bugün
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası18
- kale3112 ifşa5
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
- kim jong'un bir türlü ölmemesi4
- cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi2
- ihvan'ın türkiye de yeni vakıf kurması3
- sabahları nefret edilen şeyler5
- kabataş yalanı3
- kolye140
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı19
- saçını topuz yapan erkek2
- ozan tufan'ın beşiktaş'a karşı gol geleneği2
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- güzellik göreceli değildir7
- sözlük yazarlarının salataları15
- tam her şey bitti derken hayatın yüzünüze gülmesi2
- kadın poposunun müthiş hipnoz etkisi2
- bdsm ci kadın yazar12
- üç sözlük kızına evlenme teklif etmek7
- sözlüğün en güzel kızları sıralı liste9
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar9
- coskuyla sabunlanan pipi8
- kale3112'nin yanında işe girip tiktok çekmek7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı14
- gecenin bir vakti gelip vurdurmam lazım diyen kız8
- fon vurgunu32
- türkiye nin en büyük sorunu12
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- usualsuspects'in ayağı15
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler70
- sözlük erkeği düşürmeye çalışan kız6
- caminin tuvaletinde 31 çekmek5
- üşümek hiç ısınmamak4
- belinde don t stop dövmesi olan kız7
- hangi 3 futbolcu ile ev arkadaşı olmak isterdiniz6
- mandalinanın yanında ekmek yemek4
- bira şişeden mi kutudan mı içilir sorunsalı4
- yazarların hayattaki başarıları9
- salata bile yapamayan tip5
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- egzotikbirkul6
- spk başkanı mahmut sütcü'nün istifası4
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak8
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan6
- iltica26
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası6
(bkz: 24 ayar) albümünden bir barış manço $arkısıdır ayrıca.
bu sabah doğup büyüdüğüm mahallenin sokaklarında dolaştım
çocukluğumu tekrar yaşamak istedim bu sabah ve bir an keşke bugün
hiç olmasaymış diye düşündüm keşke dün dün kalsaymış
şu sağdaki iki katlı ev nezahat hanımlarındı galiba
yok yok bu yekta beylerinki olmalıydı
nezahat hanımlarınkinin yanı top oynadığımız boş arsaydı
iyi ama nerde boş arsa ya bakla tarlası peki taş mektep
nerdeler kimler götürdü kimler çaldı o güzelim anıları benden
birden rıza amcayı gördüm yine o dut ağacının altında oturuyordu
koştum ellerine sarıldım önce tanımadı sonra rıza amcanın
sımsıcak ellerinde çocukluğumu yeniden yaşamaya başladım
tam karşımızdaki evin üçüncü katında otururlardı
ondört yaşında boyanmaya başladığından mahalleli
sonunu iyi görmezdi doğrusu bu kız çok tango olmuş derlerdi
evlenmiş iki sokak öteye taşınmışlar eskisi gibimi diye sordum
eskisi gibiymiş biraz kilo almış o kadar olsun
kim bilir kilolu olmak bile ne yakışmıştır ona zaten ne yakışmazdı ki
rengini beğenmedim bugün rıza amca üstelik bayağı süzülmüşsün
tabi gece hayatı içki sigara bakmıyorsunuz ki kendinize
ilahi rıza amca birlikler umumi katipliğinden emekli oluvereli
gecesi gündüzü bu dut ağacının altında geçerdi
son üç sadrazamı ve cumhuriyetten bu yana bütün başvekilleri
sırasıyla ezbere bilir bize de saydırırdı çocukluğumuzda
hala hatırlıyor musun diye sordum
hatırlıyor muyum hiç unutmamıştım ki
bilekten bağlı açık sandaletler giyerdi nedense pek derin
nedense pek derin bir iz bıraktı
bende bu sandaletler bir de
kol altları genişçe oyulmuş pembe bulüzü
ilk sigarasını yakışımı hatırlıyorum da
ne gururlanmıştım yarabbim
nasıl bakmıştı gözlerime yıllar yılı bu bakışlarla yaşadım
onlarla uyudum onlarla uyandım şimdi kim bilir
hangi eller yakıyordur sigarasını
oysa bu dut ağacının altında
söz vermiştim söz söz söz hep lafta kaldı dedi rıza amca
yıkılmadık ev bırakmadılar mahallede evlerle beraber
bahçeler de yok oldu
bir şu dut ağacı kaldı onu da kesmeseler bari
birden gözleri parladı
sahi sen televizyona filan çıkıyorsun dedi
tabi ya seni dinlerler bir seferinde
söyle çık pat pat söyle
şu dut ağacını kesmesinler de
aslında dizlerinde derman olsa nafa vekilini bile çıkarırdı
rıza amca gençler ne güne duruyordu ki
söz verdim rıza amcaya
dut ağacını kestirmeyeceğime söz verdim
dünü bilmeden bugünü yaşamanın bedeli öylesine ağırdı ki
yarını bugünden kurtarmak için hayatımda
ikinci kez söz verdim
birinciyi tutamamıştım ama
ikinciyi tutacağıma söz vermiştim
bu sabah doğup büyüdüğüm mahallenin sokaklarında dolaştım
çocukluğumu tekrar yaşamak istedim bu sabah ve bir an keşke bugün
hiç olmasaymış diye düşündüm keşke dün dün kalsaymış
şu sağdaki iki katlı ev nezahat hanımlarındı galiba
yok yok bu yekta beylerinki olmalıydı
nezahat hanımlarınkinin yanı top oynadığımız boş arsaydı
iyi ama nerde boş arsa ya bakla tarlası peki taş mektep
nerdeler kimler götürdü kimler çaldı o güzelim anıları benden
birden rıza amcayı gördüm yine o dut ağacının altında oturuyordu
koştum ellerine sarıldım önce tanımadı sonra rıza amcanın
sımsıcak ellerinde çocukluğumu yeniden yaşamaya başladım
tam karşımızdaki evin üçüncü katında otururlardı
ondört yaşında boyanmaya başladığından mahalleli
sonunu iyi görmezdi doğrusu bu kız çok tango olmuş derlerdi
evlenmiş iki sokak öteye taşınmışlar eskisi gibimi diye sordum
eskisi gibiymiş biraz kilo almış o kadar olsun
kim bilir kilolu olmak bile ne yakışmıştır ona zaten ne yakışmazdı ki
rengini beğenmedim bugün rıza amca üstelik bayağı süzülmüşsün
tabi gece hayatı içki sigara bakmıyorsunuz ki kendinize
ilahi rıza amca birlikler umumi katipliğinden emekli oluvereli
gecesi gündüzü bu dut ağacının altında geçerdi
son üç sadrazamı ve cumhuriyetten bu yana bütün başvekilleri
sırasıyla ezbere bilir bize de saydırırdı çocukluğumuzda
hala hatırlıyor musun diye sordum
hatırlıyor muyum hiç unutmamıştım ki
bilekten bağlı açık sandaletler giyerdi nedense pek derin
nedense pek derin bir iz bıraktı
bende bu sandaletler bir de
kol altları genişçe oyulmuş pembe bulüzü
ilk sigarasını yakışımı hatırlıyorum da
ne gururlanmıştım yarabbim
nasıl bakmıştı gözlerime yıllar yılı bu bakışlarla yaşadım
onlarla uyudum onlarla uyandım şimdi kim bilir
hangi eller yakıyordur sigarasını
oysa bu dut ağacının altında
söz vermiştim söz söz söz hep lafta kaldı dedi rıza amca
yıkılmadık ev bırakmadılar mahallede evlerle beraber
bahçeler de yok oldu
bir şu dut ağacı kaldı onu da kesmeseler bari
birden gözleri parladı
sahi sen televizyona filan çıkıyorsun dedi
tabi ya seni dinlerler bir seferinde
söyle çık pat pat söyle
şu dut ağacını kesmesinler de
aslında dizlerinde derman olsa nafa vekilini bile çıkarırdı
rıza amca gençler ne güne duruyordu ki
söz verdim rıza amcaya
dut ağacını kestirmeyeceğime söz verdim
dünü bilmeden bugünü yaşamanın bedeli öylesine ağırdı ki
yarını bugünden kurtarmak için hayatımda
ikinci kez söz verdim
birinciyi tutamamıştım ama
ikinciyi tutacağıma söz vermiştim
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar