bugün
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı72
- güney kore34
- futbol18
- 26 ekim 2026 psg lyon maçı2
- fenerbahçe8
- jaws filmindeki sikko balik29
- fransa9
- galatasaray10
- okan buruk10
- chatgpt'nin bana yürümesi12
- ismail kartal16
- paris2
- lyon2
- sözlükteki fenerbahçeliler15
- türkiye11
- paris saint germain3
- ilk buluşmada sevişenler4
- kolye18
- yazılımcıların flört edememesi2
- sözlükteki fenerbahçe li yazarlar7
- nervio tarzı entry girmek18
- en son alınan iltifat6
- sel2
- victor osimhen11
- mert hakan yandaş5
- cedidacer6
- sevgi vs aşk10
- didem soydan5
- atilla karaoğlan5
- erotik şarkılar2
- kimsenin sizi sevmemesi4
- ismet bin ebu lülü vel binici ül meydan'ı ilim4
- arda güler16
- kuyumcuda sehpadaki tuzlu kurabiyeleri yemek2
- futbol izleyen erkek pasif gaydir5
- karı istiyorum3
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar8
- atatürk ün hataları15
- para5
- aç uyumak13
- sözlükteki fenerbahçeli yazarların rezil olması4
- terrifier3
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- vajinaya dil atmak3
- oktay saral13
- hurdacıdan son gelen kitaplar6
- gay taklidi yapıp kızlarla takılmak5
- dinde aşırılık2
- süper lig6
- meme gifleri atan sözlük yetkilisi6
Bu toprağını sıksan şehitler fışkıracak olan vatan, hainlerini üretmek konusunda da bereketli. Gün geçmiyor, vatan hainleri listesine yeni isimler eklenmesin. Varlığından şüphelendiğimiz, el tetikte yürek ağızda bir hıyanetini beklediğimiz, hayatımıza kast ettiğine inandığımız onlarca değil, yüzlerce değil, binler yüz binlerce de değil, milyonlarca düşmanla birlikte düşüyoruz bu topraklara. Toprağı sıksan şehitler ve hainler fışkırıyor. Bu nedenle kefenine mertebesi yazılmamış bir boş ruh bulmak güç mazinin ufkunda.
Başbakan daha geçen gün bir 'sızdırma'nın faillerini vatan hainliğiyle suçladı.
Sürgit seferberlik halinde olduğumuzdan, siteme, özüre, tazminata, kınamaya, birkaç yıl hafif ya da ağır hapis cezasına dar geliyor vakit. Bir gazeteci bir bilgi mi 'sızdırdı'. Vatan hainidir. Boynu vurula.
En taze vatan hainlerinden biri de Demokratik Toplum Partisi (DTP) Diyarbakır il Başkanı Hilmi Aydoğdu. Çünkü Kerkük konusunda hükümeti uyarırken hiç kimsenin duymak istemediği, ama bir gün duyuvermekten için için korktuğu sözleri gerçekten de düstursuz söyleyiverdi. Kerkük'e yapılacak olası bir saldırının Türkiye'deki Kürtleri rahatsız edeceğini, "Kerkük'e bir saldırıyı Diyarbakır'a yapılmış olarak değerlendireceklerini" belirtti. 23 Şubat'ta da Diyarbakır Barosu'nun düzenlediği bir konferansa giderken Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla gözaltına alındı. Savcılıkta yaklaşık bir saat ifadesi alındıktan sonra, sevk edildiği sorgu hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Kerkük'ün derin siyasi bilimciler, analistler, strateji uzmanları, genel kurmaylar, doğuştan kurmaylar tarafından hayatımızın merkezine oturtulmuş bir sorun olduğunun farkında olmamanız mümkün değil. Sizin de tüyleriniz ürperiyordur büyük ihtimalle, orada bir Kürt devleti kurulması fikri karşısında.
Neden?
Çünkü orada soydaşlarımız, akrabalarımız, gözbebeklerimiz Türkmenler yaşıyor ve oranın ezel ebed bir Türkmen şehri olduğu, dolayısıyla o vatanın istikbali üstüne Türkiye Cumhuriyeti'nin de bir söz hakkı olduğunu bütün dünya bilmeli.
Neden?
Çünkü insan, soydaşını korur. Ona arka çıkar.
Çünkü, yanıbaşımızda bir Kürt devleti kurulması ihtimaliyle şirazeden çıkıp kendimizi kaybediyoruz.
Çünkü ancak aşiret çobanı olabilecek Kürtler, Irak hükümetinde söz sahibi oldukça bizi uyku tutmuyor.
Buradaki Kürtlerin, oradaki Kürtlere saldırması ihtimali karşısında yürekleri sızlarsa, buna ne demeli? Kerkük'tekiler de buradakilerin soydaşı, kardeşi, akrabası değil mi?
Kaldı ki bu vatan, bütün hassasiyetini soy sop üstüne kurmuş insanların toprağı ise, sürekli itişip kakışmayı, had bildirmeyi, küçük görmeyi, aşağılamayı bırakıp oradaki Kürt liderlerle görüşmeyi bile göze alamayan bu hassasiyetin bir benzerinin bu ülkenin Kürt nüfusunda da olabileceği neden hiç akla gelmez?
Aydoğdu, sözlerini NTV'ye şöyle açıklamıştı: "Buradaki Kürtlerle Irak'taki Kürtler arasında manevi bağlar, duygusal bağlar var. Kardeşlik bağları var. Dolayısıyla buradaki Kürtler, herhangi bir saldırı yapıldığında, Irak'ta sadece sayın Barzani'ye veya Talabani'ye yönelik bir saldırı olarak algılamaz, Kürtlere yapılmış bir saldırı olarak algılayacaktır ve kendisi de Kürt olduğu için, kendisine yönelik yapılmış bir saldırı olarak algılayacaktır. Bizim söylediğimiz orada da, Diyarbakır'a saldırı olarak değil, Diyarbakır'daki Kürtler, Diyarbakır halkı da, bu biçimde algılayacaktır. Bu Türkiye açısından içinden çıkılmaz yeni bir durum, yeni bir çatışma ortamı yaratacaktır."
Bu sözler, size tanıdık gelmiyor mu?
Benzerlerini Türkmen soydaşlar üstüne fütursuzca kuran Cumhuriyetimiz, bu topraklarda yaşayan milyonlarca Kürdü de şemsiyesi altında toplamıyor mu yoksa? Kürtler, neden akrabamız olmuyor da ille de Türkmenler, Gagavuzlar, Azeriler akrabamızdan sayılıyor?
Kerkük'te yaşayan Kürtler de soydaşımız değil mi? En azından hatırı sayılır bir nüfusun?
Yoksa bu vatanın Kürtleri, varlıklarını henüz birkaç yıl evvel kabul ettiğimizden beri bir soy edinemediler mi? Bu ne biçim bir hazımsızlıktır?
Türkiye'nin Terörle Mücadele Özel temsilcisi Emekli Orgeneral Edip Başer, "DTP il Başkanı olduğunu söyleyen yaratığın bu sözleri, Türkiye'de iç karışıklık çıkarmaya yöneliktir" buyurmuş.
Söz konusu yaratık, hayvanatı vahşiyeden mi yoksa uzayın derinliklerinden mi ışınlanmış?
Başer'in bu sözleri ve Fatih Altaylı Türünden delikanlı gazetecilerin hakaretlerini doğal karşılayanların, koroya katılıp 'vatan haini' çığlıklarıyla çoluk çocuk kışkırtanların vatan tahayyülü çok açık değil mi?
Halkı kışkırtmak bir suç ise, Türklük kışkırtıcılarının böylesine rahat arz-ı endam ettikleri bu sahnede vicdandan, adaletten, eşitlikten, demokrasiden söz etmek mümkün müdür?
Demokrat yazarların, onu da onu da kınıyorum şeklinde tarafsız hakemlik duruşlarına da dikkatinizi çekmek isterim. Kınananlardan biri hapiste. Diğerleri hâlâ hızını alamamış, postlarını çekiştire çekiştire sövüyor. Ey zulme kılıf, faşizme kalkan, demokrasi hakemleri! Gidiler sizi.
Soyundan emin, soydaşına toz kondurmamaya yeminli vatan erbabı. Sahi nasıl bir soydur bu sizinki?
yıldırım türker (04/03/2007-radikal)
http://www.radikal.com.tr...hp?ek=r2&haberno=6801
Başbakan daha geçen gün bir 'sızdırma'nın faillerini vatan hainliğiyle suçladı.
Sürgit seferberlik halinde olduğumuzdan, siteme, özüre, tazminata, kınamaya, birkaç yıl hafif ya da ağır hapis cezasına dar geliyor vakit. Bir gazeteci bir bilgi mi 'sızdırdı'. Vatan hainidir. Boynu vurula.
En taze vatan hainlerinden biri de Demokratik Toplum Partisi (DTP) Diyarbakır il Başkanı Hilmi Aydoğdu. Çünkü Kerkük konusunda hükümeti uyarırken hiç kimsenin duymak istemediği, ama bir gün duyuvermekten için için korktuğu sözleri gerçekten de düstursuz söyleyiverdi. Kerkük'e yapılacak olası bir saldırının Türkiye'deki Kürtleri rahatsız edeceğini, "Kerkük'e bir saldırıyı Diyarbakır'a yapılmış olarak değerlendireceklerini" belirtti. 23 Şubat'ta da Diyarbakır Barosu'nun düzenlediği bir konferansa giderken Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla gözaltına alındı. Savcılıkta yaklaşık bir saat ifadesi alındıktan sonra, sevk edildiği sorgu hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Kerkük'ün derin siyasi bilimciler, analistler, strateji uzmanları, genel kurmaylar, doğuştan kurmaylar tarafından hayatımızın merkezine oturtulmuş bir sorun olduğunun farkında olmamanız mümkün değil. Sizin de tüyleriniz ürperiyordur büyük ihtimalle, orada bir Kürt devleti kurulması fikri karşısında.
Neden?
Çünkü orada soydaşlarımız, akrabalarımız, gözbebeklerimiz Türkmenler yaşıyor ve oranın ezel ebed bir Türkmen şehri olduğu, dolayısıyla o vatanın istikbali üstüne Türkiye Cumhuriyeti'nin de bir söz hakkı olduğunu bütün dünya bilmeli.
Neden?
Çünkü insan, soydaşını korur. Ona arka çıkar.
Çünkü, yanıbaşımızda bir Kürt devleti kurulması ihtimaliyle şirazeden çıkıp kendimizi kaybediyoruz.
Çünkü ancak aşiret çobanı olabilecek Kürtler, Irak hükümetinde söz sahibi oldukça bizi uyku tutmuyor.
Buradaki Kürtlerin, oradaki Kürtlere saldırması ihtimali karşısında yürekleri sızlarsa, buna ne demeli? Kerkük'tekiler de buradakilerin soydaşı, kardeşi, akrabası değil mi?
Kaldı ki bu vatan, bütün hassasiyetini soy sop üstüne kurmuş insanların toprağı ise, sürekli itişip kakışmayı, had bildirmeyi, küçük görmeyi, aşağılamayı bırakıp oradaki Kürt liderlerle görüşmeyi bile göze alamayan bu hassasiyetin bir benzerinin bu ülkenin Kürt nüfusunda da olabileceği neden hiç akla gelmez?
Aydoğdu, sözlerini NTV'ye şöyle açıklamıştı: "Buradaki Kürtlerle Irak'taki Kürtler arasında manevi bağlar, duygusal bağlar var. Kardeşlik bağları var. Dolayısıyla buradaki Kürtler, herhangi bir saldırı yapıldığında, Irak'ta sadece sayın Barzani'ye veya Talabani'ye yönelik bir saldırı olarak algılamaz, Kürtlere yapılmış bir saldırı olarak algılayacaktır ve kendisi de Kürt olduğu için, kendisine yönelik yapılmış bir saldırı olarak algılayacaktır. Bizim söylediğimiz orada da, Diyarbakır'a saldırı olarak değil, Diyarbakır'daki Kürtler, Diyarbakır halkı da, bu biçimde algılayacaktır. Bu Türkiye açısından içinden çıkılmaz yeni bir durum, yeni bir çatışma ortamı yaratacaktır."
Bu sözler, size tanıdık gelmiyor mu?
Benzerlerini Türkmen soydaşlar üstüne fütursuzca kuran Cumhuriyetimiz, bu topraklarda yaşayan milyonlarca Kürdü de şemsiyesi altında toplamıyor mu yoksa? Kürtler, neden akrabamız olmuyor da ille de Türkmenler, Gagavuzlar, Azeriler akrabamızdan sayılıyor?
Kerkük'te yaşayan Kürtler de soydaşımız değil mi? En azından hatırı sayılır bir nüfusun?
Yoksa bu vatanın Kürtleri, varlıklarını henüz birkaç yıl evvel kabul ettiğimizden beri bir soy edinemediler mi? Bu ne biçim bir hazımsızlıktır?
Türkiye'nin Terörle Mücadele Özel temsilcisi Emekli Orgeneral Edip Başer, "DTP il Başkanı olduğunu söyleyen yaratığın bu sözleri, Türkiye'de iç karışıklık çıkarmaya yöneliktir" buyurmuş.
Söz konusu yaratık, hayvanatı vahşiyeden mi yoksa uzayın derinliklerinden mi ışınlanmış?
Başer'in bu sözleri ve Fatih Altaylı Türünden delikanlı gazetecilerin hakaretlerini doğal karşılayanların, koroya katılıp 'vatan haini' çığlıklarıyla çoluk çocuk kışkırtanların vatan tahayyülü çok açık değil mi?
Halkı kışkırtmak bir suç ise, Türklük kışkırtıcılarının böylesine rahat arz-ı endam ettikleri bu sahnede vicdandan, adaletten, eşitlikten, demokrasiden söz etmek mümkün müdür?
Demokrat yazarların, onu da onu da kınıyorum şeklinde tarafsız hakemlik duruşlarına da dikkatinizi çekmek isterim. Kınananlardan biri hapiste. Diğerleri hâlâ hızını alamamış, postlarını çekiştire çekiştire sövüyor. Ey zulme kılıf, faşizme kalkan, demokrasi hakemleri! Gidiler sizi.
Soyundan emin, soydaşına toz kondurmamaya yeminli vatan erbabı. Sahi nasıl bir soydur bu sizinki?
yıldırım türker (04/03/2007-radikal)
http://www.radikal.com.tr...hp?ek=r2&haberno=6801
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar