bugün
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz13
- diamond bosphoruss denen yazar22
- sedat pekmez25
- sözlükte erkekleri istemiyoruz23
- çaylak edildim diye ağlayan troll8
- gerilla taktiği4
- ulu sözlük yazarlarının kıskanç olması4
- çaylak ettiğiniz yazarın göz yaşlarıyla eğlenmek7
- tarihte kürşad diye birinin hiç yaşamaması10
- abdullah öcalan'ın kürt kadınlarına hakaret etmesi5
- maç izlemenin çok saçma olması2
- oversize modası2
- evde uzun boylu adam gördüm diyen kız3
- aziz yıldırım'ın fetö ile mücadelesi7
- suca suruklenen cocuk true'nun fake hesabı5
- sex asnasında beddua almak4
- sessiz insanların çok gözlem yapması4
- yine sözlük yazarlarının ağzından bal damlıyor4
- birbirine sürtünen duyarlı et parçası3
- rahmi koç'un kürt kadın fıkrası tartışması2
- heyt bea6
- verilen yetkiyi kötüye kullanmak4
- karımı çalıştırmam diyen erkek kalmaması2
- ağız ishali olan yazarlar4
- internetten önce ne yapılıyordu sorusu6
- as macaa2
- devlettapar2
- heyecanlıyım sözlük4
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- uludağ sözlük discord grubu11
- taze kekik2
- hakkınızı helal edin arkadaşlar3
- birine geç kalmak10
- insanlardan nefret etmek9
- ilk maaş4
- kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler2
- faik öztrak7
- ismet bin dawkins el sapiens'i entomologevi2
- sarı tekerim deliğine girerim sen mahvederim3
- penis boyutunun önemi4
- tai lung3
- gammazlama aparatı2
- yer sofrası7
- katılım bankacılığı3
- ne güzel sözlük2
- ırmak koparan2
- true nun çaylak olması2
- entry girerken dizleri sızlayan yuzır2
- kaskı miğfer sanan motorcu tip2
- ulan hepiniz oradaydınız2
bir bhutanlı rejim muhalifinin, henüz yayınlanmamış - şu an redakte etmekte olduğum- kitabında başlangıcı şöyle anlatılan işkence:
"her zamanki pozisyonumda uzanmış, yatıyordum. birden sanki yanımda bir radyo açılmış gibi bir ses duydum. hısssssss şeklinde, sözler olmayan, sadece bir sesti. herhangi bir istasyona bağlanmamış bir radyo frekansı sesi gibiydi. bu ses kulaklarımda çınladı ve ben de ilk başta birisinin radyo açtığını düşünerek sevindim. sonra müzik ve hatta haberler duyacağımı düşünerek beklemeye başladım. ancak ses sürekli olarak kulaklarımda çınlamaya devam etti.
her geçen dakika sesin şiddeti arttı ve artık kulakları sağır edici bir noktaya ulaştı. korkmuş bir şekilde battaniyeyi üzerimden attım ve etrafa bakındım. gardiyanlar aynı şekil ve aynı tavırdaydı ve benim kulaklarımı çınlatan sesten hiç etkilenmemiş gibiydiler. onların daha az etkilendiklerini düşündüm. ancak bu sesin tek kurbanının ben olduğunu anladığımda dehşete kapıldım.
bu korkumu birileriyle paylaşmak istedim ama, birkaç kelime ile bile olsa bunu yapabileceğim kimse yoktu. odadaki gardiyanlarla konuşmama izin yoktu, zaten onlar da kendi aralarında bile konuşmuyorlardı. şurası çok açık ki, yüksek frekanslı sesin etkisi, tecrid altında kimse ile tek kelime konuşmuyorken iyice artıyor.
bu yüksek şiddetli sesin, muson arılarının sesine benzediğini hissettim. bu ses yavaşça zihnime ve şuuruma işlemeye başladı. zamanla daha keskin ve temiz bir sese dönüştü ve beynimin hassasiyet noktalarına nüfuz etmeye ve sinirlerimi derinden etkilemeye başladı. aynı zamanda gözüme doğrudan uygulanan kuvvetli ışık da vardı. işık avcı meşalesi gibiydi. birlikte uygulanan çok kuvvetli ses ve ışığın neticesinde zihnim ciddi bir şekilde etkilenmeye başladı.
gözlerim battaniyenin altında kapalı bir şekildeydi ve ben de beynime ve kulaklarıma böyle bir müdahalenin nasıl yapılabileceği merakı içindeydim. daha önce hiç hapishanede bulunmamıştım ve insan zihnini bir başkasına karşı yönlendirebilecek böyle tekniklerden habersizdim. ayrıca ampulün kuvvetli ışığını, gözümü kapatmış olsam bile hissediyordum. 4 askerin mevcudiyeti bana uygulanan vahşi işkencenin şiddetini daha da arttırıyordu.
şimdi kuvvetli ışıkla birlikte, cihazdan gelen belirsiz sesler zihnimde şekiller oluşturmaya başladı ve ses gittikçe netleşti. yavaşça kulağıma fısıldayarak konuşmaya başladı.
-tek nath, ben seni çok iyi biliyorum, ama sen beni tanımayabilirsin!
kitabın adı, şimdilik boş bkz olarak (bkz: beni yavaşça ölüme götüren işkence)
"her zamanki pozisyonumda uzanmış, yatıyordum. birden sanki yanımda bir radyo açılmış gibi bir ses duydum. hısssssss şeklinde, sözler olmayan, sadece bir sesti. herhangi bir istasyona bağlanmamış bir radyo frekansı sesi gibiydi. bu ses kulaklarımda çınladı ve ben de ilk başta birisinin radyo açtığını düşünerek sevindim. sonra müzik ve hatta haberler duyacağımı düşünerek beklemeye başladım. ancak ses sürekli olarak kulaklarımda çınlamaya devam etti.
her geçen dakika sesin şiddeti arttı ve artık kulakları sağır edici bir noktaya ulaştı. korkmuş bir şekilde battaniyeyi üzerimden attım ve etrafa bakındım. gardiyanlar aynı şekil ve aynı tavırdaydı ve benim kulaklarımı çınlatan sesten hiç etkilenmemiş gibiydiler. onların daha az etkilendiklerini düşündüm. ancak bu sesin tek kurbanının ben olduğunu anladığımda dehşete kapıldım.
bu korkumu birileriyle paylaşmak istedim ama, birkaç kelime ile bile olsa bunu yapabileceğim kimse yoktu. odadaki gardiyanlarla konuşmama izin yoktu, zaten onlar da kendi aralarında bile konuşmuyorlardı. şurası çok açık ki, yüksek frekanslı sesin etkisi, tecrid altında kimse ile tek kelime konuşmuyorken iyice artıyor.
bu yüksek şiddetli sesin, muson arılarının sesine benzediğini hissettim. bu ses yavaşça zihnime ve şuuruma işlemeye başladı. zamanla daha keskin ve temiz bir sese dönüştü ve beynimin hassasiyet noktalarına nüfuz etmeye ve sinirlerimi derinden etkilemeye başladı. aynı zamanda gözüme doğrudan uygulanan kuvvetli ışık da vardı. işık avcı meşalesi gibiydi. birlikte uygulanan çok kuvvetli ses ve ışığın neticesinde zihnim ciddi bir şekilde etkilenmeye başladı.
gözlerim battaniyenin altında kapalı bir şekildeydi ve ben de beynime ve kulaklarıma böyle bir müdahalenin nasıl yapılabileceği merakı içindeydim. daha önce hiç hapishanede bulunmamıştım ve insan zihnini bir başkasına karşı yönlendirebilecek böyle tekniklerden habersizdim. ayrıca ampulün kuvvetli ışığını, gözümü kapatmış olsam bile hissediyordum. 4 askerin mevcudiyeti bana uygulanan vahşi işkencenin şiddetini daha da arttırıyordu.
şimdi kuvvetli ışıkla birlikte, cihazdan gelen belirsiz sesler zihnimde şekiller oluşturmaya başladı ve ses gittikçe netleşti. yavaşça kulağıma fısıldayarak konuşmaya başladı.
-tek nath, ben seni çok iyi biliyorum, ama sen beni tanımayabilirsin!
kitabın adı, şimdilik boş bkz olarak (bkz: beni yavaşça ölüme götüren işkence)
güncel Önemli Başlıklar
