bugün
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor22
- sarı poşet kudurtması14
- bik bik'in neden bu kadar tatlı olması7
- evliliği ayakta tutan güçler11
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler4
- manisada okul saldırısı17
- türkiye de muhalefet var mı8
- siyaset üstü yazarlar9
- truenun aslında çok beyefendi biri olması3
- sözlükte herkesin kavga edecek bir şey bulması5
- halk tv haberciliği5
- true nickli yazar11
- pkk lılar ermeni dölüdür deyince hırttıran hırt9
- kış geliyor3
- iş arayanların aslında para araması10
- atatürk'e tapmak'ya da reis tapmak2
- iş hayatında takılan maskeler2
- arkadaşlar ben uyusam ayıp olur mu6
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi8
- mel mel abi dün neden bira içmeye gelmedin6
- kendinden bile sakladığın şey3
- sözlüğümde siyaset istemiyorum kampanyası8
- 22 eylül 2026 mini kış provası3
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri9
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü8
- mel mel bakan gibson'ın tatlı dili7
- hepinizi çok seviyorum lan gelin sarılıcam5
- kastamonu5
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı14
- yapay zekaya entry yazdırmak7
- ingilizce bilmeyen birine fuck'u demek4
- berbere gidince söylenenler4
- erkeklerin artık kadınların peşinden koşmaması7
- sarı torbadan rahatsız olan kürt7
- tas kafa traşlı hırt sorunu8
- yeni partiden chp'ye geçecekler ne dir2
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek5
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra8
- asansörde susma zorunluluğu2
- umumi tuvalette telefonundan video izleyen insan3
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- iş çıkışı birası4
- atlet giymeyen insan6
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz17
- habire1223
- z kuşağı7
- sözlükteki teroristler5
- otobüsten inerken şoföre teşekkür etmek2
- çorap giyerken düşmek2
- marion cotillard2
tunceli'de komando olarak gururla askerliğimi yapmaktayım.
bir kış gecesi, saat akşam 9 çeyrek civarı bir şey. günün yorgunluğunu atmak adına sıcacık yatağımın hayalini kurmaktayım. akşama kadar eğitim, spor canımdan bezmişim. tam yatağıma girdim, hafif hafif uyku bastırıyor. koridorda bir ses "kalk kalk görev vaaar". hayda diyorum nereden çıktı bu iş şimdi. dışarıya bakıyorum hava buz gibi. yok diyorum bu kadar acımasız olamazlar. kalkıyorum el mahkum. görev üstümü giyiyorum. silahımı ve sırt çantamı da alıp iniyorum iştima alanına. kışlık giysiler tamam, roketatar tamam, roketler tamam, yedek şarjörler tamam, su tamam, kumanyalar tamam, yağmurluk tamam. çanta oldu 40 kilo ona da tamam. bölük komutanı geliyor ve görev ile ilgili bilgi veriyor. "1 gece 1 gündüzlük bir görev. çıkan çatışma sonucu bölgenin güvenliğini almaya gidiyoruz. merak etmeyin şehit yok. çok dikkatli olun. adamlar hala bölgede. herkes birbirine sahip çıksın. allah yardımcınız olsun."
yükleniyorum 40 kiloluk çantayı başlıyoruz yürümeye. 6 saatin sonuna hakim bir tepedeyiz. omuzumda ki acıyı, bacağımda ki ağrıyı, o soğuğa rağmen kıçımdan akan teri yok sayıyorum. çünkü birileri orada olmak zorunda. birileri bu işi yapmak zorunda. hemen yedek atleti giyip bulabildiğim ne varsa giyiyorum üstüme. biliyorum ki birazdan donmaya başlayacağım. elimde silah 1 metre içinde yürümeye devam ediyorum ısınmak için. bir yandan etrafı kolaçan ediyorum. malum şerefsiz avındayız. hiç bir arkadaşım oturmaya cesaret edemiyor. çünkü ayaklar bir üşümeye başladı mı zehir oluyor o gece. titriyoruz hep birlikte sabaha kadar. gücenmiyorum. birileri orada donmak zorunda.
sabah oluyor. artık nöbetleşerek uyumak serbest. en dayanıksız olanları yatırıyoruz ilk olarak. 2 saat sonra kaldırıp diğerleri yatıyor. ve bir 2 saat sonrada sıra bende. yatıyorum ve kalktığımda ayaklarım buz gibi olmuş. neredeyse oynatamıyorum. beynimin sinyallerine yavaş tepki veriyor ayaklarım. arkadaşıma diyorum ki "tekmele ayaklarımı" başlıyor tekmelemeye. tecrübeliyiz tabi. bir kaç dakika sonra işlevsel hale geliyorlar. bende tepenin başında deli gibi zıplıyorum. tekrar donmamak için. gücenmiyorum. birileri orada olmak zorunda.
aklıma bir orospu çocuğu geliyor. şimdi sıcacık koğuşunda, televizyonlu ferah odasında belki kahvesini yudumluyordur. bende onun yüzünden titriyorum buralarda. olsun o orospu çocuğuna özenmiyorum. ben olmam gereken tarafdayım. birileri de orospu çocuğu olmak zorunda.
vesselam...
bir kış gecesi, saat akşam 9 çeyrek civarı bir şey. günün yorgunluğunu atmak adına sıcacık yatağımın hayalini kurmaktayım. akşama kadar eğitim, spor canımdan bezmişim. tam yatağıma girdim, hafif hafif uyku bastırıyor. koridorda bir ses "kalk kalk görev vaaar". hayda diyorum nereden çıktı bu iş şimdi. dışarıya bakıyorum hava buz gibi. yok diyorum bu kadar acımasız olamazlar. kalkıyorum el mahkum. görev üstümü giyiyorum. silahımı ve sırt çantamı da alıp iniyorum iştima alanına. kışlık giysiler tamam, roketatar tamam, roketler tamam, yedek şarjörler tamam, su tamam, kumanyalar tamam, yağmurluk tamam. çanta oldu 40 kilo ona da tamam. bölük komutanı geliyor ve görev ile ilgili bilgi veriyor. "1 gece 1 gündüzlük bir görev. çıkan çatışma sonucu bölgenin güvenliğini almaya gidiyoruz. merak etmeyin şehit yok. çok dikkatli olun. adamlar hala bölgede. herkes birbirine sahip çıksın. allah yardımcınız olsun."
yükleniyorum 40 kiloluk çantayı başlıyoruz yürümeye. 6 saatin sonuna hakim bir tepedeyiz. omuzumda ki acıyı, bacağımda ki ağrıyı, o soğuğa rağmen kıçımdan akan teri yok sayıyorum. çünkü birileri orada olmak zorunda. birileri bu işi yapmak zorunda. hemen yedek atleti giyip bulabildiğim ne varsa giyiyorum üstüme. biliyorum ki birazdan donmaya başlayacağım. elimde silah 1 metre içinde yürümeye devam ediyorum ısınmak için. bir yandan etrafı kolaçan ediyorum. malum şerefsiz avındayız. hiç bir arkadaşım oturmaya cesaret edemiyor. çünkü ayaklar bir üşümeye başladı mı zehir oluyor o gece. titriyoruz hep birlikte sabaha kadar. gücenmiyorum. birileri orada donmak zorunda.
sabah oluyor. artık nöbetleşerek uyumak serbest. en dayanıksız olanları yatırıyoruz ilk olarak. 2 saat sonra kaldırıp diğerleri yatıyor. ve bir 2 saat sonrada sıra bende. yatıyorum ve kalktığımda ayaklarım buz gibi olmuş. neredeyse oynatamıyorum. beynimin sinyallerine yavaş tepki veriyor ayaklarım. arkadaşıma diyorum ki "tekmele ayaklarımı" başlıyor tekmelemeye. tecrübeliyiz tabi. bir kaç dakika sonra işlevsel hale geliyorlar. bende tepenin başında deli gibi zıplıyorum. tekrar donmamak için. gücenmiyorum. birileri orada olmak zorunda.
aklıma bir orospu çocuğu geliyor. şimdi sıcacık koğuşunda, televizyonlu ferah odasında belki kahvesini yudumluyordur. bende onun yüzünden titriyorum buralarda. olsun o orospu çocuğuna özenmiyorum. ben olmam gereken tarafdayım. birileri de orospu çocuğu olmak zorunda.
vesselam...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar