bugün
- ismet gurbuz 20247
- izalei şuyu2
- domuz yemeyiz abi3
- osuruktan şiirler89
- kadınların erkeğin ilgisine muhtaç olmaları3
- şile de ceyda yakova'nın öldüğü motosiklet kazası3
- hey yavrum be gelenlere bak4
- koştursunlar ama düşmesinler2
- el erecto del tomtom bey2
- dolar isterse 100 olsun41
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- ortak velayet2
- victor osimhen21
- ona bir şey söyle6
- vajinaya neden git gel yapıyoruz3
- bugün ne oldu3
- kadın olmanın çok güzel bir şey olması7
- youtube2
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- uyumsorunuyasayanbukal emun2
- g i l d e d l i l y28
- kendi memleketinde yabancı hissetmek5
- kadınınızı çalıştırır mısınız14
- kapıma beyaz toros gelseydi eğer11
- vancouver'dan toronto'ya gitmek4
- pazartesi işe gidecek olmak4
- bir şeyler söyle6
- orospu çocuğu abdullah öcalan19
- nasıl birisiniz15
- nah sana oy17
- 22 ağustos 20262
- diamond bosphorus8
- velvet48
- game of thrones taki kerhaneci16
- 185 ve üstü kadınların çok havalı olması8
- kürtler8
- velvet mi güzel g'i l d'e d l'i l y mi8
- beybi leydi7
- saw serisini bir gunde izlemek2
- gürcistan göçmenleri13
- sözlüğün en düşük iq sahibi yazarları12
- yeni parti de bölünebilir10
- crush grubu2
- dolar 100 tl mazot 100 tl13
- tcg anadolu da robotik cerrahi denemesi2
- simko320
- türk solcusu6
- allah her şeyden çok tevhidi önemsiyor6
- hiç çaylak olmamış yazar gizli eşcinseldir11
Önce "Tol", hemen arkasindan "Har"...
Cok degil 2 yil olmus aslinda tanisali, tanismaya baslayali...
"Bazuka"ya daha sira gelemeden, hemen komsu sehirde düzenlenen bir etkinlikte, okuma gecesi icin geldiginin haberini alirsin bir gün. Eve o saatte nasil döneceginin hesaplarini bile yapmadan, son trene yetisip yetisemeyecegini bile düsünmeden Tol'u ve Har'i alip gidersin onu dinlemeye...
Önce baska bir grup cikar sahneye, yeni kitaplarini tanitmak icin. Bu arada sohbet firsati da bulursun Murat Uyurkulak'la. Saci- sakali birbirine karismis, ilk baska ürkütücü gelen ama yine de kara gözleri ice isleyen bir canlilikla parlayan bir adam yerinden kalkip elini uzatir sana. Nasil hitap etmen gerektigini bilemezsin önce, abi desen cok klasik, Murat desen cok laubali, siz desen fazla mesafeli... Murat Hocam olarak cikar agzinizdan kelime, hic fena degil diye düsünürsünüz, begenirsiniz ona yüklediginiz sifati. O da begenmistir anlasilan, tatli tatli gülümser size düzeltme geregi bile görmedigi carpik disleriyle...
Biraz konusursunuz havadan sudan, kitaplarinizi imzalatirsiniz ve yerinize gecip onun programinin baslamasini beklersiniz sonra...
Masaya gecer, oturur ve o etkileyici, tok sesiyle konusmaya baslar... Okumaya nasil basladigini, yazmaya nasil basladigini, yazdigi karakterlerin kendisiyle ne kadar baglantisi oldugunu, kurdugu hayalleri, paylastigi anilari... Öyle dogal, öyle dobradir ki konusurken, neredeyse tamamiyle onun etkisine girmissinizdir artik...
Güzel bir geceden, akilda kalacak bir cok cümle ile ayrilirsiniz salondan...
Eh meraklisi icin tanim geliyor iste;
Murat Uyurkulak budur iste; kendi gibi olan, dogalligin dibine vurmus karizmasi ile sizi etkileyen, Ihsan Oktay Anar tarzi cümleleri ile hayran biraktiran, yeni kitabi ciksin diye gözünün icine bakilan...
Sagda solda benden daha iyisi yok diye gezen onlarca isme inat, Türk Edebiyati'nin son dönemde yetistirdigi en iyi yazarlardan biridir kendisi.
Cok degil 2 yil olmus aslinda tanisali, tanismaya baslayali...
"Bazuka"ya daha sira gelemeden, hemen komsu sehirde düzenlenen bir etkinlikte, okuma gecesi icin geldiginin haberini alirsin bir gün. Eve o saatte nasil döneceginin hesaplarini bile yapmadan, son trene yetisip yetisemeyecegini bile düsünmeden Tol'u ve Har'i alip gidersin onu dinlemeye...
Önce baska bir grup cikar sahneye, yeni kitaplarini tanitmak icin. Bu arada sohbet firsati da bulursun Murat Uyurkulak'la. Saci- sakali birbirine karismis, ilk baska ürkütücü gelen ama yine de kara gözleri ice isleyen bir canlilikla parlayan bir adam yerinden kalkip elini uzatir sana. Nasil hitap etmen gerektigini bilemezsin önce, abi desen cok klasik, Murat desen cok laubali, siz desen fazla mesafeli... Murat Hocam olarak cikar agzinizdan kelime, hic fena degil diye düsünürsünüz, begenirsiniz ona yüklediginiz sifati. O da begenmistir anlasilan, tatli tatli gülümser size düzeltme geregi bile görmedigi carpik disleriyle...
Biraz konusursunuz havadan sudan, kitaplarinizi imzalatirsiniz ve yerinize gecip onun programinin baslamasini beklersiniz sonra...
Masaya gecer, oturur ve o etkileyici, tok sesiyle konusmaya baslar... Okumaya nasil basladigini, yazmaya nasil basladigini, yazdigi karakterlerin kendisiyle ne kadar baglantisi oldugunu, kurdugu hayalleri, paylastigi anilari... Öyle dogal, öyle dobradir ki konusurken, neredeyse tamamiyle onun etkisine girmissinizdir artik...
Güzel bir geceden, akilda kalacak bir cok cümle ile ayrilirsiniz salondan...
Eh meraklisi icin tanim geliyor iste;
Murat Uyurkulak budur iste; kendi gibi olan, dogalligin dibine vurmus karizmasi ile sizi etkileyen, Ihsan Oktay Anar tarzi cümleleri ile hayran biraktiran, yeni kitabi ciksin diye gözünün icine bakilan...
Sagda solda benden daha iyisi yok diye gezen onlarca isme inat, Türk Edebiyati'nin son dönemde yetistirdigi en iyi yazarlardan biridir kendisi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar