bugün
- birazdan temmuza giriyoruz9
- beyler bik bik erkek8
- sevişirken yapılması gerekenler7
- ferdi özbeğen dinleyen erkek6
- iyi futbol oynar mısınız4
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması21
- kadınların sevişirken sertlikten hoşlanması4
- ne zaman görsem gülerim3
- kocamın ayaklarını yıkarım6
- pulp fiction filmindeki zenciye tecavüz sahnesi3
- sözlük kızlarına bir fotoğraf bırak3
- arkadaşlar bakar mısınız lütfen7
- sahilde içerken dinlebilecek şarkılar3
- iremga6
- kibariye'nin ayağı3
- hiç kız olmayan sözlük3
- askerde en sevdiğiniz komutan3
- ben geldim naneler7
- sözlükte dillere destan bir aşk yaşamak istemek7
- meme uçlarım kaşınıyor emsene diyen kız3
- adananın normal bir şehir olmaması3
- karımın ayaklarını yıkarım3
- mabel matiz dinleyen erkek3
- nöbette uyuyan askeri öperek uyandırmak3
- adana5
- sözlüğün en şişko kadın yazarı9
- çok sıkıcı adamlarsınız lan3
- tai lung17
- 30 haziran 2026 fildişi sahili norveç maçı9
- matrix filmindeki uzun siyah paltolu adam2
- sözlükte gözle görülür libido artışı2
- aylık 401 bin tl iyi para mıdır sprunsalı2
- ilişkilerde masal karakteri arayan vizyonsuz5
- şeyhin götüne priz sokmak8
- ekmeğin içinden akıp giden kaşar2
- yarın diyete başlıyorum2
- sözlük yazarların üyesi olduğu dernekler2
- askerde verilen yoyo kartlık2
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı15
- bu nasıl bir sıcak2
- hoşgörü dini islam12
- türklerin ezik bir millet olması4
- çiçekli şiirler bayım vardı ne oldu ona3
- elif karaarslan5
- meksika4
- kadir mısıroğlu'nun soyu23
- 2026 temmuz ayı nasıl geçecek2
- johnny sins ile mia khalifa film çekerse3
- raikagetokatlayan5
- ateist dövmek11
Önce "Tol", hemen arkasindan "Har"...
Cok degil 2 yil olmus aslinda tanisali, tanismaya baslayali...
"Bazuka"ya daha sira gelemeden, hemen komsu sehirde düzenlenen bir etkinlikte, okuma gecesi icin geldiginin haberini alirsin bir gün. Eve o saatte nasil döneceginin hesaplarini bile yapmadan, son trene yetisip yetisemeyecegini bile düsünmeden Tol'u ve Har'i alip gidersin onu dinlemeye...
Önce baska bir grup cikar sahneye, yeni kitaplarini tanitmak icin. Bu arada sohbet firsati da bulursun Murat Uyurkulak'la. Saci- sakali birbirine karismis, ilk baska ürkütücü gelen ama yine de kara gözleri ice isleyen bir canlilikla parlayan bir adam yerinden kalkip elini uzatir sana. Nasil hitap etmen gerektigini bilemezsin önce, abi desen cok klasik, Murat desen cok laubali, siz desen fazla mesafeli... Murat Hocam olarak cikar agzinizdan kelime, hic fena degil diye düsünürsünüz, begenirsiniz ona yüklediginiz sifati. O da begenmistir anlasilan, tatli tatli gülümser size düzeltme geregi bile görmedigi carpik disleriyle...
Biraz konusursunuz havadan sudan, kitaplarinizi imzalatirsiniz ve yerinize gecip onun programinin baslamasini beklersiniz sonra...
Masaya gecer, oturur ve o etkileyici, tok sesiyle konusmaya baslar... Okumaya nasil basladigini, yazmaya nasil basladigini, yazdigi karakterlerin kendisiyle ne kadar baglantisi oldugunu, kurdugu hayalleri, paylastigi anilari... Öyle dogal, öyle dobradir ki konusurken, neredeyse tamamiyle onun etkisine girmissinizdir artik...
Güzel bir geceden, akilda kalacak bir cok cümle ile ayrilirsiniz salondan...
Eh meraklisi icin tanim geliyor iste;
Murat Uyurkulak budur iste; kendi gibi olan, dogalligin dibine vurmus karizmasi ile sizi etkileyen, Ihsan Oktay Anar tarzi cümleleri ile hayran biraktiran, yeni kitabi ciksin diye gözünün icine bakilan...
Sagda solda benden daha iyisi yok diye gezen onlarca isme inat, Türk Edebiyati'nin son dönemde yetistirdigi en iyi yazarlardan biridir kendisi.
Cok degil 2 yil olmus aslinda tanisali, tanismaya baslayali...
"Bazuka"ya daha sira gelemeden, hemen komsu sehirde düzenlenen bir etkinlikte, okuma gecesi icin geldiginin haberini alirsin bir gün. Eve o saatte nasil döneceginin hesaplarini bile yapmadan, son trene yetisip yetisemeyecegini bile düsünmeden Tol'u ve Har'i alip gidersin onu dinlemeye...
Önce baska bir grup cikar sahneye, yeni kitaplarini tanitmak icin. Bu arada sohbet firsati da bulursun Murat Uyurkulak'la. Saci- sakali birbirine karismis, ilk baska ürkütücü gelen ama yine de kara gözleri ice isleyen bir canlilikla parlayan bir adam yerinden kalkip elini uzatir sana. Nasil hitap etmen gerektigini bilemezsin önce, abi desen cok klasik, Murat desen cok laubali, siz desen fazla mesafeli... Murat Hocam olarak cikar agzinizdan kelime, hic fena degil diye düsünürsünüz, begenirsiniz ona yüklediginiz sifati. O da begenmistir anlasilan, tatli tatli gülümser size düzeltme geregi bile görmedigi carpik disleriyle...
Biraz konusursunuz havadan sudan, kitaplarinizi imzalatirsiniz ve yerinize gecip onun programinin baslamasini beklersiniz sonra...
Masaya gecer, oturur ve o etkileyici, tok sesiyle konusmaya baslar... Okumaya nasil basladigini, yazmaya nasil basladigini, yazdigi karakterlerin kendisiyle ne kadar baglantisi oldugunu, kurdugu hayalleri, paylastigi anilari... Öyle dogal, öyle dobradir ki konusurken, neredeyse tamamiyle onun etkisine girmissinizdir artik...
Güzel bir geceden, akilda kalacak bir cok cümle ile ayrilirsiniz salondan...
Eh meraklisi icin tanim geliyor iste;
Murat Uyurkulak budur iste; kendi gibi olan, dogalligin dibine vurmus karizmasi ile sizi etkileyen, Ihsan Oktay Anar tarzi cümleleri ile hayran biraktiran, yeni kitabi ciksin diye gözünün icine bakilan...
Sagda solda benden daha iyisi yok diye gezen onlarca isme inat, Türk Edebiyati'nin son dönemde yetistirdigi en iyi yazarlardan biridir kendisi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar