bugün
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz10
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi7
- uzay neyin içerisinde genişliyor3
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam3
- kadınların daha hayvansever olduğu gerçeği2
- recep tayyip erdoğanı sevmiyorum5
- yazarlara verilmiş lakaplar8
- son kitaptan öncekiler bozulsun diye mi yaratıldı3
- taksici arkadaşın anlattığı enteresan hikayeler5
- başlıkların silinme sebepleri3
- ali haydar fırat2
- kemal kılıçdaroğlu11
- polisin ters kelepçe takabileceği durumlar4
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu2
- güzel satranç oynayan kız var mıdır2
- pandela44
- malum sözlük2
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek16
- 35 yaşında ölmek6
- izafiyet teorisi2
- ben geldim naneler19
- sözlükte flörtleşmek18
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- ferdi özbeğen9
- x in memeleri5
- iplenmeyen yazarlar2
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması7
- iphone kullanan insan2
- sözlük kullanma amacım2
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- devlet kim lan7
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- 32 yaş altı yazarlar uçurulsun kampanyası2
- wednesdayin annesi8
- azgın türbanlı10
- sözlüğün kahve olması13
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı7
- pandela tarzı entry gir6
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- çok çişi gelen insan5
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- izlenmiş en kusursuz film8
- alttaki yazara aşık ol11
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- dikkat dikkat tai lung kız11
uzun süredir dizi hakkında yorum yapmıyorum. gününde izlemekte zorlanıyorum zaten kalabalığın vs arasında. zaten reytinge de etki etmiyoruz* o yüzden paşalar gibi hep internetten izliyorum. ha bu yeni mi değişti, yok değil tabii ki başından beri öyle. hem reklamsız oluyo mis, hem de dikkatim dağılmıyor. bir tek 49. bölümü evde ankara'da büyük ekrandan izledim, onu da reklamları fast forward geçerek.
yani demek istediğim şu ki, dizide o kadar çok şey oluyor ki reklam bile insanın konsantrasyonunu feci şekilde dağıtıyor. ne kadar uzun reklamlar bilmiyorum, bilmekte istemiyorum tabii ki.* ama ben başka türlü 90 dakikanın sonunu getiremem. kesintisiz izlemek lazım.
neyse mert'in ölümüyle işler değişmeye başlamıştı. hafif hafif rayına oturttular sonrasında. o ön hazırlığın biraz uzun sürdüğü düşüncesindeyim ama başka türlü de çıkılmazmış işin içinden. bu bana ilk sezonda 19-22. bölümler arasında da olmuştu ama sonra dehşet bir bölümle geri gelmişti dizi.
ben bu değişimde yusuf eğir karakterinin inanılmaz etkisi olduğunu düşünüyorum. hani dizide saf iyi veya saf kötü yok ya. işte bu adam tam bir saf kötü. ben çok eğleniyorum onu izlerken. göt olurken suratında oluşan ifade, o sinirden çıldırmalar falan. on nümero olmuş diyor, tebrik ediyorum.
kimse kızmasın ama berrak tüzünataç'ı her gördüğümde ata bindin mi? diye sormak istiyorum. galiba arada başka dizilerde vs oynamış ama ben tv kültürüne sahip olmadığım için bilemiyorum. henüz o imajı da silemedi gözümde zaten neyse.
sonra ezel-bade aşkı zorlama diyenlere de kısmen hak veriyorum. ama bunu ömer/ezel-eyşan muhabbetiyle karşılaştırmayın. hem sonra hepimiz öğk demedik mi lan? eyşan ne kevaşeymiş diye saydırmadık mı zamanında? o yüzden bırakın, ergen de olsa insan aşık olabilir. zaten ben düşünüyorum ki bade karakterinin çılgınca can vermesi lazım ezel'in bir level daha atlayabilmesi için. neyse o zamanı geldiğinde ölür herhalde.
bir bakıma da iyi oldu ezel'in eyşan'ı geride bırakması. bi karar veremiyodu o yüzden, hiçbir şeyi beceremiyodu son hamleye kaldığı için. şimdi daha iyi olacağı düşüncesindeyim.
51. bölümün ise iki fragmanıyla beni yerimden sıçrattığını belirtmemde fayda var.
sevenleri için ramiz dayı'dan geliyor:
fırtınada ağaçlar nasıl çatırdar bilir misin kardeş?
yani demek istediğim şu ki, dizide o kadar çok şey oluyor ki reklam bile insanın konsantrasyonunu feci şekilde dağıtıyor. ne kadar uzun reklamlar bilmiyorum, bilmekte istemiyorum tabii ki.* ama ben başka türlü 90 dakikanın sonunu getiremem. kesintisiz izlemek lazım.
neyse mert'in ölümüyle işler değişmeye başlamıştı. hafif hafif rayına oturttular sonrasında. o ön hazırlığın biraz uzun sürdüğü düşüncesindeyim ama başka türlü de çıkılmazmış işin içinden. bu bana ilk sezonda 19-22. bölümler arasında da olmuştu ama sonra dehşet bir bölümle geri gelmişti dizi.
ben bu değişimde yusuf eğir karakterinin inanılmaz etkisi olduğunu düşünüyorum. hani dizide saf iyi veya saf kötü yok ya. işte bu adam tam bir saf kötü. ben çok eğleniyorum onu izlerken. göt olurken suratında oluşan ifade, o sinirden çıldırmalar falan. on nümero olmuş diyor, tebrik ediyorum.
kimse kızmasın ama berrak tüzünataç'ı her gördüğümde ata bindin mi? diye sormak istiyorum. galiba arada başka dizilerde vs oynamış ama ben tv kültürüne sahip olmadığım için bilemiyorum. henüz o imajı da silemedi gözümde zaten neyse.
sonra ezel-bade aşkı zorlama diyenlere de kısmen hak veriyorum. ama bunu ömer/ezel-eyşan muhabbetiyle karşılaştırmayın. hem sonra hepimiz öğk demedik mi lan? eyşan ne kevaşeymiş diye saydırmadık mı zamanında? o yüzden bırakın, ergen de olsa insan aşık olabilir. zaten ben düşünüyorum ki bade karakterinin çılgınca can vermesi lazım ezel'in bir level daha atlayabilmesi için. neyse o zamanı geldiğinde ölür herhalde.
bir bakıma da iyi oldu ezel'in eyşan'ı geride bırakması. bi karar veremiyodu o yüzden, hiçbir şeyi beceremiyodu son hamleye kaldığı için. şimdi daha iyi olacağı düşüncesindeyim.
51. bölümün ise iki fragmanıyla beni yerimden sıçrattığını belirtmemde fayda var.
sevenleri için ramiz dayı'dan geliyor:
fırtınada ağaçlar nasıl çatırdar bilir misin kardeş?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar