bugün
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur12
- leş kaktüsü5
- gelmiş geçmiş en iyi futbolcu4
- sözlüğün en ılık yazarı7
- iran kürtleri2
- ucuz atlatmak5
- bik bik'in gerçek yüzü4
- keyif kaçıran şeyler6
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- fon olayı reisi çok üzdü diyen akpli3
- sözlüğün yeni tasarımı23
- günün sözü4
- güncelleme sonrası oluşan gif yükleme hatası3
- akp'nin kemalistleşmesi5
- galatasaray amed operasyonu5
- polo ralph lauren vs us polo assn3
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit3
- samsak döveci9
- cennet çamuru3
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer5
- anın görüntüsü25
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- rothschildin hayat bir anda değişebilir twiti2
- barbunya pilakisi seven bokkefali4
- tinto brass12
- ne bu fon vurgunu5
- aponun villası9
- aşk17
- opel vectra b4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- masterchef 20263
- paranın mutluluk getirmemesi7
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- italyan arabaları3
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- kötü bir insan mıyım ben5
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- terhis oluyorum sözlük21
- uludede ile hacca gitmek3
- holocaust2
- pforzheim toplum mürşidi piizci ismed efendi2
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- fatma betül sayan kaya28
- hoca2
kitaptan bir pasaj:
Başıma geleceği biliyorum. Bir gün korkunç birşeyin anısıyla birlikte söylenecek benim adım, –yeryüzünde eşi görülmemiş bir bunluğun, en derin bulunç çatışmasının , o güne dek inanılmış, istenmiş, kutsallaştırılmış ne varsa, hepsine karşı yöneltilecek bir son sözün anısıyla. insan değilim ben, dinamitim. Bütün bunlara karşın, din kurucularını andırır bir yanım yok, –dinler ayaktakımı işidir; dindar birine dokununca, ardından ellerimi yıkamam gerektir. “inananlar” istemiyorum; kendi kendime inanmak için bile biraz çokça hayınım sanıyorum; yığınlara değil benim konuşmam… Günün birinde beni ermişler katına koyacaklar diye ödüm kopuyor: Anlıyorsunuz ya, bu kitabı önceden çıkarıyorum ki, ilerde benim adıma ahmaklıklar yapmasınlar. Ermiş olmak istemem, soytarı olayım daha iyi…
Belki öyleyimdir de. Buna karşın, daha doğrusu, daha doğrusu karşın değil –ermişlerden daha iyi dolandırıcı gelmemiştir çünkü, –doğrular çıkıyor benim ağzımdan. Ama benim doğrularım korkunçtur: Bugüne dek yalana doğru dediler çünkü. –Tüm değerlerin yenilenmesi: insanlığın en yüce bir kendine geliş eylemine –ki bende cisim bulmuş, deha olmuştur– taktığım ad budur işte. Talihim böyle istiyor, ilk namuslu insan ben olmalıyım, binlerce yıllık yalan dolana karşı durmalıyım kendimi… Yalanın yalan olduğunu duyup… koklamakla, doğruyu ilk bulan ben oldum… Burun deliklerimdedir benim dehâm. Şimdiye dek hiç kimse benim durduğum gibi karşı durmamıştır ya, gene de yadsıyan bir kafanın tam tersiyim ben. Şimdiye dek eşi gelmemiş bir muştucuyum; şimdiye dek kavramı bile olmayan, öylesine yüksek ödevler biliyorum; ancak benimle birlikte umut bağlanıyor gene. Böylece, zorunlu olarak yıkım getirici bir adamım ben. Çünkü doğru binlerce yıllık yalanla kavgaya tutuşunca, kimsenin aklından bile geçirmediği depremler, sarsıntılar göreceğiz; dağ, koyak birbirine karışacak. Siyasa kavramı o gün bir düşünceler savaşı içinde hepten yitip gidecek; eski toplumun tüm siyasal kurumları havaya uçacak, –çünkü yalan üstüne kurulmuş topu da. Yeryüzünde ilk benimle başladı büyük siyasa.
Başıma geleceği biliyorum. Bir gün korkunç birşeyin anısıyla birlikte söylenecek benim adım, –yeryüzünde eşi görülmemiş bir bunluğun, en derin bulunç çatışmasının , o güne dek inanılmış, istenmiş, kutsallaştırılmış ne varsa, hepsine karşı yöneltilecek bir son sözün anısıyla. insan değilim ben, dinamitim. Bütün bunlara karşın, din kurucularını andırır bir yanım yok, –dinler ayaktakımı işidir; dindar birine dokununca, ardından ellerimi yıkamam gerektir. “inananlar” istemiyorum; kendi kendime inanmak için bile biraz çokça hayınım sanıyorum; yığınlara değil benim konuşmam… Günün birinde beni ermişler katına koyacaklar diye ödüm kopuyor: Anlıyorsunuz ya, bu kitabı önceden çıkarıyorum ki, ilerde benim adıma ahmaklıklar yapmasınlar. Ermiş olmak istemem, soytarı olayım daha iyi…
Belki öyleyimdir de. Buna karşın, daha doğrusu, daha doğrusu karşın değil –ermişlerden daha iyi dolandırıcı gelmemiştir çünkü, –doğrular çıkıyor benim ağzımdan. Ama benim doğrularım korkunçtur: Bugüne dek yalana doğru dediler çünkü. –Tüm değerlerin yenilenmesi: insanlığın en yüce bir kendine geliş eylemine –ki bende cisim bulmuş, deha olmuştur– taktığım ad budur işte. Talihim böyle istiyor, ilk namuslu insan ben olmalıyım, binlerce yıllık yalan dolana karşı durmalıyım kendimi… Yalanın yalan olduğunu duyup… koklamakla, doğruyu ilk bulan ben oldum… Burun deliklerimdedir benim dehâm. Şimdiye dek hiç kimse benim durduğum gibi karşı durmamıştır ya, gene de yadsıyan bir kafanın tam tersiyim ben. Şimdiye dek eşi gelmemiş bir muştucuyum; şimdiye dek kavramı bile olmayan, öylesine yüksek ödevler biliyorum; ancak benimle birlikte umut bağlanıyor gene. Böylece, zorunlu olarak yıkım getirici bir adamım ben. Çünkü doğru binlerce yıllık yalanla kavgaya tutuşunca, kimsenin aklından bile geçirmediği depremler, sarsıntılar göreceğiz; dağ, koyak birbirine karışacak. Siyasa kavramı o gün bir düşünceler savaşı içinde hepten yitip gidecek; eski toplumun tüm siyasal kurumları havaya uçacak, –çünkü yalan üstüne kurulmuş topu da. Yeryüzünde ilk benimle başladı büyük siyasa.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com