bugün
- herkes yatmış görünüyor3
- manifest dinleyen erkek11
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor3
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması10
- komik olmayan komedyen2
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi7
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- sudekiray3
- berrak tüzünataç3
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- fahriye evcen3
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- mesele ne senin benden ayrılman3
- mohamed salah ghaly13
- türkiye7
- taşak sütyeni2
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- yaz yemekleri5
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- tofaş2
- scooter'a 6 kişi binmek5
- insan zamandan ibarettir3
- taksici muhabbeti5
- gulmekicinyaratilmis11
- trabzonspor7
- mauro icardi3
- spiderman mi döver batman mi5
- gocu4
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- birleşik krallık3
- stres yönetimi6
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- doğuda yaşayan yazarlar5
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- almanya5
- ispanya7
- dost2
- elalem ne der4
- gocu bay bey birader3
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- petrol4
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi15
- ona bir şey söyle7
Bakterilerle ilgili onemli bir yazi...
Bağırsak bakterileri iş başında mı?
Bağırsaklarımızdaki bakteriler, belki de farkında olmadığımız kadar hayatlarımızı kontrol ediyorlar.
Nature Dergisinde yayınlanan son buluşlar, bağırsak baterileri ve farelerdeki multipl skleroz arasında
bir bağlantı olduğunu açıklmakta.
Ayrıca araştırmalarda, bağırsak bakterileri ile obezite, depresyon
ve daha da fazla başka rahatsızlıklar arasındaki ilişki incelenmektedir.
insan hakkında yapılan çalışmalarda, bağırsaklarımızdaki bakterinin rolü yediklerimizi sindirmenin
çok daha ötesinde olduğunun ipuçlarını vermektedir.
Kolorado Üniversitesi'nden Rob Knight şöyle açıklama bulunuyor:
''Obezite açısından insanı incelerken, obezlerin bağırsaklarındaki bakteri çeşitlerinin sayısında farklılık gözükmektedir. Obez insanlardaki bakteri sayısı, sağlıklı insana göre oldukça düşük.''
Araştırmacılar ayrıca, obez fare yavruları ile normal kiloda olanlar arasında bakteriler açısından farklılık olduğunu görürler.
Bir deneyde, araştırmacılar, obez bir farenin bağırsak mikropları, kendisine verilen bir parça yiyecekten, obez olmayan fareninkine göre daha fazla kalori elde ediyor. Bu da obez olan farede, olmayana göre daha fazla vücut yağı oluşturuyor.
Fakat daha garip olan şey,farklı mutasyonlu bir fare çeşidinde obeziteyi oluşturan bağırsak mikroplarının,
obez fareden başka bir fareye aktarılması ile obez olmayan farenin daha fazla yemesi.
Knight:
''Onlar yiyeceklerden enerji almak konusunda pek iyi değiller. Anlaşılan onlar sadece daha açlar. Beynimizden çok, vücudumuzda daha fazla mikrobiyal hücre vardır. Örneğin; iş bir restorantta yemek siparişi vermeye gelince onlar sizi yenerler.
Eğer bağırsak hücreleri, farenin beynine ''daha fazla ye'' diyebiliyorsa, bunların beyin üzerinde başka etkileri de olabilir mi?
Araştırmacılar bu sorunun cevabını ''evet'' olarak buldular.
Kinght açıklamaya şöyle devam ediyor:
''Şimdi konakçı (zararlı ya da zararsız başka bir canlıyı parazit olarak barındıran canlı organizma) davranışlar üzerinde bağırsak mikrobiyal topluluğunun direk etkilerini görmeye başladık.''
Deneyler göstermektedir ki; normal bağırsak mikroplarına sahip olan farelere göre, bağırsak mikroplarına
sahip olmayan fareler, ne kadar hareket ettikleri ve endişeye benzer davranışlarda bulundukları
konusunda farklılıklar göstermektedir.
Fareler probiyotik ile tedavi edilirler. Laktobasil bakteriler, tedavi olmayan farelere göre beyinde değişik bir gen ifadesi göstermiş, endişe içerikli davranışlarda ve stres hormon seviyelerinde azalma ortaya koymuştur.
Etkiler, sindirim sistemine bağlı gözükmeyen hastalıklara kadar uzanıyor gözükmekte.
Bugün yayınlanan çalışmada, araştırmacıların fare yavruları üzerinde çalışarak, multipl skleroza benzer bir hastalık buldukları anlatılmaktadır.
Bakterisiz bir ortamda beslenen fare yavrularında hiç bir semptom oluşmamaktadır.
Ancak, bir kere tipik bir bağırsak bakterisi ortama dahil edildi mi, hastalık başlar.
Meslektaşı Hartmut Wekerle ile bu çalışmayı yöneten Almanya, Freiburg, Max Planck Enstitüsü imünobiyoloji
ve Epignetik Bölümü'nden Gurumoorthy Krishnamoorthy şunu ifade ediyor:
''Bizim çalışmamızın gerçekten de ortaya koyduğu şey,bağırsak mikrobiyatasının hastalığın ilk safhasında önemli olduğu.''
Tabii ki, insanların mikroptan arınmış bir yaşam tarzı içinde yaşamaları imkansız.
ancak, bu konudaki buluşlar, mikrobiyal topluluk insan multipl sklerozunda bir rol oyanabileceğini göstermektedir.
Araştırma ekibi, şimdi semptomları tetiklemekten sorumlu belirli mikropları araştırıyorlar.
Eğer sağlıklı bir bağırsak mikrobiyal topluluğu değişik açılardan sağlığımız için önemli ise, obeziteyi ya da bir hastalığı engelleyen bakterileri korumak için ne yapabiliriz?
''Bir seçenek, probiyotik kullanmak, belirli bir diyet yapmak ya da antibiyotik kullanımını
azaltmak olabilir'' diye öneride bulunuyor Krishnamoorthy.
Ancak, bağırsak bakterilerini, sağlıklı insanlardan hasta olanlara ''fekal-dışkıya ait transsplant''
yolu ile transfer etmeyi araştırıyorlar.
Knight: ''Potansiyel oldukça yüksek ama bu potansiyele göre araştırma sayısı nispeten düşük.''
Clostridium dificil(kalınbağırsakta doğal olarak bulunan bir bakteri) enfeksiyona sahip hastaların durumlarında, %90dan fazla hasta tedavi edilmiştir ve hastaların mikrobiyal toplulukları normal seviyeye getirilmiştir.
Geniş halk sağlığı implikasyonları ile yapılan ilk çalışmada, geçen yıl bir araştırma, zayıf- kilolu olmayan bireylerden gaita(dışkı) transferi yapılan metabolik sendromlu hastalar arasında insülin hassasiyetinin gelişmiş olduğu tespit edilmiştir.
Knight son olarak şunu ifade etmektedir:
''O zaman soru şu: gaita(dışkı) aktarımlarından yararlanacak acaba başka hangi durumlar olabilir?''
Çeviren ; AylinER
Kaynak ; http://www.sott.net/artic...re-Gut-Bacteria-In-Charge-
Bağırsak bakterileri iş başında mı?
Bağırsaklarımızdaki bakteriler, belki de farkında olmadığımız kadar hayatlarımızı kontrol ediyorlar.
Nature Dergisinde yayınlanan son buluşlar, bağırsak baterileri ve farelerdeki multipl skleroz arasında
bir bağlantı olduğunu açıklmakta.
Ayrıca araştırmalarda, bağırsak bakterileri ile obezite, depresyon
ve daha da fazla başka rahatsızlıklar arasındaki ilişki incelenmektedir.
insan hakkında yapılan çalışmalarda, bağırsaklarımızdaki bakterinin rolü yediklerimizi sindirmenin
çok daha ötesinde olduğunun ipuçlarını vermektedir.
Kolorado Üniversitesi'nden Rob Knight şöyle açıklama bulunuyor:
''Obezite açısından insanı incelerken, obezlerin bağırsaklarındaki bakteri çeşitlerinin sayısında farklılık gözükmektedir. Obez insanlardaki bakteri sayısı, sağlıklı insana göre oldukça düşük.''
Araştırmacılar ayrıca, obez fare yavruları ile normal kiloda olanlar arasında bakteriler açısından farklılık olduğunu görürler.
Bir deneyde, araştırmacılar, obez bir farenin bağırsak mikropları, kendisine verilen bir parça yiyecekten, obez olmayan fareninkine göre daha fazla kalori elde ediyor. Bu da obez olan farede, olmayana göre daha fazla vücut yağı oluşturuyor.
Fakat daha garip olan şey,farklı mutasyonlu bir fare çeşidinde obeziteyi oluşturan bağırsak mikroplarının,
obez fareden başka bir fareye aktarılması ile obez olmayan farenin daha fazla yemesi.
Knight:
''Onlar yiyeceklerden enerji almak konusunda pek iyi değiller. Anlaşılan onlar sadece daha açlar. Beynimizden çok, vücudumuzda daha fazla mikrobiyal hücre vardır. Örneğin; iş bir restorantta yemek siparişi vermeye gelince onlar sizi yenerler.
Eğer bağırsak hücreleri, farenin beynine ''daha fazla ye'' diyebiliyorsa, bunların beyin üzerinde başka etkileri de olabilir mi?
Araştırmacılar bu sorunun cevabını ''evet'' olarak buldular.
Kinght açıklamaya şöyle devam ediyor:
''Şimdi konakçı (zararlı ya da zararsız başka bir canlıyı parazit olarak barındıran canlı organizma) davranışlar üzerinde bağırsak mikrobiyal topluluğunun direk etkilerini görmeye başladık.''
Deneyler göstermektedir ki; normal bağırsak mikroplarına sahip olan farelere göre, bağırsak mikroplarına
sahip olmayan fareler, ne kadar hareket ettikleri ve endişeye benzer davranışlarda bulundukları
konusunda farklılıklar göstermektedir.
Fareler probiyotik ile tedavi edilirler. Laktobasil bakteriler, tedavi olmayan farelere göre beyinde değişik bir gen ifadesi göstermiş, endişe içerikli davranışlarda ve stres hormon seviyelerinde azalma ortaya koymuştur.
Etkiler, sindirim sistemine bağlı gözükmeyen hastalıklara kadar uzanıyor gözükmekte.
Bugün yayınlanan çalışmada, araştırmacıların fare yavruları üzerinde çalışarak, multipl skleroza benzer bir hastalık buldukları anlatılmaktadır.
Bakterisiz bir ortamda beslenen fare yavrularında hiç bir semptom oluşmamaktadır.
Ancak, bir kere tipik bir bağırsak bakterisi ortama dahil edildi mi, hastalık başlar.
Meslektaşı Hartmut Wekerle ile bu çalışmayı yöneten Almanya, Freiburg, Max Planck Enstitüsü imünobiyoloji
ve Epignetik Bölümü'nden Gurumoorthy Krishnamoorthy şunu ifade ediyor:
''Bizim çalışmamızın gerçekten de ortaya koyduğu şey,bağırsak mikrobiyatasının hastalığın ilk safhasında önemli olduğu.''
Tabii ki, insanların mikroptan arınmış bir yaşam tarzı içinde yaşamaları imkansız.
ancak, bu konudaki buluşlar, mikrobiyal topluluk insan multipl sklerozunda bir rol oyanabileceğini göstermektedir.
Araştırma ekibi, şimdi semptomları tetiklemekten sorumlu belirli mikropları araştırıyorlar.
Eğer sağlıklı bir bağırsak mikrobiyal topluluğu değişik açılardan sağlığımız için önemli ise, obeziteyi ya da bir hastalığı engelleyen bakterileri korumak için ne yapabiliriz?
''Bir seçenek, probiyotik kullanmak, belirli bir diyet yapmak ya da antibiyotik kullanımını
azaltmak olabilir'' diye öneride bulunuyor Krishnamoorthy.
Ancak, bağırsak bakterilerini, sağlıklı insanlardan hasta olanlara ''fekal-dışkıya ait transsplant''
yolu ile transfer etmeyi araştırıyorlar.
Knight: ''Potansiyel oldukça yüksek ama bu potansiyele göre araştırma sayısı nispeten düşük.''
Clostridium dificil(kalınbağırsakta doğal olarak bulunan bir bakteri) enfeksiyona sahip hastaların durumlarında, %90dan fazla hasta tedavi edilmiştir ve hastaların mikrobiyal toplulukları normal seviyeye getirilmiştir.
Geniş halk sağlığı implikasyonları ile yapılan ilk çalışmada, geçen yıl bir araştırma, zayıf- kilolu olmayan bireylerden gaita(dışkı) transferi yapılan metabolik sendromlu hastalar arasında insülin hassasiyetinin gelişmiş olduğu tespit edilmiştir.
Knight son olarak şunu ifade etmektedir:
''O zaman soru şu: gaita(dışkı) aktarımlarından yararlanacak acaba başka hangi durumlar olabilir?''
Çeviren ; AylinER
Kaynak ; http://www.sott.net/artic...re-Gut-Bacteria-In-Charge-
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar