bugün
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı7
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık12
- hırvatistan9
- beni özleyenler elime mum diksin15
- ılımlı islam5
- ayak bileğine dövme yaptıran erkek4
- sümer dili6
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri5
- osmanlıcılar2
- o kaç gram2
- küçük çocukların sizi kahraman olarak görmesi2
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması8
- koç üniversitesi2
- kız kardeş2
- karamürsel2
- anın görüntüsü14
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- şanssız bir insan olmak4
- ortadoğu yerine batı asya demek2
- mutlu kalmak için öneriler2
- diyetteyken kitap okumak3
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım8
- aylık 505 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- yunanistan29
- yuzır ismet gurbuzi hazretleri4
- iq testi4
- kadir mısıroğlu3
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek5
- bey biraderler beydirler3
- 2026 ağustos ayı nasıl geçecek3
- ak parti2
- arkadaşlar naber ya4
- türk ateisti7
- inşaat gürültüsü4
- slip mayo giyen erkek4
- en son aldığınız iltifat14
- arkadaşlar yeni ağırlıklarım nasıl3
- en köylü özelliğiniz4
- yanık akrep dumanı çekmek5
- almanya11
- nervio ile travertenlere gitmek4
- her gördüğünü jandarmaya ihbar eden köylü3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- belçika4
- beynin dopamin salgılamaması3
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- zorunlu eğitim7
- la diyen kadın3
- ioçk'nın müziği4
- sevişirken video çekmek10
Philippe Jaccottet'in bir şiiri:
Bir zamanlar
ben ürkek, ben cahil, ben güç bela hayatta,
resimlerle örterek gözlerimi
yön vereceğimi sandım ölülere ve ölenlere
Ben sığınmış şair
ben harcanmış, az acı görerek
oralara kadar yollar çektim ha!
şimdi söndü lamba,
daha çok geriniyor, titriyor
usulca yeniden başlıyorum havada,
uzakta
ağır bulutlar ve hafif yel
altına saklar dağlar
üzümleri ve incirleri:
hiç kuşku yok, kuşkusuz...
Öyle bir an gelir ki neredeyse
mecalsiz yatağa girer ağabey. Görülür
günden güne
daha az emin olan adımları.
Sözü edilmez artık
otların arasından su gibi ilerlemenin:
su dönmez geri
Usta kendi başına
çarçabuk dönmüşse uzaklardan
ararım onun ardından geleni:
ne meyvelerin feneri,
ne serüvenci kuş,
ne de resimlerin en temizi;
daha çok yer değiştiren su ve çamaşır,
gözcü duran el,
bilhassa acıya dayanan yürek.
Bir zamanlar
ben ürkek, ben cahil, ben güç bela hayatta,
resimlerle örterek gözlerimi
yön vereceğimi sandım ölülere ve ölenlere
Ben sığınmış şair
ben harcanmış, az acı görerek
oralara kadar yollar çektim ha!
şimdi söndü lamba,
daha çok geriniyor, titriyor
usulca yeniden başlıyorum havada,
uzakta
ağır bulutlar ve hafif yel
altına saklar dağlar
üzümleri ve incirleri:
hiç kuşku yok, kuşkusuz...
Öyle bir an gelir ki neredeyse
mecalsiz yatağa girer ağabey. Görülür
günden güne
daha az emin olan adımları.
Sözü edilmez artık
otların arasından su gibi ilerlemenin:
su dönmez geri
Usta kendi başına
çarçabuk dönmüşse uzaklardan
ararım onun ardından geleni:
ne meyvelerin feneri,
ne serüvenci kuş,
ne de resimlerin en temizi;
daha çok yer değiştiren su ve çamaşır,
gözcü duran el,
bilhassa acıya dayanan yürek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar