bugün
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi12
- tom barrack3
- dünyanın en ünlü kişisi3
- pazar günü evde oturan insan3
- ultraslan lideri sebahattin şirin'in gözaltına alı4
- şarkılarım dağlara2
- türk islam sentezi zırvaları2
- dinsiz milliyetçilik4
- heybeliada ruhban okulu2
- bir fenerbahçeli ile tartışmak2
- ikinci abdülhamid4
- sadece akçomarların gördüğü büyük oyun2
- durmazlar çetesi3
- galatasaray ın yine başını alması3
- futbol24
- gocunun freddy travması6
- okan buruk5
- cansever16
- a9 tv3
- çocuğa tecavüz eden adamın kurşuna dizilmesi5
- 09 ağustos 2026 istanbul da sağanak ve rüzgar uyar3
- dem parti3
- pazar kahvaltı klasikleriniz6
- victor osimhen8
- ayşen gruda4
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- özgür özel4
- düşün ki o bunu okuyor5
- kışlık domates konservesi yapmak5
- kaplanın sırtında2
- behlül bihter sevişmesinin reyting rekoru kırması5
- adnan oktar vs fethullah gülen3
- pkk lılara af çıkması4
- spor yapmak2
- anın görüntüsü10
- türkiye pazar günü yeni bir sabaha uyanacak6
- namuslu filmi3
- çinliler4
- aym memur emeklilerine seyyanen zam kararı3
- almanya11
- okanınçükü2
- naif insanlar4
- çirkef galatasaray5
- pocoyo daki pato'nun çok yakışıklı olması3
- enflasyon hedefinin tutmaması4
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
- galatasaray14
- lisede kızlara şiir okuyanlar şimdi ne yapıyor3
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı14
- dünyanın 10 da birinin solak olması5
anadolu'da binlerce yıl hüküm sürmüş ve toplum yaşamını düzenlemiş külttür.
10.000 yıl önceki insan, üzerinde yaşadığı toprağı tanımaya başlayınca, zaman içerisinde toprağa şekil vermeyi öğrenir ve topraktan ürün almaya başlar. Bu şekilde toprak, insan için artık bir başka anlam kazanır. Üzerinde yaşadığı bu toprağa farklı bir saygı duymaya başlar. Bir verip, topraktan bin almaktadır. Bundan sonra artık toprak insanın gözünde doğurgandır, besleyicidir, âdeta sonsuz sürekliliğin ifadesidir. Bu özellikleri ile toprağı üretken ve doğurgan olan kadına benzetir ve onu "Toprak Ana" yani "Ana Tanrıça" adıyla ifade etmeye başlar.
O dönemde bir erkek, kadının gebe kalmasında kendisinin ne gibi bir rolü olduğunun farkında değildir. Bu nedenle kadın ve erkek arasında zamanla bir farklılık gelişir. Erkek kendini kadının yanında vasıfsız hissetmeye başlar. Çünkü kadın yavaş yavaş karnı şişerek, göğüsleri büyüyerek kendi kendine doğurmakta ve nesillerinin devamını sağlamaktadır. Kadınların bu doğurganlık hâlini yüzlerce yıl olağanüstü bir hayranlıkla izleyen erkekler, tıpkı üzerinde yaşadıkları toprak gibi doğurmakta ve beslemekte olan kadınlara sonsuz bir saygı duymaya başladılar. Ve kadınları, kendilerini besleyen toprakla özdeşleştirdiler. Bu nedenle yeryüzünde ilk olarak toprakla benzeşleştirilen kadın, tapılmaya uygun bulundu ve bu şekilde "Ana Tanrıça" inancı ortaya çıktı.
Hititlerde olduğu gibi Frigler'de de Ana Tanrıça kültüne tapılır. Friglerde Ana tanrıçanın sembolü "Ay"dır. Ay'la ilişkili tüm ilkel inançların temeli Ay'ın ve oluşum sürecindeki kadın yumurtasının periyodik değişimlerinin eş görüntüler olduğu düşüncesidir. Ay sembolizmini belirleyen, Ay'ın şu üç temel özelliğidir.
1-Ay Güneşten kendisine gelen ışığı yansıtır.
2-Değişik biçimler aldığı, evreler geçirir.
3-Kadınlarda ve hayvanların üremesinde olduğu kadar, bitki, havyan ve insanların yaşamında belirleyici bir rolü vardır.
Ay evrelerinin adet dönemini ve kadının üç çağını hatırlatması nedeni ile (hilal bakireyi, dolunay olgunluğa ulaşmış kadını, son dördü bilge kadını simgeler) mitolojide ve tanrıçanın simgeleri arasında özel bir yer edinmiştir. Dolunaylı gece tüm gecelerin en dişil olanıdır.
Friglerde Kybele'nin anma günü 21 Mart'tır. Gün dönümüdür. Frigler'in 21 Mart'ı seçmelerinin sebebi ise gece gündüz eşitliğidir. Baharın başlangıcı; yani yeni yılın başlangıcıdır. ilkbahar tanrısı Tammuz'un (Temmuz ayının adı buradan gelir) doğum günüdür. Bu tarihten sonra artık toprak yeniden uyanmaya ve ürünlerini vermeye hazırdır. Ayrıca;
(#10294216) (#10294162)
Çanak çömleğin kullanılmaya başlandığı erken neolitik cağından itibaren yani günümüzden 9000 yıl önce ana tanrıça düşünce ve inancının hemen har şeye hakım olduğu anlaşılmaktadır. insanları, hayvanların ve bitkilerin yani tüm doğanın en büyük yaratıcı gücü olan ana tanrıçayı betimleyen figürlerden tapınakların, konutların ve kült merkezlerinin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Tanrıça heykelleri yapıldığı çağa adını veren materyal açısından ve şekil olarak az da olsa farklılık göstermişse de, genelde iri kalçalı, iri göğüslü bereketli ve doğurgan kadın figürü etkili olmuştur. Tanrıça uzanırken, tahtında otururken ya da ayakta dururken betimlenmiştir. Ayrıca çoğunlukla tahtının iki yanında leopar figürü bulunur.
Görüldüğü üzere, ilk çağ insanının mükemmel gözlem ve yorum gücü sayesinde kadın yaşamın merkezi sayılmış ve tapınılmaya layık görülmüştür. Bu inanç sistemi, bu anaerkil toplum yapısı Anadolu'da yaşayan neredeyse her toplumu etkilemiştir. ismi ve kısmen şekli farklılaşsa da, temel özellikleri aynı kalan Ana Tanrıça, her zaman en üst seviyede tutulmuştur. Hititlerde Hepat, Lidya ve Frigya'da Kibele, Sümerlerde inanna, Mısır'da isis, Efes'te Artemis... Mitolojide hiçbir tanrı Ana Tanrıça kadar çeşitli adlarla adlandırılmamıştır.
10.000 yıl önceki insan, üzerinde yaşadığı toprağı tanımaya başlayınca, zaman içerisinde toprağa şekil vermeyi öğrenir ve topraktan ürün almaya başlar. Bu şekilde toprak, insan için artık bir başka anlam kazanır. Üzerinde yaşadığı bu toprağa farklı bir saygı duymaya başlar. Bir verip, topraktan bin almaktadır. Bundan sonra artık toprak insanın gözünde doğurgandır, besleyicidir, âdeta sonsuz sürekliliğin ifadesidir. Bu özellikleri ile toprağı üretken ve doğurgan olan kadına benzetir ve onu "Toprak Ana" yani "Ana Tanrıça" adıyla ifade etmeye başlar.
O dönemde bir erkek, kadının gebe kalmasında kendisinin ne gibi bir rolü olduğunun farkında değildir. Bu nedenle kadın ve erkek arasında zamanla bir farklılık gelişir. Erkek kendini kadının yanında vasıfsız hissetmeye başlar. Çünkü kadın yavaş yavaş karnı şişerek, göğüsleri büyüyerek kendi kendine doğurmakta ve nesillerinin devamını sağlamaktadır. Kadınların bu doğurganlık hâlini yüzlerce yıl olağanüstü bir hayranlıkla izleyen erkekler, tıpkı üzerinde yaşadıkları toprak gibi doğurmakta ve beslemekte olan kadınlara sonsuz bir saygı duymaya başladılar. Ve kadınları, kendilerini besleyen toprakla özdeşleştirdiler. Bu nedenle yeryüzünde ilk olarak toprakla benzeşleştirilen kadın, tapılmaya uygun bulundu ve bu şekilde "Ana Tanrıça" inancı ortaya çıktı.
Hititlerde olduğu gibi Frigler'de de Ana Tanrıça kültüne tapılır. Friglerde Ana tanrıçanın sembolü "Ay"dır. Ay'la ilişkili tüm ilkel inançların temeli Ay'ın ve oluşum sürecindeki kadın yumurtasının periyodik değişimlerinin eş görüntüler olduğu düşüncesidir. Ay sembolizmini belirleyen, Ay'ın şu üç temel özelliğidir.
1-Ay Güneşten kendisine gelen ışığı yansıtır.
2-Değişik biçimler aldığı, evreler geçirir.
3-Kadınlarda ve hayvanların üremesinde olduğu kadar, bitki, havyan ve insanların yaşamında belirleyici bir rolü vardır.
Ay evrelerinin adet dönemini ve kadının üç çağını hatırlatması nedeni ile (hilal bakireyi, dolunay olgunluğa ulaşmış kadını, son dördü bilge kadını simgeler) mitolojide ve tanrıçanın simgeleri arasında özel bir yer edinmiştir. Dolunaylı gece tüm gecelerin en dişil olanıdır.
Friglerde Kybele'nin anma günü 21 Mart'tır. Gün dönümüdür. Frigler'in 21 Mart'ı seçmelerinin sebebi ise gece gündüz eşitliğidir. Baharın başlangıcı; yani yeni yılın başlangıcıdır. ilkbahar tanrısı Tammuz'un (Temmuz ayının adı buradan gelir) doğum günüdür. Bu tarihten sonra artık toprak yeniden uyanmaya ve ürünlerini vermeye hazırdır. Ayrıca;
(#10294216) (#10294162)
Çanak çömleğin kullanılmaya başlandığı erken neolitik cağından itibaren yani günümüzden 9000 yıl önce ana tanrıça düşünce ve inancının hemen har şeye hakım olduğu anlaşılmaktadır. insanları, hayvanların ve bitkilerin yani tüm doğanın en büyük yaratıcı gücü olan ana tanrıçayı betimleyen figürlerden tapınakların, konutların ve kült merkezlerinin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Tanrıça heykelleri yapıldığı çağa adını veren materyal açısından ve şekil olarak az da olsa farklılık göstermişse de, genelde iri kalçalı, iri göğüslü bereketli ve doğurgan kadın figürü etkili olmuştur. Tanrıça uzanırken, tahtında otururken ya da ayakta dururken betimlenmiştir. Ayrıca çoğunlukla tahtının iki yanında leopar figürü bulunur.
Görüldüğü üzere, ilk çağ insanının mükemmel gözlem ve yorum gücü sayesinde kadın yaşamın merkezi sayılmış ve tapınılmaya layık görülmüştür. Bu inanç sistemi, bu anaerkil toplum yapısı Anadolu'da yaşayan neredeyse her toplumu etkilemiştir. ismi ve kısmen şekli farklılaşsa da, temel özellikleri aynı kalan Ana Tanrıça, her zaman en üst seviyede tutulmuştur. Hititlerde Hepat, Lidya ve Frigya'da Kibele, Sümerlerde inanna, Mısır'da isis, Efes'te Artemis... Mitolojide hiçbir tanrı Ana Tanrıça kadar çeşitli adlarla adlandırılmamıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar