bugün
- akepe neden kültürel hegemonyayı ele geçiremedi16
- türbanlı kızların diğerlerinden güzel olması5
- öldükten sonra bana ne olacak3
- anın görüntüsü23
- sözlükteki gizli düşmanım10
- erkekler neden erken ölür3
- enjoy im vaccinated3
- ellerim bos gonlum hos2
- insanın geçmişinin karanlık olması9
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet19
- her kadın güzeldir3
- sözlük kızlarını harika yapan detaylar9
- günün şiiri6
- uzun zaman sonra sözlüğe girmek3
- ilişkilerde fizik mi kimya mı önemlidir sorgusu6
- her insanın bir cini olması8
- içtim şarabı13
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- uzun bir süre sonra entry girmek2
- kadir inanır22
- rakı sevmemek7
- genç görünmeye çalışmak3
- giresun da otobüs durağında bekleyen turist kız5
- arkadaşlar ben gavat değilim2
- şafak çak3
- aşure yapan sözlük kızları7
- avrupada hava sıcaklıkları2
- hayalet gibi bir insan olmak3
- muhtarlıkların kapatılması gerekliliği3
- büstiyer2
- çift katlı otobüs3
- venezuella depremi3
- kemalist dünya24
- sözlükte neden atatürk ve türk bayrağı resmi yok3
- daha relax3
- özelden sözlük erkeklerini taciz etmek3
- sektör öldü tek yol tıp diyen primat3
- dümbelettin efendi2
- 7 aydır berlinde yaşıyorum soruları alayım7
- hiç kimsenin sevmediği bir insana aşık olmak3
- sosyal medya aranmaktır2
- tas kafa traşlı hırt sorunu5
- japonya7
- trump ara seçimleri kaybederse soruşturma geçirir5
- true'nun çaylak olması16
- üniversitelerin gereksiz olması16
- çok güzel ama manyak kadın7
- mustafa kemal atatürk7
- insan olmaya ceyrek kala3
- of çok sıkıcı olmanız2
1903 yılının 13 Şubat gecesi Belçika'nın Liege kentine doğan yazar. 450 eserin yazarı, 550 milyon okuyucuya ulaşmış komiser Maigret'nin yaratıcısıdır. George Simenon, psikolojik polisiyenin babası kabul edilir. Georges Simenon 1989'da 3 Eylül gecesi Lozan'da hayata veda eder. Vasiyetine bağlı kalınarak, oğulları ölümünü basından öğrenecektir.
Simenon, kadınları açlık derecesinde sever, hayatının her döneminde yanında onun seksüel açlığını doyuracak bir kadını bulunurmuş. Daha 13 yaşında, ilk aşkını tattığı kendinden iki yaş büyük bir genç kızdır ve yazarı rahip olmaktan vazgeçirmiştir. Genç Simenon, gazetecilik yaptığı ve Liege gecelerini dörtnala yaşadığı dönemde sayısız fahişe ile birlikte olur. Hatta beş parasızken, babasının hasta olduğu ve evi geçindirme sorumluluğunu üstlendiği günlerden birinde karşılaştığı ve tutulduğu siyah bir kadınla, babasının ona hatıra olarak verdiği saat karşılığında aşk yapar. Sonra binlerce kez pişmanlık duyduğu bu anıyı anlatırken, yazar, o kadına orada hemen sahip olmanın ne kadar önüne geçilmez bir tutku olduğundan bahseder. Simenon, sanat çevresinden tanıdığı ressam Regine Renchon takma adlı Tigy ile 1923'te evlendikten sonra bile diğer kadınları bırakamamış. Simenon ve Tigy, Paris'e yerleşip heyecanlı gece hayatı yaşarken yazar, bir revüde dans eden 20 yaşında siyahi güzel Josephine Baker'a tutulur. iki yıl süren bu ilişkiyi eşi Tigy görmezden gelir. Hatta üçlü her yere birlikte giderler. Bu ilişkiden sonra bile yazarın hayatındaki tek kadın Tigy olmaz. Duygusal sorunlardan kaçmak için düzenli olarak fahişelerle birlikte olan yazar, kendini Amerika'ya vardığında yeni bir kadının, Denyse'in kollarında bulur. Sekreteri olarak işe başlayan 25 yaşında bu Kanadalı kadın, yazarın hayatında duygusal anlamda büyük değişiklere sebep olur. Daha ilk günden yazarın metresi, bir süre sonra da karısı olmayı başarır Denyse. Hamile kaldığında -Amerikan kanunlarına göre o dönemde evlenmeden çocuk doğurmak bir suç olduğu için- boşanmamak için direnen Tigy sonunda pes eder. Böylece, 1950 yılında Denyse yazarın ikinci karısı olur. Simenon'un Denyse'den biri kız üç çocuğu olur. Avrupa'ya dönüşlerinden sonra Denyse'in iyice bozulan ruh sağlığı aile dengelerini altüst eder. Denyse psikiyatri kliniklerine daha sık gider, kocasının cinsel tatmini için de eve kızlar getirir. Simenon, karısının hastalığından çocuklarını korumaya çalışsa da, kızının problemli bir çocuk olmasını ne yazık ki engelleyemez. O da annesi gibi sürekli tedavi görür ve genç yaşta intihar eder. Denyse klinikleri bırakıp, Fransa'da küçük bir köye yerleştikten sonra, yazarın hayatına başka bir kadın girer. Banyoda düşerek kaburgalarını kıran Simenon'a bakmaya gelen hemşire Teresa, yazarın gönlünü çalar. Hayatının geri kalanını sadece Teresa ile geçiren Simenon, onu ideal bir kadın olarak görmüş ve vasiyetinde öldüğünde yanında sadece Teresa'nın bulunmasını istemiştir.
21 ciltlik anı kitabına imza atan yazar, 37 kez ev taşımış, Fellini ile yaptığı bir söyleşide 10 bin kadınla birlikte olduğunu söylemiştir...
Simenon, kadınları açlık derecesinde sever, hayatının her döneminde yanında onun seksüel açlığını doyuracak bir kadını bulunurmuş. Daha 13 yaşında, ilk aşkını tattığı kendinden iki yaş büyük bir genç kızdır ve yazarı rahip olmaktan vazgeçirmiştir. Genç Simenon, gazetecilik yaptığı ve Liege gecelerini dörtnala yaşadığı dönemde sayısız fahişe ile birlikte olur. Hatta beş parasızken, babasının hasta olduğu ve evi geçindirme sorumluluğunu üstlendiği günlerden birinde karşılaştığı ve tutulduğu siyah bir kadınla, babasının ona hatıra olarak verdiği saat karşılığında aşk yapar. Sonra binlerce kez pişmanlık duyduğu bu anıyı anlatırken, yazar, o kadına orada hemen sahip olmanın ne kadar önüne geçilmez bir tutku olduğundan bahseder. Simenon, sanat çevresinden tanıdığı ressam Regine Renchon takma adlı Tigy ile 1923'te evlendikten sonra bile diğer kadınları bırakamamış. Simenon ve Tigy, Paris'e yerleşip heyecanlı gece hayatı yaşarken yazar, bir revüde dans eden 20 yaşında siyahi güzel Josephine Baker'a tutulur. iki yıl süren bu ilişkiyi eşi Tigy görmezden gelir. Hatta üçlü her yere birlikte giderler. Bu ilişkiden sonra bile yazarın hayatındaki tek kadın Tigy olmaz. Duygusal sorunlardan kaçmak için düzenli olarak fahişelerle birlikte olan yazar, kendini Amerika'ya vardığında yeni bir kadının, Denyse'in kollarında bulur. Sekreteri olarak işe başlayan 25 yaşında bu Kanadalı kadın, yazarın hayatında duygusal anlamda büyük değişiklere sebep olur. Daha ilk günden yazarın metresi, bir süre sonra da karısı olmayı başarır Denyse. Hamile kaldığında -Amerikan kanunlarına göre o dönemde evlenmeden çocuk doğurmak bir suç olduğu için- boşanmamak için direnen Tigy sonunda pes eder. Böylece, 1950 yılında Denyse yazarın ikinci karısı olur. Simenon'un Denyse'den biri kız üç çocuğu olur. Avrupa'ya dönüşlerinden sonra Denyse'in iyice bozulan ruh sağlığı aile dengelerini altüst eder. Denyse psikiyatri kliniklerine daha sık gider, kocasının cinsel tatmini için de eve kızlar getirir. Simenon, karısının hastalığından çocuklarını korumaya çalışsa da, kızının problemli bir çocuk olmasını ne yazık ki engelleyemez. O da annesi gibi sürekli tedavi görür ve genç yaşta intihar eder. Denyse klinikleri bırakıp, Fransa'da küçük bir köye yerleştikten sonra, yazarın hayatına başka bir kadın girer. Banyoda düşerek kaburgalarını kıran Simenon'a bakmaya gelen hemşire Teresa, yazarın gönlünü çalar. Hayatının geri kalanını sadece Teresa ile geçiren Simenon, onu ideal bir kadın olarak görmüş ve vasiyetinde öldüğünde yanında sadece Teresa'nın bulunmasını istemiştir.
21 ciltlik anı kitabına imza atan yazar, 37 kez ev taşımış, Fellini ile yaptığı bir söyleşide 10 bin kadınla birlikte olduğunu söylemiştir...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar