bugün
- iremga32
- tem şubenin sözlükte kavga etmesi7
- gammaz arkadaşlar acil baksın8
- velvet8
- nevşehir denince akla gelenler4
- anne ile seks yapmak6
- görür görmez artılanan yazarlar4
- sibel can'ın uludağ sözlük nicki6
- sözlük erkeklerinin memeleri8
- uludağdaki gambaz zulmüne uğrayan yazarlar9
- nihavent bey bay birader4
- sözlükte çok az hamferdi olması6
- ismedin geçeceği illerde yapılacak kutlamalar3
- arkadaşlar ben uyuyorum bir şey demeyin3
- sigarayı bırakmak4
- sevilen yazara yazılan şiir3
- modluk seçimleri4
- sözlük erkeklerinin göğüsleri19
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması27
- nick vermeden bir yazara seslen11
- kavun kokusu2
- sözlüğe bir erkek meme mi attı sorunsalı5
- sakatat4
- uyudunuz mu2
- sibel can'a benzeyen yuzır5
- kolombiya daki depremde ölü sayısı 2732
- arkadaşlar çabuk buraya bakın4
- gideni irdeleyen kezo2
- sevilen kişiyi açık oylamak2
- migros'ta şarap seçen yalnız ve hüzünlü kadınlar4
- takipten mi çıktın çen2
- tenis oynayan kız çekiciliği4
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- kavga eden iki yazarı da artılamak3
- canımın buz gibi yeşil üzüm çekmesi4
- dava ile tehdit eden yazar3
- sözlükte meme ayrımcılığı5
- uludağ sözlük paris buluşması2
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- parcalandim toparlanamiyorum2
- nazilerle işbirliği yapan kudüs şeysi2
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği6
- şaka maka uludağda çok bayan yazar olması2
- çocukluğu hatırlatan şeyler3
- 13 ağustos 2026 aşık olmam hadisesi2
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti4
- sözlüğün aptal kaynaması3
- evde yemek yapmak3
- kızlar acilen konuşmamız gerek19
- haftanın gammazları listesi25
Selamlar... Yine bugün karşınıza, hayatın içinden gibi, değil gibi; bazen saçma bazen değil, yani bu tarz şeylerle çıkmaya çalışacağım. Ve bu hikayem de aslında çoğunda olduğu gibi babamla başlıyor.
12,5 yaşlarındayım. Babama gittim bir akşamüstü. Bana nasıl şiir yazıldığını öğretir misin, dedim.
+Şairlik öyle öğretmeyle öğrenilen bir şey değildir, dedi. Feleğin çemberinden geçmen gerek. Biraz acı çekmelisin oğlum.
Getireyim annemin iğnesini deyince "öyle acı değil lan" dedi. tamam peki ne yapacağız dedim. başladı anlatmaya.
Bana kafiyeyi, redifi, kelime oyunlarını, genel kuralları anlattı. Can kulağıyla dinledim. Bazı şiirlerini ve diğer şairlerin antolojisini getirdi, gösterdi. Artık yazmaya başlayabilirdim. ilkin şöyle başladım:
Afakı gözlerinin saçlarına denk midir?
Benim güzel yarim bu dünyaya renk midir?
ilk görüşte tutuldum, ayla güneş misali
Mahareti aşkımızın sendeki ahenk midir?
sevdiğim kıza götürülecek kıvama gelmiş diye düşünerek okula gittim. Beni görünce gülümsedi hafifçe. Dünyalar feda olsundu ona. Eline kağıdı tutuşturdum, bunu okumalısın dedim. Açtı, okudu.
Çok güzel olmuş. Abin çok sevinecek dedi. Anlamadım önce. Sonra şiiri tekrar okudum. Acı gerçeği anladım. Şiiri akrostiş sanmıştı akıllım. Ona benim bir abim yok da diyemedim. Sustum.
Babama gittim. Şiir işi olmuyor dedim. Biz biliyoruz da mı yazıyoruz deyip sırıtınca soğudum birden. Resmen düğünlerdeki biz biliyoz da mı oynuyoz diyen adamlara döndü bir an. Başarısızlığım onu gülümsetiyordu. Ya da olaylardan haberi bile yoktu. Galiba ikinci ihtimal daha yüksekti.
