bugün
- kadın olsaydım çok açık giyerdim20
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak8
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum9
- hangi manifest kızısın7
- ruhu iyileştiren şeyler6
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz8
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi18
- en büyük pişmanlığınız7
- namus takıntısı olan erkek17
- nesrin cavadzade4
- kızımın adı 15 temmuz olsun3
- dunyanin en guvenli ulkesi2
- kavurmalı yumurta7
- türkiye avustralya maçı8
- ece irtem6
- kadınların en büyük düşmanı3
- kurdun dişine alkol değmesi2
- sözlük yazarlarının suları5
- panik atak olan psikolog2
- bir şeyi ararken başka bir kayıp şeyi bulmak4
- hayatın planladığımız gibi gitmemesi5
- futbol8
- kadınsı erkek4
- bar taburesinin kan dolaşımına etkisi2
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- insan değişmez ortaya çıkar3
- aktroller5
- sürekli gözünün içine bakan kız2
- namus5
- kürtlere hırt diyen paramesyum3
- çince öğrenmek2
- yardımda bulunulan kişinin lüks harcamalar yapması4
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı7
- yazarlar birbirlerine laf atmaktan tanım yapamıyor4
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek11
- regl dönemi çirkinliği5
- ekber ve erşed kanunları3
- güzel kızların isimleri9
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı2
- dünya kupası mağlubiyetinin arkasında siyonizm var4
- neden oy veriyoruz2
- karton toplayan cocuk evlenirse karısına bakar mı4
- emek hırsızı patronları ifşa etme akımı5
- kadınlar sözlük5
- deniz undav2
- evlenmeyi başaramamış kadın17
- savaşların ana sebebi dinlerdir2
- yerli malı haftası2
- iran'a iltica etmek3
Nazım Kültür Merkezi'nin katkılarıyla hazırlanan film, Türkiye'de olası bir sosyalist devrimin hemen ardından yaşanabilecekleri anlatmış. Dizilerden, sinemadan ve tiyatrodan aşina olduğumuz çok sayıda oyuncu da "bu umudu paylaştıkları için" ücret almadan oynamış.
Devrim olduğunda Türkiye insanı hangi kaygıları yaşayabilir, sistemdeki bu büyük değişime nasıl ayak uydurabilir, nasıl çatışmalar yaşanır? Temelde taksiciyle ülkeden kaçmaya çalışan fabrikatörün, köylüyle tarımı kamulaştırma çalışmaları yapan devrim görevlisinin, evli bir çiftin, ev sahibi ve kiracının, hasta ve doktorun, suikastçiyle emniyet görevlisinin diyalogları yoluyla insanların tepkileri; radyo, televizyon, gazete satıcısı yoluyla sistemde yapılmakta olan değişiklikleri anlatmaya çalışmışlar.
Yansıttıkları Türkiye insanı profilini çok gerçekçi buldum. (tabii onca yıl o insanları sosyalizmin gerçekçiliğine ikna etmeye çalışmış insanlarca yapıldı bu film.) Kamulaştırılan bir fabrikadaki işçi önce işten çıkarılmayacağından emin olmak istiyor, sonra da patronunun başına ne geleceği ile ilgili kaygılanıyor. Taksici artık yolcusunun emrine amade değil, emeğinin değerini biliyor. Ülkücüsü dincisi sistemi geri çevirme derdinde. Doktor artık hastasına görmezden gelir tavırlar gösteremiyor...
Sosyalist düşüncedeki bir izleyici olarak, çok da duygusal olmayan sahnelerde gözyaşlarımı tutamadım. Yıllardır içimi kanatan umutsuzluk duygusu, sanki devrim gerçekten olmuş ve ben de buna katkı sağlayanlardan biriymişim gibi, çok da tarif edemeyeceğim tatminkar bir hüzün duygusuna bıraktı yerini.
Sonuçta filmin anlatmaya çalıştıkları kadar filmden anlamaya çalıştığımız şey de önemli. Sosyalizm fikrinden hoşlanmayan arkadaşların bile izlemeleri gerektiğini düşünüyorum. Tabii yoğun sosyalizm propagandası rahatsız etmezse.
Devrim olduğunda Türkiye insanı hangi kaygıları yaşayabilir, sistemdeki bu büyük değişime nasıl ayak uydurabilir, nasıl çatışmalar yaşanır? Temelde taksiciyle ülkeden kaçmaya çalışan fabrikatörün, köylüyle tarımı kamulaştırma çalışmaları yapan devrim görevlisinin, evli bir çiftin, ev sahibi ve kiracının, hasta ve doktorun, suikastçiyle emniyet görevlisinin diyalogları yoluyla insanların tepkileri; radyo, televizyon, gazete satıcısı yoluyla sistemde yapılmakta olan değişiklikleri anlatmaya çalışmışlar.
Yansıttıkları Türkiye insanı profilini çok gerçekçi buldum. (tabii onca yıl o insanları sosyalizmin gerçekçiliğine ikna etmeye çalışmış insanlarca yapıldı bu film.) Kamulaştırılan bir fabrikadaki işçi önce işten çıkarılmayacağından emin olmak istiyor, sonra da patronunun başına ne geleceği ile ilgili kaygılanıyor. Taksici artık yolcusunun emrine amade değil, emeğinin değerini biliyor. Ülkücüsü dincisi sistemi geri çevirme derdinde. Doktor artık hastasına görmezden gelir tavırlar gösteremiyor...
Sosyalist düşüncedeki bir izleyici olarak, çok da duygusal olmayan sahnelerde gözyaşlarımı tutamadım. Yıllardır içimi kanatan umutsuzluk duygusu, sanki devrim gerçekten olmuş ve ben de buna katkı sağlayanlardan biriymişim gibi, çok da tarif edemeyeceğim tatminkar bir hüzün duygusuna bıraktı yerini.
Sonuçta filmin anlatmaya çalıştıkları kadar filmden anlamaya çalıştığımız şey de önemli. Sosyalizm fikrinden hoşlanmayan arkadaşların bile izlemeleri gerektiğini düşünüyorum. Tabii yoğun sosyalizm propagandası rahatsız etmezse.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar