bugün
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- bik bikle yemek yapmak6
- üşüyen erkek12
- adanalı ateist5
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası9
- dekolteye bakar mısınız6
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin5
- vergi iadesi doldurmak5
- gelecek partisi'nin kapanması12
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması9
- soyulacak devlet malının kalmaması3
- japonya21
- nervio hamferdi12
- kerhaneye gitmek3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin16
- hiç porno izlememiş erkek3
- yaz yavaştan bitiyor eylül geliyor 20264
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı8
- ahmet davutoğlu7
- entry üstteki entrylere cevap niteliğinde3
- ketçap aromalı ruffles5
- sözlük yazarlarının kombinleri4
- sağa sinyal verip sola dönmek7
- genşlik dizisi2
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı3
- bulgaristan3
- klima çarpması5
- asla yapmam denilen şeyler6
- mal varlıklarınız nelerdir5
- battal gazi5
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması7
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- hiç durmayan rüzgarın anlamı2
- vergicilerin kıl olduğu mal beyanı2
- gürcistan25
- arkadaşlar görüşürüz ben gidiyom2
- ctrlx22
- stackoverflow da geçen saatler2
- sudekiray2
- ağlamamak için kendini tutmak12
- kırgızistan8
- sabahın köründe entry giren işsizler3
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması7
- kuran da namaz yok21
- hewal ebo18
- silah çekildiği zaman patlar3
- prensesler gibi uyanmak3
- geceniz nasıl geçiyor7
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- latin atasözleri6
Nazım Kültür Merkezi'nin katkılarıyla hazırlanan film, Türkiye'de olası bir sosyalist devrimin hemen ardından yaşanabilecekleri anlatmış. Dizilerden, sinemadan ve tiyatrodan aşina olduğumuz çok sayıda oyuncu da "bu umudu paylaştıkları için" ücret almadan oynamış.
Devrim olduğunda Türkiye insanı hangi kaygıları yaşayabilir, sistemdeki bu büyük değişime nasıl ayak uydurabilir, nasıl çatışmalar yaşanır? Temelde taksiciyle ülkeden kaçmaya çalışan fabrikatörün, köylüyle tarımı kamulaştırma çalışmaları yapan devrim görevlisinin, evli bir çiftin, ev sahibi ve kiracının, hasta ve doktorun, suikastçiyle emniyet görevlisinin diyalogları yoluyla insanların tepkileri; radyo, televizyon, gazete satıcısı yoluyla sistemde yapılmakta olan değişiklikleri anlatmaya çalışmışlar.
Yansıttıkları Türkiye insanı profilini çok gerçekçi buldum. (tabii onca yıl o insanları sosyalizmin gerçekçiliğine ikna etmeye çalışmış insanlarca yapıldı bu film.) Kamulaştırılan bir fabrikadaki işçi önce işten çıkarılmayacağından emin olmak istiyor, sonra da patronunun başına ne geleceği ile ilgili kaygılanıyor. Taksici artık yolcusunun emrine amade değil, emeğinin değerini biliyor. Ülkücüsü dincisi sistemi geri çevirme derdinde. Doktor artık hastasına görmezden gelir tavırlar gösteremiyor...
Sosyalist düşüncedeki bir izleyici olarak, çok da duygusal olmayan sahnelerde gözyaşlarımı tutamadım. Yıllardır içimi kanatan umutsuzluk duygusu, sanki devrim gerçekten olmuş ve ben de buna katkı sağlayanlardan biriymişim gibi, çok da tarif edemeyeceğim tatminkar bir hüzün duygusuna bıraktı yerini.
Sonuçta filmin anlatmaya çalıştıkları kadar filmden anlamaya çalıştığımız şey de önemli. Sosyalizm fikrinden hoşlanmayan arkadaşların bile izlemeleri gerektiğini düşünüyorum. Tabii yoğun sosyalizm propagandası rahatsız etmezse.
Devrim olduğunda Türkiye insanı hangi kaygıları yaşayabilir, sistemdeki bu büyük değişime nasıl ayak uydurabilir, nasıl çatışmalar yaşanır? Temelde taksiciyle ülkeden kaçmaya çalışan fabrikatörün, köylüyle tarımı kamulaştırma çalışmaları yapan devrim görevlisinin, evli bir çiftin, ev sahibi ve kiracının, hasta ve doktorun, suikastçiyle emniyet görevlisinin diyalogları yoluyla insanların tepkileri; radyo, televizyon, gazete satıcısı yoluyla sistemde yapılmakta olan değişiklikleri anlatmaya çalışmışlar.
Yansıttıkları Türkiye insanı profilini çok gerçekçi buldum. (tabii onca yıl o insanları sosyalizmin gerçekçiliğine ikna etmeye çalışmış insanlarca yapıldı bu film.) Kamulaştırılan bir fabrikadaki işçi önce işten çıkarılmayacağından emin olmak istiyor, sonra da patronunun başına ne geleceği ile ilgili kaygılanıyor. Taksici artık yolcusunun emrine amade değil, emeğinin değerini biliyor. Ülkücüsü dincisi sistemi geri çevirme derdinde. Doktor artık hastasına görmezden gelir tavırlar gösteremiyor...
Sosyalist düşüncedeki bir izleyici olarak, çok da duygusal olmayan sahnelerde gözyaşlarımı tutamadım. Yıllardır içimi kanatan umutsuzluk duygusu, sanki devrim gerçekten olmuş ve ben de buna katkı sağlayanlardan biriymişim gibi, çok da tarif edemeyeceğim tatminkar bir hüzün duygusuna bıraktı yerini.
Sonuçta filmin anlatmaya çalıştıkları kadar filmden anlamaya çalıştığımız şey de önemli. Sosyalizm fikrinden hoşlanmayan arkadaşların bile izlemeleri gerektiğini düşünüyorum. Tabii yoğun sosyalizm propagandası rahatsız etmezse.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar