bugün
- kurtar bizi müsavat13
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi15
- nervio12
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi9
- devran dönecek6
- garip başlıklar5
- ülke gündemini umursamamak6
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız5
- idam cezasının geri gelmesi6
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı26
- shell2
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak3
- yeni parti7
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı15
- meme gerdirme operasyonu8
- sabah yürüyüşü8
- lan ın ingilizcesi4
- cumartesi pazarı4
- bakırköy4
- ayakkabıları ters giymek4
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken5
- baharın uzayıp yazın gelmemesi2
- sözlükteki galatasaraylılar7
- okan buruk11
- kemal kılıçdaroğlu4
- dem seçmeni erdoğan'a oy verir mi2
- victor osimhen16
- ahmet baran yazgan8
- meczubun peşinden gitmek4
- rahatın hiç uğramadığı kalp4
- karpuzcu libos panda2
- patates sulusu2
- hayat seks yemek kültür ve sanattır2
- yahudi cesaret madalyalı lider mi olur sorunsalı2
- süt ısıtıp içine kahve ve şeker katmak5
- jinekomasti olmuş erkeğin göğüsleriyle oynamak3
- biranın üstüne rakı içmek6
- ona bir şey söyle4
- kuşbaşılı pide3
- jinekomasti yaptıran sözlük erkekleri3
- 13 ağustos 2026 süleymancılara operasyon yapılması2
- trabzonspor2
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi21
- z kuşağı5
- dursun özbek4
- 1 euro 55 33 tl2
- anın görüntüsü31
- kıyma çeken kasaba nasıl kıydın diye sitem etmek2
- toprağı öpen gözyaşları3
postmodern tapınaktır.
devasa bina kavramı: efendim devasa bina dediğimiz olay bir toplumdaki her bir bireyin önce cemaatleştirilmesi ve ardından o cemaatin sindirilmesi amaçlı ortaya çıkmıştır.
psikolojik temel: birey tek başına dünyanın merkezidir, ancak o birey ki kendisini hakim otoriteye ve hakim değerlere karşı küçük hissetmezse tehlike yaratır(otorite açısından). yani bu sebepledir ki bir devasa mekana bir anıta girdiğimizde içimiz uhreviyat dolar, o figür karşısından küçük hisseder ve ardından o figüre sığınan değerlerin de hakimiyetini kabul ederiz.
tarihten örnekler verelim; din egemen toplumlarda(roma-yunan-mısır) tapınaklar devasadır. çünkü bireylerin tanrı-kral karşısında küçük hissetmeleri istenir. ayrıca anıt-mezar anlayışının da neden önemli olduğuna değineceğim.
sparta kentinde en önemli yapı ordugah idi. çünkü sparta militarist bir otoriteye sahipti.
ortaçağda şatoların ve devasa kiliselerin ortaya çıkışı da bize aristokrasi-ruhbanlar işbirliğini göstermektedir(zaten ne zaman bu iki godoş kavga etti tarih değişti)
modern dönemlerde, yani fordist 1900-1960 arasında fabrikaların ve üretime dayalı figürlerin devasa oluşu da gözden kaçmaz. yine aynı dönemin ilk yarısı içindeki totaliter arayışlar zamanında(nazi almanyası,sscb,italya) anıt-mezarların önemi ortaya çıkar. bu da tek lider kültü ile işleyen bir babacılık yani paternalizm işaretidir. babacılık(?) kısaca, liderin halkın tüm ihtiyaçlarından sorumlu oluşunu ifade eder. oysa pratikte bu halkın lider önünde küçük hissetmesine sebep olur.
postmodern topluma(yani günümüze) geldiğimizde ise üretimin yerini tüketimin, totaliterizmin yerini demokrasinin aldığını görüyoruz. lakin bu kapitalist toplum diğer anıtsal değerleri dalga geçerek alaşağı etse de kendisi bir başka devasa tapınak yaratmıştır: plazalar.
yani plazalar paranın tapınağıdır, bu sebeple bireyler plaza önünde küçük hissetmekte onu temsil eden parlak takım elbiseli adamlardan-kadınlardan çekinmektedir. o yüzden eski toplumlarda en önemli şey ibadet yahut lidere bağlılık iken bugün bu kariyer olmuştur. kariyer yapmak ve o sayede daha fazla tüketmek elzem olmuştur.
devasa bina kavramı: efendim devasa bina dediğimiz olay bir toplumdaki her bir bireyin önce cemaatleştirilmesi ve ardından o cemaatin sindirilmesi amaçlı ortaya çıkmıştır.
psikolojik temel: birey tek başına dünyanın merkezidir, ancak o birey ki kendisini hakim otoriteye ve hakim değerlere karşı küçük hissetmezse tehlike yaratır(otorite açısından). yani bu sebepledir ki bir devasa mekana bir anıta girdiğimizde içimiz uhreviyat dolar, o figür karşısından küçük hisseder ve ardından o figüre sığınan değerlerin de hakimiyetini kabul ederiz.
tarihten örnekler verelim; din egemen toplumlarda(roma-yunan-mısır) tapınaklar devasadır. çünkü bireylerin tanrı-kral karşısında küçük hissetmeleri istenir. ayrıca anıt-mezar anlayışının da neden önemli olduğuna değineceğim.
sparta kentinde en önemli yapı ordugah idi. çünkü sparta militarist bir otoriteye sahipti.
ortaçağda şatoların ve devasa kiliselerin ortaya çıkışı da bize aristokrasi-ruhbanlar işbirliğini göstermektedir(zaten ne zaman bu iki godoş kavga etti tarih değişti)
modern dönemlerde, yani fordist 1900-1960 arasında fabrikaların ve üretime dayalı figürlerin devasa oluşu da gözden kaçmaz. yine aynı dönemin ilk yarısı içindeki totaliter arayışlar zamanında(nazi almanyası,sscb,italya) anıt-mezarların önemi ortaya çıkar. bu da tek lider kültü ile işleyen bir babacılık yani paternalizm işaretidir. babacılık(?) kısaca, liderin halkın tüm ihtiyaçlarından sorumlu oluşunu ifade eder. oysa pratikte bu halkın lider önünde küçük hissetmesine sebep olur.
postmodern topluma(yani günümüze) geldiğimizde ise üretimin yerini tüketimin, totaliterizmin yerini demokrasinin aldığını görüyoruz. lakin bu kapitalist toplum diğer anıtsal değerleri dalga geçerek alaşağı etse de kendisi bir başka devasa tapınak yaratmıştır: plazalar.
yani plazalar paranın tapınağıdır, bu sebeple bireyler plaza önünde küçük hissetmekte onu temsil eden parlak takım elbiseli adamlardan-kadınlardan çekinmektedir. o yüzden eski toplumlarda en önemli şey ibadet yahut lidere bağlılık iken bugün bu kariyer olmuştur. kariyer yapmak ve o sayede daha fazla tüketmek elzem olmuştur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar