bugün
- sinirli kadını sakinleştirmek10
- kürtler 5 yıl icerisinde türkiye yi ele gecirirler6
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım15
- yalnizca deli yalnizca sair21
- arkadaşlar bakar mısınız21
- uzun ve ince sigara içmeye alışmak5
- ton balığını kim yiyor sorunsalı8
- yeni seçimde akp halka ne vaadedebilir sorunsalı11
- katatespizartmasi17
- rüyada zehra güneş'e sarılmak5
- insan olmaya ceyrek kala7
- özlem tekin4
- kitap okurken ağlamak7
- atatürk'ün sözleri bilimle çelişirse ne yaparsınız3
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak16
- telefonun başında çaresiz beklediniz mi5
- hmm diye mesaj yazan türk kızı5
- selamın aleyküm desem kaç kişi aleyküm selam der7
- iran da 120 çocuğun öldüğü okul saldırısı7
- en merak ettiğin ulu yazarı14
- ömer yıldırım3
- kürdistan hava kuvvetleri2
- her şeyle dalga geçme mertebesine varan insanlar3
- kitap okurken ağlayan erkek3
- evlenip boşanmış erkeklerin değerinin düşmesi9
- eski bir şarkıyla travmaları hatırlamak4
- merkür retrosu3
- odyssey6
- üsküdar da martıya eziyet6
- çamoluk3
- bakar mısınız dedikten sonra kimsenin bakmaması4
- şehre inen domuzları besleyen kadın6
- ordu4
- bir idam mahkumunun son günü2
- mucize beklemeyen insan2
- grizzy and the lemmings2
- instagram'ın alışveriş merkezine dönüşmesi2
- kayseri ve konyanın yobaz olması2
- hoşlanılan kızın fakirlerle konuşmuyorum demesi2
- kredi kartı2
- sevilen kızın ağzımıza vermesi2
- sabah bi kalktın kadınsın napardın20
- saraca finch house4
- recep tayyip erdoğan9
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması18
- bir gün benden şikayet ettiğin ne varsa2
- velvet47
- iyi insan olmak4
- 23 temmuz 2026 türkiye kanada voleybol maçı2
- 500 ve 1000 tl lik banknotların çıkmama nedeni6
Hollywood tarihinin ticari anlamda belki de en başarılı isimlerinden biri olan Steven Spielberg, 18 Aralık 1947 de Cincinnati, Ohio da, elektrik mühendisi bir baba ile piyanist bir annenin oğlu olarak dünyaya geldi. Ömrünün tamamına yakınını sinema ile iç içe geçiren Spielberg, ilk kısa filmlerini henüz küçük bir çocukken çekti.
12 yaşında senaryolu ilk amatör filmini çeken küçük yönetmen, bir yıl sonra çektiği 40 dakikalık savaş filmi; Escape to Nowhere ile bir ödül bile kazandı. 16 yaşında 140 dakikalık bir bilim-kurgu olan Firelight üzerinde uzun süre çalıştı ve filmin yaşadığı yöredeki bir sinema salonunda gösterilmesini sağladı.
Ardından sinema okumak üzere California State University ye giden Spielberg, 1969 yapımı Amblin isimli kısa filminin Atlanta Film Festivali nde gösterilmesiyle dikkatleri üzerinde topladı. Film o kadar ilgi çekti ki, sonuçta henüz 20 yaşında mesleğe yeni adım atan bir isim olsa da, TV yönetmeni göreviyle Universal-MCA ile yedi yıllık bir kontrat imzaladı.
Televizyondaki ilk başarısını Rod Sterling in Night Gallery sinde Joan Crawford un yönetmenliğini yaparak elde eden etti. 1971 yılında yönetmenliğini üstlendiği ve Dennis Weaver ın rol aldığı Duel televizyon için yapılan en iyi filmlerden biri olarak kabul edildi. Daha sonra Avrupa genelinde de gösterilen film, önemli gişe başarısı elde etti.
Spielberg in ilk önemli filmi 1974 yılında çektiği The Sugarland Express idi. Bu film sayesinde, sinema kariyerinde önemli yer tutacak Jaws filmini yönetme şansı bulacaktı. Peter Benchley in öyküsünden beyaz perdeye uyarlanan ve televizyonlarımızda defalarca gösterilmiş olan Jaws büyük beyaz bir köpek balığının ingiltere sahillerinde estirdiği terörü konu almaktaydı. Film, 1975 yılının en başarılı filmleri arasına girerken, yönetmenin de sinema dünyasındaki yerini sağlamlaştırıyordu.
Spielberg in bir sonraki çalışması olan bilim kurgu filmi Close Encounters of the Third Kind yönetmene, Oscarlarda En iyi Yönetmen dalında adaylık getirmekle kalmayıp, aynı zamanda onun sinema dilinin de habercisi olacaktı.
Filmdeki tarzını 1941 de de sürdüren yönetmen, yazık ki bu filmi ile izleyenleri hüsrana uğrattı. Yine de, kendini toparlaması uzun sürmedi. George Lucas ile bir araya gelen Spielberg, Raiders of the Lost Ark ile yeniden sinemaseverlerin beğenisini toplamayı başardı. Film, 1980 li yılların en popüler filmleri arasına girdi ve sonradan televizyon için devam bölümleri çekildi.
Spielberg i yüzyılın en popüler sinemacıları arasına dahil eden film, bir oğlan çocuğunun bir uzaylıyla dostluğunu anlatan 1982 yapımı E.T. the Extra Terrestrial oldu. E.T. bütün zamanların ticari anlamda en başarılı filmlerinden biri olmakta gecikmedi.
1984 yılında Raiders of the Lost Dark ın devamı olarak çekilen Indiana Jones and the Temple of Doom un ardından yönetmen, Alice Walker ın, büyük buhran yıllarında bir grup Afro-Amerikalı kadının yaşamlarını ve mücadelelerini konu alan sevilen romanından uyarladığı The Color Purple a imza attı.
The Color Purple sadece box-office listelerini altüst etmekle kalmadı, aynı zamanda 11 dalda Oscar a aday gösterildi. Ne var ki, yönetmenin sinema endüstrisindeki hızlı yükselişine bir tepki olsa gerek, film hiçbir dalda ödüle layık görülmedi.
1987 yılında J. G. Ballard ın romanından sinemaya uyarladığı Empire of the Sun adlı çalışması yönetmenin sinema kariyerindeki nadir gişe hüsranlarından biri oldu. A Guy Named Joe nun yeni bir versiyonu olan Always in kaderi de benzer olsa da, yönetmen 1989 yapımı Indiana Jones and the Last Crusade ile başarısıyı tekrar yakalayacaktı.
1991 yapımı Hook ile bir kez daha olumsuz eleştirilerin hedefi olan Spielberg, 1993 te yine hızlı bir atak yaparak Jurassic Park ı hayata geçirdi. Tüm zamanların en çok tanıtımı yapılan filmlerinden biri olan Jurassic Park dünya çapında önemli başarı sağladı.
Aynı yıl, Yahudi soykırımı yıllarında geçen Schindler List gösterime girdi. Bu film de, pek çok dalda Oscar a aday gösterildi ve bu kez sadece aday gösterilmekle kalmayıp, En iyi Film ve En iyi Yönetmen ödülleri de dahil olmak üzere tam yedi Oscar ödülünün sahibi oldu.
Hollywood un temel taşlarından biri haline gelen Spielberg ve şirketi Amblin Entertainment, daha pek çok başarılı yapıma imza attı. Bunlar arasında 1985 yapımı Back to the Future 1988 in akıllarda yer eden filmi Who Framed Roger Rabbit gibi filmler yer almaktaydı.
Yönetmen 1990 lı yılların ortalarında çoğunlukla perde arkasında kalmayı tercih etti ve Twister ( 1996 ), Men in Black ( 1997 ), Deep Impact ( 1998 ) ve The Mask of Zorro ( 1998 ) filmlerinin yapımcılıklarını üstlendi. 1997 yapımı The Lost World ile yeniden yönetmen koltuğuna oturan Spielberg, Jurassic Park ın devamı olan bu filmle yine adından çokça söz ettirdi.
Aynı yıl, hem yönetmenliğini, hem de yapımcılığını üstlendiği Amistad ile Oscar a ve Altın Küre ye pek çok dalda aday gösterilen Spielberg, bu dalların hiçbirinde ödül alamamaktan ötürü biraz hayal kırıklığına uğradıysa da, ertesi yıl gösterime giren filmi ; Saving Private Ryan uluslararası alanda beğeni toplamasının yanı sıra, 11 dalda Oscar adayı oldu.
Film, En iyi Yönetmen En iyi Görüntü Yönetimi ( Janusz Kaminski ) ve En iyi Kurgu ( Michael Kann ) dallarında birinciliği yakalarken, En iyi Film ödülünü, Shakespeare in Love filmine kaptırdı. Saving Private Ryan aynı zamanda En iyi Film ; ve En iyi Yönetmen dalında Altın Küre ödülünün de sahibi oldu.
1990 ların sonlarında da pek çok filmin yapımcılığını üstlenen Spielberg, kısa bir belgesel olan Unfinished Journey ile yönetmenliğe de ara vermeyeceğini işaret ediyordu. Usta, 2001 yılında, Stanley Kubrick in hayali olan A.I. Artificial Intelligence isimli filmi hayata geçirdi.
Gösterime girdiği haftalarda box-office listelerinin baş sıralarından inmeyen A.I. Kubrick in 20 yıllık bir projesiydi. Düşünce teknolojisinin geleceğini temsil eden bir karakter üzerinde yoğunlaşan film, robotlar, makinalar ve insanlar arasında geçen bir bilim-kurgu filmi.
kaynak:http://www.bigglook.com
12 yaşında senaryolu ilk amatör filmini çeken küçük yönetmen, bir yıl sonra çektiği 40 dakikalık savaş filmi; Escape to Nowhere ile bir ödül bile kazandı. 16 yaşında 140 dakikalık bir bilim-kurgu olan Firelight üzerinde uzun süre çalıştı ve filmin yaşadığı yöredeki bir sinema salonunda gösterilmesini sağladı.
Ardından sinema okumak üzere California State University ye giden Spielberg, 1969 yapımı Amblin isimli kısa filminin Atlanta Film Festivali nde gösterilmesiyle dikkatleri üzerinde topladı. Film o kadar ilgi çekti ki, sonuçta henüz 20 yaşında mesleğe yeni adım atan bir isim olsa da, TV yönetmeni göreviyle Universal-MCA ile yedi yıllık bir kontrat imzaladı.
Televizyondaki ilk başarısını Rod Sterling in Night Gallery sinde Joan Crawford un yönetmenliğini yaparak elde eden etti. 1971 yılında yönetmenliğini üstlendiği ve Dennis Weaver ın rol aldığı Duel televizyon için yapılan en iyi filmlerden biri olarak kabul edildi. Daha sonra Avrupa genelinde de gösterilen film, önemli gişe başarısı elde etti.
Spielberg in ilk önemli filmi 1974 yılında çektiği The Sugarland Express idi. Bu film sayesinde, sinema kariyerinde önemli yer tutacak Jaws filmini yönetme şansı bulacaktı. Peter Benchley in öyküsünden beyaz perdeye uyarlanan ve televizyonlarımızda defalarca gösterilmiş olan Jaws büyük beyaz bir köpek balığının ingiltere sahillerinde estirdiği terörü konu almaktaydı. Film, 1975 yılının en başarılı filmleri arasına girerken, yönetmenin de sinema dünyasındaki yerini sağlamlaştırıyordu.
Spielberg in bir sonraki çalışması olan bilim kurgu filmi Close Encounters of the Third Kind yönetmene, Oscarlarda En iyi Yönetmen dalında adaylık getirmekle kalmayıp, aynı zamanda onun sinema dilinin de habercisi olacaktı.
Filmdeki tarzını 1941 de de sürdüren yönetmen, yazık ki bu filmi ile izleyenleri hüsrana uğrattı. Yine de, kendini toparlaması uzun sürmedi. George Lucas ile bir araya gelen Spielberg, Raiders of the Lost Ark ile yeniden sinemaseverlerin beğenisini toplamayı başardı. Film, 1980 li yılların en popüler filmleri arasına girdi ve sonradan televizyon için devam bölümleri çekildi.
Spielberg i yüzyılın en popüler sinemacıları arasına dahil eden film, bir oğlan çocuğunun bir uzaylıyla dostluğunu anlatan 1982 yapımı E.T. the Extra Terrestrial oldu. E.T. bütün zamanların ticari anlamda en başarılı filmlerinden biri olmakta gecikmedi.
1984 yılında Raiders of the Lost Dark ın devamı olarak çekilen Indiana Jones and the Temple of Doom un ardından yönetmen, Alice Walker ın, büyük buhran yıllarında bir grup Afro-Amerikalı kadının yaşamlarını ve mücadelelerini konu alan sevilen romanından uyarladığı The Color Purple a imza attı.
The Color Purple sadece box-office listelerini altüst etmekle kalmadı, aynı zamanda 11 dalda Oscar a aday gösterildi. Ne var ki, yönetmenin sinema endüstrisindeki hızlı yükselişine bir tepki olsa gerek, film hiçbir dalda ödüle layık görülmedi.
1987 yılında J. G. Ballard ın romanından sinemaya uyarladığı Empire of the Sun adlı çalışması yönetmenin sinema kariyerindeki nadir gişe hüsranlarından biri oldu. A Guy Named Joe nun yeni bir versiyonu olan Always in kaderi de benzer olsa da, yönetmen 1989 yapımı Indiana Jones and the Last Crusade ile başarısıyı tekrar yakalayacaktı.
1991 yapımı Hook ile bir kez daha olumsuz eleştirilerin hedefi olan Spielberg, 1993 te yine hızlı bir atak yaparak Jurassic Park ı hayata geçirdi. Tüm zamanların en çok tanıtımı yapılan filmlerinden biri olan Jurassic Park dünya çapında önemli başarı sağladı.
Aynı yıl, Yahudi soykırımı yıllarında geçen Schindler List gösterime girdi. Bu film de, pek çok dalda Oscar a aday gösterildi ve bu kez sadece aday gösterilmekle kalmayıp, En iyi Film ve En iyi Yönetmen ödülleri de dahil olmak üzere tam yedi Oscar ödülünün sahibi oldu.
Hollywood un temel taşlarından biri haline gelen Spielberg ve şirketi Amblin Entertainment, daha pek çok başarılı yapıma imza attı. Bunlar arasında 1985 yapımı Back to the Future 1988 in akıllarda yer eden filmi Who Framed Roger Rabbit gibi filmler yer almaktaydı.
Yönetmen 1990 lı yılların ortalarında çoğunlukla perde arkasında kalmayı tercih etti ve Twister ( 1996 ), Men in Black ( 1997 ), Deep Impact ( 1998 ) ve The Mask of Zorro ( 1998 ) filmlerinin yapımcılıklarını üstlendi. 1997 yapımı The Lost World ile yeniden yönetmen koltuğuna oturan Spielberg, Jurassic Park ın devamı olan bu filmle yine adından çokça söz ettirdi.
Aynı yıl, hem yönetmenliğini, hem de yapımcılığını üstlendiği Amistad ile Oscar a ve Altın Küre ye pek çok dalda aday gösterilen Spielberg, bu dalların hiçbirinde ödül alamamaktan ötürü biraz hayal kırıklığına uğradıysa da, ertesi yıl gösterime giren filmi ; Saving Private Ryan uluslararası alanda beğeni toplamasının yanı sıra, 11 dalda Oscar adayı oldu.
Film, En iyi Yönetmen En iyi Görüntü Yönetimi ( Janusz Kaminski ) ve En iyi Kurgu ( Michael Kann ) dallarında birinciliği yakalarken, En iyi Film ödülünü, Shakespeare in Love filmine kaptırdı. Saving Private Ryan aynı zamanda En iyi Film ; ve En iyi Yönetmen dalında Altın Küre ödülünün de sahibi oldu.
1990 ların sonlarında da pek çok filmin yapımcılığını üstlenen Spielberg, kısa bir belgesel olan Unfinished Journey ile yönetmenliğe de ara vermeyeceğini işaret ediyordu. Usta, 2001 yılında, Stanley Kubrick in hayali olan A.I. Artificial Intelligence isimli filmi hayata geçirdi.
Gösterime girdiği haftalarda box-office listelerinin baş sıralarından inmeyen A.I. Kubrick in 20 yıllık bir projesiydi. Düşünce teknolojisinin geleceğini temsil eden bir karakter üzerinde yoğunlaşan film, robotlar, makinalar ve insanlar arasında geçen bir bilim-kurgu filmi.
kaynak:http://www.bigglook.com
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar