bugün
- yalnızlık edebiyatı12
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- mavi göz7
- tai lung42
- kahverengi gözlü olmak4
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- askerliğin gençler için faydalı olması5
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- kitap kapakları3
- claudian clouds22
- yalnız ölmek4
- eva murati2
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- kadını kurtarmak isterken bıçaklanan'u y4
- islam'ın hak dini olması6
- yardım istemeyene yardım etmek2
- karı gibi erkek2
- entrylerimin hala beğenilmesi3
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- namazın amacı6
- en sevmediğin insan tipleri3
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- uludağ itiraf10
- bir sonsuzluk ifadesi olarak antipanik depresyonu3
- ikinci defa askere gitmek4
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- friedrich hegel la bi cay icek12
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- askerde ahmet kaya dinleyen tip3
- özbek kadınlar14
- melissa vargas7
- sözlük whatsapp grupları13
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
- bizim cacıklar2
- seri eksici7
- hoşlanılan kıza atılan mesajın sevgiliye gitmesi3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- filenin sultanları5
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- sarapci koala47
- kendinle ilgili bir özellik bırak4
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- türkiye ermenileri ve azerbaycan türkleri2
- aslında italyanın kazanması4
- islak kek2
Simone de Beauvoir'ın sadizmin babası marquis de sade'ı incelediği kitabıdır.
'Kızgın, karşı konmaz, öfkeyle dolu, her şeyde aşırı, töreler konusunda görülmedik bir hayalleme sapışı taşıyan, bağnazlığa dek tanrısız... Bir iki lafla ben böyleyim işte'' diyor, sadizm terimine adını veren Marquis de Sade.
Kimilerine göre, insan biçimine bürünmüş bir mutlak kötülük, kimilerine göreyse bir özgürlük savunucusu... ilk lanetli yazar...
Kişiliği kadar, hayat serüveni de yer yer karanlıkta kalan Sade' ın rezaletler, skandallar ve hapishane yılları ile dolu hayatını, kurmaya çalıştığı, yüksek sesle savunduğu sistemini inceliyor Simone de Beauvoir.
Sade' ı Yakmalı mı? Kitabında sadece Sade' la değil, belki kendi kendinize bile itiraf edemediğiniz taraflarınızla da yüz yüze geleceksiniz. 'der kitabın arka yüzünde.
Beauvoir da içinde yaşadığı toplumun ikiyüzlülüğünden, erdemi klişe haline getirip insanın acısına kayıtsız kalmasından dolayı büyük bir gerginlik içindedir. Varlığını her gün yıpratan bu tedirginlik onun Sade'ın aşırılığına anlayışlı bir tonla yaklaşmasına yol açar; "Her an boşuna, haksız olarak binlerce insan acı çekiyor, ölüyor, ama hiçbirimizin kılı bile kıpırdamıyor buna: Varlığımız kendi olanaklarını yalnız böyle olaylar pahasına kazanıyor da ondan. Sade'ın erdemi herkesin yalnız kendi kendine utançla itiraf ettiği şeyi yüksek sesle bağırmasında değil, Sade bu işin kavgasını da üstlenmiştir. Kayıtsızlığa karşı kıyıcılığı seçmiştir" der simone de beauvoir
etkileyici, yer yer rahatsız edici ama insanın saklı gerçeklerini belki de kabul edemediğimiz gizli yönleri ortaya seren, farklı ve ilginç bir eserdir.
'Kızgın, karşı konmaz, öfkeyle dolu, her şeyde aşırı, töreler konusunda görülmedik bir hayalleme sapışı taşıyan, bağnazlığa dek tanrısız... Bir iki lafla ben böyleyim işte'' diyor, sadizm terimine adını veren Marquis de Sade.
Kimilerine göre, insan biçimine bürünmüş bir mutlak kötülük, kimilerine göreyse bir özgürlük savunucusu... ilk lanetli yazar...
Kişiliği kadar, hayat serüveni de yer yer karanlıkta kalan Sade' ın rezaletler, skandallar ve hapishane yılları ile dolu hayatını, kurmaya çalıştığı, yüksek sesle savunduğu sistemini inceliyor Simone de Beauvoir.
Sade' ı Yakmalı mı? Kitabında sadece Sade' la değil, belki kendi kendinize bile itiraf edemediğiniz taraflarınızla da yüz yüze geleceksiniz. 'der kitabın arka yüzünde.
Beauvoir da içinde yaşadığı toplumun ikiyüzlülüğünden, erdemi klişe haline getirip insanın acısına kayıtsız kalmasından dolayı büyük bir gerginlik içindedir. Varlığını her gün yıpratan bu tedirginlik onun Sade'ın aşırılığına anlayışlı bir tonla yaklaşmasına yol açar; "Her an boşuna, haksız olarak binlerce insan acı çekiyor, ölüyor, ama hiçbirimizin kılı bile kıpırdamıyor buna: Varlığımız kendi olanaklarını yalnız böyle olaylar pahasına kazanıyor da ondan. Sade'ın erdemi herkesin yalnız kendi kendine utançla itiraf ettiği şeyi yüksek sesle bağırmasında değil, Sade bu işin kavgasını da üstlenmiştir. Kayıtsızlığa karşı kıyıcılığı seçmiştir" der simone de beauvoir
etkileyici, yer yer rahatsız edici ama insanın saklı gerçeklerini belki de kabul edemediğimiz gizli yönleri ortaya seren, farklı ve ilginç bir eserdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar