bugün
- ups boobss nickli yazar5
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması21
- kazada otomobil ikiye bölündü haberindeki otomobil9
- serenay sarıkaya'yı beğenmeyen erkek13
- kolunu sıkınca biceps kası ortaya çıkmayan erkek4
- allah diye bir varlığın olmaması5
- şampuan önerisi8
- el falı bakıyorum sadece seviyeli yazarlar5
- nokia 33104
- açık oylamalardaki mantık hatası3
- false3
- rastgele bir yazar seçip karabüyüyle öldürmek4
- o gece neredeydin3
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi12
- ismet ferdici mi orhancı mı sorunsalı2
- fatma betül sayan kaya57
- siirt2
- muhafazakarlık2
- diamond tema'nın çocuğuna leonidas ismini koyması3
- tofaş arabamın hava yastığı açılmadı3
- coğrafi ofsayt2
- amerika da yaşadığını zanneden yazar2
- ismet kalk çay koy kanka6
- iki çamaşır makinesini yan yana koymak3
- sözlüğün aptal kaynaması2
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- bana küs müsünüz2
- kendisiyle övünen insanlar15
- motor ayşe3
- sözlükte söylediği çoğu şey yalan olan yazar4
- fatma betül sayan kaya'ya malvarlığı dondurma2
- dolunay3
- era7capone ve antipanik aşkı6
- sözlükte kavga edecek birini bulamamak4
- almanyadan gelecek akrabadan istenecekler9
- ne kadar yaşlısın16
- türkiye33
- evet şimdi arkadaşlar gelelim hayatın gerçeklerine2
- ipkis2
- futbol18
- gecenin şarkısı2
- allah bize salat etti9
- pis yedili dizisindeki inanılmaz komik sahne2
- queen ravenna adlı yazar10
- göğe bakmanın faydaları2
- trt tarafsız olmalı13
- yazrlara göre yeni anayasda olması gerken maddeler2
- bazı aşklar şehre benzer3
- nedim şener'in fatma betül sayan kaya yorumu2
zamane, çağ, nesil hastalığıdır. 80 li yıllarda çocuk olanlar bilir; tek katlı gecekondu evler vardı, bahçelerindeki dut ağaçlarının yemişlerine daldığımız, kapıları her daim açık, içinde el süpürgesiyle yerleri süpüren bir kadın olmadan asla hatırlayamadığımız evler. susadığımızda içeri dalıp su istediğimiz, güneş battığında bahçelerindeki akşamsefalarının gölgesinde çekirdek çitlettiğimiz o evler, aslında birer iletişim aracıydı bizlere hayatı öğreten.
en yakın arkadaşlarımız vardı o zamanlar, beraber yaşadığımız ama asla anlatamadığımız aşklarımız vardı. platonik.
misket ortağımız ayrı, gazoz kapağı ortağımız ayrıydı. eriklerine daldığımız ağacın sahibi kovaladığında ayrı yönlere doğru kaçsakta anlaştığımız gibi, buluşma yerimiz hep aynıydı.
iletişememenin konusu bile yoktu. çünkü iletişim, hayatımızın her anında, her saniyesinde bizlere sayısız tecrübelerle donanımlar eklemiş, bizleri, daha büyümeden ileriki senelere hazırlamıştı; ama haberli ama habersiz.
şimdiki çocuklar öyle mi?.
bilgisayarın başından kalkamayan bir çocukluk sunmak zorunda kaldık şimdiki çocuklara. misket ortaklıklarının yerini, feysbuk, msn arkadaşlıkları aldı; platonik aşklar yerine, ''kim kimde ekli, kimin nesi var'' oldu.
okey oynamak için ''dördüncü''ye gerek yok artık. taş çalmak tarihe karıştı.
zamanın akışını, hayatın ilerleyişini istediğiniz tarafa yönlendiremiyorsunuz. hatta bir anlamda o sizi yönlendiriyor istediği tarafa. teknoloji ilerledi ve buna kızabilmek mümkün değil.
fakat yine de insan o günleri özlemiyor değil.
bahsedilen bu yeni çağın, etkisi altına aldığı yeni nesile bıraktığı en acı miras; iletişememe. yani iletişimsizlik.
artık iki nokta üst üste ve bir kapanan parantez ile gülebiliyoruz. yüzümüzdeki mimikler pas tuttu. karşımızdaki kişinin ruh halini bilmeden istediğimiz gibi konuşabiliyoruz. çağ ilerledi.
empati sadece altı tane harfe dokunarak çok kolay yazılabiliyor klavyede.
sabırsızız. kızıyoruz bilgisayara yavaş çalıştığında. her şey bir an önce olsun istiyoruz.
görmediğimiz çiçekler gönderiyoruz sevgiliye, msn de muhabbetin tadına doyum olmuyor artık, her şey ama her şey bir kamera ve kulaklıkla oluyor. yanlızlaştırıldık; öyle olmak zorundaydı.
bundan sonra olacak gelişmeler hayatımızdan neleri alıp götürecek şimdiden tahmin etmek zor. yalnızlar ordusu her geçen gün çoğaltıyor müritlerini. iletişememeye devam etmek sıkıcı. güler yüzler görememek kötü. konuşamamak acı verici.
robotlaşmış yaşamlarımızda ürettiğimiz sahte pencerelere asla doğmayacak güneşlere sahibiz artık.
ışık var ama ısı yok!
en yakın arkadaşlarımız vardı o zamanlar, beraber yaşadığımız ama asla anlatamadığımız aşklarımız vardı. platonik.
misket ortağımız ayrı, gazoz kapağı ortağımız ayrıydı. eriklerine daldığımız ağacın sahibi kovaladığında ayrı yönlere doğru kaçsakta anlaştığımız gibi, buluşma yerimiz hep aynıydı.
iletişememenin konusu bile yoktu. çünkü iletişim, hayatımızın her anında, her saniyesinde bizlere sayısız tecrübelerle donanımlar eklemiş, bizleri, daha büyümeden ileriki senelere hazırlamıştı; ama haberli ama habersiz.
şimdiki çocuklar öyle mi?.
bilgisayarın başından kalkamayan bir çocukluk sunmak zorunda kaldık şimdiki çocuklara. misket ortaklıklarının yerini, feysbuk, msn arkadaşlıkları aldı; platonik aşklar yerine, ''kim kimde ekli, kimin nesi var'' oldu.
okey oynamak için ''dördüncü''ye gerek yok artık. taş çalmak tarihe karıştı.
zamanın akışını, hayatın ilerleyişini istediğiniz tarafa yönlendiremiyorsunuz. hatta bir anlamda o sizi yönlendiriyor istediği tarafa. teknoloji ilerledi ve buna kızabilmek mümkün değil.
fakat yine de insan o günleri özlemiyor değil.
bahsedilen bu yeni çağın, etkisi altına aldığı yeni nesile bıraktığı en acı miras; iletişememe. yani iletişimsizlik.
artık iki nokta üst üste ve bir kapanan parantez ile gülebiliyoruz. yüzümüzdeki mimikler pas tuttu. karşımızdaki kişinin ruh halini bilmeden istediğimiz gibi konuşabiliyoruz. çağ ilerledi.
empati sadece altı tane harfe dokunarak çok kolay yazılabiliyor klavyede.
sabırsızız. kızıyoruz bilgisayara yavaş çalıştığında. her şey bir an önce olsun istiyoruz.
görmediğimiz çiçekler gönderiyoruz sevgiliye, msn de muhabbetin tadına doyum olmuyor artık, her şey ama her şey bir kamera ve kulaklıkla oluyor. yanlızlaştırıldık; öyle olmak zorundaydı.
bundan sonra olacak gelişmeler hayatımızdan neleri alıp götürecek şimdiden tahmin etmek zor. yalnızlar ordusu her geçen gün çoğaltıyor müritlerini. iletişememeye devam etmek sıkıcı. güler yüzler görememek kötü. konuşamamak acı verici.
robotlaşmış yaşamlarımızda ürettiğimiz sahte pencerelere asla doğmayacak güneşlere sahibiz artık.
ışık var ama ısı yok!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar