bugün
- hastalık havası6
- çin'e demokrasi gelsin9
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi9
- karton toplarken şarampole yuvarlanmak5
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- truesuz sözlük5
- gocu20
- bastırılmış üzüntü4
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması6
- vajinanın iç sıcaklığı10
- fusya semsiyeli yabanci4
- duvardaki kafam kadar örümcek4
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- silikon memenin patlaması10
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği11
- açmanın üzerinde açma yazması4
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- uzun süre ayakkabı içinde kalmış ayak2
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- bayram namazı çıkışı3
- 200 bin lira borç verir misiniz3
- iyi dostlar biriktirdim7
- sözlüğün namusunu kim temizleyecek sorunsalı5
- rüyada tekrar tekrar böcek görmek3
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- aşk karın doyurmaz diyen kız3
- kasiyerin nakit mi kredi kartı mı diye sorması5
- karton toplarken yılan sokması3
- nervio23
- mgk'dan terörsüz türkiye bildirisi2
- fiziği güzel sözlük kızları48
- ne dedin ne dedin sen4
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- ertuğrul doğan3
- kürt fıkraları6
- recep tayyip erdoğan27
- kravatlı yobaz2
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- rujlu kadınla öpüşmek4
- s'i l v'e r m'i s t16
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- internet2
- pandela5
- mizah algısı müthiş insanlar3
- otobüs3
- kadınlarla ilgili gerçekler2
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması6
- caz dinleyen erkek9
- vinicius junior öldürüldü yerine başkası geçti2
aşk değil aslında sadece bir beğeni.
yani birine aşık olduğunu sanma hali. kafanda bir resim çiziyorsun ve onu bir bedenle bütünlüyorsun sonra da o kendi yarattığına aşık olduğunu sanıyorsun.
zamanında yaşamamış olsam böyle beylik laflar etmezdim.
bundan dört sene önce falandı sanırım, daha üniversiteye yeni başlamıştım. bir sınıf üstümde bir çocuk vardı aynı zamanda bizim semtte oturuyormuş ama ben bunu sonradan öğrendim tabi. çocuk basketçi falan acayip bir karizması var, bende safın tekiyim tabi birden tutuluverdim. ama ne tutulma... balkonda elmacıyla yoğurtçuyu bekleyen adile naşit modlarına girmeler, çocuğu takip etmeler, sırf o oynuyor diye baskebola özenip küçücük boyumla basket oynamaya çalışmalar... ve hatta hatırlıyorum bir keresinde temmuzun sıcağında geçtiğim dersin bütünlemesine girdim sırf ona kopya verebilmek için. okuldan atılmayı göze alıp kopyayı verdim ama o salak dersten geçemedi, neyse konumuz bu değil.
bu leyla modum üç sene falan sürdü. soranlara "çok aşığım lan, kara sevda oldum ben" diyorum ama ortada bir şey yok. kendi kendine bir gelinlik hali yani, gitsem söylesem(aslında cesaretliyimdir düşünmedim değil) babam babasını tanıyo. al başına belayı ondan sonra uğraş dur yediğin naneyi açıklamak için. kafamdan sürekli felaket senaryoları yazıyorum:
"-ya baba tamam seviyorum dedim ama abim gibi seviyorum valla.
+hadi len gitmiş ilan ı aşk etmişsin çocuğa, ne abisi.
-evet yaptım, taş kalpli adam ne anlarsın aşktan gidiyorum ben."
ben böyle senaryolar yazıp durayım, aşık olduğumu sandığım adamın ne kadar odun bir herif olduğunu anladım. allah mı gösterdi bana gerçekleri bilemiyorum.
bir gün otobüste karşılaştık biz bunla, selamımız var eskiye dayanan sonuçta aynı okuldayız e bir de aynı semtte oturuyoruz üstüne üstlük babalar da kanka. neyse efenim konuşurken konuşurken konu gelecek planlarımıza geldi:
"platonik çocuk:ben yurtdışına gitcem ya, amerika falan düşünüyorum seneye falan. masteri da özelde yapacağım hiç kasamam kendimi devlette.
ay ne hos: ya bende istiyorum amerikaya gitmek ama ben daha çok arap medeniyetini merak ediyorum, eskiden kalma bilmiyorum neden vikivivikiviki.
platonik çocuk:hacca git o zaman!
şokkkkk!!!
o bunu dediğinde ben kendimden utandım lan resmen. nasıl yüzeysel bir adama aşık olmuştum ben. lan üç sene az mı?
ışık hızıyla bitmişti aşk sandığım beğeni duygusu.
sonra gerçekten aşık oldum başka birine, anladım aşkın nasıl bir şey olduğunu o'nu unuttum. o sadece bir yanılsamaydı benim için, ötesi yok.
geçenlerde onu yolda görünce hatırladım aslında bunların hepsini. ben onun gözlerine dik dik bakarken, gözlerime bile bakmaya cesareti olmayan bir adama aşık olduğumu sanmışım ben. kaldı ki o zamanda çok isteseydim olurdu, ama hissettiklerimden emin olmadığımı bildiğim için istemedim ve ben istemediğim için olmadı. (tabi babaların durumu da unutmamak lazım)
işte o yüzden diyorum ya "platonik aşk" denilen şey sadece bir sanma halidir. sen o aşk denilen şeyi yaşamak istediğin için kalbine hissettirirsin bu duyguyu. esas oğlan da esas kızda sensindir, aşık olduğun insan ise bu olayda etkisiz elamandır hepsi bu.
yani birine aşık olduğunu sanma hali. kafanda bir resim çiziyorsun ve onu bir bedenle bütünlüyorsun sonra da o kendi yarattığına aşık olduğunu sanıyorsun.
zamanında yaşamamış olsam böyle beylik laflar etmezdim.
bundan dört sene önce falandı sanırım, daha üniversiteye yeni başlamıştım. bir sınıf üstümde bir çocuk vardı aynı zamanda bizim semtte oturuyormuş ama ben bunu sonradan öğrendim tabi. çocuk basketçi falan acayip bir karizması var, bende safın tekiyim tabi birden tutuluverdim. ama ne tutulma... balkonda elmacıyla yoğurtçuyu bekleyen adile naşit modlarına girmeler, çocuğu takip etmeler, sırf o oynuyor diye baskebola özenip küçücük boyumla basket oynamaya çalışmalar... ve hatta hatırlıyorum bir keresinde temmuzun sıcağında geçtiğim dersin bütünlemesine girdim sırf ona kopya verebilmek için. okuldan atılmayı göze alıp kopyayı verdim ama o salak dersten geçemedi, neyse konumuz bu değil.
bu leyla modum üç sene falan sürdü. soranlara "çok aşığım lan, kara sevda oldum ben" diyorum ama ortada bir şey yok. kendi kendine bir gelinlik hali yani, gitsem söylesem(aslında cesaretliyimdir düşünmedim değil) babam babasını tanıyo. al başına belayı ondan sonra uğraş dur yediğin naneyi açıklamak için. kafamdan sürekli felaket senaryoları yazıyorum:
"-ya baba tamam seviyorum dedim ama abim gibi seviyorum valla.
+hadi len gitmiş ilan ı aşk etmişsin çocuğa, ne abisi.
-evet yaptım, taş kalpli adam ne anlarsın aşktan gidiyorum ben."
ben böyle senaryolar yazıp durayım, aşık olduğumu sandığım adamın ne kadar odun bir herif olduğunu anladım. allah mı gösterdi bana gerçekleri bilemiyorum.
bir gün otobüste karşılaştık biz bunla, selamımız var eskiye dayanan sonuçta aynı okuldayız e bir de aynı semtte oturuyoruz üstüne üstlük babalar da kanka. neyse efenim konuşurken konuşurken konu gelecek planlarımıza geldi:
"platonik çocuk:ben yurtdışına gitcem ya, amerika falan düşünüyorum seneye falan. masteri da özelde yapacağım hiç kasamam kendimi devlette.
ay ne hos: ya bende istiyorum amerikaya gitmek ama ben daha çok arap medeniyetini merak ediyorum, eskiden kalma bilmiyorum neden vikivivikiviki.
platonik çocuk:hacca git o zaman!
şokkkkk!!!
o bunu dediğinde ben kendimden utandım lan resmen. nasıl yüzeysel bir adama aşık olmuştum ben. lan üç sene az mı?
ışık hızıyla bitmişti aşk sandığım beğeni duygusu.
sonra gerçekten aşık oldum başka birine, anladım aşkın nasıl bir şey olduğunu o'nu unuttum. o sadece bir yanılsamaydı benim için, ötesi yok.
geçenlerde onu yolda görünce hatırladım aslında bunların hepsini. ben onun gözlerine dik dik bakarken, gözlerime bile bakmaya cesareti olmayan bir adama aşık olduğumu sanmışım ben. kaldı ki o zamanda çok isteseydim olurdu, ama hissettiklerimden emin olmadığımı bildiğim için istemedim ve ben istemediğim için olmadı. (tabi babaların durumu da unutmamak lazım)
işte o yüzden diyorum ya "platonik aşk" denilen şey sadece bir sanma halidir. sen o aşk denilen şeyi yaşamak istediğin için kalbine hissettirirsin bu duyguyu. esas oğlan da esas kızda sensindir, aşık olduğun insan ise bu olayda etkisiz elamandır hepsi bu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar