bugün

mehmetcige mektup

*

askerlik görevini yapan kişilere sıladan gelen mektuplardır. sözlük yazarları da sanırım bu tazr mektuplar yazmaya kabildir.

uktecinin notu: Sen Ey mehmetçik! Adını gıpta ile, takdir ve hayranlıkla kazıdığın tarihten kükreyen kahraman. Atalarının ruhunu ve seciyesini mübarek göğsünde taşıyan asker. Sen irfan'sın, Osman'sın, ali'sin, Yusuf'sun, Şehmuz'sun. Sen ilyas'sın, Zekeriya'sın, Metin'sin. Sımsıcak evinde uyurken güvenle eşin dostun; buzlu zirvelerde ayaz kesen yalçın kayalıklarda sen elin tetiktesin... Kızılay'dan Ulus'a üç durak otobüs, dolmuş beklerken kardeşin, dostun; sen sırtında mühimmatın postalınla nice yollar aşarsın. Satarken üçbuçuk hain senin kanını gizli celseyle meşum meclislerde, sen şehit olup bayrağımın ayyıldızından bakarsın. Bilirsin ki arkandan gelen bir Mehmetçik daha var. Ölüme verdiğin son molada kucağında tüfeğin, oturmuşsun bir çalının dibine mavi berenin üstünde sevdiklerine mektup yazarsın... Mehmedim, sana bu mektubu yazarken hem bir halini hatırını sorayım hemde sana biraz havadis vereyim istedim. Belki bir molada parkanın cebinden çıkarıp okursun. Önce seninle ilgili birkaç şey söyleyeceğim... Sen şimdi mübarek bir ocaktasın. Bu mübarek ocak ata ocağıdır, peygamber kucağıdır. Sen bu ocakta vatan aşkı bayrak ve millet sevgisi ile yoğruluyorsun. Bu ocakta elindeki tüfeğin senin namusun, emre itaatin senin iffetindir. Şehaetin ise en yüce merteben, asaletindir. seni bu yüce görevin için, erişilmez MEHMETÇiK kimliğin için gönülden kutluyor, terli teninde vatan kokusunu ciğerlerime çekerken tertemiz mübarek alnından özlemle öpüyorum. Mehmedim, benim sana inancım ve imanım tamdır. Ben sana en buhranlı zamanlarda övgüler yağdıran, methiyeler düzen, biraz huzura kavuşunca alçakca, hayasızca saldırmayı marifet ayan zavallılardan, hizmetinde oldukları karanlık ve kahpe güçlerden aldıkları emirle seni yıpratmaya çalışan bahtsızlardan, kadrini kıymetini bilmeyen nankörleren değilim. Mehmedim, kusuruma bakma seni de belki bir dağın başında, karın kışın ayazında hatta belki de ıssız bir gecenin yalnzlığında böyle şeylerle üzüyorum. Bu güzel vatanı, bu güzel vatanın sahibi asil milletimizi Kürt, Çerkez, Tatar, Laz, Sünni, Alevi, Şeriatçı, Ümmetçi gibi etnik ve ideolojik yapay sorunlarla bölmeye çalışan bunu içinde ecdanının mezarını bile çiğneyebilecek kadar gözü dönen,fazilet rejimi olan demokrasinin erdeminden nasbini almamış, demokrasinin sadece demo'sunu menfaatine kullanan iki yüzlü hain ve alçak insanların hayasızlığına tahammül edemiyorum. edemeyeceğim de... Çünkü, ben senin yaranı yakan terinin tuzunayım, etinin sinirinde, kemiğinin iliğindeyim... önceki gün dedenle Çanakkale'de dün babanla Sakarya'da... Nesilden nesile, elden ele, ezelden ebede hep seninleyim. Saydığın yürüyüş kararındaki o gür nağmede, seni metheden Kur'andaki o mübarek suredeyim. sen göz'de ben gez'deyim. Ben daima seninle nöbetteyim... Şimdi gün ağarmak üzere, şafak bir adım ötede. Seni gıpta ile saygı ile selamlıyor, iyi nöbetler diliyorum.

ukteyi veren: CirkinOrdekYavrusu (30.09.2006 23:02)
© copyright 2005 - 2026