bugün
- sabahın 6 sında uyanmak4
- 186 boyundaki erkek19
- kabak yemeği vs hamburger10
- rest apilerde state yönetimi sorunsalı2
- alevi erkek8
- bursalı erkekler9
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır10
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- 32 yaşına girmek12
- erzincanlı erkekler6
- nervionun merak ettiği yazar19
- tavuk döner ısmarlayan erkek6
- istanbullu erkekler5
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- sivaslı yiğidolar6
- g'i l d'e d l'i l y20
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- antalyalı erkekler5
- din tartışması7
- kürt erkek5
- ahmet sezer bey9
- zengin olsanız ne yapardınız9
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- yalnizca deli yalnizca sair21
- bir meyve olsanız ne olurdunuz3
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- adıyamanlı erkekler5
- norveçte bok olsam9
- gün içinde uyuduğu için gece uykusu gelmeyen insan3
- cezayir erkekği4
- habire1240
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- bugün açılacağım sözlük kızı12
- nervio'ya aşık olmak5
- gocu27
- kürtler 5 yıl icerisinde türkiye yi ele gecirirler13
- arkadaşlar bakar mısınız21
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım15
- katatespizartmasi17
- sözlük kızlarının artık yemek pişirmemesi sorunu4
- velvet47
- izmirli kızlar4
- terlik giyen erkek5
- nervio23
- şehir şehir dolaşıp koca arayan tip3
- ilk buluşmada ne getirilmeli3
- rte'nin fethettiği topraklar6
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek18
- proteini yüksek sporcu tarifleri2
aşk değil aslında sadece bir beğeni.
yani birine aşık olduğunu sanma hali. kafanda bir resim çiziyorsun ve onu bir bedenle bütünlüyorsun sonra da o kendi yarattığına aşık olduğunu sanıyorsun.
zamanında yaşamamış olsam böyle beylik laflar etmezdim.
bundan dört sene önce falandı sanırım, daha üniversiteye yeni başlamıştım. bir sınıf üstümde bir çocuk vardı aynı zamanda bizim semtte oturuyormuş ama ben bunu sonradan öğrendim tabi. çocuk basketçi falan acayip bir karizması var, bende safın tekiyim tabi birden tutuluverdim. ama ne tutulma... balkonda elmacıyla yoğurtçuyu bekleyen adile naşit modlarına girmeler, çocuğu takip etmeler, sırf o oynuyor diye baskebola özenip küçücük boyumla basket oynamaya çalışmalar... ve hatta hatırlıyorum bir keresinde temmuzun sıcağında geçtiğim dersin bütünlemesine girdim sırf ona kopya verebilmek için. okuldan atılmayı göze alıp kopyayı verdim ama o salak dersten geçemedi, neyse konumuz bu değil.
bu leyla modum üç sene falan sürdü. soranlara "çok aşığım lan, kara sevda oldum ben" diyorum ama ortada bir şey yok. kendi kendine bir gelinlik hali yani, gitsem söylesem(aslında cesaretliyimdir düşünmedim değil) babam babasını tanıyo. al başına belayı ondan sonra uğraş dur yediğin naneyi açıklamak için. kafamdan sürekli felaket senaryoları yazıyorum:
"-ya baba tamam seviyorum dedim ama abim gibi seviyorum valla.
+hadi len gitmiş ilan ı aşk etmişsin çocuğa, ne abisi.
-evet yaptım, taş kalpli adam ne anlarsın aşktan gidiyorum ben."
ben böyle senaryolar yazıp durayım, aşık olduğumu sandığım adamın ne kadar odun bir herif olduğunu anladım. allah mı gösterdi bana gerçekleri bilemiyorum.
bir gün otobüste karşılaştık biz bunla, selamımız var eskiye dayanan sonuçta aynı okuldayız e bir de aynı semtte oturuyoruz üstüne üstlük babalar da kanka. neyse efenim konuşurken konuşurken konu gelecek planlarımıza geldi:
"platonik çocuk:ben yurtdışına gitcem ya, amerika falan düşünüyorum seneye falan. masteri da özelde yapacağım hiç kasamam kendimi devlette.
ay ne hos: ya bende istiyorum amerikaya gitmek ama ben daha çok arap medeniyetini merak ediyorum, eskiden kalma bilmiyorum neden vikivivikiviki.
platonik çocuk:hacca git o zaman!
şokkkkk!!!
o bunu dediğinde ben kendimden utandım lan resmen. nasıl yüzeysel bir adama aşık olmuştum ben. lan üç sene az mı?
ışık hızıyla bitmişti aşk sandığım beğeni duygusu.
sonra gerçekten aşık oldum başka birine, anladım aşkın nasıl bir şey olduğunu o'nu unuttum. o sadece bir yanılsamaydı benim için, ötesi yok.
geçenlerde onu yolda görünce hatırladım aslında bunların hepsini. ben onun gözlerine dik dik bakarken, gözlerime bile bakmaya cesareti olmayan bir adama aşık olduğumu sanmışım ben. kaldı ki o zamanda çok isteseydim olurdu, ama hissettiklerimden emin olmadığımı bildiğim için istemedim ve ben istemediğim için olmadı. (tabi babaların durumu da unutmamak lazım)
işte o yüzden diyorum ya "platonik aşk" denilen şey sadece bir sanma halidir. sen o aşk denilen şeyi yaşamak istediğin için kalbine hissettirirsin bu duyguyu. esas oğlan da esas kızda sensindir, aşık olduğun insan ise bu olayda etkisiz elamandır hepsi bu.
yani birine aşık olduğunu sanma hali. kafanda bir resim çiziyorsun ve onu bir bedenle bütünlüyorsun sonra da o kendi yarattığına aşık olduğunu sanıyorsun.
zamanında yaşamamış olsam böyle beylik laflar etmezdim.
bundan dört sene önce falandı sanırım, daha üniversiteye yeni başlamıştım. bir sınıf üstümde bir çocuk vardı aynı zamanda bizim semtte oturuyormuş ama ben bunu sonradan öğrendim tabi. çocuk basketçi falan acayip bir karizması var, bende safın tekiyim tabi birden tutuluverdim. ama ne tutulma... balkonda elmacıyla yoğurtçuyu bekleyen adile naşit modlarına girmeler, çocuğu takip etmeler, sırf o oynuyor diye baskebola özenip küçücük boyumla basket oynamaya çalışmalar... ve hatta hatırlıyorum bir keresinde temmuzun sıcağında geçtiğim dersin bütünlemesine girdim sırf ona kopya verebilmek için. okuldan atılmayı göze alıp kopyayı verdim ama o salak dersten geçemedi, neyse konumuz bu değil.
bu leyla modum üç sene falan sürdü. soranlara "çok aşığım lan, kara sevda oldum ben" diyorum ama ortada bir şey yok. kendi kendine bir gelinlik hali yani, gitsem söylesem(aslında cesaretliyimdir düşünmedim değil) babam babasını tanıyo. al başına belayı ondan sonra uğraş dur yediğin naneyi açıklamak için. kafamdan sürekli felaket senaryoları yazıyorum:
"-ya baba tamam seviyorum dedim ama abim gibi seviyorum valla.
+hadi len gitmiş ilan ı aşk etmişsin çocuğa, ne abisi.
-evet yaptım, taş kalpli adam ne anlarsın aşktan gidiyorum ben."
ben böyle senaryolar yazıp durayım, aşık olduğumu sandığım adamın ne kadar odun bir herif olduğunu anladım. allah mı gösterdi bana gerçekleri bilemiyorum.
bir gün otobüste karşılaştık biz bunla, selamımız var eskiye dayanan sonuçta aynı okuldayız e bir de aynı semtte oturuyoruz üstüne üstlük babalar da kanka. neyse efenim konuşurken konuşurken konu gelecek planlarımıza geldi:
"platonik çocuk:ben yurtdışına gitcem ya, amerika falan düşünüyorum seneye falan. masteri da özelde yapacağım hiç kasamam kendimi devlette.
ay ne hos: ya bende istiyorum amerikaya gitmek ama ben daha çok arap medeniyetini merak ediyorum, eskiden kalma bilmiyorum neden vikivivikiviki.
platonik çocuk:hacca git o zaman!
şokkkkk!!!
o bunu dediğinde ben kendimden utandım lan resmen. nasıl yüzeysel bir adama aşık olmuştum ben. lan üç sene az mı?
ışık hızıyla bitmişti aşk sandığım beğeni duygusu.
sonra gerçekten aşık oldum başka birine, anladım aşkın nasıl bir şey olduğunu o'nu unuttum. o sadece bir yanılsamaydı benim için, ötesi yok.
geçenlerde onu yolda görünce hatırladım aslında bunların hepsini. ben onun gözlerine dik dik bakarken, gözlerime bile bakmaya cesareti olmayan bir adama aşık olduğumu sanmışım ben. kaldı ki o zamanda çok isteseydim olurdu, ama hissettiklerimden emin olmadığımı bildiğim için istemedim ve ben istemediğim için olmadı. (tabi babaların durumu da unutmamak lazım)
işte o yüzden diyorum ya "platonik aşk" denilen şey sadece bir sanma halidir. sen o aşk denilen şeyi yaşamak istediğin için kalbine hissettirirsin bu duyguyu. esas oğlan da esas kızda sensindir, aşık olduğun insan ise bu olayda etkisiz elamandır hepsi bu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar