bugün
- sözlüğe karı kız düşürme amacıyla gelen insan3
- caddebostan4
- islam barış dinidir7
- sabah ezanı okunurken köpeklerin havlaması2
- laik teyze4
- israil lobisinin tom barrack'ı hedef alması2
- sabahları nefret edilen şeyler6
- abur öldü mü lan4
- yazarların favori oyun karakteri11
- yeninur ada2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı4
- futbol14
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı18
- nelerin koleksiyonu yapılabilir6
- ona bir şey söyle6
- osuruktan şiirler89
- film önerileri3
- para mı aşk mı sorunsalı8
- tai lung26
- brezilya7
- sözlük yazarlarının favori dizisi9
- dolar isterse 100 olsun41
- süper lig7
- milan skriniar8
- üniversite okumanın gereksiz olması9
- gezicilerin polisten dayak yerken çıkardığı sesler7
- velvet50
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- nervio varıdı nerede o11
- tütün eksperliği yüksekokulu2
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- fenerbahçe17
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı10
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- araplar kuzey kıbrıs'ı neden tanımıyor5
- sözlük yazarlarının en son okuduğu kitaplar5
- ismet gurbuz 202412
- 1948 arap israil savaşı8
- anın görüntüsü20
- 22 ağustos 2026 çorum kasımpaşa maçı5
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi13
- tüm erkeklerin old money giyinmesi11
- imralı basılsın apo piçi asılsın6
- türkiye5
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- ispanya3
- la liga3
- madencilerin beştepe'ye yürüyeceğiz demesi4
- kasımpaşa4
- çorum4
babamı bir farklı sevdim, kız çocukları babaya düşkün derler, belki budur sebep.
babamı bir farklı sevdim, çünkü çoğu konuda aynıydık, aynı düşünen, aynı duyguları paylaşan iki insan.
ikimizde komiktik, ikimizde inatçı, ikimizde kinci ama bir o kadar duygusal.
bir gün annemle kavga etmiştim, kanlı bıçaklı.
aldı karşısına konuştu, gözlerime baktı:
- kızım, annen lan o senin!
- beni deli ediyor, hele o mimikleri yok mu!
- olsun, annedir o, candır. ben hiç aldatmadım anneni..
- gerçekten mi?
- evet, çok sevdim, 2 sene koştum peşinden. o kadar güzeldi ki...
- senin de altta kalır yanın yokmuş.
- e yakışıklıydık tabi!
- hala öylesin.
- bir gün ikimizden birine bir şey olursa, bana olsun tamam mı kızım? çünkü ben size bakamam.
ben sizi bu yaşa kadar büyüttüm ettim, ama o kadının üzerinizdeki emeği kadar olamaz benimki.
üzme o kadını, ben size bakamam, beceremem ama o bakar.
- baba..
- evin direği o, benden çok o...
gözlerinden ilk yaşı düşürdüğü an, o andı babamın. elimin tersi ile yaşlarını silip, baba seni çok seviyorum diye boynuna atlamak istedim, ama yapamadım. ben hiç karşısına geçip, ona onu ne kadar çok sevdiğimi söyleyemedim, sadece sarılırdım, o anlardı. öyle bir sarılırdım ki, içime sokacak gibi olurdum, bakardım gözlerine. o onu sevdiğimi anlardı.
evin direği, annemdi evet. babamın alkole olan zaafı otoriteyi anneme vermişti uzun yıllar önce. bir ben bilirdim, annem kanepede sızmışken, babam eve geldiği zaman, yere yığılacak gibiyken, kolunun altına girip, yatağına yatırdığımı, banyoda elini yüzünü yıkarken yere düştüğünü, o kilolu adamı sürükleyerek yatağına götürdüğümü, ben bilirdim.
bir gün ben çok küçükken, bir kere vurdu ablama, bir kere!
nasıl da oturmuştu içime, gözümdeki baba figürünü nasıl da zedelemişti, ama ruh ikizimdi sanki. karşısına oturduğumda, gözlerini görmeliydiniz, kalbi ağlıyordu, bin parça olmuş kalbi, sigarayı içerken elleri nasıl da titriyordu. kolay değildi; bu devirde kız çocuğu yetiştirmek, hiç kolay değildi.
bir başka adamdı benim babam. o sert görünüşün altında şemsiyeye şemşiye diyen adamdı.
küçükken rakının sonuna serçe parmağını batırıp bana emdiren adamdı babam, eve geldiğinde kazakları rakı kokardı. hiç parfümünü bilmedim babamın, onun parfümü rakı ve sigara kokusuydu. ve yakışırdı tenine.
küçükken saçlarımı kuruturdun hatırlıyor musun baba? önüne otururdum, sen kurutup tarardın birbirine girmiş saçlarımı.
ben hiç sevmezdim taramayı, sen tarardın, canım acırdı, olmaz böyle taranmalı bu saçlar derdin.
baba, saçlarımın arasında hala parmak izlerin...
küfür nedir senden öğrendim ben. küfür bu kadar mı yakışır bir adamın ağzına...
yakışıyordu, bıyıklarının altından çıkan o argo kelimeler gülümsetiyordu beni.
ben küfür etmeyi senden öğrendim baba.
bana da yakışıyor senin gibi bilir misin..
yıllar geçti..
sessiz ve sensiz hala bu şehir.
son bir isteğim var senden..
bana yine masal anlatır mısın baba
babamı bir farklı sevdim, çünkü çoğu konuda aynıydık, aynı düşünen, aynı duyguları paylaşan iki insan.
ikimizde komiktik, ikimizde inatçı, ikimizde kinci ama bir o kadar duygusal.
bir gün annemle kavga etmiştim, kanlı bıçaklı.
aldı karşısına konuştu, gözlerime baktı:
- kızım, annen lan o senin!
- beni deli ediyor, hele o mimikleri yok mu!
- olsun, annedir o, candır. ben hiç aldatmadım anneni..
- gerçekten mi?
- evet, çok sevdim, 2 sene koştum peşinden. o kadar güzeldi ki...
- senin de altta kalır yanın yokmuş.
- e yakışıklıydık tabi!
- hala öylesin.
- bir gün ikimizden birine bir şey olursa, bana olsun tamam mı kızım? çünkü ben size bakamam.
ben sizi bu yaşa kadar büyüttüm ettim, ama o kadının üzerinizdeki emeği kadar olamaz benimki.
üzme o kadını, ben size bakamam, beceremem ama o bakar.
- baba..
- evin direği o, benden çok o...
gözlerinden ilk yaşı düşürdüğü an, o andı babamın. elimin tersi ile yaşlarını silip, baba seni çok seviyorum diye boynuna atlamak istedim, ama yapamadım. ben hiç karşısına geçip, ona onu ne kadar çok sevdiğimi söyleyemedim, sadece sarılırdım, o anlardı. öyle bir sarılırdım ki, içime sokacak gibi olurdum, bakardım gözlerine. o onu sevdiğimi anlardı.
evin direği, annemdi evet. babamın alkole olan zaafı otoriteyi anneme vermişti uzun yıllar önce. bir ben bilirdim, annem kanepede sızmışken, babam eve geldiği zaman, yere yığılacak gibiyken, kolunun altına girip, yatağına yatırdığımı, banyoda elini yüzünü yıkarken yere düştüğünü, o kilolu adamı sürükleyerek yatağına götürdüğümü, ben bilirdim.
bir gün ben çok küçükken, bir kere vurdu ablama, bir kere!
nasıl da oturmuştu içime, gözümdeki baba figürünü nasıl da zedelemişti, ama ruh ikizimdi sanki. karşısına oturduğumda, gözlerini görmeliydiniz, kalbi ağlıyordu, bin parça olmuş kalbi, sigarayı içerken elleri nasıl da titriyordu. kolay değildi; bu devirde kız çocuğu yetiştirmek, hiç kolay değildi.
bir başka adamdı benim babam. o sert görünüşün altında şemsiyeye şemşiye diyen adamdı.
küçükken rakının sonuna serçe parmağını batırıp bana emdiren adamdı babam, eve geldiğinde kazakları rakı kokardı. hiç parfümünü bilmedim babamın, onun parfümü rakı ve sigara kokusuydu. ve yakışırdı tenine.
küçükken saçlarımı kuruturdun hatırlıyor musun baba? önüne otururdum, sen kurutup tarardın birbirine girmiş saçlarımı.
ben hiç sevmezdim taramayı, sen tarardın, canım acırdı, olmaz böyle taranmalı bu saçlar derdin.
baba, saçlarımın arasında hala parmak izlerin...
küfür nedir senden öğrendim ben. küfür bu kadar mı yakışır bir adamın ağzına...
yakışıyordu, bıyıklarının altından çıkan o argo kelimeler gülümsetiyordu beni.
ben küfür etmeyi senden öğrendim baba.
bana da yakışıyor senin gibi bilir misin..
yıllar geçti..
sessiz ve sensiz hala bu şehir.
son bir isteğim var senden..
bana yine masal anlatır mısın baba
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar