bugün
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması16
- götümü de açsam bakmayacaksınız6
- sözlükteki ayaksever karşıtı blok8
- herkesin salonunda kamera ve mikrofon olması3
- cemaat kurup çomar sövüşlemek4
- dinler tarihinin en önemli olayı7
- ekşi sözlükten başlık araklamak4
- askere gitmenin sanılanın aksine keyifli olması9
- pazar gününü sözlükte geçiren ezik insan9
- biraderlere laf edenler8
- geniş omuzlu kadınlar9
- tanga giyen sözlük kızları2
- erkeklerde testosteronun 50 azalması5
- manifest grubu vs pkk3
- birader ateşin var mı diyen kız2
- manifest grubu bir projedir2
- lindsey graham5
- kızılderililerin muhteşem insanlar olması2
- dünya kupası neden 4 yılda bir defa5
- porno film replikleri4
- kaliteli insanı belli eden detaylar5
- balkonda kahvalti yapmak4
- ayak fetişizmi6
- manifest ne amk2
- apartmanda tadilat yapan komşu terbiyesizliği6
- iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi2
- anın görüntüsü18
- karısının ayaklarını sözlükte paylaşan yazar2
- ya böyle olsaydı2
- liseli otuzbircinin gündüz düşleri2
- hizmet sektöründe çalışanlara eziyet eden kişimsi3
- fusya semsiyeli yabanci20
- lindsey graham'ın ölümü3
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı23
- geldi yine deli3
- lionel messi5
- 12 temmuz 2026 tayland türkiye vnl maçı2
- herzevekil19
- binance angels2
- aylık 436 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- peppino di capri2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak15
- giorgia meloni'ye ayak masajı yapmak2
- ilginç tespitler2
- geri zekalı demek hakaret mi21
- yalnız insanın karpuz yiyememesi sorunsalı3
- türk kızlarının keko adam sevmesi20
- doğu dizi2
- basit yaşama günü2
- asansöre binen tuhaf insan2
sözlükte sosyalizmi diktatörlük olarak gören cühelanın bulunduğunu görmemize vesile rejim türüdür.
sosyalizm ve faşizm aynı kaynaktan çıkıyor denmiş...
cehaletin böylesi. okumadan bilmeden sallamak kara çalmak işte tam da böyle bir şey olsa gerek. harun yahya'nın bir amerikan tarikatinden çevirttiği kitaplardan felsefe ve siyaset öğrenmek insanı böyle rezil bir duruma düşürür.
faşizm; burjuva devletin işçi sınıfı üzerinde hegemonik haklarını tamamen kullandığı düzene verilir. şöyle ki, bir işçi devrimi vuku bulması an meselesi ise ve burjuvazi bunu engellemek istiyorsa orası en demokratik cumhuriyet dahi olsa faşizm uygulamasına geçilir. demem o ki faşizm sermayenin işçi sınıfını ezmesi için geliştirdiği bir yöntemdir. ortaya çıkışı sermayedir.
sosyalizm ise; üretici güçlerin yarattığı artı değere haksızca el koyan burjuvaziye karşı işçi sınıfının baş kaldırmasını ve devrim yoluyla muktedir olmasını öngörür. çıktığı nokta işçi sınıfıdır.
sosyalizm; devlet üretim araçlarının hakimi olsun anlayışı üzerine kurulu değildir. devlet kapitalizmi ile sosyalizm birbirine karıştırılıyor. mevzuyu harun yahya'dan öğrenen zevatın cahilliği paçalarından akıyor, iktisat ilmi ile hiç bir alakaları olmadığı için bu zevat keynesgil müdahaleci iktisad prensiplerini ve devletçiliği sosyalizm sanabilirler. mazur görmek lazım, ama buradan kalkıp sosyalizme kara çalmaya kalkarsa ağızlarının payını vermek her komünist için hak olur.
bu meseleye açıklık getirmek için sosyalizmin devlete bakış açısından bahsetmek şart. meraklısı için lenin yoldaş'ın üniversitede ders olarak verdiği devlet buradan okunabilir:
http://www.kurtuluscephesi.com/lenin/devlet2.html
özetlemek gerekirse der ki yoldaş lenin; devlet toplumda sınıflar ortaya çıkınca yaratılmış, bir sınıfın diğer sınıfa tahakküm aygıtıdır. devletin adı ister krallık isterse demokratik cumhuriyet olsun toprak ve fabrikada özel mülkiyet mevcutsa orada sömürü vardır ve orada devlet sömürünün devamlılığı içindir.
sosyalizm bu devleti yıkacaktır. sosyalistlerin düşman oldukları devlet budur. devrimden sonra kurulacak işçi demokrasisi, üeten sınıfların baştan aşağı örgütlenmesine dayanır ve üretim araçları bu örgütündür. biz buna yarı devlet diyoruz. devrim tüm dünyada tamam olduğunda ve bir sınıfın diğerine tahakkümü ve üretim araçlarında özel mülkiyet tamamen ortadan kalktığında biz bu yarı devleti de çöpe atacağız. biribirine üstünlük sağlayan sınıflar ortadan kalktığı için sömürünün güç unsuru olan devlete de gerek kalmayacak çünkü.
biliyoruz ki insanlık kölelik devri öncesinde devlete gereksinim duymadı. ne zaman ki bir sınıf diğerini sömürmeye başladı sömürülen sınıfı kontrol etmek için devlet doğdu.
daha fazla malumat isteyen engels'in; aile özel mülkiyet ve devletin kökeni adlı yapıtına bakabilirler.
sosyalizme totaliter diyen zevat batı demokrasisini göklere çıkartmış. söz söyleme hürriyeti demokratlık ölçüsü değildir. demokrasiyi belirleyen üretici güçlerin kendi kendilerini idare edip etmediğidir. sosyalist düzende siyasi partilere yer yoktur evet. çünkü onlar burjuva demokrasisinde belirli sınıfları temsil ederken halkı manipüle eden araçlardır aynı zamanda. işçi demokrasisinde sınıflar yok, azınlık bir sınıfın diğer sınıfları aldatmasına gerek yok. güç gerçek sahibinde zaten. çok partililik yok ama muhalefet her zaman var.
son olarak, stalin tarafından açıkça devlet kapitalizmine götürülen ve tek ülkede sosyalizm düşüncesi ile marksizm leninizm'den kopartılan sscb deneyimine bakıp kimse sosyalizme dil uzatmaya onu eleştirmeye kalkmasın.
komik oluyorsunuz.
sosyalizm ve faşizm aynı kaynaktan çıkıyor denmiş...
cehaletin böylesi. okumadan bilmeden sallamak kara çalmak işte tam da böyle bir şey olsa gerek. harun yahya'nın bir amerikan tarikatinden çevirttiği kitaplardan felsefe ve siyaset öğrenmek insanı böyle rezil bir duruma düşürür.
faşizm; burjuva devletin işçi sınıfı üzerinde hegemonik haklarını tamamen kullandığı düzene verilir. şöyle ki, bir işçi devrimi vuku bulması an meselesi ise ve burjuvazi bunu engellemek istiyorsa orası en demokratik cumhuriyet dahi olsa faşizm uygulamasına geçilir. demem o ki faşizm sermayenin işçi sınıfını ezmesi için geliştirdiği bir yöntemdir. ortaya çıkışı sermayedir.
sosyalizm ise; üretici güçlerin yarattığı artı değere haksızca el koyan burjuvaziye karşı işçi sınıfının baş kaldırmasını ve devrim yoluyla muktedir olmasını öngörür. çıktığı nokta işçi sınıfıdır.
sosyalizm; devlet üretim araçlarının hakimi olsun anlayışı üzerine kurulu değildir. devlet kapitalizmi ile sosyalizm birbirine karıştırılıyor. mevzuyu harun yahya'dan öğrenen zevatın cahilliği paçalarından akıyor, iktisat ilmi ile hiç bir alakaları olmadığı için bu zevat keynesgil müdahaleci iktisad prensiplerini ve devletçiliği sosyalizm sanabilirler. mazur görmek lazım, ama buradan kalkıp sosyalizme kara çalmaya kalkarsa ağızlarının payını vermek her komünist için hak olur.
bu meseleye açıklık getirmek için sosyalizmin devlete bakış açısından bahsetmek şart. meraklısı için lenin yoldaş'ın üniversitede ders olarak verdiği devlet buradan okunabilir:
http://www.kurtuluscephesi.com/lenin/devlet2.html
özetlemek gerekirse der ki yoldaş lenin; devlet toplumda sınıflar ortaya çıkınca yaratılmış, bir sınıfın diğer sınıfa tahakküm aygıtıdır. devletin adı ister krallık isterse demokratik cumhuriyet olsun toprak ve fabrikada özel mülkiyet mevcutsa orada sömürü vardır ve orada devlet sömürünün devamlılığı içindir.
sosyalizm bu devleti yıkacaktır. sosyalistlerin düşman oldukları devlet budur. devrimden sonra kurulacak işçi demokrasisi, üeten sınıfların baştan aşağı örgütlenmesine dayanır ve üretim araçları bu örgütündür. biz buna yarı devlet diyoruz. devrim tüm dünyada tamam olduğunda ve bir sınıfın diğerine tahakkümü ve üretim araçlarında özel mülkiyet tamamen ortadan kalktığında biz bu yarı devleti de çöpe atacağız. biribirine üstünlük sağlayan sınıflar ortadan kalktığı için sömürünün güç unsuru olan devlete de gerek kalmayacak çünkü.
biliyoruz ki insanlık kölelik devri öncesinde devlete gereksinim duymadı. ne zaman ki bir sınıf diğerini sömürmeye başladı sömürülen sınıfı kontrol etmek için devlet doğdu.
daha fazla malumat isteyen engels'in; aile özel mülkiyet ve devletin kökeni adlı yapıtına bakabilirler.
sosyalizme totaliter diyen zevat batı demokrasisini göklere çıkartmış. söz söyleme hürriyeti demokratlık ölçüsü değildir. demokrasiyi belirleyen üretici güçlerin kendi kendilerini idare edip etmediğidir. sosyalist düzende siyasi partilere yer yoktur evet. çünkü onlar burjuva demokrasisinde belirli sınıfları temsil ederken halkı manipüle eden araçlardır aynı zamanda. işçi demokrasisinde sınıflar yok, azınlık bir sınıfın diğer sınıfları aldatmasına gerek yok. güç gerçek sahibinde zaten. çok partililik yok ama muhalefet her zaman var.
son olarak, stalin tarafından açıkça devlet kapitalizmine götürülen ve tek ülkede sosyalizm düşüncesi ile marksizm leninizm'den kopartılan sscb deneyimine bakıp kimse sosyalizme dil uzatmaya onu eleştirmeye kalkmasın.
komik oluyorsunuz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar