bugün
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat6
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- mansur yavaş9
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya3
- en son neye çok üzüldünüz12
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- 40 yaşına gelince kadınların kartlaşması7
- gocu32
- arkadaşlar ben ayrılmak istiyorum3
- true yaşıyor mu6
- kendinizi on yıl sonra nerede görüyorsunuz2
- israil seviciliği5
- islam yekpare biçimde doğru mu sahiden2
- nuh ve ibrahimle yapılan antlaşma6
- mamudo gurban niye doğdun9
- yehova şahitleri5
- feministlerin cevaplayamadığı soru7
- allah ı görmek3
- başkent istanbul olsun11
- tablet mi pc mi telefon mu4
- ibrahim'in allah'ı elestirmesi4
- her şeyin çözümü var demek4
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği10
- kadının en güzel olduğu yaş3
- 34 yaşına kadar eline erkek eli değmemiş erkek2
- ak parti2
- yahudilerin mesih seviciliği3
- true nickli yazar23
- tai'nin mutfağına konuk olmak8
- cem yılmaza gülenler sözlük2
- queen ravennanın cinleri5
- yan tuvalette sesli osurarak sıçan insan2
- inci sözlük4
- hiçbir şeyi bilmeden hayvan gibi yasamak3
- kürtlerin aslında iyi olduğu gerçeği4
- mansur yavaş'ın chp den ayrılması6
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- türklerin tartışma kültürü2
- göksel in memeleri3
- nasıl nude istenir4
- eskiyen gocuğu çöpe atmak2
- piyasanın en ağır sigarası4
- amedspor6
- istanbul3
- truelaşmak5
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay9
- bekarlığın avantajları4
- uludağ sözlük premium hesabı3
- uçakta sözlüğe girmek2
- vay vay vay queen ravenna abla hoşgeldin6
2009'da, bir blogda yazdığım bir yazıyı paylaşıyorum ;
"hayat böyle gider.. hepsi hayatın gerçekleridir. evlenmeyi istemek erkek olmak kadar gerçek bir şeydir. her insan bir gün evlenmeyi, yuva sahibi olmayı, çocuklar yetiştirmeyi ve sevdiği erkek/kadın ile birlikte mutlu bir hayat geçirmeyi istedikleri için evlenirler.
ama;
ben buna biraz önyargılı yaklaşıyorum.. günümüzde artan boşanma olaylarını da kişisel arzuların tatmin seviyesinin bencilce had safhalara taşınması ile tanımlayabiliriz sanırım.
ben bu çarkın bu kadar duygusal ve insancıl bir sistem ile işlediğine inanmıyorum.
i̇nanıyorum ki ; her insan, benliğinin en derin noktalarında, kendisinin bile farkına varamadığı hayvani ve ilkel duygular besliyor. zaten eğer darwin doğru söylüyor ise biz geçirdiğimiz evrim ile bu güne kadar en vahşi duyguları içimizde taşımışız.. hayvanların yaptığı gibi avlanmış ve yaşamış isek, çiftleşme dürtülerimiz de zamanın bir noktasında bir gorilinki kadar vahşi, bir tavşanınki kadar sonsuz ola bilir.
evet, aynen aklınızdan geçtiği gibi; evlenmenin bir ilkellik belirtisi olduğunu söylüyorum.
eğer öyle olmasa "gerdek gecesi" diye bir şey olur muydu sizce?
-yani sevdiğini alan kişi ilk olarak onu yatağa atıp becermeyi mi düşünürdü? bunu sorguluyorum ben ve sonucun da şu aşağıdakileri düşününce ne kadar bedbah bir şey olduğunu anlıyorum.. -
olmazdı.. eğer "insan" dediğimiz "hayvan" gerçekten çok ileri bir yaratık olsa idi, bir gorilden ya da bir tavşandan farklı dürtüler ve duygular taşıyor olsa idi, evlilik onun için kültürel bir akım olur, entellektüelitenin başlangıcı olur, ufku genişlerdi.
ama, erkek kişi bu ilkel ve vahşi duygularının peşinde koşarak evlendiğinde hayatının uzun yıllar nasıl heba olacağının farkına çok geç varır. öyle geç olur ki iş işten geçmiştir artık. yapacak pek fazla bir şey yoktur.
ama en azından şu da bir gerçektir ki; yaptığı bu kötü hatadan bile yine içgüdüsel olarak o kadar büyük bir ders almıştır ki artık bu vahşi çiftleşme içgüdüsü erkeği, eşini de düşünen bambaşka bir insan yapmıştır.
lâkin, dediğim gibi iş işten geçmiştir. uzun yıllar yaptığı bu büyük hatanın ya üzüntüsüne katlanıp hayatına devam eder ya da sonuçlarına katlanıp kendisini kurtarmanın yollarını arar. her durumda da hayatının tabanına yerleştirmiş yüklü miktardaki tnt nin fitilini kendisi yakmış ve patlatmıştır. artık bu bombanın açtığı çukur, bu yara asla kapanmaz..
evet, erkek gereksiz bir biçimde kaldırmanın çok zor olduğu manevi bir külfet içine girmiştir. halbu ki, gerdek gecesi olayı ile anlaşılıyor ki olay aslında tamamen sekse dayalı bir istekdir. aslında kişi bu isteği bu manevi külfetin altına girmeden de bertaraf edebilir. bunu bu manevi külfetin altına girmeden bertaraf etmek ise her durumda da bu bahsettiğim manevi külfetin altına girdiğinde ödeyeceğinden daha azını öder.
örnek vermek gerekirse düşük kalite bir evde oturan ve 400 lira veren yeni evli bir çiftin erkek olanı içindeki seks dürtüsünü evlenmeden tatmin etme yoluna gitse aylık en fazla 400 lira para ödemiş olur. belirteyim ki bu fiyata evin elektrik, su, telefon masrafları, çiftin sağlık giderleri, mutfak masrafları vb. gibi kalemler dahil değildir. ama erkek ayda 400 lirayı içindeki bu dürtüyü bastırmak için ayırdığında bu tutara herşey dahildir. zaten duygu hayvani olduğundan bastırmak için de çok fazla masrafa gerek yoktur.
şimdi siz şunu da diyebilirsiniz; neden evliliği kötüleyip de yasa dışı ilişkileri övüyorsun ? bu yalnış, sağlıksız bir seçimdir.
yalnış olmasına yalnış, evet.. ama iyi korunduğunda evlilikten daha doğru bir seçimdir. sağlık konusu ise yine korunma ile alakalıdır.
neyse, anlatmak istediğim tam olarak bu muydu, bilmiyorum ama sanırım doğru birşeyler verebildim size..
demek istediğim, hayatınızı yaşayın, kondom kullanın.
bana daha fazla malzeme çıkaracak olan "insan" hayvanının özü ömrü çok olsun..
saygılar efenim.."
yüce evlilik makamına sevgiler.
Dipnot: 2009'da evlendim, 2010 da boşandım..
"hayat böyle gider.. hepsi hayatın gerçekleridir. evlenmeyi istemek erkek olmak kadar gerçek bir şeydir. her insan bir gün evlenmeyi, yuva sahibi olmayı, çocuklar yetiştirmeyi ve sevdiği erkek/kadın ile birlikte mutlu bir hayat geçirmeyi istedikleri için evlenirler.
ama;
ben buna biraz önyargılı yaklaşıyorum.. günümüzde artan boşanma olaylarını da kişisel arzuların tatmin seviyesinin bencilce had safhalara taşınması ile tanımlayabiliriz sanırım.
ben bu çarkın bu kadar duygusal ve insancıl bir sistem ile işlediğine inanmıyorum.
i̇nanıyorum ki ; her insan, benliğinin en derin noktalarında, kendisinin bile farkına varamadığı hayvani ve ilkel duygular besliyor. zaten eğer darwin doğru söylüyor ise biz geçirdiğimiz evrim ile bu güne kadar en vahşi duyguları içimizde taşımışız.. hayvanların yaptığı gibi avlanmış ve yaşamış isek, çiftleşme dürtülerimiz de zamanın bir noktasında bir gorilinki kadar vahşi, bir tavşanınki kadar sonsuz ola bilir.
evet, aynen aklınızdan geçtiği gibi; evlenmenin bir ilkellik belirtisi olduğunu söylüyorum.
eğer öyle olmasa "gerdek gecesi" diye bir şey olur muydu sizce?
-yani sevdiğini alan kişi ilk olarak onu yatağa atıp becermeyi mi düşünürdü? bunu sorguluyorum ben ve sonucun da şu aşağıdakileri düşününce ne kadar bedbah bir şey olduğunu anlıyorum.. -
olmazdı.. eğer "insan" dediğimiz "hayvan" gerçekten çok ileri bir yaratık olsa idi, bir gorilden ya da bir tavşandan farklı dürtüler ve duygular taşıyor olsa idi, evlilik onun için kültürel bir akım olur, entellektüelitenin başlangıcı olur, ufku genişlerdi.
ama, erkek kişi bu ilkel ve vahşi duygularının peşinde koşarak evlendiğinde hayatının uzun yıllar nasıl heba olacağının farkına çok geç varır. öyle geç olur ki iş işten geçmiştir artık. yapacak pek fazla bir şey yoktur.
ama en azından şu da bir gerçektir ki; yaptığı bu kötü hatadan bile yine içgüdüsel olarak o kadar büyük bir ders almıştır ki artık bu vahşi çiftleşme içgüdüsü erkeği, eşini de düşünen bambaşka bir insan yapmıştır.
lâkin, dediğim gibi iş işten geçmiştir. uzun yıllar yaptığı bu büyük hatanın ya üzüntüsüne katlanıp hayatına devam eder ya da sonuçlarına katlanıp kendisini kurtarmanın yollarını arar. her durumda da hayatının tabanına yerleştirmiş yüklü miktardaki tnt nin fitilini kendisi yakmış ve patlatmıştır. artık bu bombanın açtığı çukur, bu yara asla kapanmaz..
evet, erkek gereksiz bir biçimde kaldırmanın çok zor olduğu manevi bir külfet içine girmiştir. halbu ki, gerdek gecesi olayı ile anlaşılıyor ki olay aslında tamamen sekse dayalı bir istekdir. aslında kişi bu isteği bu manevi külfetin altına girmeden de bertaraf edebilir. bunu bu manevi külfetin altına girmeden bertaraf etmek ise her durumda da bu bahsettiğim manevi külfetin altına girdiğinde ödeyeceğinden daha azını öder.
örnek vermek gerekirse düşük kalite bir evde oturan ve 400 lira veren yeni evli bir çiftin erkek olanı içindeki seks dürtüsünü evlenmeden tatmin etme yoluna gitse aylık en fazla 400 lira para ödemiş olur. belirteyim ki bu fiyata evin elektrik, su, telefon masrafları, çiftin sağlık giderleri, mutfak masrafları vb. gibi kalemler dahil değildir. ama erkek ayda 400 lirayı içindeki bu dürtüyü bastırmak için ayırdığında bu tutara herşey dahildir. zaten duygu hayvani olduğundan bastırmak için de çok fazla masrafa gerek yoktur.
şimdi siz şunu da diyebilirsiniz; neden evliliği kötüleyip de yasa dışı ilişkileri övüyorsun ? bu yalnış, sağlıksız bir seçimdir.
yalnış olmasına yalnış, evet.. ama iyi korunduğunda evlilikten daha doğru bir seçimdir. sağlık konusu ise yine korunma ile alakalıdır.
neyse, anlatmak istediğim tam olarak bu muydu, bilmiyorum ama sanırım doğru birşeyler verebildim size..
demek istediğim, hayatınızı yaşayın, kondom kullanın.
bana daha fazla malzeme çıkaracak olan "insan" hayvanının özü ömrü çok olsun..
saygılar efenim.."
yüce evlilik makamına sevgiler.
Dipnot: 2009'da evlendim, 2010 da boşandım..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar