bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin10
- ayı saldırınca yapılması gerekenler13
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- gece yarısı çalan telefon7
- uysaljakoben21
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- gammaz olmuşum13
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- geceye bir söz bırak3
- aquila bicipite8
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- eski dizileri izlemek3
- reha muhtar25
- kadınların zeka seviyesi2
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir4
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- ankarada masaj yaptırmak2
- kadınların erkeklerde aradıkları şeyler2
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- bir erkeğin instagram kullanma amacı2
- minyon kadın siniri5
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız2
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak2
- samsun da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü2
- kel erkek3
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- ona bir şey söyle16
- denize sıfır bir ev sahibi olmak2
- ekşi sözlükte 2 yıldır çaylak olmak2
- kemal kılıçdaroğlu35
- elit olmak için gerekenler13
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- death2
- bizim delilere bakayım4
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- gençler iş beğenmiyor3
- gecenin şarkısı4
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- rusya'dan nükleer silah tehdidi2
- gocu26
- ses yakışıklılığı2
- semum3
- ikinci evliliği yapanları anlayamamak21
türk toplumu çok hızlı bir değişim içerisinde, bugün açık olan dükkan bir bakmışsın 2 ay sonra market bir iki ay sonra süpermarket olmuş. bu hızlı değişim içerisinde doğu kültüründen özüne kattığı br takım değerleri de batıya uyum çabası içerisinde mazide bırakmakta. yalnız henüz hangi değerlerin bırakıldığı veya bırakılmaya çalışıldığı genel çerçevede netlik kazanmış değil. bu nedenlerle türk toplumunun bu geçiş evresi topluma ait hakim kültürel öğeleri de kesin kılmamakta.
araştırmalar gösteriyor ki türk toplumu henüz samimiyetini ve insana verdiği değeri ve saygıyı kaybetmemiş yani dişil unsurlar taşıyan bir yapıda. ayrıca kolektivist yapıya sahip olan toplumumuzda grup olma ve gruba göre var olma anlayışı yer almakta. kişilerin ben merkezli, bireyci davranıştan uzak mensup olduğu aileye, okula vb grupalara göre hareket etme kendi çıkarınını mensup olduğu grubun çıkarının altında tutma eğilimi toplumumuza ait bir tutum.
ayrıca güç mesafesi kavramı bakımından incelendiğinde toplumumuz güç mesafesinin düşük olduğu toplumlar arasında. yani hiyerarşinin önem kazandığı, statüye göre saygı yüklenmesinin normal kabul edildiği bir yapıda. bunun göstergesi şu ki gerek aile büyükleri olsun gerekse iş yerinde hiyerarşik olarak kendimizden büyük ve yüksek statüye sahip kişilere yüklediğimiz saygı güç mesafesimizin düşük olmasıyla açıklanıyor.
ayrıca hakim olan değerler arasında en öne çııkanı belirsizlikten kaçınma anlayışı. gelecekte olacak olanlara karşı bir risk yüklenimi söz konusu değil. tezatla kaderci analyış, yazılıysa olur, allah herkesin rızkını verir gibi duygusal ve dinsel yaklaşımlar ön planda.
öyle ki bizim kendimizi güvende hissetmemiz herşeyin yazılı, kitabına uygun, adım adım ilerlemesi ve atılan adımların önceden tahmin edilebilir sonuçlar doğurmasıyla şekilleniyor. güvensizlik ortamı tamamen gelecek kaygısı, geleceğin neler getireceğini bilmeyişimizle ya da geleceğe adım atmaya cesaretimizin olmayışla ortaya çıkmasının yanında ayrıca yüzyılar süren tarihimize bakılınca daha net görülebilir.. sürekli savaş halide olmuş olan toplumumuz o günlerden kalma alışkanlıklarla her an tehdit altında olma içgüdüsüne sahip. misal türkün türkten başka dostu yoktur anlayışı da bu güvensizlik ortamının, içe kapanma içgüdüsünün bir sonucu değil mi...
araştırmalar gösteriyor ki türk toplumu henüz samimiyetini ve insana verdiği değeri ve saygıyı kaybetmemiş yani dişil unsurlar taşıyan bir yapıda. ayrıca kolektivist yapıya sahip olan toplumumuzda grup olma ve gruba göre var olma anlayışı yer almakta. kişilerin ben merkezli, bireyci davranıştan uzak mensup olduğu aileye, okula vb grupalara göre hareket etme kendi çıkarınını mensup olduğu grubun çıkarının altında tutma eğilimi toplumumuza ait bir tutum.
ayrıca güç mesafesi kavramı bakımından incelendiğinde toplumumuz güç mesafesinin düşük olduğu toplumlar arasında. yani hiyerarşinin önem kazandığı, statüye göre saygı yüklenmesinin normal kabul edildiği bir yapıda. bunun göstergesi şu ki gerek aile büyükleri olsun gerekse iş yerinde hiyerarşik olarak kendimizden büyük ve yüksek statüye sahip kişilere yüklediğimiz saygı güç mesafesimizin düşük olmasıyla açıklanıyor.
ayrıca hakim olan değerler arasında en öne çııkanı belirsizlikten kaçınma anlayışı. gelecekte olacak olanlara karşı bir risk yüklenimi söz konusu değil. tezatla kaderci analyış, yazılıysa olur, allah herkesin rızkını verir gibi duygusal ve dinsel yaklaşımlar ön planda.
öyle ki bizim kendimizi güvende hissetmemiz herşeyin yazılı, kitabına uygun, adım adım ilerlemesi ve atılan adımların önceden tahmin edilebilir sonuçlar doğurmasıyla şekilleniyor. güvensizlik ortamı tamamen gelecek kaygısı, geleceğin neler getireceğini bilmeyişimizle ya da geleceğe adım atmaya cesaretimizin olmayışla ortaya çıkmasının yanında ayrıca yüzyılar süren tarihimize bakılınca daha net görülebilir.. sürekli savaş halide olmuş olan toplumumuz o günlerden kalma alışkanlıklarla her an tehdit altında olma içgüdüsüne sahip. misal türkün türkten başka dostu yoktur anlayışı da bu güvensizlik ortamının, içe kapanma içgüdüsünün bir sonucu değil mi...
güncel Önemli Başlıklar
