bugün
- bedelini ödeyen yazarlar17
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan6
- filistin37
- sözlükte kız taklidi yapmak17
- arkadaşlar ne yesek9
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- antipanik'e bir şey söyle22
- silvermist'e iki şey söyle20
- seksten önce dua etmek10
- parcalandim toparlanamiyorum323
- israil'i allah cezalandıracak9
- fon kurdum para yatırır mısınız8
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- aşk7
- redbull5
- sözlük kızlarının tantunici7
- tarhana çorbası12
- adana lezzet festivali5
- özelden şeftalisini atan yazar14
- güzelsen koy resmini görelim6
- bu kalp seni unutur mu5
- yazarların tavana bakarken düşündüğü şeyler5
- hayat yaşamaya değer mi5
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi5
- herkese iyi geceler renkli rüyalar5
- sözlük kızlarının kombinleri15
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- kalpteki boşluk hissi4
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- alttaki yazara bir şey söyle24
- sapık şarkı sözleri9
- porno entelektüelliği8
- arkadaşlar bir şey soracağım11
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
- mantısıyla meşhur olan ilimiz10
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel9
- allah beni izmir'e dönmeye mecbur bırakmasın3
- izmir tulum4
- sözlük kızalarının takosu5
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- ucan tekme atan hipopotam47
- gocu'yu özlemek4
- yakışıklı olgun erkekler6
- ayağı kesip camdan dışarı atmak3
- osmanoğulları ailesi ne özür borcu7
- 10 ekim 2026 rizespor fenerbahçe maçı7
- pala bıyıklı yazarlar5
Tutuklu: On üç yaşındaydım. Ortaokula gidiyordum. Babam öleli iki yıl olmuştu. Yoksul düşmüştük. Annem terzilik yapıyordu, zar zor geçiniyorduk. Büyük bir evin iki odasında oturuyorduk. Kitaplarımın çoğu noksandı, okul çantam bile yoktu. Bayram geldi. Annem ne yaptı etti, bana bir ayakkabı aldı. Bir pantolonla bir gömlek dikti. Sabah erkenden kalkıp giyindim. Bir gün önceden sözleşmiştik, iki arkadaşım beni evden alacaklar, birlikte bayram yerine gidecektik. Atlı karıncaya, kiralık bisikletlere binecektik, tatlıcıda tatlı yiyecektik. Belki sinemaya da gidecektik. Annemden para istedim. Paramız yok oğlum, dedi. Çılgına dönmüştüm, arkadaşlarım neredeyse geleceklerdi. Onlara ne diyebilirdim? Parasız olduğumuzu, bu yüzden bayram yerine gidemeyeceğimi söyleyemezdim ya... Hırçınlaşmıştım, üstümdekileri çıkarıp duvarlara atmaya başladım. Beni üzgün üzgün seyreden annem, o zaman dolaptan çantasını çıkardı, para aradı. Bula bula bir lira buldu. Kadıncağızın bir lirası kalmıştı yalnız, bütün parası oydu. O bir lirayı bana uzattı: Haydi giyin, dedi, Bir lira yetmez mi? ... Bir lira o zaman büyük paraydı. Oraya buraya attığım elbiselerimi ayakkabılarımı topladım. Yeniden giyindim, paramı cebime koyup arkadaşlarımı beklemeye başladım. Geldiler. Biraz oturdular. Annem onlara şeker ikram etti, ikisini de okşadı, öptü. Sonra: Haydi artık gidin! dedi. Güzel güzel eğlenin!
Sokağa çıktık. Çok neşeliydim, kabıma sığamıyordum. Fakat köşeyi dönerken evimize baktım, annem pencereden uzanmış, gülümseyerek bana el sallıyordu. O zaman içimden bir ağlamadır geldi, gözlerim dolu dolu oldu. Tıkanıyordum. Ağladığımı belli etmemeye çalışarak arkadaşlarıma: Ben gelmeyeceğim dedim. Neden olduğunu anlamadılar. Biri: Paran yok ondan gelmiyorsun. dedi, alay ederek. Elimi cebime attım ve bir lirayı çıkarıp gösterdim: işte para! dedim. Beni orada bırakıp gittiler. Sokaklara gelişi güzel dalarak bir süre sersem sersem dolaştım. Kimseye göstermeden doya doya ağladım, sonra gözlerimi sildim,elimden geldiği kadar neşeli olmaya çalışarak eve döndüm. Annem beni görünce: Neden döndün? diye sordu. Canım istemedi,dedim ve cebimden bir lirayı çıkarıp anneme uzattım. Zavallı kadıncağız, çok şaşırdı, parayı elimden alıp masanın üstüne koydu. Sonra beni kucakladı, göğsüne bastırdı. Hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Ben ağlamıyordum artık. Sokakta doya doya ağlamıştım. Annemin yüzünü öptüm, ağlamamasını söyledim. (Susar, dalar, düşünür) Artık üzüntülü değildim. Bayram yerine gidemediği için üzülmek benim gibi koca bir çocuğa, bir ortaokul öğrencisine yakışmazdı. Olgun bir adam olmuştum birdenbire.
Oyunun Adı : içerdekiler
Yazarı: Melih Cevdet ANDAY
Sokağa çıktık. Çok neşeliydim, kabıma sığamıyordum. Fakat köşeyi dönerken evimize baktım, annem pencereden uzanmış, gülümseyerek bana el sallıyordu. O zaman içimden bir ağlamadır geldi, gözlerim dolu dolu oldu. Tıkanıyordum. Ağladığımı belli etmemeye çalışarak arkadaşlarıma: Ben gelmeyeceğim dedim. Neden olduğunu anlamadılar. Biri: Paran yok ondan gelmiyorsun. dedi, alay ederek. Elimi cebime attım ve bir lirayı çıkarıp gösterdim: işte para! dedim. Beni orada bırakıp gittiler. Sokaklara gelişi güzel dalarak bir süre sersem sersem dolaştım. Kimseye göstermeden doya doya ağladım, sonra gözlerimi sildim,elimden geldiği kadar neşeli olmaya çalışarak eve döndüm. Annem beni görünce: Neden döndün? diye sordu. Canım istemedi,dedim ve cebimden bir lirayı çıkarıp anneme uzattım. Zavallı kadıncağız, çok şaşırdı, parayı elimden alıp masanın üstüne koydu. Sonra beni kucakladı, göğsüne bastırdı. Hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Ben ağlamıyordum artık. Sokakta doya doya ağlamıştım. Annemin yüzünü öptüm, ağlamamasını söyledim. (Susar, dalar, düşünür) Artık üzüntülü değildim. Bayram yerine gidemediği için üzülmek benim gibi koca bir çocuğa, bir ortaokul öğrencisine yakışmazdı. Olgun bir adam olmuştum birdenbire.
Oyunun Adı : içerdekiler
Yazarı: Melih Cevdet ANDAY
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar