bugün
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- sözlük whatsapp grupları12
- mükemmeliyete inanıyor musunuz6
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- özbek kadınlar11
- friedrich hegel la bi cay icek10
- deccal internetten çıkacak9
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı5
- internetle yapay zeka kabala büyüsüyle yaratıldı4
- asgari ücretle geçinebilmek7
- uludağ itiraf8
- epitaph2
- ellerim bos gonlum hos29
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik5
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- şarapçının mal varlığı8
- yarın kpssye girecek yazarlar14
- sarapci koala53
- dayatılmış güzellik algısı7
- fenerbahçe13
- kıyamet için tarih ver4
- slender the arrival de kurt adam olmak3
- burçlara inanan erkek4
- kpss 20265
- gocu52
- sevgili2
- sarı torba12
- civcivler osurur mu5
- birader bey baydır4
- başka türlü bir şey2
- deniz gül7
- ismet gürbüz7
- yeni bir din kurmak5
- 0 0 7 ağabey3
- orta doğu'nun orta dünya gibi olması7
- ağaç sulamak2
- rus kadınla evlenir misiniz4
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay7
- anın görüntüsü24
- sıcak havaların sona ermesi5
- dün gece ne oldu17
- sözlük kavgası2
- dünyaya orman denir2
- terörsüz türkiye sürecine karşı çıkanlar3
- kaçak saray2
- ruhi çenet videolarına dokunmayan yahudi lobisi5
- enayimiknatisii36
- ruhi çenet8
- yazarların otopsileri4
bir bhutanlı rejim muhalifinin, henüz yayınlanmamış - şu an redakte etmekte olduğum- kitabında başlangıcı şöyle anlatılan işkence:
"her zamanki pozisyonumda uzanmış, yatıyordum. birden sanki yanımda bir radyo açılmış gibi bir ses duydum. hısssssss şeklinde, sözler olmayan, sadece bir sesti. herhangi bir istasyona bağlanmamış bir radyo frekansı sesi gibiydi. bu ses kulaklarımda çınladı ve ben de ilk başta birisinin radyo açtığını düşünerek sevindim. sonra müzik ve hatta haberler duyacağımı düşünerek beklemeye başladım. ancak ses sürekli olarak kulaklarımda çınlamaya devam etti.
her geçen dakika sesin şiddeti arttı ve artık kulakları sağır edici bir noktaya ulaştı. korkmuş bir şekilde battaniyeyi üzerimden attım ve etrafa bakındım. gardiyanlar aynı şekil ve aynı tavırdaydı ve benim kulaklarımı çınlatan sesten hiç etkilenmemiş gibiydiler. onların daha az etkilendiklerini düşündüm. ancak bu sesin tek kurbanının ben olduğunu anladığımda dehşete kapıldım.
bu korkumu birileriyle paylaşmak istedim ama, birkaç kelime ile bile olsa bunu yapabileceğim kimse yoktu. odadaki gardiyanlarla konuşmama izin yoktu, zaten onlar da kendi aralarında bile konuşmuyorlardı. şurası çok açık ki, yüksek frekanslı sesin etkisi, tecrid altında kimse ile tek kelime konuşmuyorken iyice artıyor.
bu yüksek şiddetli sesin, muson arılarının sesine benzediğini hissettim. bu ses yavaşça zihnime ve şuuruma işlemeye başladı. zamanla daha keskin ve temiz bir sese dönüştü ve beynimin hassasiyet noktalarına nüfuz etmeye ve sinirlerimi derinden etkilemeye başladı. aynı zamanda gözüme doğrudan uygulanan kuvvetli ışık da vardı. işık avcı meşalesi gibiydi. birlikte uygulanan çok kuvvetli ses ve ışığın neticesinde zihnim ciddi bir şekilde etkilenmeye başladı.
gözlerim battaniyenin altında kapalı bir şekildeydi ve ben de beynime ve kulaklarıma böyle bir müdahalenin nasıl yapılabileceği merakı içindeydim. daha önce hiç hapishanede bulunmamıştım ve insan zihnini bir başkasına karşı yönlendirebilecek böyle tekniklerden habersizdim. ayrıca ampulün kuvvetli ışığını, gözümü kapatmış olsam bile hissediyordum. 4 askerin mevcudiyeti bana uygulanan vahşi işkencenin şiddetini daha da arttırıyordu.
şimdi kuvvetli ışıkla birlikte, cihazdan gelen belirsiz sesler zihnimde şekiller oluşturmaya başladı ve ses gittikçe netleşti. yavaşça kulağıma fısıldayarak konuşmaya başladı.
-tek nath, ben seni çok iyi biliyorum, ama sen beni tanımayabilirsin!
kitabın adı, şimdilik boş bkz olarak (bkz: beni yavaşça ölüme götüren işkence)
"her zamanki pozisyonumda uzanmış, yatıyordum. birden sanki yanımda bir radyo açılmış gibi bir ses duydum. hısssssss şeklinde, sözler olmayan, sadece bir sesti. herhangi bir istasyona bağlanmamış bir radyo frekansı sesi gibiydi. bu ses kulaklarımda çınladı ve ben de ilk başta birisinin radyo açtığını düşünerek sevindim. sonra müzik ve hatta haberler duyacağımı düşünerek beklemeye başladım. ancak ses sürekli olarak kulaklarımda çınlamaya devam etti.
her geçen dakika sesin şiddeti arttı ve artık kulakları sağır edici bir noktaya ulaştı. korkmuş bir şekilde battaniyeyi üzerimden attım ve etrafa bakındım. gardiyanlar aynı şekil ve aynı tavırdaydı ve benim kulaklarımı çınlatan sesten hiç etkilenmemiş gibiydiler. onların daha az etkilendiklerini düşündüm. ancak bu sesin tek kurbanının ben olduğunu anladığımda dehşete kapıldım.
bu korkumu birileriyle paylaşmak istedim ama, birkaç kelime ile bile olsa bunu yapabileceğim kimse yoktu. odadaki gardiyanlarla konuşmama izin yoktu, zaten onlar da kendi aralarında bile konuşmuyorlardı. şurası çok açık ki, yüksek frekanslı sesin etkisi, tecrid altında kimse ile tek kelime konuşmuyorken iyice artıyor.
bu yüksek şiddetli sesin, muson arılarının sesine benzediğini hissettim. bu ses yavaşça zihnime ve şuuruma işlemeye başladı. zamanla daha keskin ve temiz bir sese dönüştü ve beynimin hassasiyet noktalarına nüfuz etmeye ve sinirlerimi derinden etkilemeye başladı. aynı zamanda gözüme doğrudan uygulanan kuvvetli ışık da vardı. işık avcı meşalesi gibiydi. birlikte uygulanan çok kuvvetli ses ve ışığın neticesinde zihnim ciddi bir şekilde etkilenmeye başladı.
gözlerim battaniyenin altında kapalı bir şekildeydi ve ben de beynime ve kulaklarıma böyle bir müdahalenin nasıl yapılabileceği merakı içindeydim. daha önce hiç hapishanede bulunmamıştım ve insan zihnini bir başkasına karşı yönlendirebilecek böyle tekniklerden habersizdim. ayrıca ampulün kuvvetli ışığını, gözümü kapatmış olsam bile hissediyordum. 4 askerin mevcudiyeti bana uygulanan vahşi işkencenin şiddetini daha da arttırıyordu.
şimdi kuvvetli ışıkla birlikte, cihazdan gelen belirsiz sesler zihnimde şekiller oluşturmaya başladı ve ses gittikçe netleşti. yavaşça kulağıma fısıldayarak konuşmaya başladı.
-tek nath, ben seni çok iyi biliyorum, ama sen beni tanımayabilirsin!
kitabın adı, şimdilik boş bkz olarak (bkz: beni yavaşça ölüme götüren işkence)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar