bugün
- şu anda ne yapıyorsun13
- 30 lu yaşlar11
- üstteki yazarın nicki ile akrostiş yaz8
- erkeklerin kadınsılaşması9
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- sözlükte altın günü yapmak11
- yeni insanlarla tanışmak istememek6
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı6
- insanların gözlem yapmaması7
- eşek sucuğu16
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan7
- kız olarak doğmanın muazzam avantajı4
- 24 yaşında erkek 18 yaşında kız ilişkisi4
- insanın bu hayattaki amacı17
- trumpın savaşı eline yüzüne bulaştırması4
- sigara içen erkek karizması3
- üşenirken yapılan saçmalıklar7
- kimseyi memnun edememek12
- kamp yapmayı seven kadın2
- aşık yorguni10
- bir kezonun elinden zehir olsa yemek5
- maldivler6
- şirinevler8
- insanların gözleme yapmaması4
- tuborg kırmızı seven kız4
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- karılara kösnül bakışlar atmak3
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi11
- kızartma yağından sabun yapmak8
- dünyanın en güzel omleti5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- yarın iş olması4
- sosyalleşmekten kaçan insan4
- ayağına kaldırım taşı bağlanan caretta caretta2
- flört edinmek7
- biraderleri üst üste koymak7
- arda güler egosu2
- ankastre bozukluğu4
- uludağ sözlüğün cenaze namazı6
- allah6
- üstteki yazar ne yapıyor5
- eşe mi pahalı hediye alınır metrese mi sorunsalı6
- yirmili yaşlar2
- iran'a saldiri var ameri kan pornosuna hayir2
- dengesiz biri olmak2
- şeytan5
- 20 li yaşların çabuk geçmesi12
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- sedat pekmez bey reyizin dönmüş olması6
- a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi10
Benim de söyleyeceklerim var:
1 gün önce gece, bilet bulamadığım için konsere gidemeyeceğimden eminken ve kendimi buna hazırlamışken, ertesi sabah tesadüf eseri bilet sahibi oldum. gerçi bileti almak için anlaştıktan sonra naaptım lan ben diye biraz pişman oldum; çünkü konser modundan iyice çıkıyorsunuz, kafanızda ertesi günün planını kurguluyorsunuz, sonra bir anda 150 lira vereceğinizi düşününce enayi gibi hissediyorsunuz. (en azından ben öyle hissettim.) az buz para değil 150 lira. buna değdi mi değmedi mi karar vermedim. birazdan festivalin benim açımdan artıları ve eksilerini maddeler hâlinde inceleyeceğim. değip değmediğine siz karar verin.
# festivalin artıları #
+ dünya gözüyle iron maiden, in flames izledim. mastodon'u ise sadece dinleyebildim; çünkü o esnada çin seddi uzunluğunda tek sıra hâlinde ilerlemek bilmeyen sırada * bileti teslim alacağım kişinin gelmesini bekliyordum. biraz mağdur durumda kaldım açıkçası. ama duyduğum kadarıyla mastodon baya iyiydi.
+ in flames tişörtlü insanlar görmek. bilhassa ilk dönem albümlerinin tişörtlerini görünce daha bir duygulandım. in flames fanı olmama rağmen, son dönemini pek sevemediğim için the jester race tişörtümü giymemiştim. çünkü en son clayman albümünden çalıyorlar artık. yeni şarkıların da eklenmesiyle eski in flames tarih olacak. yine de sahnedeki in flames'i oldukça beğendim. anders friden akşamdan kalma olduğu için vokal konusunda biraz sıkıntı çekse de, temiz bir sound vardı.
+ iron maiden kusursuzdu. sadece biraz daha uzun kalmalarını isterdim. haa bir de slow şarkıları azaltıp daha hareketli parçalar çalsalar harika olurdu. eski direkt şarkılarını daha çok seviyorum çünkü.
+ alice cooper pek dinlediğim bir grup değildi, ama bundan sonra mutlaka kulak vereceğim. sahneleri harikaydı.
+ slipknot aslında festivalin bir artısı değil, ama eksisi de değil. bana pek keyif vermiyorlar, ama seveni var, bişey diyemem. tabii sahneleri gayet iyiydi. bunu da es geçmemek gerek.
+ festival programına sadık kalındı. saatlere uyuldu. sadece iron maiden 15 dakika geç çıktı. diğerleri tam zamanında sahnedeydi.
# festivalin eksileri #
- festivalin k.çiftlikpark'ta yapılması başlı başına bir rezalet zaten. zaten bruce abimiz de bir dahaki sefere festivalin stadyumda yapılması gerektiğini söyledi. bunu geçiyorum.
- leş gibi kokan tuvaletler. gerçi o kadar kalabalık ki buna nasıl bir çözüm getirilebilirdi bilmiyorum. iş biraz da biz seyircilere düşüyor. kirletmeye, talan etmeye programlanmışız resmen.
- zaten insan kalabalığı olan mekanda bir de yere atılan plastik ve kağıt bardaklarla mücadele etmek zorunda kaldım. bu her festivalde oluyor ne yazık ki. ben bardakları direkt aldığım yere götürdüğümde, "hayrola birader sen niye bana veriyosun" der gibi baktı eleman. ee böyle alışmışız tabii yapacak bişey yok. metalciyiz, leşiz. hel yeeaa.
- girişteki kapı yetersizliği. herkesi tek bir kapıdan aldıkları için baya bir yığılma oldu. 1000 emekli kuyruğu gücünde sıra vardı.
- sıcak. güneş tepemizdeydi. slipknot çıktığında başım ağrımaya başlamıştı. iron maiden çıktığında ise ağrısından ne kafa sallayabildim ne bişey yapabildim. azıcık mırıldansam bile başım ağrıyordu, şaka gibi.
- yiyeceklerin erkenden bitmesi. hatta su mevcut olmasına rağmen su fişleri bittiği için su alamadı insanlar. bira sudan daha mı önemli mk. su lan. hayati içecek işte. gerçi ben pek acıkmadım. müzik ruhun gıdasıdır beybi. ondan galiba.
- bir de eksi diyemem belki ama eksik diyebileceğim bir mevzu var. böyle büyük festivallerde grubu pek bilmeyenler için, katılımı artırmak açısından şarkı sözlerinin aktığı bir ekran olmalı. sahnenin her 2 yanına da, sahneyi tam göremeyenler için dev ekranlar yerleştirilmişti. aynı bu mantıkla "lyrics screen" tadında bir şey yapılabilirdi. naçizane bir tavsiye işte.
o değil de yanarım yanarım mastodon'u kaçırdığıma, brann dailor'ı izleyemediğime yanarım.
seneye daha az çakallığın döndüğü, daha iyi organizatörlerle daha iyi ve daha çok grupların geldiği bir festival olması dileğiyle.
1 gün önce gece, bilet bulamadığım için konsere gidemeyeceğimden eminken ve kendimi buna hazırlamışken, ertesi sabah tesadüf eseri bilet sahibi oldum. gerçi bileti almak için anlaştıktan sonra naaptım lan ben diye biraz pişman oldum; çünkü konser modundan iyice çıkıyorsunuz, kafanızda ertesi günün planını kurguluyorsunuz, sonra bir anda 150 lira vereceğinizi düşününce enayi gibi hissediyorsunuz. (en azından ben öyle hissettim.) az buz para değil 150 lira. buna değdi mi değmedi mi karar vermedim. birazdan festivalin benim açımdan artıları ve eksilerini maddeler hâlinde inceleyeceğim. değip değmediğine siz karar verin.
# festivalin artıları #
+ dünya gözüyle iron maiden, in flames izledim. mastodon'u ise sadece dinleyebildim; çünkü o esnada çin seddi uzunluğunda tek sıra hâlinde ilerlemek bilmeyen sırada * bileti teslim alacağım kişinin gelmesini bekliyordum. biraz mağdur durumda kaldım açıkçası. ama duyduğum kadarıyla mastodon baya iyiydi.
+ in flames tişörtlü insanlar görmek. bilhassa ilk dönem albümlerinin tişörtlerini görünce daha bir duygulandım. in flames fanı olmama rağmen, son dönemini pek sevemediğim için the jester race tişörtümü giymemiştim. çünkü en son clayman albümünden çalıyorlar artık. yeni şarkıların da eklenmesiyle eski in flames tarih olacak. yine de sahnedeki in flames'i oldukça beğendim. anders friden akşamdan kalma olduğu için vokal konusunda biraz sıkıntı çekse de, temiz bir sound vardı.
+ iron maiden kusursuzdu. sadece biraz daha uzun kalmalarını isterdim. haa bir de slow şarkıları azaltıp daha hareketli parçalar çalsalar harika olurdu. eski direkt şarkılarını daha çok seviyorum çünkü.
+ alice cooper pek dinlediğim bir grup değildi, ama bundan sonra mutlaka kulak vereceğim. sahneleri harikaydı.
+ slipknot aslında festivalin bir artısı değil, ama eksisi de değil. bana pek keyif vermiyorlar, ama seveni var, bişey diyemem. tabii sahneleri gayet iyiydi. bunu da es geçmemek gerek.
+ festival programına sadık kalındı. saatlere uyuldu. sadece iron maiden 15 dakika geç çıktı. diğerleri tam zamanında sahnedeydi.
# festivalin eksileri #
- festivalin k.çiftlikpark'ta yapılması başlı başına bir rezalet zaten. zaten bruce abimiz de bir dahaki sefere festivalin stadyumda yapılması gerektiğini söyledi. bunu geçiyorum.
- leş gibi kokan tuvaletler. gerçi o kadar kalabalık ki buna nasıl bir çözüm getirilebilirdi bilmiyorum. iş biraz da biz seyircilere düşüyor. kirletmeye, talan etmeye programlanmışız resmen.
- zaten insan kalabalığı olan mekanda bir de yere atılan plastik ve kağıt bardaklarla mücadele etmek zorunda kaldım. bu her festivalde oluyor ne yazık ki. ben bardakları direkt aldığım yere götürdüğümde, "hayrola birader sen niye bana veriyosun" der gibi baktı eleman. ee böyle alışmışız tabii yapacak bişey yok. metalciyiz, leşiz. hel yeeaa.
- girişteki kapı yetersizliği. herkesi tek bir kapıdan aldıkları için baya bir yığılma oldu. 1000 emekli kuyruğu gücünde sıra vardı.
- sıcak. güneş tepemizdeydi. slipknot çıktığında başım ağrımaya başlamıştı. iron maiden çıktığında ise ağrısından ne kafa sallayabildim ne bişey yapabildim. azıcık mırıldansam bile başım ağrıyordu, şaka gibi.
- yiyeceklerin erkenden bitmesi. hatta su mevcut olmasına rağmen su fişleri bittiği için su alamadı insanlar. bira sudan daha mı önemli mk. su lan. hayati içecek işte. gerçi ben pek acıkmadım. müzik ruhun gıdasıdır beybi. ondan galiba.
- bir de eksi diyemem belki ama eksik diyebileceğim bir mevzu var. böyle büyük festivallerde grubu pek bilmeyenler için, katılımı artırmak açısından şarkı sözlerinin aktığı bir ekran olmalı. sahnenin her 2 yanına da, sahneyi tam göremeyenler için dev ekranlar yerleştirilmişti. aynı bu mantıkla "lyrics screen" tadında bir şey yapılabilirdi. naçizane bir tavsiye işte.
o değil de yanarım yanarım mastodon'u kaçırdığıma, brann dailor'ı izleyemediğime yanarım.
seneye daha az çakallığın döndüğü, daha iyi organizatörlerle daha iyi ve daha çok grupların geldiği bir festival olması dileğiyle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar