bugün
- mazotun litresi 101 lira16
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları33
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- ekşide yazar olup hiç entry girmemek3
- sevgilisi olup sözlükte takılan insan4
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı18
- israil3
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- ismet gürbüz6
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- yeşil beyaz turuncu3
- grönland ve antarktika da 12 trilyon ton buz kaybı2
- yazarların fobileri15
- yapay zekanın kod yazması4
- kendin hakkında bir gerçek bırak8
- yazarların en malımsı özellikleri12
- çalar saat sadakati2
- sözlük yazarlarının normal kombinleri23
- seçil erzan2
- islamda namaz yoktur37
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı12
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- sözlüğün reisi kim anketi19
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- 174 kaslı mühendis9
- keşke bu yaşanmışlıklar onunla olsaydı6
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- 195 kaslı pilot10
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- ioçk'nın müziği7
- kuzey makedonya2
- kosova2
- karadağ2
- sırbistan2
- barbara palvin gelse reddedecek sözlük erkeği6
- bosna hersek2
- hırvatistan2
- slovenya2
- yugoslavya2
- erkeklerin birbirine amk demesi6
- sözlük yazarlarının saatleri14
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- şeftali11
- almanya da yaşayan yazarlar8
- nick vermeden bir yazara seslen10
- gelecekteki sevgiliye not6
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- iltica4
- şeytanın bile israil'e karşı olması8
yağmur yağıyordu, bir kuytuya saklanmanın kar etmeyeceğini anlayıp bırakıvermiştim kendimi ıslanmaya.
seviyordum yağmuru.
hafif esen rüzgarla birlikte ürperiyordu vücudum ama önemli değildi, bu duygu güzeldi. iç çamaşırlarım şırk bir şekilde suya bulanana kadar yıkanmıştım.
ilk darbe yanımdan geçen bir arabanın sıçrattığı çamurdan geldi. kıyafetlerim çamura bulanmıştı ama önemsizdi.
çamur yağmurun ve toprağın karışımından oluşuyordu ve ben seviyordum bu ikiliyi.
ilk iş duşa girmek oldu.
temizlenmişti dalgalı uzun saçlarım, su daha duruydu.
önce ağlatıyordu, sonra kokusu geliyordu burnuma midemde kıpırdanmalar başlıyordu.
heyecan veriyordu, yapamadığımı söyleyenlere inat başardığıma inanmaya başlıyordum. çıkan sesin tınısı hızlandırıyordu beynimdeki düşünceleri.
mutluluktu hissettiğim. her şey hazırdı. bir tabak ve çataldı materyalim. acımsı ve yağlı bir tat yayılmıştı ağzıma, bu tat tam anlamıyla iğrençti. fazla tuzluydu ve fazlasıyla baharatlı.
ama ben seviyordum bu ikiliyi diyordum . sigaramın dumanını da seviyordum ama bunun gibi kirletiyordu bedenimi.
mutfakla ilgilenmeyi hiç sevmemiştim zaten.
sohbet ediyorduk, bazen mantığımın ötesindeydi duyduklarım. aslında genelde sıkıcıydı. sorunları vardı insanların (O'nun) ve hepsininki kendince en önemli olanlarıydı.sıkıcı olan kısım burada başlıyordu.
bazen sükunetimi korumalıyım deyip olup bitenleri seyretmek harici bir şey yapmıyordum. bazen boğazımdaki düğümleri bir bir çözüp döküyordum düşünceleri. doğrularıma olan saygım adına. kadehler kırmızıya boyanınca değişiyordu muhabbetin seyri.
şimdi mantığımın ötesindeki kısım boy gösteriyordu.ve şimdi,ben olmak istediğim yerde hep o oluyordum.
bu durum kusmama nedendi.
bir gün yine yağmur yağıyordu.kalabalık yerlerde dolaşmayı sevmezdim ki ben. suç çamurun değildi. yalnızca arabayı süren adam fazla düşüncesizdi.
mutfağa yemek yapmak için girmek bana göre değildi.napabilirim, elimin ayarı bozuktu, tuzu hep fazla kaçırıyordum. sigara yarılanmıştı, nescafemi yapıp hemen çıkmalıydım. bu ikiliyi seviyordum.
sevgili sohbetlerinde kendim olmaktan çıkarılıyordum ve kötüsü çamura buluyorlardı,düşüncelerimi hiçleştiriyorlardı. doğrularımı kör düğümler yapıp maviliğe atıyorlardı. bittiğim an burada başlıyordu, hissizleştiriyorlardı.
mutfakta kahve yapma süresini aştığım zamanlarda kusuyordum.
düşüncesizliği çamur gibiydi,en sevdiğim elbisemi düşüncesizliğine buladı.
düğümledikleri inançlarım şimdi maviliğin derinliğinde yüzüyordu.
benim için derinlerde yüzmek doğru muydu?
seviyordum yağmuru.
hafif esen rüzgarla birlikte ürperiyordu vücudum ama önemli değildi, bu duygu güzeldi. iç çamaşırlarım şırk bir şekilde suya bulanana kadar yıkanmıştım.
ilk darbe yanımdan geçen bir arabanın sıçrattığı çamurdan geldi. kıyafetlerim çamura bulanmıştı ama önemsizdi.
çamur yağmurun ve toprağın karışımından oluşuyordu ve ben seviyordum bu ikiliyi.
ilk iş duşa girmek oldu.
temizlenmişti dalgalı uzun saçlarım, su daha duruydu.
önce ağlatıyordu, sonra kokusu geliyordu burnuma midemde kıpırdanmalar başlıyordu.
heyecan veriyordu, yapamadığımı söyleyenlere inat başardığıma inanmaya başlıyordum. çıkan sesin tınısı hızlandırıyordu beynimdeki düşünceleri.
mutluluktu hissettiğim. her şey hazırdı. bir tabak ve çataldı materyalim. acımsı ve yağlı bir tat yayılmıştı ağzıma, bu tat tam anlamıyla iğrençti. fazla tuzluydu ve fazlasıyla baharatlı.
ama ben seviyordum bu ikiliyi diyordum . sigaramın dumanını da seviyordum ama bunun gibi kirletiyordu bedenimi.
mutfakla ilgilenmeyi hiç sevmemiştim zaten.
sohbet ediyorduk, bazen mantığımın ötesindeydi duyduklarım. aslında genelde sıkıcıydı. sorunları vardı insanların (O'nun) ve hepsininki kendince en önemli olanlarıydı.sıkıcı olan kısım burada başlıyordu.
bazen sükunetimi korumalıyım deyip olup bitenleri seyretmek harici bir şey yapmıyordum. bazen boğazımdaki düğümleri bir bir çözüp döküyordum düşünceleri. doğrularıma olan saygım adına. kadehler kırmızıya boyanınca değişiyordu muhabbetin seyri.
şimdi mantığımın ötesindeki kısım boy gösteriyordu.ve şimdi,ben olmak istediğim yerde hep o oluyordum.
bu durum kusmama nedendi.
bir gün yine yağmur yağıyordu.kalabalık yerlerde dolaşmayı sevmezdim ki ben. suç çamurun değildi. yalnızca arabayı süren adam fazla düşüncesizdi.
mutfağa yemek yapmak için girmek bana göre değildi.napabilirim, elimin ayarı bozuktu, tuzu hep fazla kaçırıyordum. sigara yarılanmıştı, nescafemi yapıp hemen çıkmalıydım. bu ikiliyi seviyordum.
sevgili sohbetlerinde kendim olmaktan çıkarılıyordum ve kötüsü çamura buluyorlardı,düşüncelerimi hiçleştiriyorlardı. doğrularımı kör düğümler yapıp maviliğe atıyorlardı. bittiğim an burada başlıyordu, hissizleştiriyorlardı.
mutfakta kahve yapma süresini aştığım zamanlarda kusuyordum.
düşüncesizliği çamur gibiydi,en sevdiğim elbisemi düşüncesizliğine buladı.
düğümledikleri inançlarım şimdi maviliğin derinliğinde yüzüyordu.
benim için derinlerde yüzmek doğru muydu?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar