bugün
- ilham aliyev19
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası24
- fon vurgunu6
- kız rolü yapmak4
- türkiye de artan okul saldırıları6
- asansörde konuşmama kuralı4
- rj mitte4
- göztepe7
- yüksek enflasyon9
- sabahları nefret edilen şeyler3
- çok film izleyen insandan zarar gelmez25
- küba'nın petrol sektörünü yabancı yatırıma açması3
- bir bar taburesinde yalnız oturmak4
- sözlüğün ayakları en güzel hatunu4
- sözlük kızlarının kombinleri45
- enerji ve foton uzaylı ırkları3
- dünya büyüklüğünde star wars benzeri gezegen2
- insanların uzaylılar tarafından yaratılması3
- hak ettiği değeri görmemiş şarkılar5
- anın görüntüsü21
- kendini türk hisseden arap artığı24
- bir şeyler söyle2
- hungary3
- 12 ekim 2026 eyüpspor göztepe maçı14
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- sözlükteki ilişki skandalı37
- ömer çelik2
- 45 adet kurabiye11
- platon un mağara alegorisi6
- sözlükte çirkin kız olmaması13
- eyüpspor 0 göztepe 44
- manisalı erkekler8
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- firavun haklıydı12
- sözlük yazarlarının dehşetül vahşet kombinleri12
- filistin57
- gammaz sözlük kızları15
- ikinci dünya savaşına girseydik neler olurdu7
- uludede'ye sorulacak sorular8
- yatağın altındaki canavarla süt içip uyumak3
- uludede'nin zebraları giyip yatması8
- son okunan kitap7
- gece yatağın altında hatay dürüm gömen cin8
- sevilmeyen yazara pestisitli elma göndermek7
- kesik at kafası7
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek10
- sözlükteki gammaz özelliği11
- artık kürt sorunu yoktur14
- sahte motor yağı8
- arkadaşlar toplanır mısınız konuşma yapacağım8
babamı bir farklı sevdim, kız çocukları babaya düşkün derler, belki budur sebep.
babamı bir farklı sevdim, çünkü çoğu konuda aynıydık, aynı düşünen, aynı duyguları paylaşan iki insan.
ikimizde komiktik, ikimizde inatçı, ikimizde kinci ama bir o kadar duygusal.
bir gün annemle kavga etmiştim, kanlı bıçaklı.
aldı karşısına konuştu, gözlerime baktı:
- kızım, annen lan o senin!
- beni deli ediyor, hele o mimikleri yok mu!
- olsun, annedir o, candır. ben hiç aldatmadım anneni..
- gerçekten mi?
- evet, çok sevdim, 2 sene koştum peşinden. o kadar güzeldi ki...
- senin de altta kalır yanın yokmuş.
- e yakışıklıydık tabi!
- hala öylesin.
- bir gün ikimizden birine bir şey olursa, bana olsun tamam mı kızım? çünkü ben size bakamam.
ben sizi bu yaşa kadar büyüttüm ettim, ama o kadının üzerinizdeki emeği kadar olamaz benimki.
üzme o kadını, ben size bakamam, beceremem ama o bakar.
- baba..
- evin direği o, benden çok o...
gözlerinden ilk yaşı düşürdüğü an, o andı babamın. elimin tersi ile yaşlarını silip, baba seni çok seviyorum diye boynuna atlamak istedim, ama yapamadım. ben hiç karşısına geçip, ona onu ne kadar çok sevdiğimi söyleyemedim, sadece sarılırdım, o anlardı. öyle bir sarılırdım ki, içime sokacak gibi olurdum, bakardım gözlerine. o onu sevdiğimi anlardı.
evin direği, annemdi evet. babamın alkole olan zaafı otoriteyi anneme vermişti uzun yıllar önce. bir ben bilirdim, annem kanepede sızmışken, babam eve geldiği zaman, yere yığılacak gibiyken, kolunun altına girip, yatağına yatırdığımı, banyoda elini yüzünü yıkarken yere düştüğünü, o kilolu adamı sürükleyerek yatağına götürdüğümü, ben bilirdim.
bir gün ben çok küçükken, bir kere vurdu ablama, bir kere!
nasıl da oturmuştu içime, gözümdeki baba figürünü nasıl da zedelemişti, ama ruh ikizimdi sanki. karşısına oturduğumda, gözlerini görmeliydiniz, kalbi ağlıyordu, bin parça olmuş kalbi, sigarayı içerken elleri nasıl da titriyordu. kolay değildi; bu devirde kız çocuğu yetiştirmek, hiç kolay değildi.
bir başka adamdı benim babam. o sert görünüşün altında şemsiyeye şemşiye diyen adamdı.
küçükken rakının sonuna serçe parmağını batırıp bana emdiren adamdı babam, eve geldiğinde kazakları rakı kokardı. hiç parfümünü bilmedim babamın, onun parfümü rakı ve sigara kokusuydu. ve yakışırdı tenine.
küçükken saçlarımı kuruturdun hatırlıyor musun baba? önüne otururdum, sen kurutup tarardın birbirine girmiş saçlarımı.
ben hiç sevmezdim taramayı, sen tarardın, canım acırdı, olmaz böyle taranmalı bu saçlar derdin.
baba, saçlarımın arasında hala parmak izlerin...
küfür nedir senden öğrendim ben. küfür bu kadar mı yakışır bir adamın ağzına...
yakışıyordu, bıyıklarının altından çıkan o argo kelimeler gülümsetiyordu beni.
ben küfür etmeyi senden öğrendim baba.
bana da yakışıyor senin gibi bilir misin..
yıllar geçti..
sessiz ve sensiz hala bu şehir.
son bir isteğim var senden..
bana yine masal anlatır mısın baba
babamı bir farklı sevdim, çünkü çoğu konuda aynıydık, aynı düşünen, aynı duyguları paylaşan iki insan.
ikimizde komiktik, ikimizde inatçı, ikimizde kinci ama bir o kadar duygusal.
bir gün annemle kavga etmiştim, kanlı bıçaklı.
aldı karşısına konuştu, gözlerime baktı:
- kızım, annen lan o senin!
- beni deli ediyor, hele o mimikleri yok mu!
- olsun, annedir o, candır. ben hiç aldatmadım anneni..
- gerçekten mi?
- evet, çok sevdim, 2 sene koştum peşinden. o kadar güzeldi ki...
- senin de altta kalır yanın yokmuş.
- e yakışıklıydık tabi!
- hala öylesin.
- bir gün ikimizden birine bir şey olursa, bana olsun tamam mı kızım? çünkü ben size bakamam.
ben sizi bu yaşa kadar büyüttüm ettim, ama o kadının üzerinizdeki emeği kadar olamaz benimki.
üzme o kadını, ben size bakamam, beceremem ama o bakar.
- baba..
- evin direği o, benden çok o...
gözlerinden ilk yaşı düşürdüğü an, o andı babamın. elimin tersi ile yaşlarını silip, baba seni çok seviyorum diye boynuna atlamak istedim, ama yapamadım. ben hiç karşısına geçip, ona onu ne kadar çok sevdiğimi söyleyemedim, sadece sarılırdım, o anlardı. öyle bir sarılırdım ki, içime sokacak gibi olurdum, bakardım gözlerine. o onu sevdiğimi anlardı.
evin direği, annemdi evet. babamın alkole olan zaafı otoriteyi anneme vermişti uzun yıllar önce. bir ben bilirdim, annem kanepede sızmışken, babam eve geldiği zaman, yere yığılacak gibiyken, kolunun altına girip, yatağına yatırdığımı, banyoda elini yüzünü yıkarken yere düştüğünü, o kilolu adamı sürükleyerek yatağına götürdüğümü, ben bilirdim.
bir gün ben çok küçükken, bir kere vurdu ablama, bir kere!
nasıl da oturmuştu içime, gözümdeki baba figürünü nasıl da zedelemişti, ama ruh ikizimdi sanki. karşısına oturduğumda, gözlerini görmeliydiniz, kalbi ağlıyordu, bin parça olmuş kalbi, sigarayı içerken elleri nasıl da titriyordu. kolay değildi; bu devirde kız çocuğu yetiştirmek, hiç kolay değildi.
bir başka adamdı benim babam. o sert görünüşün altında şemsiyeye şemşiye diyen adamdı.
küçükken rakının sonuna serçe parmağını batırıp bana emdiren adamdı babam, eve geldiğinde kazakları rakı kokardı. hiç parfümünü bilmedim babamın, onun parfümü rakı ve sigara kokusuydu. ve yakışırdı tenine.
küçükken saçlarımı kuruturdun hatırlıyor musun baba? önüne otururdum, sen kurutup tarardın birbirine girmiş saçlarımı.
ben hiç sevmezdim taramayı, sen tarardın, canım acırdı, olmaz böyle taranmalı bu saçlar derdin.
baba, saçlarımın arasında hala parmak izlerin...
küfür nedir senden öğrendim ben. küfür bu kadar mı yakışır bir adamın ağzına...
yakışıyordu, bıyıklarının altından çıkan o argo kelimeler gülümsetiyordu beni.
ben küfür etmeyi senden öğrendim baba.
bana da yakışıyor senin gibi bilir misin..
yıllar geçti..
sessiz ve sensiz hala bu şehir.
son bir isteğim var senden..
bana yine masal anlatır mısın baba
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar