bugün
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz14
- emre aydın dinledikten sonra havanın grileşmesi3
- fon vurguncularının fetva alması3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı30
- fenerbahçe 3 liverpool 14
- muslettin amca15
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan8
- atatürk düşmanı değilim5
- kurallara uyma refleksinin sorgulanmaması2
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar10
- emre aydın a adam olması için tavsiyeler2
- muslettin amca ile halı sahaya gitmek4
- gastronomi4
- çaya tükürmek2
- fenerlilerin ağlaması4
- teoman müziği bıraktı4
- ankara savaşında gavur ile ittifak yapan osmanlı6
- yeni tanışılan kimse8
- sex shop5
- cezaevine özenen gençler8
- sözlük klasikleri8
- 4 kasım 2026 liverpoolun fbye döşeyceği boru4
- aşermek2
- ucanpembekoala5
- insan sevmemek3
- 6 milyon lirayı zimmetine geçiren zabıt katibi5
- inancın sıcacık fırınları5
- yağmurlu bir güne uyanmak5
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak11
- 5000 yıllık kürt tarihinin ıspatı5
- aleksey batrakov27
- ömer üründül'ün izdivaç programı sunması2
- bencil olmak2
- dedeağaç2
- erkekler neden teşhirci giyinmez5
- biz de birileriyiz3
- 24 kasım 2026 galatasaray aston villa maçı5
- anlamadım true ayıplı film çekerken mi yakalanmış3
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar4
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- anın görüntüsü33
- hoşlanılan kızın aşkın ne kadar derin diye sorması5
- akepem yapmaz5
- suavi nin tıraş bıçağı reklamında oynaması2
- tanımadığı kadına tokat atan adam19
- kasım indirimleri2
- adolescence2
- kırıkkaleli olmak istemek10
- 12 kasım 2026 türkiye belçika maçı3
- güne bir kitap alıntısı bırak3
sanırım biraz anlatmam lazım kendimi:
bir kız sevdim. aslında ilk başta sevmemiştim, diğerleri gibiydi. hani sevgilin olur, gezersin tozarsın, eğlenirsin. hani hiç ileride '' bir kızımız olsun lan, adı da yasemin '' demezsin. hiç onsuz yapamayacağını düşünmediğin, başka bir tene dokunamayacağını inanmadığın, tüm hayatını ona harcamayı tercih etmediğin birisi gibi gördüm. dedim ya, ilk başlarda.
gel zaman git zaman, bir baktım ki artık her gün mesaj kutumu temizliyorum, sonra arama süreleri uzamaya başladı. dudaklardan gelen öpücükler, seni seviyorum'lara dönüştü. ten'den beklenen tek şey sıkıca sarılmak oldu bir zaman sonra. gözler onu arar oldu. rüyalara da dahil oldu zamanla.
bazen sevgili oldu sarıldı, bazen ana oldu sardı. en sonunda arkadaşım da oldu, kederime ortak da. özlemim oldu, yalnızlığım oldu. kavgalarımız da olmadı değil, çook oldu. o kadar çok ki, beni terkedebilcek kadar. sonra siktir et dedim kendime, 2 yılı boşa harcamışsın koçum dedi iç ses.
ama olmadı. zaten olmaması normaldi, tahmin ettiğim gibiydi. ellerim onu arar oldu. ufacık elleri, kocaman kalbi vardı. gözleri de hep ıslaktı, benim yüzümdendi. bilirdim ama işte seve seve git denir miydi?
bir, iki, üç... kavgalar uzadı, uzadıkça da sıklaştı. bir zamanlar kendisine 95 tane mesaj atmıştım 4 sa. içerisinde. hanfendi uykuyu çok severdi, o yüzden o kadar da güzeldi. bense sabah saat 7de kalkmıştım, işe gidiyordum. ''günaydın günümü aydınlık eden güzel'' dedim. cevap yoktu? nasıl olsun be salak daha sabah 7. sonra başladım, onu ne kadar sevdiğimi anlattım. çok özlediğimi, hep beraber olmak istediğimi vs. sıraladım. sonra bir baktım 95 mesaj olmuş, saate baktım daha 11 değil.
-bir yudum daha içelim-
sevdik işte. yitip gitceğini bilmeden hem de.( yalan söylüyorum.. doğrusu; yitip gitceğine inanmadan. )
ama yetmemiş, yetmezmiş de bunu öğretti bana. ha konu öğrettiklerine gelmişken biraz daha açayım:
bana sevmeyi öğretti. terketmeyi de ondan öğrendim. kızdığımda sakinleşmem gerektiğini de, ama kızgınken çok tatlı olduğumu da söyledi. hiç inanmadım. yalancıydı o. biricik, yalancımdı. seviyor musun? derdi, kalbimin her bir hücresiyle derdim. hafiften gözü dolardı, kıyamaz öperdim gözlerini. belki ondandır zamansız gitmesi. eskiler derdi hep, gözden öpmek hasrettir. askere giden öpülür gözden derlerdi hep. ama karşımda böyle ıslak gözlerle oturmasına da izin veremezdim ya?
öperdim. bol bol.
-büyük bir yudum daha-
o gün geldi çattı,
verilen sözler birdi edilen yeminler sıfır
eşyalar alındı fotoğraflar söküldü
yerlerinden
bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk
sipariş edildi yeniden.
gitme... diyebildim sadece, dudaklarım güçsüzdü. yorgundum biraz da, kalbim de yeterince ağırdı. sırtımda da kocaman bir ayrılık yükü vardı.
gitme...
-hayatımın en güzel yıllarını böyle geçiremem.
sevmiştim ben abi vesselam...
bir kız sevdim. aslında ilk başta sevmemiştim, diğerleri gibiydi. hani sevgilin olur, gezersin tozarsın, eğlenirsin. hani hiç ileride '' bir kızımız olsun lan, adı da yasemin '' demezsin. hiç onsuz yapamayacağını düşünmediğin, başka bir tene dokunamayacağını inanmadığın, tüm hayatını ona harcamayı tercih etmediğin birisi gibi gördüm. dedim ya, ilk başlarda.
gel zaman git zaman, bir baktım ki artık her gün mesaj kutumu temizliyorum, sonra arama süreleri uzamaya başladı. dudaklardan gelen öpücükler, seni seviyorum'lara dönüştü. ten'den beklenen tek şey sıkıca sarılmak oldu bir zaman sonra. gözler onu arar oldu. rüyalara da dahil oldu zamanla.
bazen sevgili oldu sarıldı, bazen ana oldu sardı. en sonunda arkadaşım da oldu, kederime ortak da. özlemim oldu, yalnızlığım oldu. kavgalarımız da olmadı değil, çook oldu. o kadar çok ki, beni terkedebilcek kadar. sonra siktir et dedim kendime, 2 yılı boşa harcamışsın koçum dedi iç ses.
ama olmadı. zaten olmaması normaldi, tahmin ettiğim gibiydi. ellerim onu arar oldu. ufacık elleri, kocaman kalbi vardı. gözleri de hep ıslaktı, benim yüzümdendi. bilirdim ama işte seve seve git denir miydi?
bir, iki, üç... kavgalar uzadı, uzadıkça da sıklaştı. bir zamanlar kendisine 95 tane mesaj atmıştım 4 sa. içerisinde. hanfendi uykuyu çok severdi, o yüzden o kadar da güzeldi. bense sabah saat 7de kalkmıştım, işe gidiyordum. ''günaydın günümü aydınlık eden güzel'' dedim. cevap yoktu? nasıl olsun be salak daha sabah 7. sonra başladım, onu ne kadar sevdiğimi anlattım. çok özlediğimi, hep beraber olmak istediğimi vs. sıraladım. sonra bir baktım 95 mesaj olmuş, saate baktım daha 11 değil.
-bir yudum daha içelim-
sevdik işte. yitip gitceğini bilmeden hem de.( yalan söylüyorum.. doğrusu; yitip gitceğine inanmadan. )
ama yetmemiş, yetmezmiş de bunu öğretti bana. ha konu öğrettiklerine gelmişken biraz daha açayım:
bana sevmeyi öğretti. terketmeyi de ondan öğrendim. kızdığımda sakinleşmem gerektiğini de, ama kızgınken çok tatlı olduğumu da söyledi. hiç inanmadım. yalancıydı o. biricik, yalancımdı. seviyor musun? derdi, kalbimin her bir hücresiyle derdim. hafiften gözü dolardı, kıyamaz öperdim gözlerini. belki ondandır zamansız gitmesi. eskiler derdi hep, gözden öpmek hasrettir. askere giden öpülür gözden derlerdi hep. ama karşımda böyle ıslak gözlerle oturmasına da izin veremezdim ya?
öperdim. bol bol.
-büyük bir yudum daha-
o gün geldi çattı,
verilen sözler birdi edilen yeminler sıfır
eşyalar alındı fotoğraflar söküldü
yerlerinden
bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk
sipariş edildi yeniden.
gitme... diyebildim sadece, dudaklarım güçsüzdü. yorgundum biraz da, kalbim de yeterince ağırdı. sırtımda da kocaman bir ayrılık yükü vardı.
gitme...
-hayatımın en güzel yıllarını böyle geçiremem.
sevmiştim ben abi vesselam...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar