bugün
- yeni uyanmış kadın güzelliği6
- recep tayyip erdoğan20
- fiziği güzel sözlük kızları42
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması24
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak13
- seviştikten sonra teşekkür etmekk6
- işe giderken beslenme çantası götürmek5
- bilime göre türkçenin konuşulan en eski dil olması5
- venüs ve mars'ın ıssız olması5
- konyada engelli bireyin gözlerinin oyulması5
- artvin de 30 yıllık cinayetin aydınlanması3
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek18
- memeleri kafam kadar kız22
- nervio7
- kazada otomobil ikiye bölündü haberindeki otomobil11
- çanakkale savaşı4
- çiftlik bank4
- cabrio araba2
- tinder da eşleşme algoritması2
- yine uyanmış olmak2
- patrick bateman2
- küçük memeli sözlük erkekleri12
- metroda osuran adam2
- fatma betül sayan kaya57
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı12
- turbocu abla2
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- sokuşu çağdaşlık ve gençlik olarak gören zihniyet3
- parcalandim toparlanamiyorum33
- sözlüğün tek ve mutlak hakimi8
- serenay sarıkaya'yı beğenmeyen erkek13
- türkiyede 30 yıl sonra aynı kalacak şey3
- sevgiliden duyulan en acı cümle3
- afyon civarı pasif var mı7
- sözlük yazarlarının benzediği ünlü sayısı8
- hande ataizi ile günah dolu bir gece geçirmek7
- uyumadan önce yapılan keyifli işler6
- eve escort çağırmak6
- devlet2
- sözlük kızları'nın meme muhabbeti yapması6
- bir şeyler söyle2
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi12
- türkiye33
- kemalizmin çöküşü2
- amerikan filmlerinde banyo yapan kadını öldürmek3
- romanya53
- aşk3
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- baklavası olmayan erkek5
anadolu'da binlerce yıl hüküm sürmüş ve toplum yaşamını düzenlemiş külttür.
10.000 yıl önceki insan, üzerinde yaşadığı toprağı tanımaya başlayınca, zaman içerisinde toprağa şekil vermeyi öğrenir ve topraktan ürün almaya başlar. Bu şekilde toprak, insan için artık bir başka anlam kazanır. Üzerinde yaşadığı bu toprağa farklı bir saygı duymaya başlar. Bir verip, topraktan bin almaktadır. Bundan sonra artık toprak insanın gözünde doğurgandır, besleyicidir, âdeta sonsuz sürekliliğin ifadesidir. Bu özellikleri ile toprağı üretken ve doğurgan olan kadına benzetir ve onu "Toprak Ana" yani "Ana Tanrıça" adıyla ifade etmeye başlar.
O dönemde bir erkek, kadının gebe kalmasında kendisinin ne gibi bir rolü olduğunun farkında değildir. Bu nedenle kadın ve erkek arasında zamanla bir farklılık gelişir. Erkek kendini kadının yanında vasıfsız hissetmeye başlar. Çünkü kadın yavaş yavaş karnı şişerek, göğüsleri büyüyerek kendi kendine doğurmakta ve nesillerinin devamını sağlamaktadır. Kadınların bu doğurganlık hâlini yüzlerce yıl olağanüstü bir hayranlıkla izleyen erkekler, tıpkı üzerinde yaşadıkları toprak gibi doğurmakta ve beslemekte olan kadınlara sonsuz bir saygı duymaya başladılar. Ve kadınları, kendilerini besleyen toprakla özdeşleştirdiler. Bu nedenle yeryüzünde ilk olarak toprakla benzeşleştirilen kadın, tapılmaya uygun bulundu ve bu şekilde "Ana Tanrıça" inancı ortaya çıktı.
Hititlerde olduğu gibi Frigler'de de Ana Tanrıça kültüne tapılır. Friglerde Ana tanrıçanın sembolü "Ay"dır. Ay'la ilişkili tüm ilkel inançların temeli Ay'ın ve oluşum sürecindeki kadın yumurtasının periyodik değişimlerinin eş görüntüler olduğu düşüncesidir. Ay sembolizmini belirleyen, Ay'ın şu üç temel özelliğidir.
1-Ay Güneşten kendisine gelen ışığı yansıtır.
2-Değişik biçimler aldığı, evreler geçirir.
3-Kadınlarda ve hayvanların üremesinde olduğu kadar, bitki, havyan ve insanların yaşamında belirleyici bir rolü vardır.
Ay evrelerinin adet dönemini ve kadının üç çağını hatırlatması nedeni ile (hilal bakireyi, dolunay olgunluğa ulaşmış kadını, son dördü bilge kadını simgeler) mitolojide ve tanrıçanın simgeleri arasında özel bir yer edinmiştir. Dolunaylı gece tüm gecelerin en dişil olanıdır.
Friglerde Kybele'nin anma günü 21 Mart'tır. Gün dönümüdür. Frigler'in 21 Mart'ı seçmelerinin sebebi ise gece gündüz eşitliğidir. Baharın başlangıcı; yani yeni yılın başlangıcıdır. ilkbahar tanrısı Tammuz'un (Temmuz ayının adı buradan gelir) doğum günüdür. Bu tarihten sonra artık toprak yeniden uyanmaya ve ürünlerini vermeye hazırdır. Ayrıca;
(#10294216) (#10294162)
Çanak çömleğin kullanılmaya başlandığı erken neolitik cağından itibaren yani günümüzden 9000 yıl önce ana tanrıça düşünce ve inancının hemen har şeye hakım olduğu anlaşılmaktadır. insanları, hayvanların ve bitkilerin yani tüm doğanın en büyük yaratıcı gücü olan ana tanrıçayı betimleyen figürlerden tapınakların, konutların ve kült merkezlerinin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Tanrıça heykelleri yapıldığı çağa adını veren materyal açısından ve şekil olarak az da olsa farklılık göstermişse de, genelde iri kalçalı, iri göğüslü bereketli ve doğurgan kadın figürü etkili olmuştur. Tanrıça uzanırken, tahtında otururken ya da ayakta dururken betimlenmiştir. Ayrıca çoğunlukla tahtının iki yanında leopar figürü bulunur.
Görüldüğü üzere, ilk çağ insanının mükemmel gözlem ve yorum gücü sayesinde kadın yaşamın merkezi sayılmış ve tapınılmaya layık görülmüştür. Bu inanç sistemi, bu anaerkil toplum yapısı Anadolu'da yaşayan neredeyse her toplumu etkilemiştir. ismi ve kısmen şekli farklılaşsa da, temel özellikleri aynı kalan Ana Tanrıça, her zaman en üst seviyede tutulmuştur. Hititlerde Hepat, Lidya ve Frigya'da Kibele, Sümerlerde inanna, Mısır'da isis, Efes'te Artemis... Mitolojide hiçbir tanrı Ana Tanrıça kadar çeşitli adlarla adlandırılmamıştır.
10.000 yıl önceki insan, üzerinde yaşadığı toprağı tanımaya başlayınca, zaman içerisinde toprağa şekil vermeyi öğrenir ve topraktan ürün almaya başlar. Bu şekilde toprak, insan için artık bir başka anlam kazanır. Üzerinde yaşadığı bu toprağa farklı bir saygı duymaya başlar. Bir verip, topraktan bin almaktadır. Bundan sonra artık toprak insanın gözünde doğurgandır, besleyicidir, âdeta sonsuz sürekliliğin ifadesidir. Bu özellikleri ile toprağı üretken ve doğurgan olan kadına benzetir ve onu "Toprak Ana" yani "Ana Tanrıça" adıyla ifade etmeye başlar.
O dönemde bir erkek, kadının gebe kalmasında kendisinin ne gibi bir rolü olduğunun farkında değildir. Bu nedenle kadın ve erkek arasında zamanla bir farklılık gelişir. Erkek kendini kadının yanında vasıfsız hissetmeye başlar. Çünkü kadın yavaş yavaş karnı şişerek, göğüsleri büyüyerek kendi kendine doğurmakta ve nesillerinin devamını sağlamaktadır. Kadınların bu doğurganlık hâlini yüzlerce yıl olağanüstü bir hayranlıkla izleyen erkekler, tıpkı üzerinde yaşadıkları toprak gibi doğurmakta ve beslemekte olan kadınlara sonsuz bir saygı duymaya başladılar. Ve kadınları, kendilerini besleyen toprakla özdeşleştirdiler. Bu nedenle yeryüzünde ilk olarak toprakla benzeşleştirilen kadın, tapılmaya uygun bulundu ve bu şekilde "Ana Tanrıça" inancı ortaya çıktı.
Hititlerde olduğu gibi Frigler'de de Ana Tanrıça kültüne tapılır. Friglerde Ana tanrıçanın sembolü "Ay"dır. Ay'la ilişkili tüm ilkel inançların temeli Ay'ın ve oluşum sürecindeki kadın yumurtasının periyodik değişimlerinin eş görüntüler olduğu düşüncesidir. Ay sembolizmini belirleyen, Ay'ın şu üç temel özelliğidir.
1-Ay Güneşten kendisine gelen ışığı yansıtır.
2-Değişik biçimler aldığı, evreler geçirir.
3-Kadınlarda ve hayvanların üremesinde olduğu kadar, bitki, havyan ve insanların yaşamında belirleyici bir rolü vardır.
Ay evrelerinin adet dönemini ve kadının üç çağını hatırlatması nedeni ile (hilal bakireyi, dolunay olgunluğa ulaşmış kadını, son dördü bilge kadını simgeler) mitolojide ve tanrıçanın simgeleri arasında özel bir yer edinmiştir. Dolunaylı gece tüm gecelerin en dişil olanıdır.
Friglerde Kybele'nin anma günü 21 Mart'tır. Gün dönümüdür. Frigler'in 21 Mart'ı seçmelerinin sebebi ise gece gündüz eşitliğidir. Baharın başlangıcı; yani yeni yılın başlangıcıdır. ilkbahar tanrısı Tammuz'un (Temmuz ayının adı buradan gelir) doğum günüdür. Bu tarihten sonra artık toprak yeniden uyanmaya ve ürünlerini vermeye hazırdır. Ayrıca;
(#10294216) (#10294162)
Çanak çömleğin kullanılmaya başlandığı erken neolitik cağından itibaren yani günümüzden 9000 yıl önce ana tanrıça düşünce ve inancının hemen har şeye hakım olduğu anlaşılmaktadır. insanları, hayvanların ve bitkilerin yani tüm doğanın en büyük yaratıcı gücü olan ana tanrıçayı betimleyen figürlerden tapınakların, konutların ve kült merkezlerinin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Tanrıça heykelleri yapıldığı çağa adını veren materyal açısından ve şekil olarak az da olsa farklılık göstermişse de, genelde iri kalçalı, iri göğüslü bereketli ve doğurgan kadın figürü etkili olmuştur. Tanrıça uzanırken, tahtında otururken ya da ayakta dururken betimlenmiştir. Ayrıca çoğunlukla tahtının iki yanında leopar figürü bulunur.
Görüldüğü üzere, ilk çağ insanının mükemmel gözlem ve yorum gücü sayesinde kadın yaşamın merkezi sayılmış ve tapınılmaya layık görülmüştür. Bu inanç sistemi, bu anaerkil toplum yapısı Anadolu'da yaşayan neredeyse her toplumu etkilemiştir. ismi ve kısmen şekli farklılaşsa da, temel özellikleri aynı kalan Ana Tanrıça, her zaman en üst seviyede tutulmuştur. Hititlerde Hepat, Lidya ve Frigya'da Kibele, Sümerlerde inanna, Mısır'da isis, Efes'te Artemis... Mitolojide hiçbir tanrı Ana Tanrıça kadar çeşitli adlarla adlandırılmamıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar