bugün
- sadece 4000 kişi kalmış olması9
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi23
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- masklavinin siyaseti bırakırsa düzeleceği kanısı8
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim14
- özgür özel10
- arkadaşlar kavga etmeyin8
- aşırı milliyetçilerin herkesi kürtçü ilan etmesi7
- ne yapıyorsunuz arkadaşlar5
- allah yoksa insanı iyi olmaya zorlayan nedir9
- miçotakis ten türkiye'ye iyi geçinme çağrısı5
- s'i l v'e r m'i s t29
- mazotun litresi 90 lira13
- gün tabağı diye rulolat veren sözlük kızı9
- 100 bin liraya mezarlık gece bekçisi olmak9
- birader terör örgütü4
- parti tüzüğü okumak8
- niğde de restorana girip dayak yemek10
- salata ile başlanan gün2
- otuzlarında ilk milyon dolarını kazanamamış olmak5
- berhan şimşek'in kadına şiddet faili olması9
- yeni parti tüzüğü5
- üsküdar belediyesi9
- mülteciler akp yüzünden türkiye de zannetmek2
- algı çetesi3
- masklavi'nin türkçe öğretmenine selam göndermek4
- sözlüğün işgal altında olması2
- kadın ve erkek yazarın kavga etmesi2
- mel mel bakan adama gülümsemek3
- şizofrenik hikayeler5
- dünya'nın başka yerinde hayat nasıl düşüncesi2
- türkiye iran savaşı7
- eylülde tatil yapmak7
- psikopat duygusuz birader yazarlar2
- kahve yemek4
- sarı torba11
- gammaz çetesi11
- yalancı su böreği10
- herkese terörist diyip sonradan 180 derece dönmek4
- rafael leao victor osimhen leroy sane12
- ecevit ekonomisi4
- kemaliklerle ekonomi tartışmak4
- kürtlerin işlerinde hep bi dalavere olmasi2
- ahmet davutoğlu4
- mutlu bey birader koştursun ama düşmesin3
- tanımadığınız birinin sorunlarını önemser misiniz14
- edip akbayram2
- edip akbayram caddesi2
- eğitimde fırsat eşitliği3
- kargalar4
lozan görüşmelerinde atatürk ün "asla taviz vermeyin içişler konusunda" uyarısını hatırlatan görüşmeler. lozan antlaşmasında taviz verilmeyen konular vardı. o konuların ortak özelliği toprak, yani vatan, yani şehit kanıyla sulanmış toprak parçası. bizimkiler bu konular hakkında görüşmeler başlayınca ne bok yiyecek çok merak ediyorum !
bu yaz memleketime şehit nasip oldu ve ben de cenazesine iştirak ettim. halk toplandı, herkes üçerli dörderli gruplara ayrılmıştı ve nasıl şehit düştüğünü falan konuşuyordu. sonra konu sıkmış olacak ki okuldan, işten, havalardan konuşmaya başladı herkes. nerden biliyorsun derseniz, o sırada insanları gözlemliyordum. ilk kez bir şehit cenazesine katılıyordum ve çok garip bir duyguydu. neyse zaman geçti, ikindi namazından sonra cenaze namazı için sıra almaya başladık. garnizon komutanı tarafından şehidin özgeçmişi okundu ve mikrofonu eline aldı imam. sordu herkese: "şehidimize hakkınızı helal ediyormusunuz ?". bu sözleri duyunca gözlerim doldu, iki üç damla gözyaşı sızdı. dişlerim çarpmaya başladı. o sırada herkes "helal olsun" diye inletti meydanı. imam tekrar sordu ama ben yine helal olsun diyemedim. çenem kitlendi. gözlerim dolmuştu biri birşey dese hüngür hüngür ağlayacağım, o derece etkilenmiştim. imam üçüncü kez sordu ben yine helal olsun diyemedim. dua ediyordum "allah ım güç ver" diye. nasıl oldu hatırlamıyorum ama bir şekilde namazı kıldık, cenazeyi aldık götürdük defnettik evlerimize döndük. evimde fenerbahçe'nin ligden düşürülmediği kararını izledim ve kahveye gidip batak oynadım. gece yatarken de aklıma helal edemedim hakkımı düşünceleri geldi. düşündükçe kafayı yiyecektim. sonra dedim ki kendi kendime : "ulan amk ne hakkın var da helal edeceksin?" ne hakkım vardı ki? ben evimde osura osura sahuru beklerken o şerefsizlerle mücadele ediyordu. neyi helal edebilirdim ki? arkada beş yazında bir kız, gözü yaşlı ana baba ve eş bıraktı gitti.
e anasını bacısını şerefini siktiğimin yüzsüzleri! siz zevk mi alıyorsunuz lan insanları bu hallere düşürmekten. utanın lan. atam kabrinde ters döndü lan sizin yüzünüzden. şehitler inim inim inliyor kabirlerinde. aileler bir kez değil bin kez öldü lan sizin yüzünüzden. inşallah hesabını bu millete karşı birgün vereceksiniz!
bu yaz memleketime şehit nasip oldu ve ben de cenazesine iştirak ettim. halk toplandı, herkes üçerli dörderli gruplara ayrılmıştı ve nasıl şehit düştüğünü falan konuşuyordu. sonra konu sıkmış olacak ki okuldan, işten, havalardan konuşmaya başladı herkes. nerden biliyorsun derseniz, o sırada insanları gözlemliyordum. ilk kez bir şehit cenazesine katılıyordum ve çok garip bir duyguydu. neyse zaman geçti, ikindi namazından sonra cenaze namazı için sıra almaya başladık. garnizon komutanı tarafından şehidin özgeçmişi okundu ve mikrofonu eline aldı imam. sordu herkese: "şehidimize hakkınızı helal ediyormusunuz ?". bu sözleri duyunca gözlerim doldu, iki üç damla gözyaşı sızdı. dişlerim çarpmaya başladı. o sırada herkes "helal olsun" diye inletti meydanı. imam tekrar sordu ama ben yine helal olsun diyemedim. çenem kitlendi. gözlerim dolmuştu biri birşey dese hüngür hüngür ağlayacağım, o derece etkilenmiştim. imam üçüncü kez sordu ben yine helal olsun diyemedim. dua ediyordum "allah ım güç ver" diye. nasıl oldu hatırlamıyorum ama bir şekilde namazı kıldık, cenazeyi aldık götürdük defnettik evlerimize döndük. evimde fenerbahçe'nin ligden düşürülmediği kararını izledim ve kahveye gidip batak oynadım. gece yatarken de aklıma helal edemedim hakkımı düşünceleri geldi. düşündükçe kafayı yiyecektim. sonra dedim ki kendi kendime : "ulan amk ne hakkın var da helal edeceksin?" ne hakkım vardı ki? ben evimde osura osura sahuru beklerken o şerefsizlerle mücadele ediyordu. neyi helal edebilirdim ki? arkada beş yazında bir kız, gözü yaşlı ana baba ve eş bıraktı gitti.
e anasını bacısını şerefini siktiğimin yüzsüzleri! siz zevk mi alıyorsunuz lan insanları bu hallere düşürmekten. utanın lan. atam kabrinde ters döndü lan sizin yüzünüzden. şehitler inim inim inliyor kabirlerinde. aileler bir kez değil bin kez öldü lan sizin yüzünüzden. inşallah hesabını bu millete karşı birgün vereceksiniz!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar