bugün
- nervio abla15
- türkiye'de iyi bir insan olmak11
- köşe başı dükkanlar erotik shop olsun11
- haklı olduğu halde susan insan4
- sedat pekmez42
- sanatçılardan kılıçdaroğluna büyük tokat5
- müsavat dervişoğlu3
- 25 yıllık akp iktidarından çıkarılacak ders12
- hiç gelmeyecek birini beklemek9
- feministlerin sınırsız nafaka iptaline kızmaları8
- meriç2
- m r e r e c t o21
- teklif edip asla ısrar etmeyen insan4
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron13
- carl gustav jung2
- schopenhauer'un kadın nefreti6
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması19
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük19
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- larisalisa öldü mü6
- küfürbaz haydo6
- diyetisyen eşliğinde zayıflamak4
- gocu26
- türk erkeği azerbaycan kızı evliliği7
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir29
- kadınların beğenilme arzusu ve ilgi açlığı2
- 10 haziran 2026 otokoç'a silahlı saldırı yapılması4
- 6'ncı nesil uçakta dünyada söz sahibi olmamız11
- sek sevilen şeyler4
- fakir ve cahilken doğurmak7
- anhedonist3
- karton toplayan abi3
- dua4
- kafa iyiyken başlık açmak2
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey9
- çelik erişçi4
- lahmacun yiyen erkeklerin kıro olması5
- evli insanların bekarlara sen de evlen baskısı2
- altının düşüşü7
- chp'nin hali ne olacak34
- seküler erkek muhafazakar kız birlikteliği5
- yemek ücreti2
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak8
- şarkıcıların chp'nin şarkı kullanımını yasaklaması3
- bir yazarı seven yazarı da sevmemek5
- altı üstü istanbul dizisi2
- merhaba arkadaslar4
- erkek regline isim önerileri5
- kısa şort giyen şişman kız5
- yapay zeka moderatörü11
Sevgilim Her Şey Söylenmeden Bitti!
14 Şubat, kimine göre kapitalizmin kasalarını doldurmak için uydurduğu para bayramı, kimine göre hengâmeli hayatın birbirimizden uzaklaştırdığı boşluğu sevgi sözcükleriyle doldurmak ve sevdiğimizi mutlu etmek için günlük bahanemiz.
Adı, tanımı ya da amacı her neyse! Aklıma takılan sorulara cevap bulmam lazım!
III. yüzyılda yaşamış ve zamanın sevilen din adamlarından biri olan Aziz Valentine’in ölüm yıldönümlerinde yapılan anma günü, şekil değiştirerek sevgililer gününe nasıl ve ne amaçla dönüşmüş?
Hadi dönüştü diyelim. Bu günü kutsal ilan eden insanlığın bu kadar çok sevgi katletmesinin, aşk tüketmesinin sebebi nedir? Eskiden bir gülle yetinen beklentiler, bugün pırlanta yüzüklere, reklam yalanlarının on takside sattığı mutluluk yanılgılarına nasıl dönüşmüş? Aşk, neden kendi değerlerinden yoksun, hem anlam hem de kavram olarak içi boşaltılmış yalanlarla yaşanıyor? Kendi medeniyetimizin ‘Leyla ve Mecnun’larının hikâyelerini okuyup “Vay ne aşkmış!” demek yerine, modern hayatın Leyla ve Mecnun’larını neden çıkartamıyoruz? Tertemiz, adına leke bulaşmamış bir aşk hikâyemiz neden yok? Neden hâlâ geçmişin efsane aşklarını hikâye, roman ve şiirlerimize konu ediyoruz? Neden hangi yöne dönsek birbirinden şikâyet eden evlilikler ve son beş yılda %40’lara merdiven dayamış boşanma oranları görüyoruz? Aşk, kimsenin bir türlü tanımlayamadığı duyguysa, herkes neden âşık olduğunu söylüyor? Diyelim aşk yan yana dizdiğimiz üç beş sevgi sözcüğüyle tanımlanacak kadar basitleşti. Bu basit duygu nasıl oluyor da bizi, kalbimizin en derinlerinde yaşadığımız ciddi hayal ve hayat kırıntılarına, intiharlara, hastalıklara ve dertlere bulaştırıyor? Nasıl oluyor da hemen tüketilen ve aslında hiç yokmuş ya da keşke olmasaymış diyebileceğimiz ürkünç bir nefrete dönüşüyor?
Dün anneme:
-Anne, babam sana pırlanta bir yüzük alsın mı, diye takılıyorum.
-Ben hediyemi evlendiğimde aldım. Aldığım en güzel hediye de oydu. Başka bir şey istemem, diyor gözleri dolarak.
aşk aslında böyle yaşanmalı.
14 Şubat, kimine göre kapitalizmin kasalarını doldurmak için uydurduğu para bayramı, kimine göre hengâmeli hayatın birbirimizden uzaklaştırdığı boşluğu sevgi sözcükleriyle doldurmak ve sevdiğimizi mutlu etmek için günlük bahanemiz.
Adı, tanımı ya da amacı her neyse! Aklıma takılan sorulara cevap bulmam lazım!
III. yüzyılda yaşamış ve zamanın sevilen din adamlarından biri olan Aziz Valentine’in ölüm yıldönümlerinde yapılan anma günü, şekil değiştirerek sevgililer gününe nasıl ve ne amaçla dönüşmüş?
Hadi dönüştü diyelim. Bu günü kutsal ilan eden insanlığın bu kadar çok sevgi katletmesinin, aşk tüketmesinin sebebi nedir? Eskiden bir gülle yetinen beklentiler, bugün pırlanta yüzüklere, reklam yalanlarının on takside sattığı mutluluk yanılgılarına nasıl dönüşmüş? Aşk, neden kendi değerlerinden yoksun, hem anlam hem de kavram olarak içi boşaltılmış yalanlarla yaşanıyor? Kendi medeniyetimizin ‘Leyla ve Mecnun’larının hikâyelerini okuyup “Vay ne aşkmış!” demek yerine, modern hayatın Leyla ve Mecnun’larını neden çıkartamıyoruz? Tertemiz, adına leke bulaşmamış bir aşk hikâyemiz neden yok? Neden hâlâ geçmişin efsane aşklarını hikâye, roman ve şiirlerimize konu ediyoruz? Neden hangi yöne dönsek birbirinden şikâyet eden evlilikler ve son beş yılda %40’lara merdiven dayamış boşanma oranları görüyoruz? Aşk, kimsenin bir türlü tanımlayamadığı duyguysa, herkes neden âşık olduğunu söylüyor? Diyelim aşk yan yana dizdiğimiz üç beş sevgi sözcüğüyle tanımlanacak kadar basitleşti. Bu basit duygu nasıl oluyor da bizi, kalbimizin en derinlerinde yaşadığımız ciddi hayal ve hayat kırıntılarına, intiharlara, hastalıklara ve dertlere bulaştırıyor? Nasıl oluyor da hemen tüketilen ve aslında hiç yokmuş ya da keşke olmasaymış diyebileceğimiz ürkünç bir nefrete dönüşüyor?
Dün anneme:
-Anne, babam sana pırlanta bir yüzük alsın mı, diye takılıyorum.
-Ben hediyemi evlendiğimde aldım. Aldığım en güzel hediye de oydu. Başka bir şey istemem, diyor gözleri dolarak.
aşk aslında böyle yaşanmalı.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
