükleniyorum 40 kiloluk çantayı başlıyoruz yürümeye. 6 saatin sonuna hakim bir tepedeyiz. omuzumda ki acıyı, bacağımda ki ağrıyı, o soğuğa rağmen kıçımdan akan teri yok sayıyorum. çünkü birileri orada olmak zorunda. birileri bu işi yapmak zorunda. hemen yedek atleti giyip bulabildiğim ne varsa giyiyorum üstüme. biliyorum ki birazdan donmaya başlayacağım. elimde silah 1 metre içinde yürümeye devam ediyorum ısınmak için. bir yandan etrafı kolaçan ediyorum. malum şerefsiz avındayız. hiç bir arkadaşım oturmaya cesaret edemiyor. çünkü ayaklar bir üşümeye başladı mı zehir oluyor o gece. titriyoruz hep birlikte sabaha kadar. gücenmiyorum. birileri orada donmak zorunda.
sabah oluyor. artık nöbetleşerek uyumak serbest. en dayanıksız olanları yatırıyoruz ilk olarak. 2 saat sonra kaldırıp diğerleri yatıyor. ve bir 2 saat sonrada sıra bende. yatıyorum ve kalktığımda ayaklarım buz gibi olmuş. neredeyse oynatamıyorum. beynimin sinyallerine yavaş tepki veriyor ayaklarım. arkadaşıma diyorum ki "tekmele ayaklarımı" başlıyor tekmelemeye. tecrübeliyiz tabi. bir kaç dakika sonra işlevsel hale geliyorlar. bende tepenin başında deli gibi zıplıyorum. tekrar donmamak için. gücenmiyorum. birileri orada olmak zorunda.
aklıma bir orospu çocuğu geliyor. şimdi sıcacık koğuşunda, televizyonlu ferah odasında belki kahvesini yudumluyordur. bende onun yüzünden titriyorum buralarda. olsun o orospu çocuğuna özenmiyorum. ben olmam gereken tarafdayım. birileri de orospu çocuğu olmak zorunda.
vesselam...
bir kış gecesi, saat akşam 9 çeyrek civarı bir şey. günün yorgunluğunu atmak adına sıcacık yatağımın hayalini kurmaktayım. akşama kadar eğitim, spor canımdan bezmişim. tam yatağıma girdim, hafif hafif uyku bastırıyor. koridorda bir ses "kalk kalk görev vaaar". hayda diyorum nereden çıktı bu iş şimdi. dışarıya bakıyorum hava buz gibi. yok diyorum bu kadar acımasız olamazlar. kalkıyorum el mahkum. görev üstümü giyiyorum. silahımı ve sırt çantamı da alıp iniyorum iştima alanına. kışlık giysiler tamam, roketatar tamam, roketler tamam, yedek şarjörler tamam, su tamam, kumanyalar tamam, yağmurluk tamam. çanta oldu 40 kilo ona da tamam. bölük komutanı geliyor ve görev ile ilgili bilgi veriyor. "1 gece 1 gündüzlük bir görev. çıkan çatışma sonucu bölgenin güvenliğini almaya gidiyoruz. merak etmeyin şehit yok. çok dikkatli olun. adamlar hala bölgede. herkes birbirine sahip çıksın. allah yardımcınız olsun."
yükleniyorum 40 kiloluk çantayı başlıyoruz yürümeye. 6 saatin sonuna hakim bir tepedeyiz. omuzumda ki acıyı, bacağımda ki ağrıyı, o soğuğa rağmen kıçımdan akan teri yok sayıyorum. çünkü birileri orada olmak zorunda. birileri bu işi yapmak zorunda. hemen yedek atleti giyip bulabildiğim ne varsa giyiyorum üstüme. biliyorum ki birazdan donmaya başlayacağım. elimde silah 1 metre içinde yürümeye devam ediyorum ısınmak için. bir yandan etrafı kolaçan ediyorum. malum şerefsiz avındayız. hiç bir arkadaşım oturmaya cesaret edemiyor. çünkü ayaklar bir üşümeye başladı mı zehir oluyor o gece. titriyoruz hep birlikte sabaha kadar. gücenmiyorum. birileri orada donmak zorunda.
sabah oluyor. artık nöbetleşerek uyumak serbest. en dayanıksız olanları yatırıyoruz ilk olarak. 2 saat sonra kaldırıp diğerleri yatıyor. ve bir 2 saat sonrada sıra bende. yatıyorum ve kalktığımda ayaklarım buz gibi olmuş. neredeyse oynatamıyorum. beynimin sinyallerine yavaş tepki veriyor ayaklarım. arkadaşıma diyorum ki "tekmele ayaklarımı" başlıyor tekmelemeye. tecrübeliyiz tabi. bir kaç dakika sonra işlevsel hale geliyorlar. bende tepenin başında deli gibi zıplıyorum. tekrar donmamak için. gücenmiyorum. birileri orada olmak zorunda.
aklıma bir orospu çocuğu geliyor. şimdi sıcacık koğuşunda, televizyonlu ferah odasında belki kahvesini yudumluyordur. bende onun yüzünden titriyorum buralarda. olsun o orospu çocuğuna özenmiyorum. ben olmam gereken tarafdayım. birileri de orospu çocuğu olmak zorunda.
vesselam...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar