bugün
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor20
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi21
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız10
- türk solu7
- arabistan'ın sınava çarşafla girmeyi yasaklaması3
- cedidacer tarzı entry girmek6
- pazartesi görünümlü cuma5
- kafede kış çayı içen erkek5
- kimsenin 10 dakkadır entry girmemesi2
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazarlar8
- sözlük kızlarının bir işe yaramaması3
- oğlak burcu4
- insan doğuştan iyi midir16
- sinem dedetaş11
- fransa da 100 euroya satışa çıkarılan denizaltı2
- mahmud abbas5
- onaya ihtiyaç duymadan değerli hissedebilmek8
- baba olmak3
- aykut kocaman3
- dabbet ul arz geldiğinde bilimin sıçacak olması3
- üçler yediler kırklar6
- bm deposunun israil saldırısında hasar görmesi4
- amedspor12
- türkiyeliyim ve mutluyum7
- istanbul da chp'li başkanlara soruşturma3
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak10
- parayı kaldırıp ortadan kaybolmak4
- ösym gözetmenlerinin tavan yapan egosu2
- hamid abim olsaydı bunlar başımıza gelmezdi2
- ölüm haberi almak2
- aleksey batrakov3
- fon vurgunu12
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması12
- ekşi sözlük toplu yazar alımı9
- 29 ekim cumhuriyet bayramı17
- katalonya özerk bölgesi5
- anın görüntüsü14
- papatya çayı içen erkek7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı62
- hiç şişman kadınlar sevişmemiş erkek3
- sözlükte 1 63 den uzun hanımefendi yazar olmaması7
- hoyrat gecelerde bazen anüs koklamak istersin7
- ismet inönü6
- gecenin şarkısı12
- ince çorap giyip üşümüyorum ama diyen bayan5
- cumhuriyet bayramı14
- ölmüş birinin fotoğraflarına bakmak5
- escort taş mı yesin11
- kapadokya da çökme sonucu iki kişinin ölmesi6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
--spoiler--
Sevdamıza göz koyanın;
Sevdamızı kimseyle kıyaslamayacağız.
Ne hangi ''Çayır''ın sadece bir liraya el değiştirdiğini hatırlayacağız ne de bizim vergilerimizle stat yaptırıp sonra da övünenleri konuşacağız.
Ne ''devlet bize stat yapınca görün nasıl da alkışlayacağız'' diyenleri ne de belediyesine stat yaptırıp kendini büyük sananları tartışacağız.
Biz bu ülkenin tek semt takımıyız.
Gücümüzü önce 108 yıllık maziden sonra da o semtten alırız.
Ne paranızı istedik, ne de kredinize talip olduk.
Ne avantadan arsa, arazi tahsisi dilekçesi verdik.
Ne de kıyak inşaatlardan rant talep ettik
"Gözleriniz vardır görmez, kulağınız vardır duymaz."
Huuuuuuu...
O stadın harcında biz varız.
Müzesinde de anılarımız ve kurucularımız.
O stadın açılışında ilk golü Süleyman (Seba) attığında ''Dolmabahçe''yi ilk '' titreten'' (!) bizdik.
O stat 64 yıldır bizim.
Semtteki evimiz, çarşımız, okulumuz, hastanemiz ve inanç mabetlerimiz kadar bizim.
Dolmabahçe yolu bizimle güzel, bizimle romantik, bizimle gerçek.
Stadımız eski. Seviyoruz.
Stadımız demode. Seviyoruz.
Stadımızın tuvaletleri bozuk. Seviyoruz.
Stadımız alttan ısıtmalı değil. Seviyoruz.
Stadımız yetersiz. Sıkışırız.
Stadımızda depreme dayanıksız. Ha, o zaman bir şey yapmak lazım.
Sevdamıza ve semtimize öylesine bir ''bakan'' ferman buyurmuş.
''Statta tepiniyorlar'' demiş.
Vals mi yapmaya gitmiştik?
Devam etmiş.
''Tepiniyorlar, Dolmabahçe Sarayı'' kayıyor.
O halde ''tepinmeyelim'' olur mu? Siz mimarlarınızı, inşaat mühendislerinizi, restaratörlerinizi, uzmanlarınızı ve bilumum antika anıt kurumlarınızı harekete geçirmeyin. Aman, önlem almayın. Biz ''tepinmeyiz'' olur biter.
Bir Antep sözü var.
''Ağzını büzüşünden Ömer diyeceği belliydi'' derler.
Bizim ''bakan'' da baklayı ağzından çıkarmış. Demiş ki ''iki çözüm var: Birincisi küçük, sembolik bir spor merkezine dönüştürülebilir. Beşiktaş'a başka bir noktada stadyum yapılır. ikincisi de sporu tümüyle oradan çıkarıp, bölgeyi kültür vahasına dönüştürebiliriz''
Beşiktaşlılar. Kara Kartallar...
Diyor ki; Stadınızı elinizden alacağız.
Bunun yolunu yapıyoruz.
Tepinmeniz bahane...
istanbul'un her yerini tepe tepe kullandırdık. Sıra Dolmabahçe'de...
Semtimizi Beşiktaş'tan, Beşiktaş'ı bizden uzak tutacaklar.
Maksat birileri para kazansın, maksat siyaset hayatı kazısın.
Zeytinburnu'nda yer vermişler. Beğenmemişiz. Birilerine peşkeş çekilememiş. Kızmışlar.
Bilmiyorlar ki bu semt takımıyla nefes alır, nefes verir.
Bilmiyorlar ki yendiğimiz günün sabahı esnaf domatesi seçtirir, yenildiğimiz gün ağızları bıçak açmaz.
Bilmiyorlar ki o statta bizim dedemizin, babamızın, oğlumuzun, kardeşimizin anısı var.
Bilmiyorlar ki orası sadece bir stat değil. Hayat vahamız. Efkarımız, gözümüzdeki yaşımız, alın yazımız...
Ey bakan...
Uyarıyoruz...
Biz önce Beşiktaşlı, sonra sağcı, solcu, islamcı, Liberal, muhafazakar, ülkücü ve milliyetçiyiz.
Yani biz önce Beşiktaşlı kimliğimize sonra herhangi bir şeye inanırız.
Sabrımızla oynamayın.
Sizin siyasi hesaplarınız, kızgınlıklarınız ve çıkarlarınız vız gelir bize vız...
Ne semtimizi ne de stadımızı teslim ederiz.
--spoiler--
Sevdamıza göz koyanın;
Sevdamızı kimseyle kıyaslamayacağız.
Ne hangi ''Çayır''ın sadece bir liraya el değiştirdiğini hatırlayacağız ne de bizim vergilerimizle stat yaptırıp sonra da övünenleri konuşacağız.
Ne ''devlet bize stat yapınca görün nasıl da alkışlayacağız'' diyenleri ne de belediyesine stat yaptırıp kendini büyük sananları tartışacağız.
Biz bu ülkenin tek semt takımıyız.
Gücümüzü önce 108 yıllık maziden sonra da o semtten alırız.
Ne paranızı istedik, ne de kredinize talip olduk.
Ne avantadan arsa, arazi tahsisi dilekçesi verdik.
Ne de kıyak inşaatlardan rant talep ettik
"Gözleriniz vardır görmez, kulağınız vardır duymaz."
Huuuuuuu...
O stadın harcında biz varız.
Müzesinde de anılarımız ve kurucularımız.
O stadın açılışında ilk golü Süleyman (Seba) attığında ''Dolmabahçe''yi ilk '' titreten'' (!) bizdik.
O stat 64 yıldır bizim.
Semtteki evimiz, çarşımız, okulumuz, hastanemiz ve inanç mabetlerimiz kadar bizim.
Dolmabahçe yolu bizimle güzel, bizimle romantik, bizimle gerçek.
Stadımız eski. Seviyoruz.
Stadımız demode. Seviyoruz.
Stadımızın tuvaletleri bozuk. Seviyoruz.
Stadımız alttan ısıtmalı değil. Seviyoruz.
Stadımız yetersiz. Sıkışırız.
Stadımızda depreme dayanıksız. Ha, o zaman bir şey yapmak lazım.
Sevdamıza ve semtimize öylesine bir ''bakan'' ferman buyurmuş.
''Statta tepiniyorlar'' demiş.
Vals mi yapmaya gitmiştik?
Devam etmiş.
''Tepiniyorlar, Dolmabahçe Sarayı'' kayıyor.
O halde ''tepinmeyelim'' olur mu? Siz mimarlarınızı, inşaat mühendislerinizi, restaratörlerinizi, uzmanlarınızı ve bilumum antika anıt kurumlarınızı harekete geçirmeyin. Aman, önlem almayın. Biz ''tepinmeyiz'' olur biter.
Bir Antep sözü var.
''Ağzını büzüşünden Ömer diyeceği belliydi'' derler.
Bizim ''bakan'' da baklayı ağzından çıkarmış. Demiş ki ''iki çözüm var: Birincisi küçük, sembolik bir spor merkezine dönüştürülebilir. Beşiktaş'a başka bir noktada stadyum yapılır. ikincisi de sporu tümüyle oradan çıkarıp, bölgeyi kültür vahasına dönüştürebiliriz''
Beşiktaşlılar. Kara Kartallar...
Diyor ki; Stadınızı elinizden alacağız.
Bunun yolunu yapıyoruz.
Tepinmeniz bahane...
istanbul'un her yerini tepe tepe kullandırdık. Sıra Dolmabahçe'de...
Semtimizi Beşiktaş'tan, Beşiktaş'ı bizden uzak tutacaklar.
Maksat birileri para kazansın, maksat siyaset hayatı kazısın.
Zeytinburnu'nda yer vermişler. Beğenmemişiz. Birilerine peşkeş çekilememiş. Kızmışlar.
Bilmiyorlar ki bu semt takımıyla nefes alır, nefes verir.
Bilmiyorlar ki yendiğimiz günün sabahı esnaf domatesi seçtirir, yenildiğimiz gün ağızları bıçak açmaz.
Bilmiyorlar ki o statta bizim dedemizin, babamızın, oğlumuzun, kardeşimizin anısı var.
Bilmiyorlar ki orası sadece bir stat değil. Hayat vahamız. Efkarımız, gözümüzdeki yaşımız, alın yazımız...
Ey bakan...
Uyarıyoruz...
Biz önce Beşiktaşlı, sonra sağcı, solcu, islamcı, Liberal, muhafazakar, ülkücü ve milliyetçiyiz.
Yani biz önce Beşiktaşlı kimliğimize sonra herhangi bir şeye inanırız.
Sabrımızla oynamayın.
Sizin siyasi hesaplarınız, kızgınlıklarınız ve çıkarlarınız vız gelir bize vız...
Ne semtimizi ne de stadımızı teslim ederiz.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar