bugün
- 0 0 720
- akepede kliklerin savaşı6
- bik bik'in aşuresi6
- bugün ne yaptınız5
- ona bir cümle bırak8
- tek başına uzun yol gitmek7
- evli kadınla beraber olmak4
- aşure vs baklava vs kazandibi vs sütlaç3
- düşünmek hakkında düşünmek5
- türklerin pis olması5
- şile3
- yazarların özlü sözleri11
- garsona kötü davranmak3
- miroslav klose2
- erkeklerin evlenmekten korkması2
- rüyana gelmesi3
- gocu2
- paraguay'ın almanya'yı penaltılarla elemesi4
- garsona kötü davranan insan2
- gürsel tekin3
- ahmet burak erdoğan2
- filistin in ermeni soykırımını tanıması35
- rüyama gir hasret giderelim2
- banana bread2
- aşure günü2
- türklerin soykırımdaki ustalığı15
- 2026 dünya kupası39
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor15
- atatürk'ün dindar rte'nin laik olması2
- 30 haziran2
- ek kart dezavantajları2
- kemal kılıçdaroğlu gafları2
- yapay zeka ile kod yazmanin getirdigi tembellik2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı11
- velvet45
- anın görüntüsü26
- ahmet anapalı2
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- onur yürüyüşüne katılanların chpye oy vermesi7
- miss earth 20272
- miss international 20272
- 30 haziran 20262
- pandela12
- deniz göktaş12
- futbol32
- ölüm6
- hamdi ulukaya2
- günlerin artık kısalıyor olması5
bir erkeğin anlatımı ile;
--- alıntı ---
pırıl pırıl ütülü giysili, misler gibi parfüm kokulu, saçları
taralı, dişleri fırçalanmış adamı / kadını sevmek kolaydır.
aslında aşk, aynı insanı, sabahın körü uykudan uyandırdığındaki en sinirli hali ile de kabul edebilmek, aynı tuvaleti bir dakika arayla kullanabilmek, diz yapmış pijamalarla kanepede yastıklara sarılıp sızmışken bile şefkatle okşayabilmektir.
buna katlanamayanlar zaten âşık değillerdir.
bu durumda evlilik hoşlandığın insana karşı olan duygularını öldürüyor diyebiliriz. zira âşıksan, aynı havayı solumak bile zevk verir.
hep beraber olmak istersin.
banyodan gelen su sesi bile onun evde olduğunun işaretidir ve huzur verir.
ütülediğin gömleğin ona ne kadar çok yakışacağını düşünürsün.
pişirdiğin yemeği ne çok seveceğini hayal edersin.
bin tane ayakkabısı varken bin birinciye sahip olmaktan mutlu olacak diye, istediğin gömleği satın almaktan vazgeçersin.
zamanla almaktan çok, bir şeyler vermekten mutluluk duyduğunu keşfedersin.
eğer kadın evlilikte ikinize yemek pişirecek, dolabı düzenleyip ütüyü yapacak bir anne olacak görülüyorsa, o kadının saçlarının hiç yağlanmadığı ve adamın geceleri terlemediği düşünülüyorsa, asla kavga edilmeyecek ve lavabo tamir edilirken dahi gülüşüp öpüşülecek zannediliyorsa zaten beklenti bir evlilik değil, bir amerikan filmini yaşamaktır.
bu hayallerle yola çıkıldığında, damat ilk gece gelinin saçlarından onbin firkete
sökmeye çalıştığında, gelin ise damat firketeleri çıkaramayıp "sikerim böyle kuaförü" diye söylendiğinde zaten evlilik sandıkları şey çatırdamaya başlayacaktır.
evlilik;
sadece aşk değildir.
evlilik;
ev arkadaşlığı, kankalık, sırdaşlık, ortak hesaba sahip mudilik, ayrı kökenlerin birleşmesi, başı hatırlanmayan bir akrabalık ilişkisidir.
aşk bu ilişkide tutkuyu sağlar ama zaten tek başına ayakta tutamaz.
Âşıksanız ateşli sevişmeler yaşarsınız ama kış akşamları evde konyak içip geyik yapamayabilirsiniz.
hala canınız sıkıldığında onu değil de annenizi arıyorsanız, yalan olmuştur o evlilik.
aşk evlilikte gider gelir.
halıya kola döktüğünde aşk biter, ama o, halıyı temizleyebilirse gene aşık olunur.
o aradaki sinir evresini aşabilenler ellinci yıla kadeh kaldıranlardır...
--- alıntı ---
--- alıntı ---
pırıl pırıl ütülü giysili, misler gibi parfüm kokulu, saçları
taralı, dişleri fırçalanmış adamı / kadını sevmek kolaydır.
aslında aşk, aynı insanı, sabahın körü uykudan uyandırdığındaki en sinirli hali ile de kabul edebilmek, aynı tuvaleti bir dakika arayla kullanabilmek, diz yapmış pijamalarla kanepede yastıklara sarılıp sızmışken bile şefkatle okşayabilmektir.
buna katlanamayanlar zaten âşık değillerdir.
bu durumda evlilik hoşlandığın insana karşı olan duygularını öldürüyor diyebiliriz. zira âşıksan, aynı havayı solumak bile zevk verir.
hep beraber olmak istersin.
banyodan gelen su sesi bile onun evde olduğunun işaretidir ve huzur verir.
ütülediğin gömleğin ona ne kadar çok yakışacağını düşünürsün.
pişirdiğin yemeği ne çok seveceğini hayal edersin.
bin tane ayakkabısı varken bin birinciye sahip olmaktan mutlu olacak diye, istediğin gömleği satın almaktan vazgeçersin.
zamanla almaktan çok, bir şeyler vermekten mutluluk duyduğunu keşfedersin.
eğer kadın evlilikte ikinize yemek pişirecek, dolabı düzenleyip ütüyü yapacak bir anne olacak görülüyorsa, o kadının saçlarının hiç yağlanmadığı ve adamın geceleri terlemediği düşünülüyorsa, asla kavga edilmeyecek ve lavabo tamir edilirken dahi gülüşüp öpüşülecek zannediliyorsa zaten beklenti bir evlilik değil, bir amerikan filmini yaşamaktır.
bu hayallerle yola çıkıldığında, damat ilk gece gelinin saçlarından onbin firkete
sökmeye çalıştığında, gelin ise damat firketeleri çıkaramayıp "sikerim böyle kuaförü" diye söylendiğinde zaten evlilik sandıkları şey çatırdamaya başlayacaktır.
evlilik;
sadece aşk değildir.
evlilik;
ev arkadaşlığı, kankalık, sırdaşlık, ortak hesaba sahip mudilik, ayrı kökenlerin birleşmesi, başı hatırlanmayan bir akrabalık ilişkisidir.
aşk bu ilişkide tutkuyu sağlar ama zaten tek başına ayakta tutamaz.
Âşıksanız ateşli sevişmeler yaşarsınız ama kış akşamları evde konyak içip geyik yapamayabilirsiniz.
hala canınız sıkıldığında onu değil de annenizi arıyorsanız, yalan olmuştur o evlilik.
aşk evlilikte gider gelir.
halıya kola döktüğünde aşk biter, ama o, halıyı temizleyebilirse gene aşık olunur.
o aradaki sinir evresini aşabilenler ellinci yıla kadeh kaldıranlardır...
--- alıntı ---
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar