bugün
- aykolik efendi6
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı6
- fon vurgunu29
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- türküm doğruyum çalışkanım8
- iltica27
- andımız3
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi3
- öyle koşup varmak ki sen sonra gelmek2
- kolye142
- düşün ki o bunu okuyor3
- koro halinde ulumak2
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri5
- saraca096
- cam açık ve çıplak uyumak7
- kadınların yedekte erkek tutması6
- uzaylılar selam verir mi4
- ofis pornosu13
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm3
- tertemiz delirmek2
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- emret komutanım sinyor seyfi2
- komşuya hola lopez como estas demek2
- aleyna kalaycıoğlu2
- ilişkiye ara vermek10
- vizyonsuzları bakan yapmak2
- moovit2
- uzaylılar kovalasın seni3
- marka giyinmek9
- asansörde konuşmama kuralı9
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- iş yerinde ağlayarak sinir krizi geçirmek3
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- uzaylılar da tarım yapıyorlar mı2
- sabah sabah 1 lt süt içip soğuk taşa oturmak2
- flört etmeyen insanın ilkeli duruşu2
- ölümün çözüm olduğunu düşünmek4
- uzaylılar elbise giyer mi2
- uzaylıların amınakoyim2
- bu saatte yemek yemek7
- fenerbahçenin yarım düzine gol yemesi5
- siyah saçlı beyaz tenli kız7
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- arda güler3
- pazartesilerden nefret etmek2
- nervionun mavi gözleri11
- filistin eğitim bakanlığı ndan koruma çağrısı2
uzun süredir dizi hakkında yorum yapmıyorum. gününde izlemekte zorlanıyorum zaten kalabalığın vs arasında. zaten reytinge de etki etmiyoruz* o yüzden paşalar gibi hep internetten izliyorum. ha bu yeni mi değişti, yok değil tabii ki başından beri öyle. hem reklamsız oluyo mis, hem de dikkatim dağılmıyor. bir tek 49. bölümü evde ankara'da büyük ekrandan izledim, onu da reklamları fast forward geçerek.
yani demek istediğim şu ki, dizide o kadar çok şey oluyor ki reklam bile insanın konsantrasyonunu feci şekilde dağıtıyor. ne kadar uzun reklamlar bilmiyorum, bilmekte istemiyorum tabii ki.* ama ben başka türlü 90 dakikanın sonunu getiremem. kesintisiz izlemek lazım.
neyse mert'in ölümüyle işler değişmeye başlamıştı. hafif hafif rayına oturttular sonrasında. o ön hazırlığın biraz uzun sürdüğü düşüncesindeyim ama başka türlü de çıkılmazmış işin içinden. bu bana ilk sezonda 19-22. bölümler arasında da olmuştu ama sonra dehşet bir bölümle geri gelmişti dizi.
ben bu değişimde yusuf eğir karakterinin inanılmaz etkisi olduğunu düşünüyorum. hani dizide saf iyi veya saf kötü yok ya. işte bu adam tam bir saf kötü. ben çok eğleniyorum onu izlerken. göt olurken suratında oluşan ifade, o sinirden çıldırmalar falan. on nümero olmuş diyor, tebrik ediyorum.
kimse kızmasın ama berrak tüzünataç'ı her gördüğümde ata bindin mi? diye sormak istiyorum. galiba arada başka dizilerde vs oynamış ama ben tv kültürüne sahip olmadığım için bilemiyorum. henüz o imajı da silemedi gözümde zaten neyse.
sonra ezel-bade aşkı zorlama diyenlere de kısmen hak veriyorum. ama bunu ömer/ezel-eyşan muhabbetiyle karşılaştırmayın. hem sonra hepimiz öğk demedik mi lan? eyşan ne kevaşeymiş diye saydırmadık mı zamanında? o yüzden bırakın, ergen de olsa insan aşık olabilir. zaten ben düşünüyorum ki bade karakterinin çılgınca can vermesi lazım ezel'in bir level daha atlayabilmesi için. neyse o zamanı geldiğinde ölür herhalde.
bir bakıma da iyi oldu ezel'in eyşan'ı geride bırakması. bi karar veremiyodu o yüzden, hiçbir şeyi beceremiyodu son hamleye kaldığı için. şimdi daha iyi olacağı düşüncesindeyim.
51. bölümün ise iki fragmanıyla beni yerimden sıçrattığını belirtmemde fayda var.
sevenleri için ramiz dayı'dan geliyor:
fırtınada ağaçlar nasıl çatırdar bilir misin kardeş?
yani demek istediğim şu ki, dizide o kadar çok şey oluyor ki reklam bile insanın konsantrasyonunu feci şekilde dağıtıyor. ne kadar uzun reklamlar bilmiyorum, bilmekte istemiyorum tabii ki.* ama ben başka türlü 90 dakikanın sonunu getiremem. kesintisiz izlemek lazım.
neyse mert'in ölümüyle işler değişmeye başlamıştı. hafif hafif rayına oturttular sonrasında. o ön hazırlığın biraz uzun sürdüğü düşüncesindeyim ama başka türlü de çıkılmazmış işin içinden. bu bana ilk sezonda 19-22. bölümler arasında da olmuştu ama sonra dehşet bir bölümle geri gelmişti dizi.
ben bu değişimde yusuf eğir karakterinin inanılmaz etkisi olduğunu düşünüyorum. hani dizide saf iyi veya saf kötü yok ya. işte bu adam tam bir saf kötü. ben çok eğleniyorum onu izlerken. göt olurken suratında oluşan ifade, o sinirden çıldırmalar falan. on nümero olmuş diyor, tebrik ediyorum.
kimse kızmasın ama berrak tüzünataç'ı her gördüğümde ata bindin mi? diye sormak istiyorum. galiba arada başka dizilerde vs oynamış ama ben tv kültürüne sahip olmadığım için bilemiyorum. henüz o imajı da silemedi gözümde zaten neyse.
sonra ezel-bade aşkı zorlama diyenlere de kısmen hak veriyorum. ama bunu ömer/ezel-eyşan muhabbetiyle karşılaştırmayın. hem sonra hepimiz öğk demedik mi lan? eyşan ne kevaşeymiş diye saydırmadık mı zamanında? o yüzden bırakın, ergen de olsa insan aşık olabilir. zaten ben düşünüyorum ki bade karakterinin çılgınca can vermesi lazım ezel'in bir level daha atlayabilmesi için. neyse o zamanı geldiğinde ölür herhalde.
bir bakıma da iyi oldu ezel'in eyşan'ı geride bırakması. bi karar veremiyodu o yüzden, hiçbir şeyi beceremiyodu son hamleye kaldığı için. şimdi daha iyi olacağı düşüncesindeyim.
51. bölümün ise iki fragmanıyla beni yerimden sıçrattığını belirtmemde fayda var.
sevenleri için ramiz dayı'dan geliyor:
fırtınada ağaçlar nasıl çatırdar bilir misin kardeş?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar