bugün
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar10
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam9
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi12
- sizce ben güzel miyim6
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu6
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz11
- yazarlara verilmiş lakaplar12
- uzay neyin içerisinde genişliyor5
- erkekleri taciz eden kadın6
- kemal kılıçdaroğlu12
- kale3112 nickli sözlük yazarı2
- karanlık kafese inen ruh kuşu3
- kadınların daha hayvansever olduğu gerçeği3
- recep tayyip erdoğanı sevmiyorum5
- güzel satranç oynayan kız var mıdır3
- üniversitelerin cahil yetiştirmesi2
- taksici arkadaşın anlattığı enteresan hikayeler5
- pandela44
- ai analizin tavsiyelerine kulak vermek2
- polisin ters kelepçe takabileceği durumlar4
- en son gelen mesaj2
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek16
- tulumba tatlısı2
- başlıkların silinme sebepleri3
- son kitaptan öncekiler bozulsun diye mi yaratıldı3
- ev kedisi2
- alttaki yazar ile kafes dövüşü yapıyoruz2
- ben geldim naneler19
- ali haydar fırat2
- sözlükte flörtleşmek18
- 35 yaşında ölmek6
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- sıla türkoğlu2
- evlendikten sonra 100 kiloyu geçen kadınlar2
- sen pipittinoğulları gelinisin unutma2
- ai analiz2
- malum sözlük2
- izafiyet teorisi2
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- ferdi özbeğen9
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması7
- x in memeleri5
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- devlet kim lan7
- iplenmeyen yazarlar2
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- iphone kullanan insan2
- wednesdayin annesi8
çok güzel bişi.. ilk defa yaşadığım dönemi , yaşarken farkediyorum..
yaşlanma semptomları şunlar :
yemek masasını kurmadan önce , hazır olsun diye çay demlemek
dana eti yağlı olur , evdekilerin tansiyonu çıkar diye kasapla et pazarlığına girmek
16 17 yaşındayken girmek için tanıdık gereken ve korka korka nüfus cüzdanı gösterilen yerlerde , artık sesi kadar ne kadar inceltirsen incelt nüfus kağıdı sorulmaması
çayı demli ve şekersiz içmek
önceden ben hippocampusla ilgili çalışcam başka bişi sikseler yapmam derken , okul bitmeye yakın ay ya dur ben hem çalışma imkanı çok hem de nöbeti az olan bi bölüm yazıyım demek
kuzenleri mcdonalds götürünce , eskiden bişi olmasın diye girilen mcdonaldsın oyuncaklı kısmına girmeye yeltelenmeye , etraftaki manidar bakışlardan sonra çekinmek
kardeşi gezmeye götürünce arkadaşlarıyla , başka masada bi dergi alıp oturmak , zira kendisi beni istemiyo artık
kendini eskiden ; papatyalı tokalar , turuncu hırkalar , kedili kolyeler , kukuletalı şapkaları taksimde avnazurda terkosta fellik fellik ararken görmeye alışmışken bi anda mudodan , yargıcıdan kotondan "yaşa uygun abartısız giysiler" seçerken bulmak
yemek yaparken ağır olmasın diye zeytinyağı kullanmak
semizotu , bezelye , bamya gibi otsal ve yeşil yemekleri gayri ihtiyarı yemek ve daha trajediyi bundan da hoşlanmak
her cuma gidilen taksim kafelerinin önünden geçerken , ben nası bütün istiklali taa eminönünden gelip turluyomuşum diye düşünmek
gidilen mekanların hep aynı olması o kadar ki , bi süre sonra içeceği bile sormaya gerek duymuyolar
arkadaşların sevgililerini değil , eşlerini anlatmaları. milletin tayini filan çıkıyo en çok da buna şaşırıyorum tayin ne lan ???
doğumgünleri hediyelerinin ücretlerinin artması eskiden cadı şapkası hediye gelirken bana bi anda , gömlekler bileziklere döndü olay.
iyice kemikleşen arkadaş çevresi.. eğer çok gezen ya da hayatına yeni insanları kolay alan biri değilseniz , çevreniz 25te belli.. lise arkadaşları, ilkokul arkadaşları , okul arkadaşları , işten tanıdıklar , aile dostları..
komşular eskiden , annem evde yok feriha teyze diyince şıpıdık terlikleriyle usul usul evlerine geri dönerken , artık bi çay koy da içelim nası oralar diye , size misafir gelmeleri.
ayrı eve çıkmak.. hem de baya gerçek bi ev yani fırını olan kettleı elektriği suyu filan sizin üstünüze olan. çok ilginç bişi.. ilk faturamı ibreti alem olsun diye saklıyorum..
pazarları evden çıkmamamak.
eskiden parmaklarımdan uzantılar çıkacak sms atmaktan diye korkarken , bi anda mesaj yazarken tuşların küçük gelmesi akabinde , sikerim ya dur bi arıyım şunu demek.
insanların hitap şeklindeki değişim.. çocukken anneme babama torba taşımak için yardıma çıkardım bana tatlı kız filan derdi pazarcılar , şimdi abla bakla lazım mı diyolar.. hem abla hem bakla çifte kavrulmuş yaşlılık..
eskiden gizlice evin önüne gelip serserilik yapan "çocuk"ların yerini yavaş yavaş , aileyle "hayırlı bi iş" konuşmaya gelen "adam"ların alması..
iş aramak !!! yaşayacak yer aramak !!! araba almak için evrak toplamak !!! eş seçmek !!!
en kötüsünü en sona bıraktım , eskiden her karara karışan "şöyle yap bak döverim seni " diyen ailenin , artık "sen daha doğrusunu bilirsin yavrum" demesi.. yani kimse elini taşın altına koymak istemiyo..
ama kötü bişi diil.. hayaller filan küçülmüyo.. hayat bitmiyo yani.. sadece , neyin hayal neyin gerçek olduğu konusunda gerçeklere ayıyo insan.. sorumluluk artıyo tabii ama özgürlük de artıyo..
eskiden dandik içkilerle , iğrenç yemeklerle , kimileri için 3 kuruş etmeyen sevgililerle harcanan beden daha mühim oluyo.. insan değerleniyo kendi gözünde yani.. sonra tabii çocukluğunu özlediği için , gidiyo çocuk yapıyo onunla avunuyo.. süper bi sistem tuttum bunu
noluyo amk noluyo ?!
ps :47 yaşındayım
yaşlanma semptomları şunlar :
yemek masasını kurmadan önce , hazır olsun diye çay demlemek
dana eti yağlı olur , evdekilerin tansiyonu çıkar diye kasapla et pazarlığına girmek
16 17 yaşındayken girmek için tanıdık gereken ve korka korka nüfus cüzdanı gösterilen yerlerde , artık sesi kadar ne kadar inceltirsen incelt nüfus kağıdı sorulmaması
çayı demli ve şekersiz içmek
önceden ben hippocampusla ilgili çalışcam başka bişi sikseler yapmam derken , okul bitmeye yakın ay ya dur ben hem çalışma imkanı çok hem de nöbeti az olan bi bölüm yazıyım demek
kuzenleri mcdonalds götürünce , eskiden bişi olmasın diye girilen mcdonaldsın oyuncaklı kısmına girmeye yeltelenmeye , etraftaki manidar bakışlardan sonra çekinmek
kardeşi gezmeye götürünce arkadaşlarıyla , başka masada bi dergi alıp oturmak , zira kendisi beni istemiyo artık
kendini eskiden ; papatyalı tokalar , turuncu hırkalar , kedili kolyeler , kukuletalı şapkaları taksimde avnazurda terkosta fellik fellik ararken görmeye alışmışken bi anda mudodan , yargıcıdan kotondan "yaşa uygun abartısız giysiler" seçerken bulmak
yemek yaparken ağır olmasın diye zeytinyağı kullanmak
semizotu , bezelye , bamya gibi otsal ve yeşil yemekleri gayri ihtiyarı yemek ve daha trajediyi bundan da hoşlanmak
her cuma gidilen taksim kafelerinin önünden geçerken , ben nası bütün istiklali taa eminönünden gelip turluyomuşum diye düşünmek
gidilen mekanların hep aynı olması o kadar ki , bi süre sonra içeceği bile sormaya gerek duymuyolar
arkadaşların sevgililerini değil , eşlerini anlatmaları. milletin tayini filan çıkıyo en çok da buna şaşırıyorum tayin ne lan ???
doğumgünleri hediyelerinin ücretlerinin artması eskiden cadı şapkası hediye gelirken bana bi anda , gömlekler bileziklere döndü olay.
iyice kemikleşen arkadaş çevresi.. eğer çok gezen ya da hayatına yeni insanları kolay alan biri değilseniz , çevreniz 25te belli.. lise arkadaşları, ilkokul arkadaşları , okul arkadaşları , işten tanıdıklar , aile dostları..
komşular eskiden , annem evde yok feriha teyze diyince şıpıdık terlikleriyle usul usul evlerine geri dönerken , artık bi çay koy da içelim nası oralar diye , size misafir gelmeleri.
ayrı eve çıkmak.. hem de baya gerçek bi ev yani fırını olan kettleı elektriği suyu filan sizin üstünüze olan. çok ilginç bişi.. ilk faturamı ibreti alem olsun diye saklıyorum..
pazarları evden çıkmamamak.
eskiden parmaklarımdan uzantılar çıkacak sms atmaktan diye korkarken , bi anda mesaj yazarken tuşların küçük gelmesi akabinde , sikerim ya dur bi arıyım şunu demek.
insanların hitap şeklindeki değişim.. çocukken anneme babama torba taşımak için yardıma çıkardım bana tatlı kız filan derdi pazarcılar , şimdi abla bakla lazım mı diyolar.. hem abla hem bakla çifte kavrulmuş yaşlılık..
eskiden gizlice evin önüne gelip serserilik yapan "çocuk"ların yerini yavaş yavaş , aileyle "hayırlı bi iş" konuşmaya gelen "adam"ların alması..
iş aramak !!! yaşayacak yer aramak !!! araba almak için evrak toplamak !!! eş seçmek !!!
en kötüsünü en sona bıraktım , eskiden her karara karışan "şöyle yap bak döverim seni " diyen ailenin , artık "sen daha doğrusunu bilirsin yavrum" demesi.. yani kimse elini taşın altına koymak istemiyo..
ama kötü bişi diil.. hayaller filan küçülmüyo.. hayat bitmiyo yani.. sadece , neyin hayal neyin gerçek olduğu konusunda gerçeklere ayıyo insan.. sorumluluk artıyo tabii ama özgürlük de artıyo..
eskiden dandik içkilerle , iğrenç yemeklerle , kimileri için 3 kuruş etmeyen sevgililerle harcanan beden daha mühim oluyo.. insan değerleniyo kendi gözünde yani.. sonra tabii çocukluğunu özlediği için , gidiyo çocuk yapıyo onunla avunuyo.. süper bi sistem tuttum bunu
noluyo amk noluyo ?!
ps :47 yaşındayım
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar