bugün
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı35
- patates kızartmak3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- paranın devrinin bitmesi10
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması13
- kelimelik3
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- yasak cinsel ilişkiler15
- fatma betül sayan kaya44
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- filmi beğenmeyip yönetmeni vurmak3
- spk tera holding de 37 kişi hakkında suç duyurusu2
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- bir sözlük erkeğine yürüyüp karşılık bulamamak11
- yemen'in taiz kentinde husi çatışmaları2
- hayatın çok sıkıcı olması2
- sarma saramayan kız10
- zamanda yolculuk2
- futbol13
- türkiye28
- ölüm2
- gocu'nun 2 günde unutulması13
- sözlük erkeğine cin musallat etmek7
- romanya53
- siccin4
- italya12
- sistem patlamış2
- çalmaşur4
- true'nun çaylak olması7
- bir sözlük erkeğine sarma tenceresiyle saldırmak7
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis16
- abberline ın yeni hesabı11
- özgürlük vs eşitlik5
- melih gökçek soruşturması ne oldu22
- osmanlı'nın yıkılma sebepleri5
- arkadaşlar bişe dicem ya7
- online listesinin yine gelmesi6
- izmir'i yönetemeyip ülkeyi yöneteceğini sanan tip6
- saraca ö yıldırım2
- eski sevgilinin saçmalıkları5
- belçika10
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- bir sözlük erkeğine sarma sarmak6
- altay bayındır6
- beyza3
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- yağmurlu gece6
- hepinizi yazdım bir kenara8
- dünya60
tam olarak ihyâu ulûmi'd-dîn şeklinde yazılıyor olması gerek. mev'iza türünde bir eserdir, yani nasihatle ilgilidir. ancak içinde iman esasları ve ibadetler gibi pek çok husustan da bahsedildiği için fıkıh bakımından muhtevası bir ilmihalden geri kalmaz. bununla birlikte ihya'yı ilmihal niyetine okumaya kasteden olursa, gazali'nin şafiî olduğunu, onu da kendine has yorumuyla tatbik ettiğini hatırında tutmalıdır. türkiye'de neşredilen bazı nüshalarında, gazali'nin bildirdiklerinin hanefî fıkhıyla çeliştiği noktaların dipnotlarda gösterildiğine tesadüf edilmiştir, meselâ tuğra neşriyatınki böyledir.
gazali eser boyunca pek çok konuyu sistematik olarak ele alır, lehte ve aleyhte görüşleri, konuyla ilgili delilleri sıralar. diğer konular gibi, tasavvufla ilgili bahisler veya meselâ müzik gibi hususlarda tek başına red veya kabul sayılamayacak hükümler verir. kimin hangi durumda ne kadar haklı olduğunu belirten kendine has neticelerle zıt görünen fikirlerin hakkını verir. sadece meseleleri ele alma tarzı ile bile ufuk açan bir kitaptır.
hadislerinin sıhhati hep tartışma konusu yapılmıştır. ancak esasta bir fıkıh kitabı olmadığı için çok da problem olmamıştır. bunun yanında yanlış hatırlamıyorsam, israiliyâttan fazla faydalandığı gibi bir takım tenkidler de gündeme gelmiş olması lazım. daha da ilginci biraz uğraşınca yunan filozoflarının fikirleri ile benzeşen hususlara rastlamak da imkansız değildir eserde. gazali'nin yazıları ile yunan filozoflarınınkini karşılaştıran ve ilginç benzerliklere işaret eden bir makale okumuş idim, ama nerede çıktı, kimin yazısıydı şu anda hatırlamıyorum. hepsi bir tarafa, gazali bütün bunları malzeme olarak kullanır, kendi çatısını kendi bildiği gibi kurdukran sonra, dışarıda kalan malzemeden işine yarayacakları da alır, adeta hazmeder.
kader konusunda söyledikleri kafa karıştırıcıdır. akademik olarak bu konuyu çözmeye niyetlenmemiş olanların, hele de matüridî mezhebinden olanların fazla üzerinde durmaması yerinde olabilir. yahut mehmed kırkıncı'nın kader nedir adlı eseri veya matüridî akaidi ile alakalı eserler ile karşılaştırarak okumalıdır.
özellikle imam'ın aldanmak konusunda anlattıkları can kulağı ile dinlenmelidir. "ehhe, acayip dinî bir insanım, yapmadığım hayır, toplamadığım bonüs kalmadı, cennetliğim" havalarında gezen zevatın bir an önce okuması gereken bir kitaptır. 4 cildin hepsini okumayı gözü kesmeyecekler için kimyay-ı saadet'in, bu eserin özeti olduğunun söylendiğini hatırlatmak gerekmektedir.
gazali eser boyunca pek çok konuyu sistematik olarak ele alır, lehte ve aleyhte görüşleri, konuyla ilgili delilleri sıralar. diğer konular gibi, tasavvufla ilgili bahisler veya meselâ müzik gibi hususlarda tek başına red veya kabul sayılamayacak hükümler verir. kimin hangi durumda ne kadar haklı olduğunu belirten kendine has neticelerle zıt görünen fikirlerin hakkını verir. sadece meseleleri ele alma tarzı ile bile ufuk açan bir kitaptır.
hadislerinin sıhhati hep tartışma konusu yapılmıştır. ancak esasta bir fıkıh kitabı olmadığı için çok da problem olmamıştır. bunun yanında yanlış hatırlamıyorsam, israiliyâttan fazla faydalandığı gibi bir takım tenkidler de gündeme gelmiş olması lazım. daha da ilginci biraz uğraşınca yunan filozoflarının fikirleri ile benzeşen hususlara rastlamak da imkansız değildir eserde. gazali'nin yazıları ile yunan filozoflarınınkini karşılaştıran ve ilginç benzerliklere işaret eden bir makale okumuş idim, ama nerede çıktı, kimin yazısıydı şu anda hatırlamıyorum. hepsi bir tarafa, gazali bütün bunları malzeme olarak kullanır, kendi çatısını kendi bildiği gibi kurdukran sonra, dışarıda kalan malzemeden işine yarayacakları da alır, adeta hazmeder.
kader konusunda söyledikleri kafa karıştırıcıdır. akademik olarak bu konuyu çözmeye niyetlenmemiş olanların, hele de matüridî mezhebinden olanların fazla üzerinde durmaması yerinde olabilir. yahut mehmed kırkıncı'nın kader nedir adlı eseri veya matüridî akaidi ile alakalı eserler ile karşılaştırarak okumalıdır.
özellikle imam'ın aldanmak konusunda anlattıkları can kulağı ile dinlenmelidir. "ehhe, acayip dinî bir insanım, yapmadığım hayır, toplamadığım bonüs kalmadı, cennetliğim" havalarında gezen zevatın bir an önce okuması gereken bir kitaptır. 4 cildin hepsini okumayı gözü kesmeyecekler için kimyay-ı saadet'in, bu eserin özeti olduğunun söylendiğini hatırlatmak gerekmektedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar