bugün
- durduk yere akıla gelen şey3
- hazret ktc2
- herkese garip size normal gelen şeyler8
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması13
- bardak ticareti7
- arkadaşlar iyi geceler7
- 2045 yılında ucan arabalar olacak mı sorunsalı5
- şuan sözlükte fingirdeyen yazarlar7
- aklınıza gelen şarkı sözü8
- kale3112'nin gece de artılaması5
- çerçeve yasa31
- online kişi sayısının artık gözükmemesi4
- türbede dua etmenin şirk olması13
- şişman olmak istemeyenlere tavsiyeler7
- sosyal olarak başarısız insanlar5
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- nervio4
- 00 00 da entrylerin sıfırlanma saçmalığı5
- çok kitap okuyanı eleştirmek6
- düğünde yemek yiyen davetliden para isteyen damat6
- cinler bizim alemimize nasıl geçebiliyorlar4
- hikayenin kötü adamı olmak4
- siber istihbaratta teknik derinlik4
- g i l d e d l i l y10
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- gece 3 te yatıp sabah 8 de işe gitmek3
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması9
- tomşak dudaklı kezo4
- ahbap derneğine para kaptırıp elfida dinlemek3
- kızlar çabuk bakar mısınız4
- casperlar daltonlar redkitler şirinler6
- arkadaşlar ben sarhoş oldum3
- yurt dışı çıkış harcı8
- sokakta öpüşmek7
- gece gece yarım ekmek sucuklu tost gömmek3
- allah reisimizi başımızdan eksik etmesin2
- perseid göktaşı yağmuru3
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı10
- özgür özel15
- sözlük kızlarının çok sıkıcı olması3
- ekşi sözlük referans19
- kitap okuma alışkanlığı4
- sözlükte kavga edilen kızın true çıkması7
- acıktım lan3
- engelleyen insan kibri6
- arkadaşlar aranızda rüya tabiri yapabilen var mı3
- ben bir ceviz agacıyım6
- bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek4
orkestra´da şefin yaptığı şey hava taşımacılığında "air traffic controller" in yaptığı şeye benzer. müzik hatları çoğaldıkça müziği bizzat çalmakta olan kişi bütün müzik lineal´ini kontrol atında tutamaz. bu da uçaklar konusuna benzemektedir. küçücük toprak bi sahaya seni yönlendiren bi hava trafikçi olmadan da inersin. zaten mesela yaylılar dörtlülerinde falan şef olmaz. ama onlarda da hepsinin birden ne çaldığını bilmek için partitür olur.
birçok kişinin birlikte başka başka notaları çalarlarken kimin nerede olduğunu bilmek öyle çok kolay bir iş değildir. herkes insandır, birisi yanlış sayıp yanlış yerde esere giriş yaptığı anda eğer şef yoksa bütün konstruksiyon çökecektir.sen sehpanda oturmuş keman çalarken hayatta da ikinci flüt´ün doğru mu yanlış mı giriş yaptığını bilemezsin.
bi kere teknik olarak birisinin bütün olayı tepeden gözetlemesi gerekir. bir savaşta da "karargah" denilen yerde savaşın gidişatını kontrol eden komutanlar olur. bu adamlar bizzat sırtlarında tüfekle savaşmazlar. o komutanlar, bizzat savaşın içindeki askerlerden bambaşka görevlerle savaşı "idare ederler". sen savaşın içindeki asker olarak, hangi birlik nerede, nereden nereye yürüyo, kime tuzak kuruyo, bilemezsin. onu, gelen informasyonu değerlendiren "karargah subayları" bilirler. orkestra şefinin işi de aynen böyle birşeydir.
beethoven tutar -mesela 5.senfoni´de- kontrabas´larla viyola grubuna "fugato" yazar. sen atıyorum orkestra da 2.trompetçi olarak kontrbasların ne çaldığını, nereden bileceksin?...senin orada zaten işin başından aşkın durumdadır.
sonra orkestra eserlerinde çok önemli bir "makas" değiştirme yeri vardır ; tempo değişiklikleri. mozart´ın hemen bütün senfonileri içinde değişik tempolarda değişik pasajlar gelir. 60 kişinin yavaş bir tempodan, daha "hızlıca" bir tempoya - hem de hepsi birden aynı tempoya geçecekler- hatasız geçiş yapması şefsiz mümkün değildir. eğer orkestranın bir kısmı , bir diğer kısmından biraz daha "hızlı" bir şekilde o yeni gelen "hızlıca" kısma başlarlarsa, saniyeler içinde müzikte kopma yaşanacaktır. o andan itibaren çalmaya devam edilemez. durulur, birisi tempoyu verir ve hepsi birden yeniden başlarlar.
şefin bütün bunların yanında eseri "yorumlamak" gibi bir fonksiyonu da vardır. eserler salt "sesler" curcunası değildirler. her melodik yapının belirli bir fonksiyonu vardır.
oda orkestralarının bazıları şefsiz çalışırlar, ancak provalarda birisi onları gene de yönetir. ayrıeten buna rağmen çok riskli bi iştir. şef, eğer hata olursa, onu düzeltebilir, ama eğer orada şef yoksa, herkes birbirini pür dikkat duyamayacağından o hata iyice ayyuka çıkana kadar kimse farketmez onu, farkedilince de iş işten geçmiş olur.
şefsiz olunca olunca bütün olayın çökme ihtimali, şefle olduğundan çok daha yüksektir. podyumda en azından ritm duygusuna sahip birisinin orkestraya ritm vermesi, şarttır. o olmadı mı, sen parça içinde farkında olmadan hızlanırsın, yanındaki farkında olmadan yavaşlar, bunu öyle derhal farkedemezsin. onu new york philarmonic´teki adamlar bile yapamaz. ahanda bak, o orkestra da çalanlar en kalifiye müzisyenlerdir. enstrumanlarına acayip hakim adamlardır hepsi. ama işte gel gör ki, senin askerde "keskin nişancı" olman gibi bir şeydir bu, ve birisinin gene de sana nerede durup, ne tarafa doğru ateş edeceğini söylemesi gerekir.
birçok kişinin birlikte başka başka notaları çalarlarken kimin nerede olduğunu bilmek öyle çok kolay bir iş değildir. herkes insandır, birisi yanlış sayıp yanlış yerde esere giriş yaptığı anda eğer şef yoksa bütün konstruksiyon çökecektir.sen sehpanda oturmuş keman çalarken hayatta da ikinci flüt´ün doğru mu yanlış mı giriş yaptığını bilemezsin.
bi kere teknik olarak birisinin bütün olayı tepeden gözetlemesi gerekir. bir savaşta da "karargah" denilen yerde savaşın gidişatını kontrol eden komutanlar olur. bu adamlar bizzat sırtlarında tüfekle savaşmazlar. o komutanlar, bizzat savaşın içindeki askerlerden bambaşka görevlerle savaşı "idare ederler". sen savaşın içindeki asker olarak, hangi birlik nerede, nereden nereye yürüyo, kime tuzak kuruyo, bilemezsin. onu, gelen informasyonu değerlendiren "karargah subayları" bilirler. orkestra şefinin işi de aynen böyle birşeydir.
beethoven tutar -mesela 5.senfoni´de- kontrabas´larla viyola grubuna "fugato" yazar. sen atıyorum orkestra da 2.trompetçi olarak kontrbasların ne çaldığını, nereden bileceksin?...senin orada zaten işin başından aşkın durumdadır.
sonra orkestra eserlerinde çok önemli bir "makas" değiştirme yeri vardır ; tempo değişiklikleri. mozart´ın hemen bütün senfonileri içinde değişik tempolarda değişik pasajlar gelir. 60 kişinin yavaş bir tempodan, daha "hızlıca" bir tempoya - hem de hepsi birden aynı tempoya geçecekler- hatasız geçiş yapması şefsiz mümkün değildir. eğer orkestranın bir kısmı , bir diğer kısmından biraz daha "hızlı" bir şekilde o yeni gelen "hızlıca" kısma başlarlarsa, saniyeler içinde müzikte kopma yaşanacaktır. o andan itibaren çalmaya devam edilemez. durulur, birisi tempoyu verir ve hepsi birden yeniden başlarlar.
şefin bütün bunların yanında eseri "yorumlamak" gibi bir fonksiyonu da vardır. eserler salt "sesler" curcunası değildirler. her melodik yapının belirli bir fonksiyonu vardır.
oda orkestralarının bazıları şefsiz çalışırlar, ancak provalarda birisi onları gene de yönetir. ayrıeten buna rağmen çok riskli bi iştir. şef, eğer hata olursa, onu düzeltebilir, ama eğer orada şef yoksa, herkes birbirini pür dikkat duyamayacağından o hata iyice ayyuka çıkana kadar kimse farketmez onu, farkedilince de iş işten geçmiş olur.
şefsiz olunca olunca bütün olayın çökme ihtimali, şefle olduğundan çok daha yüksektir. podyumda en azından ritm duygusuna sahip birisinin orkestraya ritm vermesi, şarttır. o olmadı mı, sen parça içinde farkında olmadan hızlanırsın, yanındaki farkında olmadan yavaşlar, bunu öyle derhal farkedemezsin. onu new york philarmonic´teki adamlar bile yapamaz. ahanda bak, o orkestra da çalanlar en kalifiye müzisyenlerdir. enstrumanlarına acayip hakim adamlardır hepsi. ama işte gel gör ki, senin askerde "keskin nişancı" olman gibi bir şeydir bu, ve birisinin gene de sana nerede durup, ne tarafa doğru ateş edeceğini söylemesi gerekir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar