bugün
- kolye18
- 2026 kasım ayı nasıl geçecek4
- nervio tarzı entry girmek18
- para3
- keçiboynuzu pekmezi4
- usual bey birader bay biraderdir2
- enjeksiyon yapan hemşirenin yüzüne yüzüne osurmak3
- jaws filmindeki sikko balik24
- sözlüğü kurtaracak tek yazar8
- 42 numara ayaklı kızın yaşama amacı6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı28
- duşa giriyorum kimi düşüneyim8
- arda güler16
- atatürk ün hataları15
- komşusuna sütyen içinde not bırakan kız4
- yunanistan4
- kıza aşık oldum uyuyamıyorum2
- protein2
- eve çağıran kızın ot da getir demesi5
- oktay saral11
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi11
- yetkisi alınan yetkili10
- doğubank8
- behzat ç.5
- sağlıklı yaşamak2
- haftanın gammazlarında birinci olan user9
- her gün acaba bugün ne saçmalık yaşayacağım demek2
- sevgiliyle araya mesafe koymak4
- yediğimiz yemekleri midede dışkı olarak taşımak4
- orta çağda gece yolculuğu yapmak7
- muhafazakar tatil seçenekleri6
- kalp krizi3
- 2026 ekim ayı3
- ülken için savaşır mısın6
- yemene asker gönderilme meselesi9
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- estonya3
- japonya2
- konyalıları sevmemek2
- ilk buluşmada poposuna tokat attıran ateist kız2
- saatten anlayan yazarlar bi bakabilir mi5
- sözlüğün kralı10
- sevda türküsev3
- finlandiya2
- insan sevmemek7
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı6
- iltica20
- 28 ekim 20262
- simiago erkek mi kadın mı5
- faik öztrak2
--spoiler--
dün, karışık kendi halinde çalan mp3'ümde beklenmeyen bir anda "pastame paradise" çaldı. kalakaldım öyle. şu anılar albümünden olan. sonra coolio'dan olanı da buldum dinledim. güldüm böyle bi sırıta sırıta azcık mazlum mayhoşu. sonra bir baktım, ona mesaj atmak üzereyim. kendime geldiğimde adını soyadını gördüğüm telefonumun "kime" kısmına bakakaldım bir süre. sonra böyle bi garip oldum, ürperdim, kendime kızdım. çıktım mesajlardan, gittim mp3'ümde "mazi"'yi açtım. böyle durumlarda o paklıyor beni. o da benim anılar albümümden. necip celal bestesi, ilk tangolardan. sağlam taş plaklardan. çok pahalı ama. seyyan hanım'ın o eşsiz sesindeki iç titreyişi 200-300tl kadar(gerçi o sese paha biçilemez). gramofonum olmadığı için(şimdilik), dönemimizin seyyan hanımı olan sema moritz'in sesinden yüzleşe yüzleşe dinliyorum. adam yazmış ya. geçmişte de olsa bu hisleri yaşayanlar olmuşya, ben dile getiremezken birileri dile getirmişya böyle geceleri darlandığım zamanlarda biraz da olsa rahatlıyorum.
çok özlüyorum, allah beni kahretsin çok özlüyorum. o kurbanı olduğum sesini de çok özlüyorum. içimde nefes borumdan mideme asit dökülüyo resmen, bu dilim dilim yok edici bir şey. dostumu kaybetmişim ben meğer, nazende dostumu. kaybetme de değil aslında bu.
derdimi kimseye anlatamıyorum, anlamazlar zaten. üzerinden de bu kadar zaman geçmişken hiç konuşamıyorum. kendimle bile konuşmaktan kaçıyorum nitekim. ara sıra böyle vuruyor tabii, sonra kendimi tutamıyorum. peşinden olanlar aklıma geliyor, kendimi toparlamam saniyelerimi alıyor. sonra onun mutlu olduğu bir iki kare görüyorum, hepten geçip gidiyor.
derken telefonum çalıyor, bir bakıyorum ki benim de bir hayatım var, devam ediyor. inişli çıkışlı da olsa.
benim ara sıra bunun vari küçük düşüncelerimin dünyasını barındıran, kimseciklerin zerre haberi olmadığı gibi kimseyi de ilgilendirmeyen bloğumdan ayırıp patlama derecesine geldiğim şu saniyelerde, sözlüğe şunları yazmamı sağlayan digiturk; şirketiniz batsın sürüm sürüm sürünün inşallah. barınağımı geri istiyorum. ne olur merhamet allahım, ne olur merhamet.
geç oldu, erken kalkıcam. duamı edip artık bi uyuyayım ben. iyi geceler.
- sana da.
--spoiler--
dün, karışık kendi halinde çalan mp3'ümde beklenmeyen bir anda "pastame paradise" çaldı. kalakaldım öyle. şu anılar albümünden olan. sonra coolio'dan olanı da buldum dinledim. güldüm böyle bi sırıta sırıta azcık mazlum mayhoşu. sonra bir baktım, ona mesaj atmak üzereyim. kendime geldiğimde adını soyadını gördüğüm telefonumun "kime" kısmına bakakaldım bir süre. sonra böyle bi garip oldum, ürperdim, kendime kızdım. çıktım mesajlardan, gittim mp3'ümde "mazi"'yi açtım. böyle durumlarda o paklıyor beni. o da benim anılar albümümden. necip celal bestesi, ilk tangolardan. sağlam taş plaklardan. çok pahalı ama. seyyan hanım'ın o eşsiz sesindeki iç titreyişi 200-300tl kadar(gerçi o sese paha biçilemez). gramofonum olmadığı için(şimdilik), dönemimizin seyyan hanımı olan sema moritz'in sesinden yüzleşe yüzleşe dinliyorum. adam yazmış ya. geçmişte de olsa bu hisleri yaşayanlar olmuşya, ben dile getiremezken birileri dile getirmişya böyle geceleri darlandığım zamanlarda biraz da olsa rahatlıyorum.
çok özlüyorum, allah beni kahretsin çok özlüyorum. o kurbanı olduğum sesini de çok özlüyorum. içimde nefes borumdan mideme asit dökülüyo resmen, bu dilim dilim yok edici bir şey. dostumu kaybetmişim ben meğer, nazende dostumu. kaybetme de değil aslında bu.
derdimi kimseye anlatamıyorum, anlamazlar zaten. üzerinden de bu kadar zaman geçmişken hiç konuşamıyorum. kendimle bile konuşmaktan kaçıyorum nitekim. ara sıra böyle vuruyor tabii, sonra kendimi tutamıyorum. peşinden olanlar aklıma geliyor, kendimi toparlamam saniyelerimi alıyor. sonra onun mutlu olduğu bir iki kare görüyorum, hepten geçip gidiyor.
derken telefonum çalıyor, bir bakıyorum ki benim de bir hayatım var, devam ediyor. inişli çıkışlı da olsa.
benim ara sıra bunun vari küçük düşüncelerimin dünyasını barındıran, kimseciklerin zerre haberi olmadığı gibi kimseyi de ilgilendirmeyen bloğumdan ayırıp patlama derecesine geldiğim şu saniyelerde, sözlüğe şunları yazmamı sağlayan digiturk; şirketiniz batsın sürüm sürüm sürünün inşallah. barınağımı geri istiyorum. ne olur merhamet allahım, ne olur merhamet.
geç oldu, erken kalkıcam. duamı edip artık bi uyuyayım ben. iyi geceler.
- sana da.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar