bugün
- ellerine kurban olduğum sözlük kızı6
- ben geldim naneler33
- mason greenwood17
- 14 temmuz şempanze günü3
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek22
- sabahın köründe kalkmak zorunda olmak5
- şeytan3
- var olma zorunluluğu4
- velvet korumam altındadır3
- diamond bosphorus5
- kadidi çıkmak2
- sigma olomouc2
- karşı cinsle her münasebetinde kur yapan insan2
- ilk buluşmada onlar konuşur akp yapar diyen kız2
- 10 bin lira verseler bu gece sokakta yatar mısın6
- bir oh çekmek2
- bunalımdan çıkmaya karar verilen an3
- gulmekicinyaratilmis2
- yapay zeka şirketlerinin kitapları imha etmesi5
- anne olan kadın2
- geceye bir şarkı bırak15
- uludağ sözlükteki ayak fetişizmi13
- allah5
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- sevgiliyle dağ evindeyken şömine önünde sevişmek8
- sinir bozucu şeyler10
- cips yedikten sonra parmakları tişörte silmek7
- özel'in yeni parti planı2
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu10
- ilk olgun erkek2
- zengin kızların güzel olması7
- zamanda yolculuk mümkün olsa yapılacaklar4
- sözlük için ne yapabiliriz10
- haluk levent'e para emanet etmek23
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- erkeklerin güzel kız görünce verdiği tepki7
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması19
- haluk levent'i karalama kampanyası17
- türkiye nin en güvenilir insanı11
- sözlükte kalp krizi geçirmek5
- kaliteli insanı belli eden detaylar24
- sevgiliniz karşı cinsle tatile gidebilir mi12
- clydeless bonnie8
- döner mi yesem hamburger mi makarna mı13
- pilavlı sohbet vs rakı balık7
- dünyanın en samimiyetsiz cümlesi13
- insan olmaya ceyrek kala12
- bir erkeği erkek yapan beş özellik14
- kuranda namaz yok8
- kendin hakkında bir gerçek bırak7
erkek muhabbetlerinde hep istekli gibi durmuş olsamda para karşılıgında hiç seks yapmadım. sanırım korkuyorm. ama yapan erkekleri yadırgamadım hiçbir zaman.
eski sevgilimin yeni sevgilisine nefret beslemiyorum hatta saygı duyuyorum. sonucta sevgi gerçektende emektir.
6 yasında sünnet oldugum için hep utandım. doktorun bamya getirin bana demesi hala rüyalarıma girer.
dışardan renkli ve hoşsohbet görünsemde bu huyum hiç hoşuma gitmez. ergenlik buhranları gibi genelde yalnız olmayı severim.
ıssız adam değilim. ama bende "ada ben ayrılmak istiyorum" diyip dolmaları bogazına dizmişimdir eski sevgililerimin. talihsizlik olarak görürüm hep bunları.
15 li yaşlarıma kadar sıfır yalan ile yaşadım diyebilirim. ama şimdi öyle değil. bu yazdığım bile yalan olabilir. o zamanlarımı hep özlemle anarım.
fixation hastalıgına sahip oldugumu düşünüyorum. herhangi bir şeyin suyunu çıkarmadan yapamıyorum. bu sebepten hayatıma yeni giren herşeyden korkarım.
aşkın ne oldugunu anlamış olana kadar aşık olduguma inanıyorum. kendini bulmak oldugunu düşünürüm bunun.
çok saglam bir karakterim olmadı hiç. hep etkiler ile büyüdüm. örnek aldığım şeylerin doğru şeyler olması şanstır benim için.
sadece bir kız için agladım. acı hariç tabi.
ne kadar kendimi kandırsamda çoğu insan gibi begenilmek hoşuma gitmiştir. ister dış görünüş olsun ister yaptıkların. ama fark olarak kimse begenmese bile bu umurumda olmadı hiçbir zaman.
çevrem tarafından alay konusu olmak hep üzmüştür beni.
dışardan çoğu şeyi ciddiye almaz gibi görünsemde paranoyak olduğumu birkaç kişi bilir.
eklembacaklılara karşı fobim var.
özellikle arılardam çok korkarım. bu yaz ilk defa onları öldürmeye basladım ve bunu yaparken zevk aldığımı hissettim. bu beni çok rahatsız ediyor aylardır.
18 li yaşlarım başlayınca asla masum kalamadım. bu gerekliydi belkide. veya kendimi kandırmaya devam ediyorum.
bir kere ilk görüşte aşk yaşadım. 1 dk sürdü. kuduz olmuş gibi hissettim kendimi. ağlamaklı olduğumu kimse bilmez.
5 senedir arkadaş oldugumuz birine aşk mektubu yazdım. yine olsa yine yazarım
erotizmi pornodan daha çok severim.
aşık olduğun biri ile sevişmenin, seks yapmaktan daha çok haz verdiğine inanırım.
bilim veya sanat ile ilgilenmek isterdim hep. yani içinde bir yerlerde olmak ikisininde. belki geç değildir.
banyodan yeni çıkmışsam aynada kendimi görünce sağ omuzumu öperim.
dolaptan çıkan pudingi kadın göğsüne benzettiğim için sırıtarak yanına yaklaşırım hep.
şu yaşıma kadar bilgisayar oyununa harcadığım zaman ile üç cocuklu bir aile babası olabilirdim.
iki cocuklu bir aile bireyi ve küçük olan olduğum için bakkala hep ben gittim. ama dönüş yolunda taze ekmeğin ucunu ısırmak paha biçilemezdi.
çocukken ailemin yanında hep şımarık orayı burayı kıran uslu durmayan biri olsamda misafirliklerde ikiyüzlü davaranırdım. ve hep örnek çocuk olarak gösterilmek beni daha çok şımartırdı.
babamla hiç uzun bir konusma yaptıgımı hatırlamıyorum. onu sevdiğimi hiç söylemedim. aramızda bir kopukluk oldu hep. daha farklı bir baba ogul ilişkisi yaşıyor olmak isterdim. bu bana hep hüzün verir.
kız kuzenimin erkek arkadaşı olduğu fikrine dayanamıyorum. asıp kesip gürlesemde oldugu zaman kuzu gibi sessiz kaldıgımı ve bunun hep öyle olacağını biliyorum.
kıskanç biriyimdir. çogu olayda oldugu gibi bununda bokunu çıkarırım. ama bu yüzden biten bir ilişkim olmadı hiç.
her zaman çoğu insanın en yakın dostu oldum. bu hala darkside'ın beni ele geçirmediğine inandırır.
futbol oynarken hep seyirciye oynardım. şimdi ünlü bir sporcu olsam "my name is sirinlebenisirinbaba and i use clear for man" reklamlarında oynamak için elimden geleni yaparım.
güzel kadınlara bakmayı seviyorum. bu hep sorun olsada bakmaktan öteye gitmeyi hiç düşünmemiştim ki ben.
çoğu şeyden bir anda vazgeçebilirim. böyle biri olmak istemezdim hiçbir zaman.
duygusal anlamda hoşlanmadığım bir kız benden hoşlanıyorsa kendimi çok kötü hissederim.
madde bagımlısı olmadım hiç. takıntı hastası oldugumu bilip bunun başıma gelmemiş olmasına hep şükrederim.
çok sevdiğim birini kaybettim hep. bu hissi yakın zamanda tekrar yaşayabileceğime inanıyorum ve bu beni korkutuyor.
ayrılıkları hep dibine kadar yaşadım. tahmin edilebileceği gibi onun da bokunu çıkardım.
hem cinslerim arasından bir sohbet masasında sıyrılabilirim her zaman. bu hep götümü kaldırmıştır.
yazmayı seviyorum. ama bende eski yazdıklarımı okuyunca kendimi öldüresim geliyor. bunları yazan ben olamam diyorum. utancımdan yerin dibine giriyorum
kurduğum dostlukların orta okul lise ve üniveriste zamanını kapsayıp en az 10ar küsür yıldır olması ve kaliteli insanlardan oluşmasının çok büyük bir şans oldugunu düşünmüşümdür.
kadınları begeni konusunda çoğu erkek gibi 3g kuralına sadık kalırım.
hafıza sorunu yaşadığım için genelde olur olmadık yerlerde saçma sapan beni utandıracak şeyleri hatırlarım. isimleri hep unuturum. hep daha güçlü bir hafızam olsun isterdim. yakın çevremin balık diye dalga geçmesi beni hep üzer.
yalnız kaldığımda ilk yaptıgım şey düşünmektir. beni düşünürken gören biri olunca çok utanırım. bocalar saçma sapan şeyler söylerim.
geçmişimde çok kalmışımdır. bu hep zarar vermiştir bana. silip atmanın bana göre olmadığını öğrettiği için aşka hep şükretmişimdir. ona göre yaşıyorum artık.
nutellayı hiçbir zaman sevmedim. nuggi diye birşey var ucuz oldugu için sevdiğimi söyleyemem hiçbir zaman.
ilk mastürbasyonumda yakalandım. o zevki ve utancımı unutamıyorum.
kitap okumaktan çok onlara sahip olmayı sevenlerdenim.
insanın en yakın dostunun kitaplar olduğunu çok erken bir yaşta anladım. hiçbir şey için bile olmasa sadece bunun için minnettarım abime. yinede kitap okumayı sevdiğimi kimse bilmedi. bunu söylemekten saçma bi şekilde utandım hep.
en büyük üzüntümü, "işte bu da benim hep bahsettiğim efsane kardeşim" diyen abime öyle biri olmadığımı söyleyemediğim zaman yaşadım.
geceleri çıplak uyurum bazen.
hep kötü gün dostu oldum sonra çekip gittim. düzeltmek istediğim en kötü yönüm bu ama yıllardır yapamıyorum.
insanlara hep "üzülmeyin, değmiyor" diye çok demişimdir. .
beni ben yapan herşeyin paylaşmadığım şeylerden oluştugunu biliyorum. asla beni gördükleri veya düşündükleri gibi değildim. değilim.
yazarken küçük iskender kadar cesur olmak isterim hep. ama itiraf ederken bile sakladığım birçok şey olur.
not :kara murat benim. .
eski sevgilimin yeni sevgilisine nefret beslemiyorum hatta saygı duyuyorum. sonucta sevgi gerçektende emektir.
6 yasında sünnet oldugum için hep utandım. doktorun bamya getirin bana demesi hala rüyalarıma girer.
dışardan renkli ve hoşsohbet görünsemde bu huyum hiç hoşuma gitmez. ergenlik buhranları gibi genelde yalnız olmayı severim.
ıssız adam değilim. ama bende "ada ben ayrılmak istiyorum" diyip dolmaları bogazına dizmişimdir eski sevgililerimin. talihsizlik olarak görürüm hep bunları.
15 li yaşlarıma kadar sıfır yalan ile yaşadım diyebilirim. ama şimdi öyle değil. bu yazdığım bile yalan olabilir. o zamanlarımı hep özlemle anarım.
fixation hastalıgına sahip oldugumu düşünüyorum. herhangi bir şeyin suyunu çıkarmadan yapamıyorum. bu sebepten hayatıma yeni giren herşeyden korkarım.
aşkın ne oldugunu anlamış olana kadar aşık olduguma inanıyorum. kendini bulmak oldugunu düşünürüm bunun.
çok saglam bir karakterim olmadı hiç. hep etkiler ile büyüdüm. örnek aldığım şeylerin doğru şeyler olması şanstır benim için.
sadece bir kız için agladım. acı hariç tabi.
ne kadar kendimi kandırsamda çoğu insan gibi begenilmek hoşuma gitmiştir. ister dış görünüş olsun ister yaptıkların. ama fark olarak kimse begenmese bile bu umurumda olmadı hiçbir zaman.
çevrem tarafından alay konusu olmak hep üzmüştür beni.
dışardan çoğu şeyi ciddiye almaz gibi görünsemde paranoyak olduğumu birkaç kişi bilir.
eklembacaklılara karşı fobim var.
özellikle arılardam çok korkarım. bu yaz ilk defa onları öldürmeye basladım ve bunu yaparken zevk aldığımı hissettim. bu beni çok rahatsız ediyor aylardır.
18 li yaşlarım başlayınca asla masum kalamadım. bu gerekliydi belkide. veya kendimi kandırmaya devam ediyorum.
bir kere ilk görüşte aşk yaşadım. 1 dk sürdü. kuduz olmuş gibi hissettim kendimi. ağlamaklı olduğumu kimse bilmez.
5 senedir arkadaş oldugumuz birine aşk mektubu yazdım. yine olsa yine yazarım
erotizmi pornodan daha çok severim.
aşık olduğun biri ile sevişmenin, seks yapmaktan daha çok haz verdiğine inanırım.
bilim veya sanat ile ilgilenmek isterdim hep. yani içinde bir yerlerde olmak ikisininde. belki geç değildir.
banyodan yeni çıkmışsam aynada kendimi görünce sağ omuzumu öperim.
dolaptan çıkan pudingi kadın göğsüne benzettiğim için sırıtarak yanına yaklaşırım hep.
şu yaşıma kadar bilgisayar oyununa harcadığım zaman ile üç cocuklu bir aile babası olabilirdim.
iki cocuklu bir aile bireyi ve küçük olan olduğum için bakkala hep ben gittim. ama dönüş yolunda taze ekmeğin ucunu ısırmak paha biçilemezdi.
çocukken ailemin yanında hep şımarık orayı burayı kıran uslu durmayan biri olsamda misafirliklerde ikiyüzlü davaranırdım. ve hep örnek çocuk olarak gösterilmek beni daha çok şımartırdı.
babamla hiç uzun bir konusma yaptıgımı hatırlamıyorum. onu sevdiğimi hiç söylemedim. aramızda bir kopukluk oldu hep. daha farklı bir baba ogul ilişkisi yaşıyor olmak isterdim. bu bana hep hüzün verir.
kız kuzenimin erkek arkadaşı olduğu fikrine dayanamıyorum. asıp kesip gürlesemde oldugu zaman kuzu gibi sessiz kaldıgımı ve bunun hep öyle olacağını biliyorum.
kıskanç biriyimdir. çogu olayda oldugu gibi bununda bokunu çıkarırım. ama bu yüzden biten bir ilişkim olmadı hiç.
her zaman çoğu insanın en yakın dostu oldum. bu hala darkside'ın beni ele geçirmediğine inandırır.
futbol oynarken hep seyirciye oynardım. şimdi ünlü bir sporcu olsam "my name is sirinlebenisirinbaba and i use clear for man" reklamlarında oynamak için elimden geleni yaparım.
güzel kadınlara bakmayı seviyorum. bu hep sorun olsada bakmaktan öteye gitmeyi hiç düşünmemiştim ki ben.
çoğu şeyden bir anda vazgeçebilirim. böyle biri olmak istemezdim hiçbir zaman.
duygusal anlamda hoşlanmadığım bir kız benden hoşlanıyorsa kendimi çok kötü hissederim.
madde bagımlısı olmadım hiç. takıntı hastası oldugumu bilip bunun başıma gelmemiş olmasına hep şükrederim.
çok sevdiğim birini kaybettim hep. bu hissi yakın zamanda tekrar yaşayabileceğime inanıyorum ve bu beni korkutuyor.
ayrılıkları hep dibine kadar yaşadım. tahmin edilebileceği gibi onun da bokunu çıkardım.
hem cinslerim arasından bir sohbet masasında sıyrılabilirim her zaman. bu hep götümü kaldırmıştır.
yazmayı seviyorum. ama bende eski yazdıklarımı okuyunca kendimi öldüresim geliyor. bunları yazan ben olamam diyorum. utancımdan yerin dibine giriyorum
kurduğum dostlukların orta okul lise ve üniveriste zamanını kapsayıp en az 10ar küsür yıldır olması ve kaliteli insanlardan oluşmasının çok büyük bir şans oldugunu düşünmüşümdür.
kadınları begeni konusunda çoğu erkek gibi 3g kuralına sadık kalırım.
hafıza sorunu yaşadığım için genelde olur olmadık yerlerde saçma sapan beni utandıracak şeyleri hatırlarım. isimleri hep unuturum. hep daha güçlü bir hafızam olsun isterdim. yakın çevremin balık diye dalga geçmesi beni hep üzer.
yalnız kaldığımda ilk yaptıgım şey düşünmektir. beni düşünürken gören biri olunca çok utanırım. bocalar saçma sapan şeyler söylerim.
geçmişimde çok kalmışımdır. bu hep zarar vermiştir bana. silip atmanın bana göre olmadığını öğrettiği için aşka hep şükretmişimdir. ona göre yaşıyorum artık.
nutellayı hiçbir zaman sevmedim. nuggi diye birşey var ucuz oldugu için sevdiğimi söyleyemem hiçbir zaman.
ilk mastürbasyonumda yakalandım. o zevki ve utancımı unutamıyorum.
kitap okumaktan çok onlara sahip olmayı sevenlerdenim.
insanın en yakın dostunun kitaplar olduğunu çok erken bir yaşta anladım. hiçbir şey için bile olmasa sadece bunun için minnettarım abime. yinede kitap okumayı sevdiğimi kimse bilmedi. bunu söylemekten saçma bi şekilde utandım hep.
en büyük üzüntümü, "işte bu da benim hep bahsettiğim efsane kardeşim" diyen abime öyle biri olmadığımı söyleyemediğim zaman yaşadım.
geceleri çıplak uyurum bazen.
hep kötü gün dostu oldum sonra çekip gittim. düzeltmek istediğim en kötü yönüm bu ama yıllardır yapamıyorum.
insanlara hep "üzülmeyin, değmiyor" diye çok demişimdir. .
beni ben yapan herşeyin paylaşmadığım şeylerden oluştugunu biliyorum. asla beni gördükleri veya düşündükleri gibi değildim. değilim.
yazarken küçük iskender kadar cesur olmak isterim hep. ama itiraf ederken bile sakladığım birçok şey olur.
not :kara murat benim. .
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar