bugün
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz5
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci12
- putin türkmüş11
- giysi fiyatlarının uçması6
- trileçe3
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler7
- en gıcık olunan şoför tipleri5
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- true'nin libidosu neden yüksek7
- türkiyeli olmak4
- ince memed4
- true'nin acile kaldırılması9
- devlet eliyle eğitim zorunluluğu3
- sonsuza kadar yaşamak3
- kankinizin sevgilinizi götürmesi5
- patlayan şekerli matcha2
- türk vatandaşları türktür8
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- kemal kılıcdaroğlu2
- 1000mbit internet2
- ermeni ünlüler2
- osuruktan şiirler41
- tek adam4
- mahalle kültürünün yok olması4
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- sözlük erkeklerinin şortları2
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- dinci şairler4
- diyanet'in japonya da ne işi var3
- kıza fotoğraf yolladıktan sonra olabilecekler4
- ilk öpüştüğüm kız6
- babülmendep boğazı2
- eczacının sağlıklı günler demesi5
- kill bill vol 33
- adana kebap10
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı20
- sözlükte kimsenin kalmadığını hissetmek2
- vexillarius the slayer3
- devlet bahçeli3
- 18 ağustos 2026 kuduz paniği2
- almanyada çok insan öldü haklı mıydı4
- gece pencereyi açık unutup yatmak5
- burası instagram değil sözlük4
- rus milfi3
- dünya asla vazgeçme günü4
- mokv öldü mü2
- ben geldim kerkenezler18
- bebek katili4
- claudian clouds22
- gut hastalığı2
chp'nin politikalarını eleştirmek karmanın amına koymaya yeter. kanaatimce bu şöyle açıklanabilir, internet yoluyla bilgiye ulaşabilen ve kendi medyasını yaratabilenlerin çoğunluğu chp seçmenidir. bu chp'lilerin çok eğitimli ve zeki olmaları ile ilgili değildir. bu düpedüz chp'nin izlediği emperyalist politikalar yüzündendir. çoğunun zannettiğinin aksine emparyalizm yekten sömürmek değildir, emperyalizm gelişmesini engelleyerek muhtaç bırakmak ve kanını emmektir.
chp'nin tabanını oluşturan kitlenin büyük bir kısmı asker, bürokrat, memur, öğretmen, doktor ya da devlet desteği ile semirmiş iş adamıdır. basit bir ifade ile türkiye'nin içeriği köylü ama tüketim biçimleri itibarı ile modernist tayfasıdır. bunların eli üreten, çoğunluğu oluşturan onların tabiri ile ''bidon kafalı ya da aptal'' halktan toplanan vergilerin biriktiği devletin kasasındadır ve darbe ile yapılmış anayasalar sayesinde oluşturdukları çeşitli denetim mekanizmaları sayesinde bu durumu bugüne kadar da sürdürmüşlerdir. onlara göre halkın temel işlevi vergi vermek, aydınlanmak adına onlara tabi olmak, onlara asla ulaşamayacak olsalar da onlar gibi olmaya özenmektir çünkü çevreyi oluşturan halk kendileri için neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilemeyecek kadar aptaldır. hatta evrimlerini tamamlamamışlardır. evrimlerini tamamlayana dek üzerlerine düşen vazife, devlet kasası için çalışmaları ve hak talep etmemeleridir. yoksa M. ali birand'ında dediği gibi hemen asker marifetiyle hak isteyen dilleri koparıverilmelidir.
seçimler mi onlar ise birer temsilden ibarettir, bir nevi temaşa. devletin derin yerlerine sirayet etmiştir bu zihniyet beğenmediğini 3-5 ayda yerle bir ederler - di. (bkz: 28 şubat) ne diyorduk elin devletin kasasında asker dipçiği halkın böğründe ne güzel gidiyorduk. ne değişti kıyamet 2001 krizinden sonra koptu. talan edilecek bir kasamız yoktu artık, haramilerin güçlerince pay kopardığı pasta bitmişti. denize düşen yılana sarılır misali akp ye sarıldılar. bunca zaman tüketimle varolan bu güruh üretmeyi, yerine koymayı bilmiyordu ve kasayı dolduracak dürüst adamları ihtiyaçları vardı. nasıl olsa asker marifetiyle yeniden ellerinden almayı bilirlerdi iktidarı. ama garip bir şey oldu. artık bilgi 3-5 gazete ve 7-8 tv kanalına sıkışmıyor, halk istedikleri gibi manipüle edilemiyordu. internet vardı artık, serbest piyasa şartları sayesinde atak yapan çevre ilk kez sosyal ve demokratik haklar noktasında merkezi sıkıştırıyordu. üstelik çevre medyada söz sahibiydi artık, gelişen ekonomi ve güçlenen sermayesi sayesinde onun da kanalları, gazeteleri, büyük internet siteleri vardı. bu elitist chp'li grubu çok öfkelendiriyordu alışık olmadıkları bir durumdu. marabalar ağaya baş kaldırıyordu. üstelik o üstten bakan seçkinci jargon işlemiyordu artık. sanırım insanlar ''kağıttan kaplanın'' gücünü anladılar bilhassa ''27 nisan'' sonrasında, her şey basit ama etkili bir propagandadan ibaretti. olan bitenin kocaman bir sosyal dönüşüm olduğu gerçeğini kabullenmenin merkezi tutanlar tarafından anlaşılması, hazmedilmesi, kabul edilmesi epey zor görünüyor.
artık çevre dediğimiz sıradan halk zenginleşti, burjuvazisini oluşturmak üzere ilk adımlarını attı, bazıları başbakan, bazıları cumhurbaşkanı oldu. kültürümüzün bir parçası haline gelen ve t.c de yaşayan kadınların yüzde yetmişinin taktığı başörtüsü üniversitede, çankaya'da, resepsiyonlarda görünmeye başladı. bu halkın dindarlaşması falan değildi. bu ülkesinde misafir konumundaki halkın ilk kez ev sahibi gibi rahat davranmaya başlamasıydı. deniz kenarına gittiler, nişantaşı'nda gezdiler falan. bu halk uyandı ve iktidarı sevdi. chp'yi bile kökten değiştirdi jakoben elitist laik chp bile riyarkarca da olsa demokratik bir söylem benimsemek zorunda kaldı. karma sizin köpeğiniz olsun da olan biten sosyal bir dönüşümdür. geri dönüşü yoktur. eksilemeniz, aptal demeniz, beyinsiz demeniz, hiç bir şeyi eskisi gibi yapmayacak. bundan beş yıl sonra belki de bu hakaretamiz sözleri yazarken biraz durup düşüneceksiniz.
chp'nin tabanını oluşturan kitlenin büyük bir kısmı asker, bürokrat, memur, öğretmen, doktor ya da devlet desteği ile semirmiş iş adamıdır. basit bir ifade ile türkiye'nin içeriği köylü ama tüketim biçimleri itibarı ile modernist tayfasıdır. bunların eli üreten, çoğunluğu oluşturan onların tabiri ile ''bidon kafalı ya da aptal'' halktan toplanan vergilerin biriktiği devletin kasasındadır ve darbe ile yapılmış anayasalar sayesinde oluşturdukları çeşitli denetim mekanizmaları sayesinde bu durumu bugüne kadar da sürdürmüşlerdir. onlara göre halkın temel işlevi vergi vermek, aydınlanmak adına onlara tabi olmak, onlara asla ulaşamayacak olsalar da onlar gibi olmaya özenmektir çünkü çevreyi oluşturan halk kendileri için neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilemeyecek kadar aptaldır. hatta evrimlerini tamamlamamışlardır. evrimlerini tamamlayana dek üzerlerine düşen vazife, devlet kasası için çalışmaları ve hak talep etmemeleridir. yoksa M. ali birand'ında dediği gibi hemen asker marifetiyle hak isteyen dilleri koparıverilmelidir.
seçimler mi onlar ise birer temsilden ibarettir, bir nevi temaşa. devletin derin yerlerine sirayet etmiştir bu zihniyet beğenmediğini 3-5 ayda yerle bir ederler - di. (bkz: 28 şubat) ne diyorduk elin devletin kasasında asker dipçiği halkın böğründe ne güzel gidiyorduk. ne değişti kıyamet 2001 krizinden sonra koptu. talan edilecek bir kasamız yoktu artık, haramilerin güçlerince pay kopardığı pasta bitmişti. denize düşen yılana sarılır misali akp ye sarıldılar. bunca zaman tüketimle varolan bu güruh üretmeyi, yerine koymayı bilmiyordu ve kasayı dolduracak dürüst adamları ihtiyaçları vardı. nasıl olsa asker marifetiyle yeniden ellerinden almayı bilirlerdi iktidarı. ama garip bir şey oldu. artık bilgi 3-5 gazete ve 7-8 tv kanalına sıkışmıyor, halk istedikleri gibi manipüle edilemiyordu. internet vardı artık, serbest piyasa şartları sayesinde atak yapan çevre ilk kez sosyal ve demokratik haklar noktasında merkezi sıkıştırıyordu. üstelik çevre medyada söz sahibiydi artık, gelişen ekonomi ve güçlenen sermayesi sayesinde onun da kanalları, gazeteleri, büyük internet siteleri vardı. bu elitist chp'li grubu çok öfkelendiriyordu alışık olmadıkları bir durumdu. marabalar ağaya baş kaldırıyordu. üstelik o üstten bakan seçkinci jargon işlemiyordu artık. sanırım insanlar ''kağıttan kaplanın'' gücünü anladılar bilhassa ''27 nisan'' sonrasında, her şey basit ama etkili bir propagandadan ibaretti. olan bitenin kocaman bir sosyal dönüşüm olduğu gerçeğini kabullenmenin merkezi tutanlar tarafından anlaşılması, hazmedilmesi, kabul edilmesi epey zor görünüyor.
artık çevre dediğimiz sıradan halk zenginleşti, burjuvazisini oluşturmak üzere ilk adımlarını attı, bazıları başbakan, bazıları cumhurbaşkanı oldu. kültürümüzün bir parçası haline gelen ve t.c de yaşayan kadınların yüzde yetmişinin taktığı başörtüsü üniversitede, çankaya'da, resepsiyonlarda görünmeye başladı. bu halkın dindarlaşması falan değildi. bu ülkesinde misafir konumundaki halkın ilk kez ev sahibi gibi rahat davranmaya başlamasıydı. deniz kenarına gittiler, nişantaşı'nda gezdiler falan. bu halk uyandı ve iktidarı sevdi. chp'yi bile kökten değiştirdi jakoben elitist laik chp bile riyarkarca da olsa demokratik bir söylem benimsemek zorunda kaldı. karma sizin köpeğiniz olsun da olan biten sosyal bir dönüşümdür. geri dönüşü yoktur. eksilemeniz, aptal demeniz, beyinsiz demeniz, hiç bir şeyi eskisi gibi yapmayacak. bundan beş yıl sonra belki de bu hakaretamiz sözleri yazarken biraz durup düşüneceksiniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar