bugün
- izmirin ve eskişehirin çok yanlış yollara sapması3
- deniz göktaş27
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi25
- şeriat gelirse laikçilerin kaçacağı ülke16
- hz davud2
- enjeksiyon yapan hemşirenin yüzüne yüzüne osurmak2
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği26
- babanın 60 yaşından sonra spora başlaması9
- erkekler pipilerini birbirlerine gösteriyor mu10
- sevişmek istediğiniz yazarlar7
- günün şiiri13
- vurduranlar klübü5
- cehennem korkusu12
- kardeş7
- sevişilen en ilginç yer6
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam15
- ali congun2
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar16
- evli hatunu kocası evdeyken hoplatmak9
- bik bik abla vs vurduranlar4
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu12
- milliyet gazetesi onun arabası var şarkısı reklamı4
- kimsenin seni sen olduğun için sevmediği gerçeği2
- biraderikos6
- penisden kot pantolunun belli olması3
- sözlükte flörtleşmek22
- ölü balık eli7
- hayat hiç kolaylaşmayacak mı beyler6
- yarın mala vuracak olmak3
- geliyorum diyen kız5
- ezan sesinden rahatsız olmak6
- bıcır bıcır sözlük kızı vs maymun sözlük erkeği4
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek18
- mesajlara geç cevap veren kız5
- kalçasına kelebek dövmesi yaptıran erkek4
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı2
- pandela44
- ömründe hiç büyük musibetle imtihan edilmemiş tip2
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz12
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları10
- kötülüğe kötülükle karşılık vermek6
- yazarlara verilmiş lakaplar13
- hardcore ne demek sorunsalı7
- 3 temmuz 2026 avustralya mısır maçı5
- karışık kızartma6
- yunus emrenin sik gibi şair olması4
- çok çişi gelen insan9
- üç çocuk yapacağım devlet kadın versin6
- cuckold4
- ne kadar süreden beri mast yapmıyorsun5
türkiye'nin en büyük ve en köklü kulübüdür.
ne kadar görmezsen gelmeye çalışsakta bu kulübün başında bir yıldırım demirören gerçeği var. tamamen gösteriş ile yerini sağlamlaştırma politikası izleyen bir başkanı var bizim bu kara sevdamızın.
yıllar önceydi, yıllar önceydi derken de öyle çok uzak yıllar değil, 3-4 sene öncesi işte, vestel manisaspor maçı, ligin son müsabakası bizim için. epey bi güzel top oynadık, farkta atmıştık hani... o maçta kapalının ortasında bağırıyorduk,
"yeter, yıldırım demirören yeter."
gerçekten inanıyordum gideceğine, çünkü serdar bilgili gibi bir beşiktaş çocuğunu, evladını, takımdan küfürlerle yollayan, sportif direktörlükten anlamayan, sadece egosantirik tavırları bulunan bir başkan vardı başımızda. istemiyorduk, dile getiriyorduk, umutla bekliyorduk.
olmadı.
bugünlere geldik, takıma bakıyoruz, hoş isimler var, heyecan da vermiyor değil hani. ancak arkasına bakıyorum ben bu işin, yıldırım demirören çıkıyor karşıma, keyfim kaçıyor. ben kombinemi alırken, satın al tuşuna tıkladığım anda aklıma piknik tüpleri geliyor, soğuyorum ama alıyorum. bu takım bizim arkadaş, bu takım bize ait. bizi kandırmaya çalışarak bu takımı ele geçiremezsin, başardığını zannedersin ama başaramazsın. asla.
biz bilinçliyiz arkadaş, sevindiğimiz kadar da üzülüyoruz ve görüyoruz ki bu adamla, bunun adamlarıyla bu takımda sportif başarı gelmez. nerede basketbol, nerede voleybol... şöyle bir isim var, allen iverson, ne oldu ona? sahi?
sırf kendi reklamı için bizim kara sevdamızı böyle parselleyemezsin arkadaş. bıktım, bitiriyorum, yıldırım demirören, seni istemiyoruz ve sevgili beşiktaşlılar, bu adam bu takımın başında oturduğu sürece de bizlere mutluluk yok, anca sahte, gördüğünüz gibi.
gitmeden şüster'e de iki çift lafım var, dedik daha önce, bu takım bizim, bizim sevdamız bu. senin anarşist tavırların almanya futbol federasyonuna geçsin, bize sökmez, bu tribün bizim, gırtlak bizim, geliriz, yırtınırız yeri geldiğinde de sikip atmasını biliriz. ayağını denk al.
her şeye rağmen,
"bitmesin dertler sikime kadar..."
ne kadar görmezsen gelmeye çalışsakta bu kulübün başında bir yıldırım demirören gerçeği var. tamamen gösteriş ile yerini sağlamlaştırma politikası izleyen bir başkanı var bizim bu kara sevdamızın.
yıllar önceydi, yıllar önceydi derken de öyle çok uzak yıllar değil, 3-4 sene öncesi işte, vestel manisaspor maçı, ligin son müsabakası bizim için. epey bi güzel top oynadık, farkta atmıştık hani... o maçta kapalının ortasında bağırıyorduk,
"yeter, yıldırım demirören yeter."
gerçekten inanıyordum gideceğine, çünkü serdar bilgili gibi bir beşiktaş çocuğunu, evladını, takımdan küfürlerle yollayan, sportif direktörlükten anlamayan, sadece egosantirik tavırları bulunan bir başkan vardı başımızda. istemiyorduk, dile getiriyorduk, umutla bekliyorduk.
olmadı.
bugünlere geldik, takıma bakıyoruz, hoş isimler var, heyecan da vermiyor değil hani. ancak arkasına bakıyorum ben bu işin, yıldırım demirören çıkıyor karşıma, keyfim kaçıyor. ben kombinemi alırken, satın al tuşuna tıkladığım anda aklıma piknik tüpleri geliyor, soğuyorum ama alıyorum. bu takım bizim arkadaş, bu takım bize ait. bizi kandırmaya çalışarak bu takımı ele geçiremezsin, başardığını zannedersin ama başaramazsın. asla.
biz bilinçliyiz arkadaş, sevindiğimiz kadar da üzülüyoruz ve görüyoruz ki bu adamla, bunun adamlarıyla bu takımda sportif başarı gelmez. nerede basketbol, nerede voleybol... şöyle bir isim var, allen iverson, ne oldu ona? sahi?
sırf kendi reklamı için bizim kara sevdamızı böyle parselleyemezsin arkadaş. bıktım, bitiriyorum, yıldırım demirören, seni istemiyoruz ve sevgili beşiktaşlılar, bu adam bu takımın başında oturduğu sürece de bizlere mutluluk yok, anca sahte, gördüğünüz gibi.
gitmeden şüster'e de iki çift lafım var, dedik daha önce, bu takım bizim, bizim sevdamız bu. senin anarşist tavırların almanya futbol federasyonuna geçsin, bize sökmez, bu tribün bizim, gırtlak bizim, geliriz, yırtınırız yeri geldiğinde de sikip atmasını biliriz. ayağını denk al.
her şeye rağmen,
"bitmesin dertler sikime kadar..."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar