bugün
- ben abaza değilim testosteronum yüksek diyen erkek6
- dating app kültürü ve değişen cinsellik algısı5
- erkek erkeğe açık oylaşmak4
- gece 23'ten sonra sözlüğe giren erkek4
- online yazarlar7
- 23 haziran 2026 portekiz özbekistan maçı12
- erkekle seviştikten sonra öldürmek3
- nofap5
- meme mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı13
- gecenin kafa şişirmeyen şarkısı2
- para mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı16
- tekerlek kaşar4
- erkek aldatabilir ama kadın aldatamaz13
- eski uludağ sözlük ortamı2
- abd'yi yenmemiz dünya sıralamasına etkisi olur mu3
- cristiano ronaldo'nun 6 dünya kupası nda gol atmas2
- sedat pekmez18
- burç saçmalığı2
- yeni temaya bir türlü alışamamak2
- tarot falına inanan salak8
- 2026 dünya kupası15
- kadınlar neden aldatır16
- futbol8
- özbekistan2
- arkadaşlar çok güzelsiniz3
- portekiz2
- hoşçakal leyla2
- ismet gürbüz ne zaman vatana dönecek sorusu2
- devşirmelik makamı13
- aldım kabul ettim4
- sözlükteki üstü kapalı erkek nefreti10
- gay pornosu izlerken oğlunu gören baba9
- diamond bosphoruss denen yazar8
- gana'nın yüzde 20 sinin müslüman olması2
- yapay zeka ile flörtleşme denemeleri3
- elmas bey birader gitmesin kampanyası3
- lionel messi11
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor4
- turkcell2
- biz arap değiliz biz türk üz8
- arkadaşlar çok sıkıcısınız2
- ithal et3
- ingiltere gana maçı saat 23 te trt 1 de2
- fransız arabaları3
- her türk kızını türbanlı zanneden gavur8
- ak parti'nin yüzde 37 38 oy oranı6
- dünya2
- kabullenince huzur veren gerçekler9
- geceye bir zülfü livaneli şarkısı bırak2
- özel okul öğretmenleri açlık grevinde5
Bir bilim adamı, eğitmen, yazar, sanatçı ve filozof olan Rudolf Steiner 1861 de Avusturyanın küçük bir kasabasında doğdu. 20. yüzyılın baslarına kadar, sonradan ortaya çıkacak ve çevresindekileri şaşırtacak olan ruhani yönüne ve tinsel yeteneklerine dair bir ipucu vermedi.
Viyana Teknik Üniversitesinde pozitif bilimler eğitimi görüp doktora yapmış olan Steinerin bunun yani sıra edebiyat ve sanata olan yakın ilgisi yirmi üç yaşında ona incelemesi ve editörlüğünü yapması için Viyana'da Goethe arşivlerinin açılmasını sağladı.
1900lerin sonlarına kadar çeşitli yazılar ve incelemiş olduğu Goethenin çalışmalarıyla ilgili kitaplar yazdı. Ayrıca, 19. yüzyıl filozoflarının felsefi arayışlarını tamamlayıcı bir yanıt niteliğinde olan Özgürlüğün Felsefesi adli kitabini da 1894 te yayımladı. Daha sonra Antroposofi kapsamındaki diğer kitapları da bunu takip etti.
Steiner 20. yüzyılın baslarına kadar, sahip olduğu tinsel yetenekleri seferber ederek tinsel bilgilerini insanlığa nasıl aktarabileceğini bulmaya çalıştı. Bunun sonucunda, insanlık tarihi boyunca bilinmesi ve aktarılması hep çok güç olan gizemleri bilimsel bir dille anlatma yöntemini geliştirmeyi basardı. Bilimsel bir öğretme yöntemi ve objektif bir biçimde sunulan bu tinsel bilgileri artık her insan sıradan akil ve mantığı ile anlayabilecekti.
Bu çalışmalarının sonucunda, insan olmanın bilgeliği ve insan olmanın bilinci anlamına gelen Antroposofi biçimlenip ortaya çıktı. Antroposofi ayni zamanda insan ve evrene dair tinsel oluşum ve işlemleri incelediği için, aktardığı bu bilgeliği Tin bilim olarak da adlandırdı.
R.Steiner bir medyum değildi. Bir klervoyant (duru görü yetisi sahibi) ve yüksek derecede bir inisiye idi. 1900lerin baslarından olum tarihi olan 1925e kadar Antroposofi-Tin bilim tanımlaması altında insanlığa aktardığı bilgelik, geçmişte gizem okullarında var olan bilgilerin sadece yeni bir biçimde sunulması değildi. Steiner duru görü yeteneğiyle Akaşa kayıtlarını (Levh-i Mahfuz) okuyarak kapsamı olağanüstü geniş ve hiç bilinmeyen yeni bilgiler indirdi.
Steinere göre, geleceği acısından artık insanlığın bu bilgilere sahip olması gerekiyordu. Bunun yanı sıra, Antroposofik bilgeliğin insanlığa özellikle bu donemde verilmesi, dünyada insanlık üzerinde etkin olan kutsal karşıtı güçlere karsı dengeleyici bir karşıt güç oluşturulması ihtiyacından kaynaklanmaktaydı.
Bu doğrultuda Steiner, elli kadar kitap yazdı ve yıllarca pek çok ülkeyi dolaşarak altı binin üzerinde ders ve konferans verdi. Bunların hepsi stenograflar tarafından kaydedildi ve sonradan kitap olarak yayımlandı. Kitapları Türkçe dahil pek çok dile çevrildi.
1900lerin baslarında Teosofik Toplum Steinerden, Almanyada bir şube açmasını ve orada tinsel konularda dersler vermesini istedi. Steiner bunu gerçekleştirdi ve 1912 yılına kadar burada ders vermeye devam etti. Ancak aktardığı bilgelik,Teosofik Toplumu etkileyen Uzakdoğu öğretilerinden kaynaklanmıyordu. Steiner bastan itibaren hep Antroposofik bilgeliği aktarıyordu.
Teosofik Toplumun inançlarına ve bazı yaklaşımlarına katılmakta zorlanan Steiner, 1912 yılında kendisi gibi düşünen üyelerle birlikte Teosofik Toplumdan ayrıldı ve daha sonra onlarla beraber Antroposofik Toplumu kurdu.
Bugün merkezi isviçre, Dornachda olan Antroposofik Toplumun merkez binası aslında inşa edilmiş olan ikinci binadır. Dış ve iç mimari planları R,Steiner tarafından çizilmiş olan ve cağımızın tinsel itkilerini yansıtan ilk bina, gelecekte Nazizm olarak biçimlenecek olan görüşleri benimseyecek olanlar tarafından yakıldı.(sonradan Naziler Almanyada Steinerin bütün kitaplarını bireyi ve bireyselliği on plana çıkarttığı gerekçesiyle yasakladılar.)
Steiner, dünyaya ve evrene dair sinirsiz bilgeliğini daima insanlığın sağlığa kavuşması, sorunlarına çözüm bulunması ve ruhunun yücelmesi için yönlendirdi. Ayrıca, çok yönlü kültürel yasamın dünyadaki 'yok edici güçlere' karsı korunması ve tinsellik kazanması için eğitime (Waldorf okulları ve özürlü çocuklar için özel bir yaklaşım benimseyen bakim evleri), şifaya (Antroposofik hastane ve klinikler ve doğal ilaç yapımı için araştırma laboratuarları), tiyatroya, mimariye, tarihe, sanata ve biyo-dinamik tarım , gıda üretimine ( kimyevi gübre ve kimyevi maddeler kullanmadan tarım ve üretim) özellikle önem vermiştir. Modern devinim sanatı olan Eurythmy dansının dört yıllık eğitimini veren okullar da Steiner'in çalışmalarının bir urunudur.
Ölünceye kadar her alanda merkeze insani koyarak yaptığı olağanüstü çalışmaların arkasındaki ilham ve gücün kaynağını sorgulamaya başladığımızda, bu kaynağın Yüksek Tinsel Dünya olduğunu ve Steiner’in bunu bütün insanlıkla paylaşmak istediğini açıkça görebiliriz.
Steiner sonraları, söz konusu çalışmalarında kendisine daima destek veren Maria Steiner ile evlendi. Çocukları yoktu. Onun dileği, bizlerin tekrar Tanrı Babamızın çocukları olabilme imkanına kavuşabilmemizdi.
Viyana Teknik Üniversitesinde pozitif bilimler eğitimi görüp doktora yapmış olan Steinerin bunun yani sıra edebiyat ve sanata olan yakın ilgisi yirmi üç yaşında ona incelemesi ve editörlüğünü yapması için Viyana'da Goethe arşivlerinin açılmasını sağladı.
1900lerin sonlarına kadar çeşitli yazılar ve incelemiş olduğu Goethenin çalışmalarıyla ilgili kitaplar yazdı. Ayrıca, 19. yüzyıl filozoflarının felsefi arayışlarını tamamlayıcı bir yanıt niteliğinde olan Özgürlüğün Felsefesi adli kitabini da 1894 te yayımladı. Daha sonra Antroposofi kapsamındaki diğer kitapları da bunu takip etti.
Steiner 20. yüzyılın baslarına kadar, sahip olduğu tinsel yetenekleri seferber ederek tinsel bilgilerini insanlığa nasıl aktarabileceğini bulmaya çalıştı. Bunun sonucunda, insanlık tarihi boyunca bilinmesi ve aktarılması hep çok güç olan gizemleri bilimsel bir dille anlatma yöntemini geliştirmeyi basardı. Bilimsel bir öğretme yöntemi ve objektif bir biçimde sunulan bu tinsel bilgileri artık her insan sıradan akil ve mantığı ile anlayabilecekti.
Bu çalışmalarının sonucunda, insan olmanın bilgeliği ve insan olmanın bilinci anlamına gelen Antroposofi biçimlenip ortaya çıktı. Antroposofi ayni zamanda insan ve evrene dair tinsel oluşum ve işlemleri incelediği için, aktardığı bu bilgeliği Tin bilim olarak da adlandırdı.
R.Steiner bir medyum değildi. Bir klervoyant (duru görü yetisi sahibi) ve yüksek derecede bir inisiye idi. 1900lerin baslarından olum tarihi olan 1925e kadar Antroposofi-Tin bilim tanımlaması altında insanlığa aktardığı bilgelik, geçmişte gizem okullarında var olan bilgilerin sadece yeni bir biçimde sunulması değildi. Steiner duru görü yeteneğiyle Akaşa kayıtlarını (Levh-i Mahfuz) okuyarak kapsamı olağanüstü geniş ve hiç bilinmeyen yeni bilgiler indirdi.
Steinere göre, geleceği acısından artık insanlığın bu bilgilere sahip olması gerekiyordu. Bunun yanı sıra, Antroposofik bilgeliğin insanlığa özellikle bu donemde verilmesi, dünyada insanlık üzerinde etkin olan kutsal karşıtı güçlere karsı dengeleyici bir karşıt güç oluşturulması ihtiyacından kaynaklanmaktaydı.
Bu doğrultuda Steiner, elli kadar kitap yazdı ve yıllarca pek çok ülkeyi dolaşarak altı binin üzerinde ders ve konferans verdi. Bunların hepsi stenograflar tarafından kaydedildi ve sonradan kitap olarak yayımlandı. Kitapları Türkçe dahil pek çok dile çevrildi.
1900lerin baslarında Teosofik Toplum Steinerden, Almanyada bir şube açmasını ve orada tinsel konularda dersler vermesini istedi. Steiner bunu gerçekleştirdi ve 1912 yılına kadar burada ders vermeye devam etti. Ancak aktardığı bilgelik,Teosofik Toplumu etkileyen Uzakdoğu öğretilerinden kaynaklanmıyordu. Steiner bastan itibaren hep Antroposofik bilgeliği aktarıyordu.
Teosofik Toplumun inançlarına ve bazı yaklaşımlarına katılmakta zorlanan Steiner, 1912 yılında kendisi gibi düşünen üyelerle birlikte Teosofik Toplumdan ayrıldı ve daha sonra onlarla beraber Antroposofik Toplumu kurdu.
Bugün merkezi isviçre, Dornachda olan Antroposofik Toplumun merkez binası aslında inşa edilmiş olan ikinci binadır. Dış ve iç mimari planları R,Steiner tarafından çizilmiş olan ve cağımızın tinsel itkilerini yansıtan ilk bina, gelecekte Nazizm olarak biçimlenecek olan görüşleri benimseyecek olanlar tarafından yakıldı.(sonradan Naziler Almanyada Steinerin bütün kitaplarını bireyi ve bireyselliği on plana çıkarttığı gerekçesiyle yasakladılar.)
Steiner, dünyaya ve evrene dair sinirsiz bilgeliğini daima insanlığın sağlığa kavuşması, sorunlarına çözüm bulunması ve ruhunun yücelmesi için yönlendirdi. Ayrıca, çok yönlü kültürel yasamın dünyadaki 'yok edici güçlere' karsı korunması ve tinsellik kazanması için eğitime (Waldorf okulları ve özürlü çocuklar için özel bir yaklaşım benimseyen bakim evleri), şifaya (Antroposofik hastane ve klinikler ve doğal ilaç yapımı için araştırma laboratuarları), tiyatroya, mimariye, tarihe, sanata ve biyo-dinamik tarım , gıda üretimine ( kimyevi gübre ve kimyevi maddeler kullanmadan tarım ve üretim) özellikle önem vermiştir. Modern devinim sanatı olan Eurythmy dansının dört yıllık eğitimini veren okullar da Steiner'in çalışmalarının bir urunudur.
Ölünceye kadar her alanda merkeze insani koyarak yaptığı olağanüstü çalışmaların arkasındaki ilham ve gücün kaynağını sorgulamaya başladığımızda, bu kaynağın Yüksek Tinsel Dünya olduğunu ve Steiner’in bunu bütün insanlıkla paylaşmak istediğini açıkça görebiliriz.
Steiner sonraları, söz konusu çalışmalarında kendisine daima destek veren Maria Steiner ile evlendi. Çocukları yoktu. Onun dileği, bizlerin tekrar Tanrı Babamızın çocukları olabilme imkanına kavuşabilmemizdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar