bugün
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı10
- amerika birleşik devletleri4
- forma3
- puma2
- avusturya2
- dünya2
- iran3
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek13
- gömlek giymek2
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- true'ya arkadan sahip olmak12
- senegal3
- süpriz yumurta2
- kemal kılıçdaroğlu14
- tanga neden giyilir11
- maxi araujo2
- arkadaşlar uyudunuz mu5
- 16 haziran 2026 fransa senegal maçı3
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı8
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı10
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- bir erkekte kabul edilemez 250 özellik8
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik6
- açık giyinebilmek özgürlüktür9
- namus takıntısı olan erkek17
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- nesrin cavadzade9
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi8
- ona bir şey söyle14
- yeni zelanda2
- kullanmak zorunda kalınan en kötü tuvalet5
- ankaradaki çıkılamayan yokuş6
- futbol10
- kısa saçlı hatun çekiciliği4
- hayatın renginin kalmaması7
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması7
- yükseleni aslan olan aslan burcu kadını4
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- cumhuriyet halk partisi2
- 16 haziran 2026 avusturya ürdün maçı2
- evlenmemeyi başarı olarak görmek8
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- son gün aslan burcu olmak4
- almanya2
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz9
- yalnız yaşamak6
- ece irtem8
- haksızlığa uğrayanın hakkını alması2
- yazarların pahalı zevkleri3
anadolu'da binlerce yıl hüküm sürmüş ve toplum yaşamını düzenlemiş külttür.
10.000 yıl önceki insan, üzerinde yaşadığı toprağı tanımaya başlayınca, zaman içerisinde toprağa şekil vermeyi öğrenir ve topraktan ürün almaya başlar. Bu şekilde toprak, insan için artık bir başka anlam kazanır. Üzerinde yaşadığı bu toprağa farklı bir saygı duymaya başlar. Bir verip, topraktan bin almaktadır. Bundan sonra artık toprak insanın gözünde doğurgandır, besleyicidir, âdeta sonsuz sürekliliğin ifadesidir. Bu özellikleri ile toprağı üretken ve doğurgan olan kadına benzetir ve onu "Toprak Ana" yani "Ana Tanrıça" adıyla ifade etmeye başlar.
O dönemde bir erkek, kadının gebe kalmasında kendisinin ne gibi bir rolü olduğunun farkında değildir. Bu nedenle kadın ve erkek arasında zamanla bir farklılık gelişir. Erkek kendini kadının yanında vasıfsız hissetmeye başlar. Çünkü kadın yavaş yavaş karnı şişerek, göğüsleri büyüyerek kendi kendine doğurmakta ve nesillerinin devamını sağlamaktadır. Kadınların bu doğurganlık hâlini yüzlerce yıl olağanüstü bir hayranlıkla izleyen erkekler, tıpkı üzerinde yaşadıkları toprak gibi doğurmakta ve beslemekte olan kadınlara sonsuz bir saygı duymaya başladılar. Ve kadınları, kendilerini besleyen toprakla özdeşleştirdiler. Bu nedenle yeryüzünde ilk olarak toprakla benzeşleştirilen kadın, tapılmaya uygun bulundu ve bu şekilde "Ana Tanrıça" inancı ortaya çıktı.
Hititlerde olduğu gibi Frigler'de de Ana Tanrıça kültüne tapılır. Friglerde Ana tanrıçanın sembolü "Ay"dır. Ay'la ilişkili tüm ilkel inançların temeli Ay'ın ve oluşum sürecindeki kadın yumurtasının periyodik değişimlerinin eş görüntüler olduğu düşüncesidir. Ay sembolizmini belirleyen, Ay'ın şu üç temel özelliğidir.
1-Ay Güneşten kendisine gelen ışığı yansıtır.
2-Değişik biçimler aldığı, evreler geçirir.
3-Kadınlarda ve hayvanların üremesinde olduğu kadar, bitki, havyan ve insanların yaşamında belirleyici bir rolü vardır.
Ay evrelerinin adet dönemini ve kadının üç çağını hatırlatması nedeni ile (hilal bakireyi, dolunay olgunluğa ulaşmış kadını, son dördü bilge kadını simgeler) mitolojide ve tanrıçanın simgeleri arasında özel bir yer edinmiştir. Dolunaylı gece tüm gecelerin en dişil olanıdır.
Friglerde Kybele'nin anma günü 21 Mart'tır. Gün dönümüdür. Frigler'in 21 Mart'ı seçmelerinin sebebi ise gece gündüz eşitliğidir. Baharın başlangıcı; yani yeni yılın başlangıcıdır. ilkbahar tanrısı Tammuz'un (Temmuz ayının adı buradan gelir) doğum günüdür. Bu tarihten sonra artık toprak yeniden uyanmaya ve ürünlerini vermeye hazırdır. Ayrıca;
(#10294216) (#10294162)
Çanak çömleğin kullanılmaya başlandığı erken neolitik cağından itibaren yani günümüzden 9000 yıl önce ana tanrıça düşünce ve inancının hemen har şeye hakım olduğu anlaşılmaktadır. insanları, hayvanların ve bitkilerin yani tüm doğanın en büyük yaratıcı gücü olan ana tanrıçayı betimleyen figürlerden tapınakların, konutların ve kült merkezlerinin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Tanrıça heykelleri yapıldığı çağa adını veren materyal açısından ve şekil olarak az da olsa farklılık göstermişse de, genelde iri kalçalı, iri göğüslü bereketli ve doğurgan kadın figürü etkili olmuştur. Tanrıça uzanırken, tahtında otururken ya da ayakta dururken betimlenmiştir. Ayrıca çoğunlukla tahtının iki yanında leopar figürü bulunur.
Görüldüğü üzere, ilk çağ insanının mükemmel gözlem ve yorum gücü sayesinde kadın yaşamın merkezi sayılmış ve tapınılmaya layık görülmüştür. Bu inanç sistemi, bu anaerkil toplum yapısı Anadolu'da yaşayan neredeyse her toplumu etkilemiştir. ismi ve kısmen şekli farklılaşsa da, temel özellikleri aynı kalan Ana Tanrıça, her zaman en üst seviyede tutulmuştur. Hititlerde Hepat, Lidya ve Frigya'da Kibele, Sümerlerde inanna, Mısır'da isis, Efes'te Artemis... Mitolojide hiçbir tanrı Ana Tanrıça kadar çeşitli adlarla adlandırılmamıştır.
10.000 yıl önceki insan, üzerinde yaşadığı toprağı tanımaya başlayınca, zaman içerisinde toprağa şekil vermeyi öğrenir ve topraktan ürün almaya başlar. Bu şekilde toprak, insan için artık bir başka anlam kazanır. Üzerinde yaşadığı bu toprağa farklı bir saygı duymaya başlar. Bir verip, topraktan bin almaktadır. Bundan sonra artık toprak insanın gözünde doğurgandır, besleyicidir, âdeta sonsuz sürekliliğin ifadesidir. Bu özellikleri ile toprağı üretken ve doğurgan olan kadına benzetir ve onu "Toprak Ana" yani "Ana Tanrıça" adıyla ifade etmeye başlar.
O dönemde bir erkek, kadının gebe kalmasında kendisinin ne gibi bir rolü olduğunun farkında değildir. Bu nedenle kadın ve erkek arasında zamanla bir farklılık gelişir. Erkek kendini kadının yanında vasıfsız hissetmeye başlar. Çünkü kadın yavaş yavaş karnı şişerek, göğüsleri büyüyerek kendi kendine doğurmakta ve nesillerinin devamını sağlamaktadır. Kadınların bu doğurganlık hâlini yüzlerce yıl olağanüstü bir hayranlıkla izleyen erkekler, tıpkı üzerinde yaşadıkları toprak gibi doğurmakta ve beslemekte olan kadınlara sonsuz bir saygı duymaya başladılar. Ve kadınları, kendilerini besleyen toprakla özdeşleştirdiler. Bu nedenle yeryüzünde ilk olarak toprakla benzeşleştirilen kadın, tapılmaya uygun bulundu ve bu şekilde "Ana Tanrıça" inancı ortaya çıktı.
Hititlerde olduğu gibi Frigler'de de Ana Tanrıça kültüne tapılır. Friglerde Ana tanrıçanın sembolü "Ay"dır. Ay'la ilişkili tüm ilkel inançların temeli Ay'ın ve oluşum sürecindeki kadın yumurtasının periyodik değişimlerinin eş görüntüler olduğu düşüncesidir. Ay sembolizmini belirleyen, Ay'ın şu üç temel özelliğidir.
1-Ay Güneşten kendisine gelen ışığı yansıtır.
2-Değişik biçimler aldığı, evreler geçirir.
3-Kadınlarda ve hayvanların üremesinde olduğu kadar, bitki, havyan ve insanların yaşamında belirleyici bir rolü vardır.
Ay evrelerinin adet dönemini ve kadının üç çağını hatırlatması nedeni ile (hilal bakireyi, dolunay olgunluğa ulaşmış kadını, son dördü bilge kadını simgeler) mitolojide ve tanrıçanın simgeleri arasında özel bir yer edinmiştir. Dolunaylı gece tüm gecelerin en dişil olanıdır.
Friglerde Kybele'nin anma günü 21 Mart'tır. Gün dönümüdür. Frigler'in 21 Mart'ı seçmelerinin sebebi ise gece gündüz eşitliğidir. Baharın başlangıcı; yani yeni yılın başlangıcıdır. ilkbahar tanrısı Tammuz'un (Temmuz ayının adı buradan gelir) doğum günüdür. Bu tarihten sonra artık toprak yeniden uyanmaya ve ürünlerini vermeye hazırdır. Ayrıca;
(#10294216) (#10294162)
Çanak çömleğin kullanılmaya başlandığı erken neolitik cağından itibaren yani günümüzden 9000 yıl önce ana tanrıça düşünce ve inancının hemen har şeye hakım olduğu anlaşılmaktadır. insanları, hayvanların ve bitkilerin yani tüm doğanın en büyük yaratıcı gücü olan ana tanrıçayı betimleyen figürlerden tapınakların, konutların ve kült merkezlerinin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Tanrıça heykelleri yapıldığı çağa adını veren materyal açısından ve şekil olarak az da olsa farklılık göstermişse de, genelde iri kalçalı, iri göğüslü bereketli ve doğurgan kadın figürü etkili olmuştur. Tanrıça uzanırken, tahtında otururken ya da ayakta dururken betimlenmiştir. Ayrıca çoğunlukla tahtının iki yanında leopar figürü bulunur.
Görüldüğü üzere, ilk çağ insanının mükemmel gözlem ve yorum gücü sayesinde kadın yaşamın merkezi sayılmış ve tapınılmaya layık görülmüştür. Bu inanç sistemi, bu anaerkil toplum yapısı Anadolu'da yaşayan neredeyse her toplumu etkilemiştir. ismi ve kısmen şekli farklılaşsa da, temel özellikleri aynı kalan Ana Tanrıça, her zaman en üst seviyede tutulmuştur. Hititlerde Hepat, Lidya ve Frigya'da Kibele, Sümerlerde inanna, Mısır'da isis, Efes'te Artemis... Mitolojide hiçbir tanrı Ana Tanrıça kadar çeşitli adlarla adlandırılmamıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar