bugün
- en sevdiğiniz sözlük yazarı7
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- islam'ın hak dini olması5
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok10
- namazın amacı6
- claudian clouds20
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
- friedrich hegel la bi cay icek12
- kendinle ilgili bir özellik bırak4
- sözlükteki kızlara çok mu yüz vermek3
- melissa vargas7
- sözlük whatsapp grupları13
- filenin sultanları5
- aslında italyanın kazanması4
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter2
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- kıraathanede masaya yumruk atıp isyan etmek3
- kadını kurtarmak isterken bıçaklanan'u y2
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- sarapci koala49
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- insanlık kıyamete yakın dönemde azgınlaşacak2
- özbek kadınlar14
- ağlıyorum sözlük4
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- ithal oyuncularla turnuva kazanmak3
- sözlüğün en tembel yazarı5
- muslettin amca6
- yaradana tüm günahlarınızı itiraf edin saklamayın4
- çok fazla dolandırıcı var3
- true sözlüğün en namuslu ve ahlaklı yazarıdır5
- robert de niro3
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- zeytin sevmeyen insan3
- hepiniz maçı izleyeceksiniz5
- güzel ayak mevsiminin kapanmaya başlaması2
- pipinin kalkmaması3
- iblis gece gündüz sizi kınıyor ve suçluyor3
- hayatım yüz temizleme jelimi gördün mü diyen erkek2
- zeytinli poğaça3
- askerde kitap okumak2
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- mozambik2
- hangi dalda bilim insanı olmak isterdiniz4
- yazarların bıktığı şeyler2
- eski sevgiliye mesaj atma eşiği2
bir bhutanlı rejim muhalifinin, henüz yayınlanmamış - şu an redakte etmekte olduğum- kitabında başlangıcı şöyle anlatılan işkence:
"her zamanki pozisyonumda uzanmış, yatıyordum. birden sanki yanımda bir radyo açılmış gibi bir ses duydum. hısssssss şeklinde, sözler olmayan, sadece bir sesti. herhangi bir istasyona bağlanmamış bir radyo frekansı sesi gibiydi. bu ses kulaklarımda çınladı ve ben de ilk başta birisinin radyo açtığını düşünerek sevindim. sonra müzik ve hatta haberler duyacağımı düşünerek beklemeye başladım. ancak ses sürekli olarak kulaklarımda çınlamaya devam etti.
her geçen dakika sesin şiddeti arttı ve artık kulakları sağır edici bir noktaya ulaştı. korkmuş bir şekilde battaniyeyi üzerimden attım ve etrafa bakındım. gardiyanlar aynı şekil ve aynı tavırdaydı ve benim kulaklarımı çınlatan sesten hiç etkilenmemiş gibiydiler. onların daha az etkilendiklerini düşündüm. ancak bu sesin tek kurbanının ben olduğunu anladığımda dehşete kapıldım.
bu korkumu birileriyle paylaşmak istedim ama, birkaç kelime ile bile olsa bunu yapabileceğim kimse yoktu. odadaki gardiyanlarla konuşmama izin yoktu, zaten onlar da kendi aralarında bile konuşmuyorlardı. şurası çok açık ki, yüksek frekanslı sesin etkisi, tecrid altında kimse ile tek kelime konuşmuyorken iyice artıyor.
bu yüksek şiddetli sesin, muson arılarının sesine benzediğini hissettim. bu ses yavaşça zihnime ve şuuruma işlemeye başladı. zamanla daha keskin ve temiz bir sese dönüştü ve beynimin hassasiyet noktalarına nüfuz etmeye ve sinirlerimi derinden etkilemeye başladı. aynı zamanda gözüme doğrudan uygulanan kuvvetli ışık da vardı. işık avcı meşalesi gibiydi. birlikte uygulanan çok kuvvetli ses ve ışığın neticesinde zihnim ciddi bir şekilde etkilenmeye başladı.
gözlerim battaniyenin altında kapalı bir şekildeydi ve ben de beynime ve kulaklarıma böyle bir müdahalenin nasıl yapılabileceği merakı içindeydim. daha önce hiç hapishanede bulunmamıştım ve insan zihnini bir başkasına karşı yönlendirebilecek böyle tekniklerden habersizdim. ayrıca ampulün kuvvetli ışığını, gözümü kapatmış olsam bile hissediyordum. 4 askerin mevcudiyeti bana uygulanan vahşi işkencenin şiddetini daha da arttırıyordu.
şimdi kuvvetli ışıkla birlikte, cihazdan gelen belirsiz sesler zihnimde şekiller oluşturmaya başladı ve ses gittikçe netleşti. yavaşça kulağıma fısıldayarak konuşmaya başladı.
-tek nath, ben seni çok iyi biliyorum, ama sen beni tanımayabilirsin!
kitabın adı, şimdilik boş bkz olarak (bkz: beni yavaşça ölüme götüren işkence)
"her zamanki pozisyonumda uzanmış, yatıyordum. birden sanki yanımda bir radyo açılmış gibi bir ses duydum. hısssssss şeklinde, sözler olmayan, sadece bir sesti. herhangi bir istasyona bağlanmamış bir radyo frekansı sesi gibiydi. bu ses kulaklarımda çınladı ve ben de ilk başta birisinin radyo açtığını düşünerek sevindim. sonra müzik ve hatta haberler duyacağımı düşünerek beklemeye başladım. ancak ses sürekli olarak kulaklarımda çınlamaya devam etti.
her geçen dakika sesin şiddeti arttı ve artık kulakları sağır edici bir noktaya ulaştı. korkmuş bir şekilde battaniyeyi üzerimden attım ve etrafa bakındım. gardiyanlar aynı şekil ve aynı tavırdaydı ve benim kulaklarımı çınlatan sesten hiç etkilenmemiş gibiydiler. onların daha az etkilendiklerini düşündüm. ancak bu sesin tek kurbanının ben olduğunu anladığımda dehşete kapıldım.
bu korkumu birileriyle paylaşmak istedim ama, birkaç kelime ile bile olsa bunu yapabileceğim kimse yoktu. odadaki gardiyanlarla konuşmama izin yoktu, zaten onlar da kendi aralarında bile konuşmuyorlardı. şurası çok açık ki, yüksek frekanslı sesin etkisi, tecrid altında kimse ile tek kelime konuşmuyorken iyice artıyor.
bu yüksek şiddetli sesin, muson arılarının sesine benzediğini hissettim. bu ses yavaşça zihnime ve şuuruma işlemeye başladı. zamanla daha keskin ve temiz bir sese dönüştü ve beynimin hassasiyet noktalarına nüfuz etmeye ve sinirlerimi derinden etkilemeye başladı. aynı zamanda gözüme doğrudan uygulanan kuvvetli ışık da vardı. işık avcı meşalesi gibiydi. birlikte uygulanan çok kuvvetli ses ve ışığın neticesinde zihnim ciddi bir şekilde etkilenmeye başladı.
gözlerim battaniyenin altında kapalı bir şekildeydi ve ben de beynime ve kulaklarıma böyle bir müdahalenin nasıl yapılabileceği merakı içindeydim. daha önce hiç hapishanede bulunmamıştım ve insan zihnini bir başkasına karşı yönlendirebilecek böyle tekniklerden habersizdim. ayrıca ampulün kuvvetli ışığını, gözümü kapatmış olsam bile hissediyordum. 4 askerin mevcudiyeti bana uygulanan vahşi işkencenin şiddetini daha da arttırıyordu.
şimdi kuvvetli ışıkla birlikte, cihazdan gelen belirsiz sesler zihnimde şekiller oluşturmaya başladı ve ses gittikçe netleşti. yavaşça kulağıma fısıldayarak konuşmaya başladı.
-tek nath, ben seni çok iyi biliyorum, ama sen beni tanımayabilirsin!
kitabın adı, şimdilik boş bkz olarak (bkz: beni yavaşça ölüme götüren işkence)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar