bugün
- kih kih birader mokv falan hepsi aynı kişi5
- online yazarlar neden yazmıyor4
- sözlüğü gerenler3
- öbür sözlük4
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak5
- güvenilir yazar3
- atom bombası patlamasından koşarak kaçmak2
- meczup olmanın kötü sanılması2
- tası tarağı toplayıp gidip arsaya kaçak ev yapmak2
- misafirliğe gitmemek2
- anın görüntüsü10
- sözlük yazarlarının hayattaki en büyük şansları2
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- yine güneş doğdu2
- yeni parti39
- odanın içine baykuş girmesi9
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- sözlük kezoları7
- meyveli soda içen erkek7
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- borsa3
- yorgun mermi9
- erkeklerin biraz şey olması7
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- havanın kapalı olması2
- günün tweeti3
- parmak patates vs elma dilim patates7
- nervio35
- en güzel sevişme13
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- diamond bosphorus7
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- güne bir şarkı bırak14
- bu koyden olsam ne olacak18
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- velvet53
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- soğan salatası6
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- türkler barbar ve köpektir7
bilginin aşırı derecede şart olduğu hobi.
neden aşırı derecede dedim? çünkü, hobiye ilk başlayanların ne su kimyasından haberi vardır, ne hangi balıklar birbiriyle sorunsuz yaşardan haberi vardır, ne ışıklandırma çeşidinden haberi vardır.
gider bir akvaryumcuya, "ver abi şu japonu, şu lepistesi, yanına şu sarı balıklardan atalım(sarı prenses), sonra ver şurdanda 35-40cm lik bir akvaryum. bir avuç kum ver. " der çıkar evine gider. doldurur musluktan suyu, sonra hiç durmadan atar akvaryuma canlıları. japon lepistesi yutar, yutamazsa lepistes japon'un kuyruğunu yer. sonra sarı prenses ortama alışınca kalan balıkları yer. olay böyle gelişir. halbuki b işe girilecekse bilgilenilse, japon balığının dişsiz balık olduğu , soğuk sularda bakılması gerektiği ve 10-15 litre akvaryumda bakılamayacağı bilinse. lepistes'in sıcak su sevdiği, bitkili akvaryumlardan hoşlandığı bilinse ve sarı prenses'in bir çiklit olduğu, sert balık olduğu, sert sulardan hoşlandığı ve kayalık dekor istediği bilinse hiç böyle şeyler yaşanmayacak. ama ülkemizde durum kesinlikle böyle değil. akvaryumculara güvenip sonra hobiden soğumalar, balıkların telef olması gibi sorunları yaşayan çok kişi vardır.
dediğim gibi gerekli su şartlarını sağladıktan sonra bakılamayacak balık yoktur. mümkünse ayrı habitattan gelen canlıları aynı akvaryumda buluşturmamak lazımdır. ikisi de sakin tür olsa bile su şartlarını beğenmeyip kayıplar yaşayabilir. akvaryum kurmak balıklara yem atıp , cama çat çat vurmak demek değildir. akvaryum doğayı taklit etme sanatıdır (ne cümle be !).
hobiye ilk defa başlayanlar genelde küçük akvaryumla başladıklarından çiklit türleri önerilmez. lepistes, platy gibi sakin ve küçük hacim isteyen balıklar önerilir.
diskus gibi balıkları görüp, "ayh cok dadlı ya" diyip atlanmazsa iyi olur yani.
bir de şunu söyleyeyim, bu hobiye adım attıysanız daha kurtuluşunuz yoktur. geçmiş olsun .
neden aşırı derecede dedim? çünkü, hobiye ilk başlayanların ne su kimyasından haberi vardır, ne hangi balıklar birbiriyle sorunsuz yaşardan haberi vardır, ne ışıklandırma çeşidinden haberi vardır.
gider bir akvaryumcuya, "ver abi şu japonu, şu lepistesi, yanına şu sarı balıklardan atalım(sarı prenses), sonra ver şurdanda 35-40cm lik bir akvaryum. bir avuç kum ver. " der çıkar evine gider. doldurur musluktan suyu, sonra hiç durmadan atar akvaryuma canlıları. japon lepistesi yutar, yutamazsa lepistes japon'un kuyruğunu yer. sonra sarı prenses ortama alışınca kalan balıkları yer. olay böyle gelişir. halbuki b işe girilecekse bilgilenilse, japon balığının dişsiz balık olduğu , soğuk sularda bakılması gerektiği ve 10-15 litre akvaryumda bakılamayacağı bilinse. lepistes'in sıcak su sevdiği, bitkili akvaryumlardan hoşlandığı bilinse ve sarı prenses'in bir çiklit olduğu, sert balık olduğu, sert sulardan hoşlandığı ve kayalık dekor istediği bilinse hiç böyle şeyler yaşanmayacak. ama ülkemizde durum kesinlikle böyle değil. akvaryumculara güvenip sonra hobiden soğumalar, balıkların telef olması gibi sorunları yaşayan çok kişi vardır.
dediğim gibi gerekli su şartlarını sağladıktan sonra bakılamayacak balık yoktur. mümkünse ayrı habitattan gelen canlıları aynı akvaryumda buluşturmamak lazımdır. ikisi de sakin tür olsa bile su şartlarını beğenmeyip kayıplar yaşayabilir. akvaryum kurmak balıklara yem atıp , cama çat çat vurmak demek değildir. akvaryum doğayı taklit etme sanatıdır (ne cümle be !).
hobiye ilk defa başlayanlar genelde küçük akvaryumla başladıklarından çiklit türleri önerilmez. lepistes, platy gibi sakin ve küçük hacim isteyen balıklar önerilir.
diskus gibi balıkları görüp, "ayh cok dadlı ya" diyip atlanmazsa iyi olur yani.
bir de şunu söyleyeyim, bu hobiye adım attıysanız daha kurtuluşunuz yoktur. geçmiş olsun .
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar