bugün
- sinirli bir kadına yaklaşma rehberi7
- fetoyla barışılsa alkışlayacak kitle3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak20
- sonbaharda yapılacak en iyi şey16
- kaçak elektrik kullanan orospu çocukları4
- 20163
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı8
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- ben işe gidiyorum5
- osmanlının tekrar kurulacağına inanan insan5
- türkiye parçalansa kurulacak devletler5
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz17
- sözlük yazarlarının yelekleri12
- taş gibi hatunun memesini öpmek7
- anın görüntüsü23
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası26
- yüzüğü neden kartallarla götürmediler5
- akademisyenlere sosyal medya yasağı3
- gazze de enkazdan 17 yeni ceset çıkarılması6
- iki kişi tartışırken aauuvv diye gaza getirmek3
- atatürkün dirileceğine inanan insan2
- yenidoğan çetesi2
- gıda zehirlenmesi2
- en son ne yediniz7
- sözlük yazarlarının kombinleri18
- gocunun elleri11
- en zeki osmanlıcı2
- hediye olarak bir kavanoz turşu4
- yaz bitti kadın ayağı göremeyeceğiz2
- romelu lukaku2
- kocaeli bursa sakarya trabzon rize yozgat konya7
- meloş meloş gibsoş8
- silvermist simko yagmurcu keraneci sarapci birliği6
- yükseleni aslan olan aslan burcu kadını2
- youtubeda azer bülbül canlı diye arama yapan kız4
- güzel kadın isimleri2
- sarapci koala hatayi20
- durduk yere geçmişten bir rezilliğin akla gelmesi5
- seri gizli artı oy veren melek3
- sarapci koala'nın en büyük hayali6
- kovboy şekerlemesi6
- gocu32
- urik hai kılıklı sevgiliye elf değeri vermek3
- yapay zekayı kapatamadığımız zaman geldiğinde4
- aponun piçleri yıldıramaz bizleri3
- bir erkeğe nazar değmesi4
- sabahları nefret edilen şeyler15
- sanatımı ekşi sözlükte icra etmeye karar vermem13
- muhtar gocu8
- kimin ahını aldım acaba4
bugün kapının altından atılan bir mektup bu ve muhtemelen yurdun herbir köşesindeki evlere de gönderilmiş bir mektup.
annem getirdi mektubu; 'ak parti mektup yollamış bize baksana' dedi. okumaya bile değer bulmayıp 'çöpe at anne' dedim.
sonra vazgeçtim bakalım ne varmış bu mektupta dedim,aldım,okudum ve üşenmedim mektubu birebir yazdım buraya.
önce mektubu okuyunuz,yorumlarım hemen altında olacak. buyrun mektubun metni budur :
sevgili kardeşim,
sana bu mektubu bir siyasi parti lideri olarak değil,bu ülkede yıllarca sigortalı olarak çalışmış, yıllarca senin gittiğin hastanelerde, senin gittiğin okullarda, senin geçtiğin yollarda, seninle aynı sorunları ve sıkıntıları yaşamış bir komşun, bir kardeşin olarak yazıyorum.
bir çok partinin akıl almaz vaatler ve boş laflarla zihnini yormaya çalıştığı bu süreçte, ben senin vicdanına seslenmek istiyorum.
sadece şu sorunun cevabını düşün sevgili kardeşim;
ak parti iktidarından önce nasıl bir türkiye'de yaşıyordun, şimdi nasıl bir türkiye'de yaşıyorsun?
bizim siyasi terbiyemizde yapmayacağımız bir işi söylemek yok.
bizim siyasi terbiyemizde boş vaatlerle seni aldatmaya çalışmak yok.
bizim siyasi terbiyemizde bir oy fazla alacağım diye senin gözünün içine baka baka yalan söylemek yok.
bizde yapacağız değil yapmak var. bizde başarılamaz denilenleri başarmak, olmaz denilenleri oldurmak, hayal sanılanları gerçekleştirmek var.
bizde milletle ve milletin değerleriyle kavga etmek değil, 74 milyonu kardeş bilip aynı hassasiyetle kucaklamak var.
bizde seçkincilik değil eşitlik, zulüm değil adalet, kavga değil barış, ayrıştırmak değil kardeşlik var.
2023 hedefine ulaşmak için yürüdüğümüz bu yolda, cumhuriyet tarihimizin bu en önemli ve telafisi olmayan seçimine giderken, senden beklediğim çocuklarının ve ülkenin geleceğini düşünerek oy kullanmandır.
sen bu zamana kadar ak parti'ye nasıl güvendiysen ben de aynı şekilde sana, vicdanına ve ferasetine güveniyorum.
omuz ver; 2023'ün büyük türkiyesi'ni hep beraber inşa edelim.
saygı ve sevgilerimle...
recep tayyip erdoğan
ak parti genel başkanı, başbakan
mektubu okuyunca 'siktir' edasında bir tebessüm oluştu önce yüzümde, buruşturdum çöpe atayım diye ama sonra aklımda kalan bir cümle bana bunları yazmam için önayak oldu;
''sadece şu sorunun cevabını düşün sevgili kardeşim;
ak parti iktidarından önce nasıl bir türkiye'de yaşıyordun, şimdi nasıl bir türkiye'de yaşıyorsun?''
düşündüm, düşündüm ve bu adamın gerçekten ciddi ciddi vatandaşla t***** geçtiğine karar verdim. bu nasıl bir hayasızlıktır, bu nasıl bir yüzsüzüktür, bu nasıl bir utanmazlıktır cevabına dair hiçbir şey söyleyemiyorum.
peki madem ben anlatayım sana akp öncesi ve sonrası türkiye'yi;
akp öncesi türkiye'de insanlar özgürlerdi, kimse düşünceleri yüzünden yargılanmıyor ve mahkum edilmiyorlardı.
akp öncesi yobazlık ve bağnazlık bu raddede değildi.
akp öncesi sadece gerçekleri yazıyor diye hiçbir kitap daha basılmadan toplatılmadı.
akp öncesi hiçbir başbakan halkın tepkisi gösterdiği bir mitingde polisin biber gazı yüzünden ölen vatandaş hakkında 'bir tanesi de kalp krizi geçirip ölmüş' diye aşağılanmadı.
(vatandaş aşağılama mevzuna girmişken geçmişten hatırlayın ; 'ananı da al git' - 'körsün ama sana iş vermişiz' ) ve daha bugün söylenen bir söz, hopa'daki olayları ankara'da protesto etmek için polis panzerinin üstüne çıkan dilşat aktaş'tan bahsederken 'kız mıdır kadın mıdır' la başlaya bir cümle kurmaya cüret etmesi)
akp öncesi ösym skandalları diye bir sorunu yoktu bu ülkenin. sehven binlerce öğretmen kpss kopya skandalında, binlerce öğrenci ygs şifre skandalında, binlerce kişi ales hatalı kitapçık skandalında mağdur oldu. ve ösym başkanı badem bıyıklı ali demir hala görevinin başında.
elbette bunlarla sınırlı değil,bunlar en tazeleri. daha binlercesini yazabilecek kadar okudum, okuyorum ve görüyorum.
son bir şey; ben vicdanlı, aklı başında, neyin ne olduğunu akli melekelerim vasıtasıyla görebilen bir türkiye cumhuriyeti vatandaşı olduğum için koyun sürüsü gibi güdülmek istemiyorum.
annem getirdi mektubu; 'ak parti mektup yollamış bize baksana' dedi. okumaya bile değer bulmayıp 'çöpe at anne' dedim.
sonra vazgeçtim bakalım ne varmış bu mektupta dedim,aldım,okudum ve üşenmedim mektubu birebir yazdım buraya.
önce mektubu okuyunuz,yorumlarım hemen altında olacak. buyrun mektubun metni budur :
sevgili kardeşim,
sana bu mektubu bir siyasi parti lideri olarak değil,bu ülkede yıllarca sigortalı olarak çalışmış, yıllarca senin gittiğin hastanelerde, senin gittiğin okullarda, senin geçtiğin yollarda, seninle aynı sorunları ve sıkıntıları yaşamış bir komşun, bir kardeşin olarak yazıyorum.
bir çok partinin akıl almaz vaatler ve boş laflarla zihnini yormaya çalıştığı bu süreçte, ben senin vicdanına seslenmek istiyorum.
sadece şu sorunun cevabını düşün sevgili kardeşim;
ak parti iktidarından önce nasıl bir türkiye'de yaşıyordun, şimdi nasıl bir türkiye'de yaşıyorsun?
bizim siyasi terbiyemizde yapmayacağımız bir işi söylemek yok.
bizim siyasi terbiyemizde boş vaatlerle seni aldatmaya çalışmak yok.
bizim siyasi terbiyemizde bir oy fazla alacağım diye senin gözünün içine baka baka yalan söylemek yok.
bizde yapacağız değil yapmak var. bizde başarılamaz denilenleri başarmak, olmaz denilenleri oldurmak, hayal sanılanları gerçekleştirmek var.
bizde milletle ve milletin değerleriyle kavga etmek değil, 74 milyonu kardeş bilip aynı hassasiyetle kucaklamak var.
bizde seçkincilik değil eşitlik, zulüm değil adalet, kavga değil barış, ayrıştırmak değil kardeşlik var.
2023 hedefine ulaşmak için yürüdüğümüz bu yolda, cumhuriyet tarihimizin bu en önemli ve telafisi olmayan seçimine giderken, senden beklediğim çocuklarının ve ülkenin geleceğini düşünerek oy kullanmandır.
sen bu zamana kadar ak parti'ye nasıl güvendiysen ben de aynı şekilde sana, vicdanına ve ferasetine güveniyorum.
omuz ver; 2023'ün büyük türkiyesi'ni hep beraber inşa edelim.
saygı ve sevgilerimle...
recep tayyip erdoğan
ak parti genel başkanı, başbakan
mektubu okuyunca 'siktir' edasında bir tebessüm oluştu önce yüzümde, buruşturdum çöpe atayım diye ama sonra aklımda kalan bir cümle bana bunları yazmam için önayak oldu;
''sadece şu sorunun cevabını düşün sevgili kardeşim;
ak parti iktidarından önce nasıl bir türkiye'de yaşıyordun, şimdi nasıl bir türkiye'de yaşıyorsun?''
düşündüm, düşündüm ve bu adamın gerçekten ciddi ciddi vatandaşla t***** geçtiğine karar verdim. bu nasıl bir hayasızlıktır, bu nasıl bir yüzsüzüktür, bu nasıl bir utanmazlıktır cevabına dair hiçbir şey söyleyemiyorum.
peki madem ben anlatayım sana akp öncesi ve sonrası türkiye'yi;
akp öncesi türkiye'de insanlar özgürlerdi, kimse düşünceleri yüzünden yargılanmıyor ve mahkum edilmiyorlardı.
akp öncesi yobazlık ve bağnazlık bu raddede değildi.
akp öncesi sadece gerçekleri yazıyor diye hiçbir kitap daha basılmadan toplatılmadı.
akp öncesi hiçbir başbakan halkın tepkisi gösterdiği bir mitingde polisin biber gazı yüzünden ölen vatandaş hakkında 'bir tanesi de kalp krizi geçirip ölmüş' diye aşağılanmadı.
(vatandaş aşağılama mevzuna girmişken geçmişten hatırlayın ; 'ananı da al git' - 'körsün ama sana iş vermişiz' ) ve daha bugün söylenen bir söz, hopa'daki olayları ankara'da protesto etmek için polis panzerinin üstüne çıkan dilşat aktaş'tan bahsederken 'kız mıdır kadın mıdır' la başlaya bir cümle kurmaya cüret etmesi)
akp öncesi ösym skandalları diye bir sorunu yoktu bu ülkenin. sehven binlerce öğretmen kpss kopya skandalında, binlerce öğrenci ygs şifre skandalında, binlerce kişi ales hatalı kitapçık skandalında mağdur oldu. ve ösym başkanı badem bıyıklı ali demir hala görevinin başında.
elbette bunlarla sınırlı değil,bunlar en tazeleri. daha binlercesini yazabilecek kadar okudum, okuyorum ve görüyorum.
son bir şey; ben vicdanlı, aklı başında, neyin ne olduğunu akli melekelerim vasıtasıyla görebilen bir türkiye cumhuriyeti vatandaşı olduğum için koyun sürüsü gibi güdülmek istemiyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar