bugün
- tuba büyüküstün5
- memduh bashgan13
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi22
- rambo ariel ortega9
- simko39
- nihoşun ölümü16
- sırrı süreyya önder5
- yılmaz güney'in sömürgecilerin kucağına oturması7
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- starbucks'ın uludağ sözlük ten kalabalık olması3
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- mahsun alişan özcan ibo'i zzet yılmaz2
- sarp levendoğlu2
- levent üsteğmen ile çiğdem üstteğmen'in sevişmesi3
- velvet17
- insanın inanmak istediğine inanması3
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek12
- emret komutanım tahir yüzbaşı4
- mahsun alişan özcan2
- zeynep koltuk2
- euro'nun 55 tl olması4
- herkes denize pikniğe giderken sizin çalışmanız6
- asteğmen3
- kıbrısı ingilize veren padişah6
- özgür özel'in tutuklanması9
- şükürcülük8
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık18
- gheorghe hagi3
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim8
- terliksi vedat3
- yazarların akşam yemekleri2
- muhammed salah2
- mel mel bakan gibson true 007 usualsuspects2
- trabzonspor4
- nihal yalçın2
- waffle3
- benim çocuğum yapmaz annesi5
- the jackal2
- fakirlerin çocuklarına koyduğu sikimsonik isimler3
- yeni parti5
- anın görüntüsü11
- sahilde çok fazla şişman genç kadın olması3
- akp vs pkk6
- tuncay ortega serhat serhat ceyhun ümit2
- çekya2
- emret komutanım3
- alex de souza nobre ikilisi2
- meal kuran değildir26
- kolonoskopi4
- ben gürcü yüm eşim arap karşıma türklükle gelmeyin2
birleşik amerika, ingiltere'den 4 temmuz 1776 tarihinde bağımsızlığını kazanmış ve bu tarih tüm amerika'da ortak bayram ilan edilmiştir. 4 temmuz bağımsızlık günü genelde havai fişeklerle, törenlerle, festivallerle, barbekü partileriyle, fuarlarla, pikniklerle, konserlerle, beyzbol oyunlarıyla geçirilir.
- - -
amerikan ordusu da 4 temmuz'u böyle şölenlerle kutlar.
lakin 2003 yılında irak'taki abd kuvvetleri bir av partisindeydiler.
avcılar önceden planlarını yapmışlardı.
yanlarına oradaki kürt aşiret reisi barzani'nin peşmergelerinden de adamlar almışlardı.
biraz geriden de başka bir aşiret reisinin adamları geliyordu: talabani peşmergeleri.
amarikalı yüzbaşı; onları avcı olarak değil de seyirci olarak almıştı birliğine.
-bakın bu avı izleyin; sonra da bütün irak'a hatta dünyaya anlatın, diyerek.
- - -
kalifornia'daki coni beyzbol oynarken aklına irak'taki arkadaşı geldi.
sandı ki o da on bin kilometre ötede oynuyordur.
ama irak'taki arkadaşı, savaş elbiselerini giymiş; yirmi kadar naylon çuvalı ve bir o kadar da kelepçeyi yanına almış taşıyordu.
araçtan indiler.
iki katlı bir binanın önünde bekleyen askeri de içeri iterek buradakileri bastılar.
basılanlar da askerdi.
ama rütbelerinde ayyıldız vardı.
içlerinden birileri davranıp karşı çıktılar.
basılan birliğin başındaki ayyıldız binbaşı; üzerlerine çevrilmiş otomatik silahlara aldırmadı.
üstünü aradı:
-amerikalılar bastılar, teslim olmamızı istiyorlar. direneceğiz. çatışacağız.
üstü; çatışmayın sakın, diye emir vedi.
- - -
ne demekti çatışmayın?
teslim olun, demekti bu.
onlar da silahlarını yere indirdiler.
amerikalı coni bunu görünce hareketlendi.
yere çöktürdü ayyıldız armalı askerleri bir bir.
ellerini arkaya kanırttı.
naylon kelepçeleri vurdu.
kelepçeyi öyle sıktılar ki kan oturttular bileklere.
sonra da hepsinin başına o çuvalları geçirdiler.
- - -
ve bu işi bitirdikten sonra
çıkardılar telefonlarını.
yere çöktürülüp elleri kelepçelenmiş, başlarına çuval geçirilmiş 11 askerin fotoğraflarını çektiler.
dışarıda bekleyen peşmergelere de anlamlı anlamlı güldüler.
-görüyorsunuz değil mi, diye işaret ettiler.
- - -
haber geldi ankara'ya.
genelkurmay başkanı; sanki hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi yapıp;
-allah allah, çekti.
sonra da 'düşünelim bir; amerikalı dostlarımız niye böyle yapmışlar!' dedi.
başbakan'a haber verdi. o;
-aman millet duymasın; kendi aramızda halledelim, buyurdu.
- - -
günler geçti.
gizli boğaya gelen, aşikare doğum yaparar ya... iş duyuldu.
-abd'ye nota vermeyecek misiniz, diye soruldu.
soruyu alan güldü:
-ne notası, müzik notası mı?
yardımcısı kızdı:
-abd büyük devlettir, ona nota verilmez.
genelkurmay başkanı; aynı çizgideydi...
-aman aman, dost ve müttefik amerika darılmasın. o amerika, yapar... 11 askerin başına çuval geçirilmiş şurada. ne olmuş yani? başkaları da şehit oluyor. bu daha mı kötü sanki?
- - -
kervan artık yola çıkmıştı.
belge imal etmek için kurulan ekip de hazırdı.
genelkurmay başkanı'nın katkılarıyla.
başladılar asker avına.
kurtuluş günü'de nasıl olsa kırmıştılar rakibin haysiyetini
durmak yok, yola devamdı artık.
- - -
ayyıldızın başına çuval geçiren general raymond odierno'yu...
daha da yüceltmek gerekiyordu...
içişleri bakanı ayyıldızın, davet etti bu adamı türkiye'ye...
ayaklarına kırmızı halı serdirtti.
-var olasın, eline sağlık, dercesine...
'sustu enadır layf gazinosu/sustu şarkılar'
genelkurmay sustu; millet sustu...
durmak yok yola devamdı...
geldik bugüne.
- - -
amerikan ordusu da 4 temmuz'u böyle şölenlerle kutlar.
lakin 2003 yılında irak'taki abd kuvvetleri bir av partisindeydiler.
avcılar önceden planlarını yapmışlardı.
yanlarına oradaki kürt aşiret reisi barzani'nin peşmergelerinden de adamlar almışlardı.
biraz geriden de başka bir aşiret reisinin adamları geliyordu: talabani peşmergeleri.
amarikalı yüzbaşı; onları avcı olarak değil de seyirci olarak almıştı birliğine.
-bakın bu avı izleyin; sonra da bütün irak'a hatta dünyaya anlatın, diyerek.
- - -
kalifornia'daki coni beyzbol oynarken aklına irak'taki arkadaşı geldi.
sandı ki o da on bin kilometre ötede oynuyordur.
ama irak'taki arkadaşı, savaş elbiselerini giymiş; yirmi kadar naylon çuvalı ve bir o kadar da kelepçeyi yanına almış taşıyordu.
araçtan indiler.
iki katlı bir binanın önünde bekleyen askeri de içeri iterek buradakileri bastılar.
basılanlar da askerdi.
ama rütbelerinde ayyıldız vardı.
içlerinden birileri davranıp karşı çıktılar.
basılan birliğin başındaki ayyıldız binbaşı; üzerlerine çevrilmiş otomatik silahlara aldırmadı.
üstünü aradı:
-amerikalılar bastılar, teslim olmamızı istiyorlar. direneceğiz. çatışacağız.
üstü; çatışmayın sakın, diye emir vedi.
- - -
ne demekti çatışmayın?
teslim olun, demekti bu.
onlar da silahlarını yere indirdiler.
amerikalı coni bunu görünce hareketlendi.
yere çöktürdü ayyıldız armalı askerleri bir bir.
ellerini arkaya kanırttı.
naylon kelepçeleri vurdu.
kelepçeyi öyle sıktılar ki kan oturttular bileklere.
sonra da hepsinin başına o çuvalları geçirdiler.
- - -
ve bu işi bitirdikten sonra
çıkardılar telefonlarını.
yere çöktürülüp elleri kelepçelenmiş, başlarına çuval geçirilmiş 11 askerin fotoğraflarını çektiler.
dışarıda bekleyen peşmergelere de anlamlı anlamlı güldüler.
-görüyorsunuz değil mi, diye işaret ettiler.
- - -
haber geldi ankara'ya.
genelkurmay başkanı; sanki hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi yapıp;
-allah allah, çekti.
sonra da 'düşünelim bir; amerikalı dostlarımız niye böyle yapmışlar!' dedi.
başbakan'a haber verdi. o;
-aman millet duymasın; kendi aramızda halledelim, buyurdu.
- - -
günler geçti.
gizli boğaya gelen, aşikare doğum yaparar ya... iş duyuldu.
-abd'ye nota vermeyecek misiniz, diye soruldu.
soruyu alan güldü:
-ne notası, müzik notası mı?
yardımcısı kızdı:
-abd büyük devlettir, ona nota verilmez.
genelkurmay başkanı; aynı çizgideydi...
-aman aman, dost ve müttefik amerika darılmasın. o amerika, yapar... 11 askerin başına çuval geçirilmiş şurada. ne olmuş yani? başkaları da şehit oluyor. bu daha mı kötü sanki?
- - -
kervan artık yola çıkmıştı.
belge imal etmek için kurulan ekip de hazırdı.
genelkurmay başkanı'nın katkılarıyla.
başladılar asker avına.
kurtuluş günü'de nasıl olsa kırmıştılar rakibin haysiyetini
durmak yok, yola devamdı artık.
- - -
ayyıldızın başına çuval geçiren general raymond odierno'yu...
daha da yüceltmek gerekiyordu...
içişleri bakanı ayyıldızın, davet etti bu adamı türkiye'ye...
ayaklarına kırmızı halı serdirtti.
-var olasın, eline sağlık, dercesine...
'sustu enadır layf gazinosu/sustu şarkılar'
genelkurmay sustu; millet sustu...
durmak yok yola devamdı...
geldik bugüne.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar