bugün
- iş verenlerin aç gözlü olması3
- isim koyarken çocuğunu düşünmeyen aile2
- şu anda ne yapıyorsun13
- takıntılı biri olmak4
- 30 lu yaşlar11
- ayağına kaldırım taşı bağlanan caretta caretta3
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- yaşamak üzerine2
- üstteki yazarın nicki ile akrostiş yaz8
- erkeklerin kadınsılaşması9
- sözlükte altın günü yapmak11
- yeni insanlarla tanışmak istememek6
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı6
- insanların gözlem yapmaması7
- eşek sucuğu16
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan7
- insanın bu hayattaki amacı17
- kız olarak doğmanın muazzam avantajı4
- 24 yaşında erkek 18 yaşında kız ilişkisi4
- trumpın savaşı eline yüzüne bulaştırması4
- kimseyi memnun edememek12
- aşık yorguni10
- üşenirken yapılan saçmalıklar7
- sigara içen erkek karizması3
- şirinevler8
- bir kezonun elinden zehir olsa yemek5
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- maldivler6
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi11
- kızartma yağından sabun yapmak8
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- insanların gözleme yapmaması4
- tuborg kırmızı seven kız4
- flört edinmek7
- dünyanın en güzel omleti5
- biraderleri üst üste koymak7
- kamp yapmayı seven kadın2
- karılara kösnül bakışlar atmak3
- yarın iş olması4
- sosyalleşmekten kaçan insan4
- uludağ sözlüğün cenaze namazı6
- eşe mi pahalı hediye alınır metrese mi sorunsalı6
- ankastre bozukluğu4
- üstteki yazar ne yapıyor5
- allah6
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- 20 li yaşların çabuk geçmesi12
- a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi10
- sedat pekmez bey reyizin dönmüş olması6
- şeytan5
sanırım biraz anlatmam lazım kendimi:
bir kız sevdim. aslında ilk başta sevmemiştim, diğerleri gibiydi. hani sevgilin olur, gezersin tozarsın, eğlenirsin. hani hiç ileride '' bir kızımız olsun lan, adı da yasemin '' demezsin. hiç onsuz yapamayacağını düşünmediğin, başka bir tene dokunamayacağını inanmadığın, tüm hayatını ona harcamayı tercih etmediğin birisi gibi gördüm. dedim ya, ilk başlarda.
gel zaman git zaman, bir baktım ki artık her gün mesaj kutumu temizliyorum, sonra arama süreleri uzamaya başladı. dudaklardan gelen öpücükler, seni seviyorum'lara dönüştü. ten'den beklenen tek şey sıkıca sarılmak oldu bir zaman sonra. gözler onu arar oldu. rüyalara da dahil oldu zamanla.
bazen sevgili oldu sarıldı, bazen ana oldu sardı. en sonunda arkadaşım da oldu, kederime ortak da. özlemim oldu, yalnızlığım oldu. kavgalarımız da olmadı değil, çook oldu. o kadar çok ki, beni terkedebilcek kadar. sonra siktir et dedim kendime, 2 yılı boşa harcamışsın koçum dedi iç ses.
ama olmadı. zaten olmaması normaldi, tahmin ettiğim gibiydi. ellerim onu arar oldu. ufacık elleri, kocaman kalbi vardı. gözleri de hep ıslaktı, benim yüzümdendi. bilirdim ama işte seve seve git denir miydi?
bir, iki, üç... kavgalar uzadı, uzadıkça da sıklaştı. bir zamanlar kendisine 95 tane mesaj atmıştım 4 sa. içerisinde. hanfendi uykuyu çok severdi, o yüzden o kadar da güzeldi. bense sabah saat 7de kalkmıştım, işe gidiyordum. ''günaydın günümü aydınlık eden güzel'' dedim. cevap yoktu? nasıl olsun be salak daha sabah 7. sonra başladım, onu ne kadar sevdiğimi anlattım. çok özlediğimi, hep beraber olmak istediğimi vs. sıraladım. sonra bir baktım 95 mesaj olmuş, saate baktım daha 11 değil.
-bir yudum daha içelim-
sevdik işte. yitip gitceğini bilmeden hem de.( yalan söylüyorum.. doğrusu; yitip gitceğine inanmadan. )
ama yetmemiş, yetmezmiş de bunu öğretti bana. ha konu öğrettiklerine gelmişken biraz daha açayım:
bana sevmeyi öğretti. terketmeyi de ondan öğrendim. kızdığımda sakinleşmem gerektiğini de, ama kızgınken çok tatlı olduğumu da söyledi. hiç inanmadım. yalancıydı o. biricik, yalancımdı. seviyor musun? derdi, kalbimin her bir hücresiyle derdim. hafiften gözü dolardı, kıyamaz öperdim gözlerini. belki ondandır zamansız gitmesi. eskiler derdi hep, gözden öpmek hasrettir. askere giden öpülür gözden derlerdi hep. ama karşımda böyle ıslak gözlerle oturmasına da izin veremezdim ya?
öperdim. bol bol.
-büyük bir yudum daha-
o gün geldi çattı,
verilen sözler birdi edilen yeminler sıfır
eşyalar alındı fotoğraflar söküldü
yerlerinden
bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk
sipariş edildi yeniden.
gitme... diyebildim sadece, dudaklarım güçsüzdü. yorgundum biraz da, kalbim de yeterince ağırdı. sırtımda da kocaman bir ayrılık yükü vardı.
gitme...
-hayatımın en güzel yıllarını böyle geçiremem.
sevmiştim ben abi vesselam...
bir kız sevdim. aslında ilk başta sevmemiştim, diğerleri gibiydi. hani sevgilin olur, gezersin tozarsın, eğlenirsin. hani hiç ileride '' bir kızımız olsun lan, adı da yasemin '' demezsin. hiç onsuz yapamayacağını düşünmediğin, başka bir tene dokunamayacağını inanmadığın, tüm hayatını ona harcamayı tercih etmediğin birisi gibi gördüm. dedim ya, ilk başlarda.
gel zaman git zaman, bir baktım ki artık her gün mesaj kutumu temizliyorum, sonra arama süreleri uzamaya başladı. dudaklardan gelen öpücükler, seni seviyorum'lara dönüştü. ten'den beklenen tek şey sıkıca sarılmak oldu bir zaman sonra. gözler onu arar oldu. rüyalara da dahil oldu zamanla.
bazen sevgili oldu sarıldı, bazen ana oldu sardı. en sonunda arkadaşım da oldu, kederime ortak da. özlemim oldu, yalnızlığım oldu. kavgalarımız da olmadı değil, çook oldu. o kadar çok ki, beni terkedebilcek kadar. sonra siktir et dedim kendime, 2 yılı boşa harcamışsın koçum dedi iç ses.
ama olmadı. zaten olmaması normaldi, tahmin ettiğim gibiydi. ellerim onu arar oldu. ufacık elleri, kocaman kalbi vardı. gözleri de hep ıslaktı, benim yüzümdendi. bilirdim ama işte seve seve git denir miydi?
bir, iki, üç... kavgalar uzadı, uzadıkça da sıklaştı. bir zamanlar kendisine 95 tane mesaj atmıştım 4 sa. içerisinde. hanfendi uykuyu çok severdi, o yüzden o kadar da güzeldi. bense sabah saat 7de kalkmıştım, işe gidiyordum. ''günaydın günümü aydınlık eden güzel'' dedim. cevap yoktu? nasıl olsun be salak daha sabah 7. sonra başladım, onu ne kadar sevdiğimi anlattım. çok özlediğimi, hep beraber olmak istediğimi vs. sıraladım. sonra bir baktım 95 mesaj olmuş, saate baktım daha 11 değil.
-bir yudum daha içelim-
sevdik işte. yitip gitceğini bilmeden hem de.( yalan söylüyorum.. doğrusu; yitip gitceğine inanmadan. )
ama yetmemiş, yetmezmiş de bunu öğretti bana. ha konu öğrettiklerine gelmişken biraz daha açayım:
bana sevmeyi öğretti. terketmeyi de ondan öğrendim. kızdığımda sakinleşmem gerektiğini de, ama kızgınken çok tatlı olduğumu da söyledi. hiç inanmadım. yalancıydı o. biricik, yalancımdı. seviyor musun? derdi, kalbimin her bir hücresiyle derdim. hafiften gözü dolardı, kıyamaz öperdim gözlerini. belki ondandır zamansız gitmesi. eskiler derdi hep, gözden öpmek hasrettir. askere giden öpülür gözden derlerdi hep. ama karşımda böyle ıslak gözlerle oturmasına da izin veremezdim ya?
öperdim. bol bol.
-büyük bir yudum daha-
o gün geldi çattı,
verilen sözler birdi edilen yeminler sıfır
eşyalar alındı fotoğraflar söküldü
yerlerinden
bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk
sipariş edildi yeniden.
gitme... diyebildim sadece, dudaklarım güçsüzdü. yorgundum biraz da, kalbim de yeterince ağırdı. sırtımda da kocaman bir ayrılık yükü vardı.
gitme...
-hayatımın en güzel yıllarını böyle geçiremem.
sevmiştim ben abi vesselam...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar