bugün
- rujlu kadınla öpüşmek7
- from gold from dust13
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi17
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması12
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- bu saatte hala uluyamama sebebi3
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- halka filmini izlerken telefonun çalması3
- çin'e demokrasi gelsin10
- gurbet3
- uzun süre ayakkabı içinde kalmış ayak6
- truesuz sözlük8
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler7
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- hastalık havası8
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- fiziği güzel sözlük kızları48
- vajinanın iç sıcaklığı10
- recep tayyip erdoğan27
- anında dolan göz neyin belirtisidir6
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- gece gece gelen kızarmış patates isteği3
- nervio23
- silikon memenin patlaması10
- geceleri yapmaktan zevk alınan şeyler5
- burna tuzlu su çekmek6
- adalet ve kalkınma partisi4
- uykuya dalmak istememek neyin belirtisidir5
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- seni terkedeceğim4
- kopya çekmenin etiği5
- ekrem imamoğlu6
- samara morgan önünüze çıksa yapacaklarınız2
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis18
- dünyanın en berbat psikolojik hastalığı3
- gocu19
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- karton toplarken şarampole yuvarlanmak5
- iyi dostlar biriktirdim7
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- radiohead seven kız3
- seni çok özledim3
- fatma betül sayan kaya59
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- yazarların akşama dair planları9
- sümük fetişi3
- bastırılmış üzüntü4
- gecenin ilerleyen saatlerinde soğuk kahve içmek2
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
erkek muhabbetlerinde hep istekli gibi durmuş olsamda para karşılıgında hiç seks yapmadım. sanırım korkuyorm. ama yapan erkekleri yadırgamadım hiçbir zaman.
eski sevgilimin yeni sevgilisine nefret beslemiyorum hatta saygı duyuyorum. sonucta sevgi gerçektende emektir.
6 yasında sünnet oldugum için hep utandım. doktorun bamya getirin bana demesi hala rüyalarıma girer.
dışardan renkli ve hoşsohbet görünsemde bu huyum hiç hoşuma gitmez. ergenlik buhranları gibi genelde yalnız olmayı severim.
ıssız adam değilim. ama bende "ada ben ayrılmak istiyorum" diyip dolmaları bogazına dizmişimdir eski sevgililerimin. talihsizlik olarak görürüm hep bunları.
15 li yaşlarıma kadar sıfır yalan ile yaşadım diyebilirim. ama şimdi öyle değil. bu yazdığım bile yalan olabilir. o zamanlarımı hep özlemle anarım.
fixation hastalıgına sahip oldugumu düşünüyorum. herhangi bir şeyin suyunu çıkarmadan yapamıyorum. bu sebepten hayatıma yeni giren herşeyden korkarım.
aşkın ne oldugunu anlamış olana kadar aşık olduguma inanıyorum. kendini bulmak oldugunu düşünürüm bunun.
çok saglam bir karakterim olmadı hiç. hep etkiler ile büyüdüm. örnek aldığım şeylerin doğru şeyler olması şanstır benim için.
sadece bir kız için agladım. acı hariç tabi.
ne kadar kendimi kandırsamda çoğu insan gibi begenilmek hoşuma gitmiştir. ister dış görünüş olsun ister yaptıkların. ama fark olarak kimse begenmese bile bu umurumda olmadı hiçbir zaman.
çevrem tarafından alay konusu olmak hep üzmüştür beni.
dışardan çoğu şeyi ciddiye almaz gibi görünsemde paranoyak olduğumu birkaç kişi bilir.
eklembacaklılara karşı fobim var.
özellikle arılardam çok korkarım. bu yaz ilk defa onları öldürmeye basladım ve bunu yaparken zevk aldığımı hissettim. bu beni çok rahatsız ediyor aylardır.
18 li yaşlarım başlayınca asla masum kalamadım. bu gerekliydi belkide. veya kendimi kandırmaya devam ediyorum.
bir kere ilk görüşte aşk yaşadım. 1 dk sürdü. kuduz olmuş gibi hissettim kendimi. ağlamaklı olduğumu kimse bilmez.
5 senedir arkadaş oldugumuz birine aşk mektubu yazdım. yine olsa yine yazarım
erotizmi pornodan daha çok severim.
aşık olduğun biri ile sevişmenin, seks yapmaktan daha çok haz verdiğine inanırım.
bilim veya sanat ile ilgilenmek isterdim hep. yani içinde bir yerlerde olmak ikisininde. belki geç değildir.
banyodan yeni çıkmışsam aynada kendimi görünce sağ omuzumu öperim.
dolaptan çıkan pudingi kadın göğsüne benzettiğim için sırıtarak yanına yaklaşırım hep.
şu yaşıma kadar bilgisayar oyununa harcadığım zaman ile üç cocuklu bir aile babası olabilirdim.
iki cocuklu bir aile bireyi ve küçük olan olduğum için bakkala hep ben gittim. ama dönüş yolunda taze ekmeğin ucunu ısırmak paha biçilemezdi.
çocukken ailemin yanında hep şımarık orayı burayı kıran uslu durmayan biri olsamda misafirliklerde ikiyüzlü davaranırdım. ve hep örnek çocuk olarak gösterilmek beni daha çok şımartırdı.
babamla hiç uzun bir konusma yaptıgımı hatırlamıyorum. onu sevdiğimi hiç söylemedim. aramızda bir kopukluk oldu hep. daha farklı bir baba ogul ilişkisi yaşıyor olmak isterdim. bu bana hep hüzün verir.
kız kuzenimin erkek arkadaşı olduğu fikrine dayanamıyorum. asıp kesip gürlesemde oldugu zaman kuzu gibi sessiz kaldıgımı ve bunun hep öyle olacağını biliyorum.
kıskanç biriyimdir. çogu olayda oldugu gibi bununda bokunu çıkarırım. ama bu yüzden biten bir ilişkim olmadı hiç.
her zaman çoğu insanın en yakın dostu oldum. bu hala darkside'ın beni ele geçirmediğine inandırır.
futbol oynarken hep seyirciye oynardım. şimdi ünlü bir sporcu olsam "my name is sirinlebenisirinbaba and i use clear for man" reklamlarında oynamak için elimden geleni yaparım.
güzel kadınlara bakmayı seviyorum. bu hep sorun olsada bakmaktan öteye gitmeyi hiç düşünmemiştim ki ben.
çoğu şeyden bir anda vazgeçebilirim. böyle biri olmak istemezdim hiçbir zaman.
duygusal anlamda hoşlanmadığım bir kız benden hoşlanıyorsa kendimi çok kötü hissederim.
madde bagımlısı olmadım hiç. takıntı hastası oldugumu bilip bunun başıma gelmemiş olmasına hep şükrederim.
çok sevdiğim birini kaybettim hep. bu hissi yakın zamanda tekrar yaşayabileceğime inanıyorum ve bu beni korkutuyor.
ayrılıkları hep dibine kadar yaşadım. tahmin edilebileceği gibi onun da bokunu çıkardım.
hem cinslerim arasından bir sohbet masasında sıyrılabilirim her zaman. bu hep götümü kaldırmıştır.
yazmayı seviyorum. ama bende eski yazdıklarımı okuyunca kendimi öldüresim geliyor. bunları yazan ben olamam diyorum. utancımdan yerin dibine giriyorum
kurduğum dostlukların orta okul lise ve üniveriste zamanını kapsayıp en az 10ar küsür yıldır olması ve kaliteli insanlardan oluşmasının çok büyük bir şans oldugunu düşünmüşümdür.
kadınları begeni konusunda çoğu erkek gibi 3g kuralına sadık kalırım.
hafıza sorunu yaşadığım için genelde olur olmadık yerlerde saçma sapan beni utandıracak şeyleri hatırlarım. isimleri hep unuturum. hep daha güçlü bir hafızam olsun isterdim. yakın çevremin balık diye dalga geçmesi beni hep üzer.
yalnız kaldığımda ilk yaptıgım şey düşünmektir. beni düşünürken gören biri olunca çok utanırım. bocalar saçma sapan şeyler söylerim.
geçmişimde çok kalmışımdır. bu hep zarar vermiştir bana. silip atmanın bana göre olmadığını öğrettiği için aşka hep şükretmişimdir. ona göre yaşıyorum artık.
nutellayı hiçbir zaman sevmedim. nuggi diye birşey var ucuz oldugu için sevdiğimi söyleyemem hiçbir zaman.
ilk mastürbasyonumda yakalandım. o zevki ve utancımı unutamıyorum.
kitap okumaktan çok onlara sahip olmayı sevenlerdenim.
insanın en yakın dostunun kitaplar olduğunu çok erken bir yaşta anladım. hiçbir şey için bile olmasa sadece bunun için minnettarım abime. yinede kitap okumayı sevdiğimi kimse bilmedi. bunu söylemekten saçma bi şekilde utandım hep.
en büyük üzüntümü, "işte bu da benim hep bahsettiğim efsane kardeşim" diyen abime öyle biri olmadığımı söyleyemediğim zaman yaşadım.
geceleri çıplak uyurum bazen.
hep kötü gün dostu oldum sonra çekip gittim. düzeltmek istediğim en kötü yönüm bu ama yıllardır yapamıyorum.
insanlara hep "üzülmeyin, değmiyor" diye çok demişimdir. .
beni ben yapan herşeyin paylaşmadığım şeylerden oluştugunu biliyorum. asla beni gördükleri veya düşündükleri gibi değildim. değilim.
yazarken küçük iskender kadar cesur olmak isterim hep. ama itiraf ederken bile sakladığım birçok şey olur.
not :kara murat benim. .
eski sevgilimin yeni sevgilisine nefret beslemiyorum hatta saygı duyuyorum. sonucta sevgi gerçektende emektir.
6 yasında sünnet oldugum için hep utandım. doktorun bamya getirin bana demesi hala rüyalarıma girer.
dışardan renkli ve hoşsohbet görünsemde bu huyum hiç hoşuma gitmez. ergenlik buhranları gibi genelde yalnız olmayı severim.
ıssız adam değilim. ama bende "ada ben ayrılmak istiyorum" diyip dolmaları bogazına dizmişimdir eski sevgililerimin. talihsizlik olarak görürüm hep bunları.
15 li yaşlarıma kadar sıfır yalan ile yaşadım diyebilirim. ama şimdi öyle değil. bu yazdığım bile yalan olabilir. o zamanlarımı hep özlemle anarım.
fixation hastalıgına sahip oldugumu düşünüyorum. herhangi bir şeyin suyunu çıkarmadan yapamıyorum. bu sebepten hayatıma yeni giren herşeyden korkarım.
aşkın ne oldugunu anlamış olana kadar aşık olduguma inanıyorum. kendini bulmak oldugunu düşünürüm bunun.
çok saglam bir karakterim olmadı hiç. hep etkiler ile büyüdüm. örnek aldığım şeylerin doğru şeyler olması şanstır benim için.
sadece bir kız için agladım. acı hariç tabi.
ne kadar kendimi kandırsamda çoğu insan gibi begenilmek hoşuma gitmiştir. ister dış görünüş olsun ister yaptıkların. ama fark olarak kimse begenmese bile bu umurumda olmadı hiçbir zaman.
çevrem tarafından alay konusu olmak hep üzmüştür beni.
dışardan çoğu şeyi ciddiye almaz gibi görünsemde paranoyak olduğumu birkaç kişi bilir.
eklembacaklılara karşı fobim var.
özellikle arılardam çok korkarım. bu yaz ilk defa onları öldürmeye basladım ve bunu yaparken zevk aldığımı hissettim. bu beni çok rahatsız ediyor aylardır.
18 li yaşlarım başlayınca asla masum kalamadım. bu gerekliydi belkide. veya kendimi kandırmaya devam ediyorum.
bir kere ilk görüşte aşk yaşadım. 1 dk sürdü. kuduz olmuş gibi hissettim kendimi. ağlamaklı olduğumu kimse bilmez.
5 senedir arkadaş oldugumuz birine aşk mektubu yazdım. yine olsa yine yazarım
erotizmi pornodan daha çok severim.
aşık olduğun biri ile sevişmenin, seks yapmaktan daha çok haz verdiğine inanırım.
bilim veya sanat ile ilgilenmek isterdim hep. yani içinde bir yerlerde olmak ikisininde. belki geç değildir.
banyodan yeni çıkmışsam aynada kendimi görünce sağ omuzumu öperim.
dolaptan çıkan pudingi kadın göğsüne benzettiğim için sırıtarak yanına yaklaşırım hep.
şu yaşıma kadar bilgisayar oyununa harcadığım zaman ile üç cocuklu bir aile babası olabilirdim.
iki cocuklu bir aile bireyi ve küçük olan olduğum için bakkala hep ben gittim. ama dönüş yolunda taze ekmeğin ucunu ısırmak paha biçilemezdi.
çocukken ailemin yanında hep şımarık orayı burayı kıran uslu durmayan biri olsamda misafirliklerde ikiyüzlü davaranırdım. ve hep örnek çocuk olarak gösterilmek beni daha çok şımartırdı.
babamla hiç uzun bir konusma yaptıgımı hatırlamıyorum. onu sevdiğimi hiç söylemedim. aramızda bir kopukluk oldu hep. daha farklı bir baba ogul ilişkisi yaşıyor olmak isterdim. bu bana hep hüzün verir.
kız kuzenimin erkek arkadaşı olduğu fikrine dayanamıyorum. asıp kesip gürlesemde oldugu zaman kuzu gibi sessiz kaldıgımı ve bunun hep öyle olacağını biliyorum.
kıskanç biriyimdir. çogu olayda oldugu gibi bununda bokunu çıkarırım. ama bu yüzden biten bir ilişkim olmadı hiç.
her zaman çoğu insanın en yakın dostu oldum. bu hala darkside'ın beni ele geçirmediğine inandırır.
futbol oynarken hep seyirciye oynardım. şimdi ünlü bir sporcu olsam "my name is sirinlebenisirinbaba and i use clear for man" reklamlarında oynamak için elimden geleni yaparım.
güzel kadınlara bakmayı seviyorum. bu hep sorun olsada bakmaktan öteye gitmeyi hiç düşünmemiştim ki ben.
çoğu şeyden bir anda vazgeçebilirim. böyle biri olmak istemezdim hiçbir zaman.
duygusal anlamda hoşlanmadığım bir kız benden hoşlanıyorsa kendimi çok kötü hissederim.
madde bagımlısı olmadım hiç. takıntı hastası oldugumu bilip bunun başıma gelmemiş olmasına hep şükrederim.
çok sevdiğim birini kaybettim hep. bu hissi yakın zamanda tekrar yaşayabileceğime inanıyorum ve bu beni korkutuyor.
ayrılıkları hep dibine kadar yaşadım. tahmin edilebileceği gibi onun da bokunu çıkardım.
hem cinslerim arasından bir sohbet masasında sıyrılabilirim her zaman. bu hep götümü kaldırmıştır.
yazmayı seviyorum. ama bende eski yazdıklarımı okuyunca kendimi öldüresim geliyor. bunları yazan ben olamam diyorum. utancımdan yerin dibine giriyorum
kurduğum dostlukların orta okul lise ve üniveriste zamanını kapsayıp en az 10ar küsür yıldır olması ve kaliteli insanlardan oluşmasının çok büyük bir şans oldugunu düşünmüşümdür.
kadınları begeni konusunda çoğu erkek gibi 3g kuralına sadık kalırım.
hafıza sorunu yaşadığım için genelde olur olmadık yerlerde saçma sapan beni utandıracak şeyleri hatırlarım. isimleri hep unuturum. hep daha güçlü bir hafızam olsun isterdim. yakın çevremin balık diye dalga geçmesi beni hep üzer.
yalnız kaldığımda ilk yaptıgım şey düşünmektir. beni düşünürken gören biri olunca çok utanırım. bocalar saçma sapan şeyler söylerim.
geçmişimde çok kalmışımdır. bu hep zarar vermiştir bana. silip atmanın bana göre olmadığını öğrettiği için aşka hep şükretmişimdir. ona göre yaşıyorum artık.
nutellayı hiçbir zaman sevmedim. nuggi diye birşey var ucuz oldugu için sevdiğimi söyleyemem hiçbir zaman.
ilk mastürbasyonumda yakalandım. o zevki ve utancımı unutamıyorum.
kitap okumaktan çok onlara sahip olmayı sevenlerdenim.
insanın en yakın dostunun kitaplar olduğunu çok erken bir yaşta anladım. hiçbir şey için bile olmasa sadece bunun için minnettarım abime. yinede kitap okumayı sevdiğimi kimse bilmedi. bunu söylemekten saçma bi şekilde utandım hep.
en büyük üzüntümü, "işte bu da benim hep bahsettiğim efsane kardeşim" diyen abime öyle biri olmadığımı söyleyemediğim zaman yaşadım.
geceleri çıplak uyurum bazen.
hep kötü gün dostu oldum sonra çekip gittim. düzeltmek istediğim en kötü yönüm bu ama yıllardır yapamıyorum.
insanlara hep "üzülmeyin, değmiyor" diye çok demişimdir. .
beni ben yapan herşeyin paylaşmadığım şeylerden oluştugunu biliyorum. asla beni gördükleri veya düşündükleri gibi değildim. değilim.
yazarken küçük iskender kadar cesur olmak isterim hep. ama itiraf ederken bile sakladığım birçok şey olur.
not :kara murat benim. .
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar