bugün
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu19
- fatma betül sayan kaya29
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek7
- camilerdeki ayak kokusu7
- yeni sözlük açma fikri9
- hiçbir şeyden haberi olmayan tek adam6
- yapay zekanın çok yapay olması8
- kezoyu neyzen bakışıyla iskandil etmek4
- damla sakızlı muhallebi9
- sicilya kizlari4
- son 3 ayın en başarılı gammazları8
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek11
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü9
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- alexander nübel14
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- musiker2
- asansörde yukarı bakma refleksi2
- her şeyi bilen halk4
- ocean vitamind32
- yarinin ayaklarını avuçlarında ısıtan sığır4
- henüz yolun başında olan yazarlar5
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi9
- boşanmak2
- yaprak dökümü sonrası türkiye3
- seri katilin özellikleri2
- 2017 orta paket passat vs 2024 full paket megane5
- kahve içerken piyasa yapmak3
- negatif insanları hayatına almamak2
- masklavi felsefesi5
- gece gece bir sözlük kızıyla nutella kaşıklamak3
- fatma betülüm yapmaz9
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması5
- ciddiye alınmamak2
- ayrılıkçı kürtler2
- damat adayının yaprak dökümü oğuz gibi olması2
- iyi menemenin sırrı22
- daha 17 dizisi2
- kasım cömert tokayev2
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi2
- türk polisinin şefkatli kolları3
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri8
- sinirlenen dilenci kadın6
- haram para5
- kim cha eon11
- ilgi istiyorum lan ilgi ilgi verin bana çabuk3
- bojack horseman2
- çok kaslı erkekleri beğenmiyorum diyen kezban5
- hayati yazıcı4
bilginin aşırı derecede şart olduğu hobi.
neden aşırı derecede dedim? çünkü, hobiye ilk başlayanların ne su kimyasından haberi vardır, ne hangi balıklar birbiriyle sorunsuz yaşardan haberi vardır, ne ışıklandırma çeşidinden haberi vardır.
gider bir akvaryumcuya, "ver abi şu japonu, şu lepistesi, yanına şu sarı balıklardan atalım(sarı prenses), sonra ver şurdanda 35-40cm lik bir akvaryum. bir avuç kum ver. " der çıkar evine gider. doldurur musluktan suyu, sonra hiç durmadan atar akvaryuma canlıları. japon lepistesi yutar, yutamazsa lepistes japon'un kuyruğunu yer. sonra sarı prenses ortama alışınca kalan balıkları yer. olay böyle gelişir. halbuki b işe girilecekse bilgilenilse, japon balığının dişsiz balık olduğu , soğuk sularda bakılması gerektiği ve 10-15 litre akvaryumda bakılamayacağı bilinse. lepistes'in sıcak su sevdiği, bitkili akvaryumlardan hoşlandığı bilinse ve sarı prenses'in bir çiklit olduğu, sert balık olduğu, sert sulardan hoşlandığı ve kayalık dekor istediği bilinse hiç böyle şeyler yaşanmayacak. ama ülkemizde durum kesinlikle böyle değil. akvaryumculara güvenip sonra hobiden soğumalar, balıkların telef olması gibi sorunları yaşayan çok kişi vardır.
dediğim gibi gerekli su şartlarını sağladıktan sonra bakılamayacak balık yoktur. mümkünse ayrı habitattan gelen canlıları aynı akvaryumda buluşturmamak lazımdır. ikisi de sakin tür olsa bile su şartlarını beğenmeyip kayıplar yaşayabilir. akvaryum kurmak balıklara yem atıp , cama çat çat vurmak demek değildir. akvaryum doğayı taklit etme sanatıdır (ne cümle be !).
hobiye ilk defa başlayanlar genelde küçük akvaryumla başladıklarından çiklit türleri önerilmez. lepistes, platy gibi sakin ve küçük hacim isteyen balıklar önerilir.
diskus gibi balıkları görüp, "ayh cok dadlı ya" diyip atlanmazsa iyi olur yani.
bir de şunu söyleyeyim, bu hobiye adım attıysanız daha kurtuluşunuz yoktur. geçmiş olsun .
neden aşırı derecede dedim? çünkü, hobiye ilk başlayanların ne su kimyasından haberi vardır, ne hangi balıklar birbiriyle sorunsuz yaşardan haberi vardır, ne ışıklandırma çeşidinden haberi vardır.
gider bir akvaryumcuya, "ver abi şu japonu, şu lepistesi, yanına şu sarı balıklardan atalım(sarı prenses), sonra ver şurdanda 35-40cm lik bir akvaryum. bir avuç kum ver. " der çıkar evine gider. doldurur musluktan suyu, sonra hiç durmadan atar akvaryuma canlıları. japon lepistesi yutar, yutamazsa lepistes japon'un kuyruğunu yer. sonra sarı prenses ortama alışınca kalan balıkları yer. olay böyle gelişir. halbuki b işe girilecekse bilgilenilse, japon balığının dişsiz balık olduğu , soğuk sularda bakılması gerektiği ve 10-15 litre akvaryumda bakılamayacağı bilinse. lepistes'in sıcak su sevdiği, bitkili akvaryumlardan hoşlandığı bilinse ve sarı prenses'in bir çiklit olduğu, sert balık olduğu, sert sulardan hoşlandığı ve kayalık dekor istediği bilinse hiç böyle şeyler yaşanmayacak. ama ülkemizde durum kesinlikle böyle değil. akvaryumculara güvenip sonra hobiden soğumalar, balıkların telef olması gibi sorunları yaşayan çok kişi vardır.
dediğim gibi gerekli su şartlarını sağladıktan sonra bakılamayacak balık yoktur. mümkünse ayrı habitattan gelen canlıları aynı akvaryumda buluşturmamak lazımdır. ikisi de sakin tür olsa bile su şartlarını beğenmeyip kayıplar yaşayabilir. akvaryum kurmak balıklara yem atıp , cama çat çat vurmak demek değildir. akvaryum doğayı taklit etme sanatıdır (ne cümle be !).
hobiye ilk defa başlayanlar genelde küçük akvaryumla başladıklarından çiklit türleri önerilmez. lepistes, platy gibi sakin ve küçük hacim isteyen balıklar önerilir.
diskus gibi balıkları görüp, "ayh cok dadlı ya" diyip atlanmazsa iyi olur yani.
bir de şunu söyleyeyim, bu hobiye adım attıysanız daha kurtuluşunuz yoktur. geçmiş olsun .
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com