Şiir olmayınca mektup yazayım dedim. Babama mektup yazacam deyince başladı anlatmaya. Sağ alt köşeye ad yazılır, sol alt köşeye adres yazılır, pullamayı unutma gibi saçma tavsiyelerde bulununca kaçtım ordan. Kıza mektup yazacaz yaa. Elden verecem. Ne pulundan bahsediyosun diyemedim. Mektuptan da soğudum yeminlen.
Söyleyemedik işin doğrusu. Bir de üstüne kız 3 yıl boyunca abim var sandı. Sürekli olmayan abime selamlar söylendi. Olmayan abimle kayağa, yazlığa gidildi. Olmayan abim evlendi. Çoluk çocuk sahibi oldu kerata. Şimdi boşandı. 45-50 yaşındaki olgun komşularından dolma,sarma teklifi bekliyor.
Beni de hep böyle güzel havalar mahvetti. Ama bunu önce Orhan Veli söyledi diye o ünlü olmuştu. Ben ise hukukçu. Lanet olsundu. O kız için yazdığım ama okutmadığım son şeyle bitiriyorum yazımı.
Kaç kere ver şunu dedim, vermedin. Ver artık şunu. Gözlerimi senden alamıyorum.
Not: Bu yazı onun için yazıldı. Uğruna günlük tuttuğum kız. Senin için... ara beni , özledim seni.
12,5 yaşlarındayım. Babama gittim bir akşamüstü. Bana nasıl şiir yazıldığını öğretir misin, dedim.
+Şairlik öyle öğretmeyle öğrenilen bir şey değildir, dedi. Feleğin çemberinden geçmen gerek. Biraz acı çekmelisin oğlum.
Getireyim annemin iğnesini deyince "öyle acı değil lan" dedi. tamam peki ne yapacağız dedim. başladı anlatmaya.
Bana kafiyeyi, redifi, kelime oyunlarını, genel kuralları anlattı. Can kulağıyla dinledim. Bazı şiirlerini ve diğer şairlerin antolojisini getirdi, gösterdi. Artık yazmaya başlayabilirdim. ilkin şöyle başladım:
Afakı gözlerinin saçlarına denk midir?
Benim güzel yarim bu dünyaya renk midir?
ilk görüşte tutuldum, ayla güneş misali
Mahareti aşkımızın sendeki ahenk midir?
sevdiğim kıza götürülecek kıvama gelmiş diye düşünerek okula gittim. Beni görünce gülümsedi hafifçe. Dünyalar feda olsundu ona. Eline kağıdı tutuşturdum, bunu okumalısın dedim. Açtı, okudu.
Çok güzel olmuş. Abin çok sevinecek dedi. Anlamadım önce. Sonra şiiri tekrar okudum. Acı gerçeği anladım. Şiiri akrostiş sanmıştı akıllım. Ona benim bir abim yok da diyemedim. Sustum.
Babama gittim. Şiir işi olmuyor dedim. Biz biliyoruz da mı yazıyoruz deyip sırıtınca soğudum birden. Resmen düğünlerdeki biz biliyoz da mı oynuyoz diyen adamlara döndü bir an. Başarısızlığım onu gülümsetiyordu. Ya da olaylardan haberi bile yoktu. Galiba ikinci ihtimal daha yüksekti.
Şiir olmayınca mektup yazayım dedim. Babama mektup yazacam deyince başladı anlatmaya. Sağ alt köşeye ad yazılır, sol alt köşeye adres yazılır, pullamayı unutma gibi saçma tavsiyelerde bulununca kaçtım ordan. Kıza mektup yazacaz yaa. Elden verecem. Ne pulundan bahsediyosun diyemedim. Mektuptan da soğudum yeminlen.
Söyleyemedik işin doğrusu. Bir de üstüne kız 3 yıl boyunca abim var sandı. Sürekli olmayan abime selamlar söylendi. Olmayan abimle kayağa, yazlığa gidildi. Olmayan abim evlendi. Çoluk çocuk sahibi oldu kerata. Şimdi boşandı. 45-50 yaşındaki olgun komşularından dolma,sarma teklifi bekliyor.
Beni de hep böyle güzel havalar mahvetti. Ama bunu önce Orhan Veli söyledi diye o ünlü olmuştu. Ben ise hukukçu. Lanet olsundu. O kız için yazdığım ama okutmadığım son şeyle bitiriyorum yazımı.
Kaç kere ver şunu dedim, vermedin. Ver artık şunu. Gözlerimi senden alamıyorum.
Not: Bu yazı onun için yazıldı. Uğruna günlük tuttuğum kız. Senin için... ara beni , özledim seni.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar