bugün
- laf sokarken imla hatası yapmak6
- tanga giyen erkek6
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi8
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir11
- zor erkeği oynamak4
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak8
- erdoğanın eski gücünü kaybetmesi6
- semicenk3
- queen feristah4
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- özgüveni düşük tuvalet kapağı3
- gerizekalı yazarlar zirvesi10
- hapşıracak gibi olmak3
- şırnak üniversitesi rektörü abdürrahim alkış3
- geldi yine deli3
- deniz göktaş12
- ben ekonomistim4
- önüme geleni friendzonelarım2
- okulda felsefi sorgulama yasağı3
- bugün ne yaptınız9
- iyi futbol oynar mısınız9
- kemal kılıçdaroğlu11
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- 158 boyundaki diva kız2
- şahsuvaroğlu2
- spor yapmayan erkek6
- avrupa klima krizi4
- gizem altunsoy3
- yazın dışarıda çırılçıplak dolaşmak isteyen insan2
- pandela24
- matrix'deki zencinin torbacı olması6
- tırcı kadınlar2
- mustafa kemal atatürk13
- tanga giyen kız2
- taksicilerin gri pantolon ve gömlek giyecek olması2
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması21
- aşk9
- gay bedenler klübü2
- atatürk'ü sevmemek8
- birazdan temmuza giriyoruz12
- senin işin ekimde bitiyor2
- matematikte en büyük ve en küçük sayının olmaması3
- amsızlık4
- dünyanın en ünlü dört keli3
- samuel chukwueze'nin trabzonspor'a transferi4
- ankara'nın nato zirvesi hazırlıkları3
- devlet4
- nutuk4
- 1 temmuz 2026 fransa isveç maçı12
Ruh tatmin olurken bedenin acı çekmesi ya da tam tersi durumlardır. Format için tanım kısmı böyledir. Şimdi gelelim asıl düşüncelerimin özüne.
Bir mevkiye yükselebilmek ya da bir emele ulaşmak için bir takım zorunlulukların olduğundan bahseder dururuz. Ancak sorun şudur ki zorunlulukların olması zorunlu hissetmeyi sağlamaz. Evet insanlığın gözden kaçırdığı ayrıntı bu olsa gerek. Çünkü kendimden bir örnek vermem gerekirse şunu söyleyebilirim ; çok büyük bir oyuncu olmak istiyorum. Bunu öylece elimi kolumu sallayarak gerçekleştiremeyeceğimi; o konuma ulaşmak için çok çalışmak zorunda olduğumu da biliyorum . Ama zorunlu hissetmiyorum. Zorunlu olduğunu bilmek bana zorunlu hissettirmiyor. Zorunlu hissetmek zorunda olduğumu da biliyorum. Ama bilmek yetmiyor. Ben yalnızca hissedemiyorum. Sigaranın bin türlü zararının olduğunu daha da ötesi şu ki sonunun ölüm olduğunu bile bile sigara içiyorum. Evet aklınızdan geçen şu olsa gerek 'çünkü bağımlısın nikotin bağımlısı yani'.Hayır yok öyle bir dünya. Bazen günlerce içmeye biliyorum. Nikotin bağımlılığım yok. Ama sigarayı asla ağzıma sürmeyeceğim diyemiyorum. Çünkü tüm bunları bilsem de zorunlu olsam da sırf öyleymiş gibi hissetmediğim için sigarayı bırakmıyorum. Sanırım bunun nedeni de ruhla beden arasındaki uyuşmazlık. Yani düşsel ikilemler.Mesela ben sigara içiyorum.Ama nikotin bağımlısı değilim.Yani günlerce içmeye de bilirim.Canımın çikolata çekmesi gibi değil sigara çekmesi. Şimdi bedenime zarar verdiğimi biliyorum. Ama ruhumu tatmin ettiğini de biliyorum. sigara içerken, adeta ruhum okşanıyor. Düşüncelerim yoğunlaşıyor. Aklımdan binlerce şey akıp gidiyor. Mutlu hissediyorum ve ruhum bana 'şimdi gülümse sürtük emrini' veriyor. Kısaca iyi hissediyorum. Ancak tüm bunlar olurken cildim kırışıyor. Ciğerlerim çürüyor. Boğazım yanıyor. Ses tellerim ise ateşte kül oluyor. Ruhum huzurluyken bedenim ölüyor. işte zıtlık tam olarak burada. Bedenle ruh tatminini aynı sırada sağlanmayınca dengesiz hissizlik hastalığı başlıyor. Mantığımız kabul etmiyor. Beden beni öldürme diye inlerken ruh ise kahkaha naraları atıyor. . Öyleyse benim sigarayı asla içmeyeceğim demem ruhuma haksızlık olmuyor mu? Bedenimi tatmin ederken. iki türlü de tek yönlü bir tatmin. Bırakmak ve bırakmamak. Şimdi bedenin ölmesi uzun vadede sigara olmadan da gerçekleşecek. Sadece sigara bunu hızlı ve acılı hale getirecek. Yani olan yine nacizane bedenimize olacak. Beden küsmesin diye ruhu küstürmek ona istediğini vermemek ne kadar anlamsız geliyor kulağa. Bedene yapılan haksızlığı es geçtiğimi sanmayın. Bedensel bir yıkım ruhsal bir çöküntüyü de tetikleyebilir elbette ki. O yüzden benim gibi bir insana sigarayı bırakma nedenini sağlığının bozulması olarak sunmak çok aptalca. Ona dengesizlikten dem vurmalı. Ona ruhsal sağlık ve bedensel sağlık arasındaki dengeyi sağlamak için bırakması gerektiğini söylemek ise bir nevi daha akıllıca olan. Sigaranın yanlış olmasının nedeni sizi acılı bir şekilde öldürecek olması değildir.Onun tek yönlü bir tatmin olmasıdır.Mesela seks gibi değildir. Seks hem bedensel hem de ruhsal bir tatmindir. Bedenle ruhu aynı anda tatmin eden şeylere ihtiyacımız var. Seks gibi. Normal şartlardaki seksten bahsediyorum. Yalnızca acıya dayalı olanlardan değil. Bunlar mümkün oldukça tüm insanlık için bir takım ikilemlerden kurtulmak daha kolay olacaktır diye düşünüyorum.
Bir mevkiye yükselebilmek ya da bir emele ulaşmak için bir takım zorunlulukların olduğundan bahseder dururuz. Ancak sorun şudur ki zorunlulukların olması zorunlu hissetmeyi sağlamaz. Evet insanlığın gözden kaçırdığı ayrıntı bu olsa gerek. Çünkü kendimden bir örnek vermem gerekirse şunu söyleyebilirim ; çok büyük bir oyuncu olmak istiyorum. Bunu öylece elimi kolumu sallayarak gerçekleştiremeyeceğimi; o konuma ulaşmak için çok çalışmak zorunda olduğumu da biliyorum . Ama zorunlu hissetmiyorum. Zorunlu olduğunu bilmek bana zorunlu hissettirmiyor. Zorunlu hissetmek zorunda olduğumu da biliyorum. Ama bilmek yetmiyor. Ben yalnızca hissedemiyorum. Sigaranın bin türlü zararının olduğunu daha da ötesi şu ki sonunun ölüm olduğunu bile bile sigara içiyorum. Evet aklınızdan geçen şu olsa gerek 'çünkü bağımlısın nikotin bağımlısı yani'.Hayır yok öyle bir dünya. Bazen günlerce içmeye biliyorum. Nikotin bağımlılığım yok. Ama sigarayı asla ağzıma sürmeyeceğim diyemiyorum. Çünkü tüm bunları bilsem de zorunlu olsam da sırf öyleymiş gibi hissetmediğim için sigarayı bırakmıyorum. Sanırım bunun nedeni de ruhla beden arasındaki uyuşmazlık. Yani düşsel ikilemler.Mesela ben sigara içiyorum.Ama nikotin bağımlısı değilim.Yani günlerce içmeye de bilirim.Canımın çikolata çekmesi gibi değil sigara çekmesi. Şimdi bedenime zarar verdiğimi biliyorum. Ama ruhumu tatmin ettiğini de biliyorum. sigara içerken, adeta ruhum okşanıyor. Düşüncelerim yoğunlaşıyor. Aklımdan binlerce şey akıp gidiyor. Mutlu hissediyorum ve ruhum bana 'şimdi gülümse sürtük emrini' veriyor. Kısaca iyi hissediyorum. Ancak tüm bunlar olurken cildim kırışıyor. Ciğerlerim çürüyor. Boğazım yanıyor. Ses tellerim ise ateşte kül oluyor. Ruhum huzurluyken bedenim ölüyor. işte zıtlık tam olarak burada. Bedenle ruh tatminini aynı sırada sağlanmayınca dengesiz hissizlik hastalığı başlıyor. Mantığımız kabul etmiyor. Beden beni öldürme diye inlerken ruh ise kahkaha naraları atıyor. . Öyleyse benim sigarayı asla içmeyeceğim demem ruhuma haksızlık olmuyor mu? Bedenimi tatmin ederken. iki türlü de tek yönlü bir tatmin. Bırakmak ve bırakmamak. Şimdi bedenin ölmesi uzun vadede sigara olmadan da gerçekleşecek. Sadece sigara bunu hızlı ve acılı hale getirecek. Yani olan yine nacizane bedenimize olacak. Beden küsmesin diye ruhu küstürmek ona istediğini vermemek ne kadar anlamsız geliyor kulağa. Bedene yapılan haksızlığı es geçtiğimi sanmayın. Bedensel bir yıkım ruhsal bir çöküntüyü de tetikleyebilir elbette ki. O yüzden benim gibi bir insana sigarayı bırakma nedenini sağlığının bozulması olarak sunmak çok aptalca. Ona dengesizlikten dem vurmalı. Ona ruhsal sağlık ve bedensel sağlık arasındaki dengeyi sağlamak için bırakması gerektiğini söylemek ise bir nevi daha akıllıca olan. Sigaranın yanlış olmasının nedeni sizi acılı bir şekilde öldürecek olması değildir.Onun tek yönlü bir tatmin olmasıdır.Mesela seks gibi değildir. Seks hem bedensel hem de ruhsal bir tatmindir. Bedenle ruhu aynı anda tatmin eden şeylere ihtiyacımız var. Seks gibi. Normal şartlardaki seksten bahsediyorum. Yalnızca acıya dayalı olanlardan değil. Bunlar mümkün oldukça tüm insanlık için bir takım ikilemlerden kurtulmak daha kolay olacaktır diye düşünüyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar