bugün
- yeni parti38
- yazarların acı eşiği5
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması5
- topluma nasıl faydalı olunur7
- ağlamak erkeğe yakışır mı10
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- ciguli kral ve velvet erdoğan'a oy verir mi4
- güne bir şarkı bırak14
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- bir kilo patatesin 50 lira olması15
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- zaman baba4
- en güzel sevişme13
- zeynep sude oktay6
- eye of tiger dinlerken saçı başı yırtmak6
- arda güler3
- ülkenin batıyor olması2
- zara2
- alparslan türkeş sonrası mhp4
- gelmiş geçmiş en büyük kemalist4
- bir gün ölecek olmak3
- yılmaz özdil3
- iştahın kapanması4
- kitap yerine pdf okumak5
- türkçüsüyle kürtçüsüyle akp'ye oy vereceğiz3
- nervio'nun aşkıma yanıt vermemesi3
- akciğerden gelen cikleme sesleri7
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması10
- massimo dutti2
- sigmund freud vs carl gustav jung6
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması2
- sözlükten kimseyle sevişmemiş yazarlar4
- dumanli dumanli oy bizim eller2
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- yemeğin yarısını yiyen kızlar5
- bu koyden olsam ne olacak18
- nervio35
- nervio'ya gizli gizli aşık olan yazarlar4
- geceleri ne yapılır6
- recep ivedik'teki gay kamyoncu4
- önce akp'yi seçimle indirelim sonra tartışırız4
- namazında niyazında erkek10
- enayimiknatisii9
- vermio11
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- güne bir alıntı bırak2
- ibne miyim acaba diye sorgulamak7
- barış yarkadaş9
- dişi ruhlu iri yarı adam2
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar14
müslüman olmayan ama kul hakkının ne olduğunu gayet iyi bilen bir millet olmalarından kaynaklanmaktadır.
birinin yaşamı diğerinin yaşamına bağlı ve paylaşmayı biliyorlar.
çalışmaya, kazanmaya, haketmeye ve paylaşmaya inanan bir milletin sabır ve terbiye ile yoğrulmuş ahlakından bahsediyoruz.
onurun hayattan değerli olduğu bir kültürden bahsediyoruz.
insanlarının onurlarından asla soyunmadıkları bir medeniyetten bahsediyoruz.
bahsediyoruz bahsediyoruz da çoğu zaman neyden bahsettiğimizi dahi bilmiyoruz, anlamıyoruz.
aşina olduğumuzu heryerde ilan ettiğimiz değerlerin o kadar yabancısıyız ki kelime anlamları dışında içlerini dolduramıyor, anlayamıyoruz.
çünkü sabretmiyor, çalışmıyor, haketmeye inanmıyor, asla doymuyor, paylaşmıyor ve yaşamımızı bu değerlerle yoğurmaya inanmıyoruz.
çünkü bencil insanlar olduk çıktık.
çünkü insanoğlunun en temel değerlerini gördüğümüzde şaşkınlıkla karşılayacak ve ibretlik ahlak olarak algılayacak kadar ahlaksız bir toplum olduk.
oysa ki günün anlam ve önemide malumunuz, henüz doksan altı yıl önce paylaşan, sabreden, çalışan, mücadele eden, değerlerine, hayatından daha fazla bağlı bir millettik.
japonlar türk milletini hala tarihten kükreyen, o asil millet zannediyor biliyor musunuz?
o yüzdendir ki barış abimizi bağırlarına basmışlardı.
o yüzdendir ki türk insanına sempati beslerler.
bırakın hayallerini yıkmayalım.
ya öyle olmaya çalışalım ya da öyleymiş gibi yapalım.
ne biliyim, biryerlerden edindiğiniz bir japonya numarasını çevirin mesela. geçmiş olsun deyin.
japoncasına bakamadım şimdi. nette vardır illa ki.
beş, on liralık konturunuz gitsin anasını satayım.
en azından acıları paylaşmak konusunda bir mesafe katedersiniz.
en azından, ''bugün beni bir türk aradı ve geçmiş olsun, yanınızdayız dedi'' dedirtirsiniz.
türk ü hakettiği gibi, dün olduğu gibi hatırlatırsınız.
tıpkı japon milletinin, milletini yaşamının her karesi ile dün olduğu gibi tanıtması gibi.
bushido filozofu bir milletin güçlü karakterine bu kadar şaşıran milletin, çağ açıp, çağ kapayan, onlarca milleti dize getiren türk milleti olduğuna inanmak gerçekten zor.
birinin yaşamı diğerinin yaşamına bağlı ve paylaşmayı biliyorlar.
çalışmaya, kazanmaya, haketmeye ve paylaşmaya inanan bir milletin sabır ve terbiye ile yoğrulmuş ahlakından bahsediyoruz.
onurun hayattan değerli olduğu bir kültürden bahsediyoruz.
insanlarının onurlarından asla soyunmadıkları bir medeniyetten bahsediyoruz.
bahsediyoruz bahsediyoruz da çoğu zaman neyden bahsettiğimizi dahi bilmiyoruz, anlamıyoruz.
aşina olduğumuzu heryerde ilan ettiğimiz değerlerin o kadar yabancısıyız ki kelime anlamları dışında içlerini dolduramıyor, anlayamıyoruz.
çünkü sabretmiyor, çalışmıyor, haketmeye inanmıyor, asla doymuyor, paylaşmıyor ve yaşamımızı bu değerlerle yoğurmaya inanmıyoruz.
çünkü bencil insanlar olduk çıktık.
çünkü insanoğlunun en temel değerlerini gördüğümüzde şaşkınlıkla karşılayacak ve ibretlik ahlak olarak algılayacak kadar ahlaksız bir toplum olduk.
oysa ki günün anlam ve önemide malumunuz, henüz doksan altı yıl önce paylaşan, sabreden, çalışan, mücadele eden, değerlerine, hayatından daha fazla bağlı bir millettik.
japonlar türk milletini hala tarihten kükreyen, o asil millet zannediyor biliyor musunuz?
o yüzdendir ki barış abimizi bağırlarına basmışlardı.
o yüzdendir ki türk insanına sempati beslerler.
bırakın hayallerini yıkmayalım.
ya öyle olmaya çalışalım ya da öyleymiş gibi yapalım.
ne biliyim, biryerlerden edindiğiniz bir japonya numarasını çevirin mesela. geçmiş olsun deyin.
japoncasına bakamadım şimdi. nette vardır illa ki.
beş, on liralık konturunuz gitsin anasını satayım.
en azından acıları paylaşmak konusunda bir mesafe katedersiniz.
en azından, ''bugün beni bir türk aradı ve geçmiş olsun, yanınızdayız dedi'' dedirtirsiniz.
türk ü hakettiği gibi, dün olduğu gibi hatırlatırsınız.
tıpkı japon milletinin, milletini yaşamının her karesi ile dün olduğu gibi tanıtması gibi.
bushido filozofu bir milletin güçlü karakterine bu kadar şaşıran milletin, çağ açıp, çağ kapayan, onlarca milleti dize getiren türk milleti olduğuna inanmak gerçekten zor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar