bugün
- gocu'nun kendini alen delon sanması8
- babam hiç dövmezdi insanı11
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- sözlük yaşlıların fotoğrafları3
- olası israil türkiye savaşı4
- spor yapmayan erkek9
- türklerin soykırımdaki ustalığı19
- kolu alçılı kezonun kçını yıkar mısın4
- atatürk düşmanlarını kim yetiştirdi2
- fakirler neden isyan edip silahlanmıyor4
- zaman baba4
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi2
- true neden sevilmiyor5
- true namussuzdur5
- evagreenin sürekli haklı olması2
- 2026 yks de soru iptali2
- pandela25
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- mel mel bakan gibson gocu sari renkli seker4
- sözlükte başın belaya girmesi3
- 2026 dünya kupası37
- queen feristah6
- laf sokarken imla hatası yapmak6
- true online olunca olunca gelen mutluluk hissi3
- türklerin iq ortalaması4
- tanga giyen erkek6
- yazarlara gelen son mesaj8
- habersiz gelen misafir3
- true'nun yine online olması5
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- erdoğanın eski gücünü kaybetmesi6
- fransa milli futbol takımı2
- meksika9
- yavudilerde torpil2
- semicenk4
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak8
- zor erkeği oynamak4
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- şırnak üniversitesi rektörü abdürrahim alkış4
- 1 temmuz 2026 meksika ekvador maçı6
- ekvador7
- iyi futbol oynar mısınız9
- true online olunca gelen mutluluk hissi2
- kadınlar ne ister4
- true club2
- kemal kılıçdaroğlu8
- futbol31
- alihan ın ajdar ı dövmesi2
29 Haziran'ı 30 Haziran'a bağlayan gece 17 tane Emre Aydın şarkısı dinledikten sonra..
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki ben de Emre Aydın dinleyen bir insanım.. Ancak bu adamın 3 tane şarkısını arka arkaya dinleyince insanın üzerine anlamsız bir kasvet, bir buhran, bir depresiflik, bir karışıklık, bir sıkıntı, bir kaos ortamı,bir dert, bir tasa, bir bunalım,bir olumsuzluklar silsilesi çöküyor arkadaşım..
Bizim ergenliğimizde yoktu bu adam.. Depresif olmak, türlü hüzünlere gark olmak isteyenler ya Cezmi Ersöz okurdu ya da Murat Yılmazyıldırım dinlerdi.. Ben de dinlerdim ben de okurdum.. Okurdum ben ya.. Birgün avuçlarıma Cezmi Ersöz kondu.. Okuduğum vakit yüzümdeki gülümsemelerden zerre kalmazdı.. Bol üç noktalı, melankolik bir insan oluverirdim.. Daha sonra kendimi sokaklara atıverirdim içimde bin pişmanlık, gözlerimdde yaşla.. yüzümde yasak duyguların verdiği garip telaşla.. Sesimde bir burukluk, ellerimde bir soğukla.. Boğazımda düğüm düğüm kelimelerle..
Bir de Murat Kekilli'nin "bu akşam ölürüm" deyu bir şarkısı vardı.. Güzel şarkıdır.. O dönem bu şarkıyı dinledikten sonra epey bi intihar eden olmuştu.. Öyle ki neredeyse şarkı yasaklanma noktasına gelmişti..
işte zamanında Cezmi Ersöz, Murat Yılmazyıldırım ve Murat Kekilli'nin "bu akşam ölürüm" adlı şarkısıyla altlarına girdikleri ağır yük günümüzde tek başına Emre Aydın'ın omuzlarına binmiş durumda.. Adam hakkını veriyor ama.. Elinde bulunan mutsuzluk aşısını, yan etkilerine aldırmadan toplumun yüreğine yüreğine saplıyor.. Nedir bu Emre Aydın'ın sorunu diye çok düşündüm.. Görüşme imkanım olsa bu adama diyeceğim ilk şey "abi dert etme bu kadar, seviyosan git konuş" olurdu.. sonra da oradan uzaklaşırdım.. Giderken de "Hoşçakal" şarkısını mırıldanırdım..
Diyeceğim o ki dinlemeyin demiyorum dinleyin zira ben de dinliyorum, ama benim gibi olayı abartmayın.. gül gibi gençliğimi 'bu akşam ölürüm' şarkısı yüzünden karartmıştım.. Siz yapmayın bunu.. Kendinizi kaptırmanıza gerek yok.. Bu kadar hüzün fazla gelebilir..
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki ben de Emre Aydın dinleyen bir insanım.. Ancak bu adamın 3 tane şarkısını arka arkaya dinleyince insanın üzerine anlamsız bir kasvet, bir buhran, bir depresiflik, bir karışıklık, bir sıkıntı, bir kaos ortamı,bir dert, bir tasa, bir bunalım,bir olumsuzluklar silsilesi çöküyor arkadaşım..
Bizim ergenliğimizde yoktu bu adam.. Depresif olmak, türlü hüzünlere gark olmak isteyenler ya Cezmi Ersöz okurdu ya da Murat Yılmazyıldırım dinlerdi.. Ben de dinlerdim ben de okurdum.. Okurdum ben ya.. Birgün avuçlarıma Cezmi Ersöz kondu.. Okuduğum vakit yüzümdeki gülümsemelerden zerre kalmazdı.. Bol üç noktalı, melankolik bir insan oluverirdim.. Daha sonra kendimi sokaklara atıverirdim içimde bin pişmanlık, gözlerimdde yaşla.. yüzümde yasak duyguların verdiği garip telaşla.. Sesimde bir burukluk, ellerimde bir soğukla.. Boğazımda düğüm düğüm kelimelerle..
Bir de Murat Kekilli'nin "bu akşam ölürüm" deyu bir şarkısı vardı.. Güzel şarkıdır.. O dönem bu şarkıyı dinledikten sonra epey bi intihar eden olmuştu.. Öyle ki neredeyse şarkı yasaklanma noktasına gelmişti..
işte zamanında Cezmi Ersöz, Murat Yılmazyıldırım ve Murat Kekilli'nin "bu akşam ölürüm" adlı şarkısıyla altlarına girdikleri ağır yük günümüzde tek başına Emre Aydın'ın omuzlarına binmiş durumda.. Adam hakkını veriyor ama.. Elinde bulunan mutsuzluk aşısını, yan etkilerine aldırmadan toplumun yüreğine yüreğine saplıyor.. Nedir bu Emre Aydın'ın sorunu diye çok düşündüm.. Görüşme imkanım olsa bu adama diyeceğim ilk şey "abi dert etme bu kadar, seviyosan git konuş" olurdu.. sonra da oradan uzaklaşırdım.. Giderken de "Hoşçakal" şarkısını mırıldanırdım..
Diyeceğim o ki dinlemeyin demiyorum dinleyin zira ben de dinliyorum, ama benim gibi olayı abartmayın.. gül gibi gençliğimi 'bu akşam ölürüm' şarkısı yüzünden karartmıştım.. Siz yapmayın bunu.. Kendinizi kaptırmanıza gerek yok.. Bu kadar hüzün fazla gelebilir..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar