bugün
- ekşi sözlük12
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı35
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız7
- osuruktan şiirler47
- evde pide yapmak7
- eski sevgili nerede ne yapıyor8
- zeki olmanın avantajları4
- bu saatte seks yapılır mı sorunsalı4
- kavga yok mu ya5
- çirkin kaslı erkek vs yakışıklı cılız erkek5
- anın görüntüsü30
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi4
- giysi fiyatlarının uçması12
- bu saatte kahve içilir mi sorunsalı4
- twin peaks3
- vedat muriqi6
- konya da 3 4 büyüklüğünde deprem5
- sütyenin 2 gözü doldurulmuş heybe olması3
- seninle sevişirken ölmek istiyorum3
- çaylakların dolunayda yazara dönüşmesi3
- uludağ sözlük'ü diriltme hareketi3
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- enayimiknatisi ile kavga etmek3
- beni neden sevmedin3
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- kürt kelimesi türk kelimesinden mi türedi3
- anne pizzası10
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- ben geldim kerkenezler19
- aleksey batrakov14
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- apo orospu çocuğu değildir demek5
- dinci ve müslüman kavramları8
- yenilgisiz tek şampiyon5
- netflix ten daha iyi ücretsiz film sunucuları3
- fenerbahçe17
- ismail kartal ne zaman kovulur sorunsalı3
- arkadaşlar hoşçakalın3
- şoförün yan koltuğu4
- putin türkmüş11
- sevgilinin sensiz de mutlu olmasını ister misin4
- geceye bir şarkı bırak11
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı2
- ismail kartal'ın kovulması3
- zorunlu eğitim12
- barış alper yılmaz3
- kafasına havan mermisi yiyen teröristler3
- trileçe7
- hepsi rüyaymış diye 10 yaşında uyanmak3
başrolde Jean Reno'nun oynadığı, 2010/Fransız yapımı aksiyon filmi.
22 kurşuna rağmen yıkılmayarak, bizlere malkoçoğlu'nu hatırlatan girişinden tutun da, kötü adamlar tarafından polisin aracına yerleştirilen dinleme cihazının, bir sahnede planı mahvederken diğer bir sahnede adamımızla yapılan anlaşmaya kayıtısız kalmasına kadar sayılabilecek kusurları var elbette. yani, yer yer sıçtığı oluyor. lakin, işin içinde Jean Reno var ve biz tüm bunları tabii ki seve seve görmezden geliyoruz. yalnız kalbimi kıran üç şey var ki bunları söylemeden edemeyeceğim. birincisi, kötü adam Tony Zacchia teyzemin kocasına acayip benziyordu -ki ben kendisinden nefret ederim- o sebeple bu adama iki katı öfkelendim. hal böyle olunca monitörüm tükürüklerimden nasibini aldı. ikincisi, küçük çocuğu kurtaran kötü adam -ki o kadar da kötü sayılmaz- neden öldü ki? çok yakışıklıydı lan, yazık oldu. geri alıp alıp hüzünlendim. üçüncüsü ise; bu güzide filme 6.6 veren imdb, allah senin belanı versin! ha bir de; dostum Jean, yaşlanıyorsun ve bu gerçekten hiç hoş değil. ühü.
aslına bakarsanız konu gayet klasik. kadına, çocuğa, silahsız adama ateş etmeyen, polisle çatışmaya girmeyen bir mafya -bizdeki karşılığı Şener Şen'in canlandırdığı Ali Osman- yani bildiğin kabadayı. gözünü kırpmadan adam vuruyor sonra da ahlaktan bahsediyor, intikam alıyor falan. anlayacağınız, mevzuya yabancı değiliz. aksiyon filmlerinde bolca ekmeği yenilen, bilindik bir konu. fakat tekrar ediyorum, işin içinde Jean Reno var ve bu filmi mükemmel yapmak için yeterli bir sebep.
bunlara 'oha!' demedim de, şuna dedim; http://galeri.uludagsozluk.com/r/l-immortel-170442/
marsilya'da ne kadar çok çöp varmış oğlum. şehrin en işlek caddesini bok götürüyor, belediye yatıyor. ayıp. ama pisliğin ortasındaki velet çok tatlı. kurtarılma sahnesinde yaptığı rol de takdire şayan, ismini bulamadım gerçi. neyse s.ktir et. Hala düşünüyorum, o kadar çöpün orada ne işi var?
övüyor muyum, sövüyor muyum pek belli olmadı ama. benim gibi bir aksiyon tutkunuysanız (peheeey şu tamlamayı da kullandım ya, acayip havalıyım lan) bu filmi kaçırmayın derim. kritik sahnede gerilimli müziği dayıyorlar, tansiyonumu yükseltiyorlar ya hastasıyım oğlum!
repliğe gel; "bedenim bir savaş alanı gibi ama hala ayaktayım. çocuklarımın büyümesini izleyeceğim. elimden geldiğince ailemin yanında kalacağım. saklanmadan, devamlı arkama bakmadan." ve fotoğraf şu; http://galeri.uludagsozluk.com/r/l-immortel-170443/
yapılan yanlış seçimin bir ömre mal olması, kalan zamanında hayallere yer olmaması, sürekli tedirgin bir hayat... çok duygulandım gerçekten, daha fazla yazamayacağım.
-neredeyse unutuyordum, öldürmeyen allah öldürmüyor!
22 kurşuna rağmen yıkılmayarak, bizlere malkoçoğlu'nu hatırlatan girişinden tutun da, kötü adamlar tarafından polisin aracına yerleştirilen dinleme cihazının, bir sahnede planı mahvederken diğer bir sahnede adamımızla yapılan anlaşmaya kayıtısız kalmasına kadar sayılabilecek kusurları var elbette. yani, yer yer sıçtığı oluyor. lakin, işin içinde Jean Reno var ve biz tüm bunları tabii ki seve seve görmezden geliyoruz. yalnız kalbimi kıran üç şey var ki bunları söylemeden edemeyeceğim. birincisi, kötü adam Tony Zacchia teyzemin kocasına acayip benziyordu -ki ben kendisinden nefret ederim- o sebeple bu adama iki katı öfkelendim. hal böyle olunca monitörüm tükürüklerimden nasibini aldı. ikincisi, küçük çocuğu kurtaran kötü adam -ki o kadar da kötü sayılmaz- neden öldü ki? çok yakışıklıydı lan, yazık oldu. geri alıp alıp hüzünlendim. üçüncüsü ise; bu güzide filme 6.6 veren imdb, allah senin belanı versin! ha bir de; dostum Jean, yaşlanıyorsun ve bu gerçekten hiç hoş değil. ühü.
aslına bakarsanız konu gayet klasik. kadına, çocuğa, silahsız adama ateş etmeyen, polisle çatışmaya girmeyen bir mafya -bizdeki karşılığı Şener Şen'in canlandırdığı Ali Osman- yani bildiğin kabadayı. gözünü kırpmadan adam vuruyor sonra da ahlaktan bahsediyor, intikam alıyor falan. anlayacağınız, mevzuya yabancı değiliz. aksiyon filmlerinde bolca ekmeği yenilen, bilindik bir konu. fakat tekrar ediyorum, işin içinde Jean Reno var ve bu filmi mükemmel yapmak için yeterli bir sebep.
bunlara 'oha!' demedim de, şuna dedim; http://galeri.uludagsozluk.com/r/l-immortel-170442/
marsilya'da ne kadar çok çöp varmış oğlum. şehrin en işlek caddesini bok götürüyor, belediye yatıyor. ayıp. ama pisliğin ortasındaki velet çok tatlı. kurtarılma sahnesinde yaptığı rol de takdire şayan, ismini bulamadım gerçi. neyse s.ktir et. Hala düşünüyorum, o kadar çöpün orada ne işi var?
övüyor muyum, sövüyor muyum pek belli olmadı ama. benim gibi bir aksiyon tutkunuysanız (peheeey şu tamlamayı da kullandım ya, acayip havalıyım lan) bu filmi kaçırmayın derim. kritik sahnede gerilimli müziği dayıyorlar, tansiyonumu yükseltiyorlar ya hastasıyım oğlum!
repliğe gel; "bedenim bir savaş alanı gibi ama hala ayaktayım. çocuklarımın büyümesini izleyeceğim. elimden geldiğince ailemin yanında kalacağım. saklanmadan, devamlı arkama bakmadan." ve fotoğraf şu; http://galeri.uludagsozluk.com/r/l-immortel-170443/
yapılan yanlış seçimin bir ömre mal olması, kalan zamanında hayallere yer olmaması, sürekli tedirgin bir hayat... çok duygulandım gerçekten, daha fazla yazamayacağım.
-neredeyse unutuyordum, öldürmeyen allah öldürmüyor!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar