bugün
- japonya17
- gürcistan25
- kırgızistan8
- en iyi simit hangi şehirdedir21
- alison blaire2
- ctrlx22
- çin8
- latin atasözleri6
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin12
- geceye bir şarkı bırak17
- yeni yazarlara öneriler3
- geceniz nasıl geçiyor7
- ağlamamak için kendini tutmak11
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması2
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- hewal ebo18
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- kuran da namaz yok21
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- antalya şu an 28 derece4
- tez yazmak4
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- lahmacunu elle yiyen kız14
- cep telefonu4
- sözlük sağ baştan saysın2
- ilgi isteyen kız16
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- birader yazarlar birader bay beylerdir3
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- isveç3
- içim yanıyor be sözlük7
- sinem dedetaş'ın gözaltına alınması2
- on ikinci neslin ezik olması2
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- yalnız yaşamak5
- ispanya3
- almanya10
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- asla yapmam denilen şeyler4
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar4
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- hikayeyi devam ettir52
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- asansörde kalmak7
- e'e f e6
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı9
- yukarı kattan gelen ahh sesi10
AŞK BAHÇESi
William Blake
Yerleştirdim kendimi bir kıyının üzerinde,
Aşkın uykuya yattığı;
Sazların arasında duydum rutubeti
Gözleri yaşlı, gözleri yaşlı.
Sonra fundalığa gittim ve yabana,
Dikenlerine ve dikenli bitkilerine çorağın;
Ve onlar söylediler bana ne kadar aldatıldıklarını,
Korkutup kaçırıldıklarını ve yalnız yaşamak zorunda bırakıldıklarını.
Aşk Bahçesine gittim,
Ve gördüm hiç görmediğimi;
Ortasında küçük bir Kilise yapılmıştı,
Orda oynardım yeşilliğin üstünde.
Ve kapanmıştı bu küçük Kilisenin kapıları.
Ve kapının üstünde;Sen Yapmayacaksın; yazılıydı;
Böylece yöneldim Aşk Bahçesine
Taşıyan pek çok tatlı çiçeği.
Ve gördüm mezarlarla doldurulduğunu,
Ve çiçekler olması gereken yerlerde mezar taşları vardı;
Ve papazlar yürüyorlardı devriyelerini kara cübbelerinde,
Ve benim sevinçlerim ve arzularım bağlanmış olan yabani güllerle.
Çeviren: Vehbi Taşar, 8 Ağustos, 2006
Not: 1789 da ilk defa olarak Songs of Innocence ya da Suçsuzluğun Şarkıları isimli kitapta basılan bu şiir Willam Blake'in Hristinyanlık Kilisesi ve dinini eleştiren bir şiiridir. Blake Hristiyanlık dininin Tanrıyla insanların arasına girdiğine inandığı için dine karşıydı. Şiirin en son mısrasında geçen binding with briars, yani yabani güllerle bağlanmak; ifadesi Blake'in meşhur ettiği ve ingiliz edebiyatında ve dinsel yazılarda sık sık kullanılan bir ifadedir.
THE GARDEN OF LOVE
by William Blake
I laid me down upon a bank,
Where Love lay sleeping;
I heard among the rushes dank
Weeping, weeping.
Then I went to the heath and the wild,
To the thistles and thorns of the waste;
And they told me how they were beguiled,
Driven out, and compelled to the chaste.
I went to the Garden of Love,
And saw what I never had seen;
A Chapel was built in the midst,
Where I used to play on the green.
And the gates of this Chapel were shut
And "Thou shalt not," writ over the door;
So I turned to the Garden of Love
That so many sweet flowers bore.
And I saw it was filled with graves,
And tombstones where flowers should be;
And priests in black gowns were walking their rounds,
And binding with briars my joys and desires.
William Blake
Yerleştirdim kendimi bir kıyının üzerinde,
Aşkın uykuya yattığı;
Sazların arasında duydum rutubeti
Gözleri yaşlı, gözleri yaşlı.
Sonra fundalığa gittim ve yabana,
Dikenlerine ve dikenli bitkilerine çorağın;
Ve onlar söylediler bana ne kadar aldatıldıklarını,
Korkutup kaçırıldıklarını ve yalnız yaşamak zorunda bırakıldıklarını.
Aşk Bahçesine gittim,
Ve gördüm hiç görmediğimi;
Ortasında küçük bir Kilise yapılmıştı,
Orda oynardım yeşilliğin üstünde.
Ve kapanmıştı bu küçük Kilisenin kapıları.
Ve kapının üstünde;Sen Yapmayacaksın; yazılıydı;
Böylece yöneldim Aşk Bahçesine
Taşıyan pek çok tatlı çiçeği.
Ve gördüm mezarlarla doldurulduğunu,
Ve çiçekler olması gereken yerlerde mezar taşları vardı;
Ve papazlar yürüyorlardı devriyelerini kara cübbelerinde,
Ve benim sevinçlerim ve arzularım bağlanmış olan yabani güllerle.
Çeviren: Vehbi Taşar, 8 Ağustos, 2006
Not: 1789 da ilk defa olarak Songs of Innocence ya da Suçsuzluğun Şarkıları isimli kitapta basılan bu şiir Willam Blake'in Hristinyanlık Kilisesi ve dinini eleştiren bir şiiridir. Blake Hristiyanlık dininin Tanrıyla insanların arasına girdiğine inandığı için dine karşıydı. Şiirin en son mısrasında geçen binding with briars, yani yabani güllerle bağlanmak; ifadesi Blake'in meşhur ettiği ve ingiliz edebiyatında ve dinsel yazılarda sık sık kullanılan bir ifadedir.
THE GARDEN OF LOVE
by William Blake
I laid me down upon a bank,
Where Love lay sleeping;
I heard among the rushes dank
Weeping, weeping.
Then I went to the heath and the wild,
To the thistles and thorns of the waste;
And they told me how they were beguiled,
Driven out, and compelled to the chaste.
I went to the Garden of Love,
And saw what I never had seen;
A Chapel was built in the midst,
Where I used to play on the green.
And the gates of this Chapel were shut
And "Thou shalt not," writ over the door;
So I turned to the Garden of Love
That so many sweet flowers bore.
And I saw it was filled with graves,
And tombstones where flowers should be;
And priests in black gowns were walking their rounds,
And binding with briars my joys and desires.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar