bugün
- yazarların en sevdiği sözler9
- kadir inanır ın buket saygı yı taciz etmesi13
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle19
- kiraz cicegi kolonyasi34
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı21
- yazarların en sevdiği meyve7
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi12
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi11
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu8
- midye8
- mantra grubu6
- 10 temmuz 20265
- 1000 liralık boxer giymek5
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler6
- smallville dizisinde ki meteor ucubeleri2
- kürdistan5
- fas11
- fransa8
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- trump a kafa atmak2
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite6
- kuran da namazın olmaması21
- john glover2
- 30 gün psikiyatri servisinde yatmak2
- seksting yapacak yazarlar veritabanı6
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- corona sonrası dünya düzeni4
- kadın yazarların kavga etmesi11
- uzun ilişki sürdürmenin sırları4
- sanal oyunda bir kızla seks yapmak2
- johnny sinsin araba vurdurması4
- söylemek istenilenler4
- ayakseverlik5
- sevgiliyle yemek yaparken sevişmeye başlamak6
- bonnie tyler5
- velvet38
- 2026 dünya kupası24
- canım dilaram2
- fiat 131 vs peugeot 5043
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- kristin kreuk2
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- futbol21
- menemen4
- tabağında yemek bırakan erkek5
- sevilen bilgisayar oyununu üç kelime ile anlatmak3
- saraca finch house25
- düşün ki o bunu okuyor6
kanımca demokrasinin ve çoğulculuğun en büyük düşmanlarındandır.
-- alıntı --
Liberalizm yanlış olarak algılanıyor. Liberal düşüncenin özgürlükler hakkında söyledikleri bazı solcuların kafasını karıştırıyor ama işin bir de 'Liberal faşizm' yönü var. Bu kavram hakkında yazılmış sadece tek bir kitap bulunuyor. Jonah Goldberg'in yazdığı 'Liberal Fascism: The Secret History of American Left', adından da anlaşılabileceği gibi Amerikan solu üzerine laf etse de edilen lafın evrensel değeri var.
Birçok insan faşizmi toplama kampları ve Nazizm ile eşdeğer tuttukları, faşizmi totaliter-otoriter ve baskıcı tutumlar toplamı olarak anlayamadıklarından, 'liberal faşizm' onlara bir oksimoron olarak gelebilir.
Ama faşizmi doğru tanımlarsak o zaman liberal görüşte faşist eğilimlerin hayli fazla olduğunu anlayabiliriz.
Liberal görüşün, 'liberal faşizm'e evrilmesi şu şekilde oluyor...
ilk önce hayatın her alanının aslında siyasi olduğu tanımı yapılır. Yani söylediğiniz her laf, iç duygularınız, dış görünümünüz, spor, ağlence ve seks temelde politiktir. Sadece alanlarda veya Parlamento'da tavır alınarak politik olunamaz. Hayatın her alanında ve detayında tavır almak gerekir.
Bu kabul edildiğinde ikinci adım olarak doğru tavrın ne olduğu tanımları da yapılmaya başlanır ve bu aşamada 'siyasi doğruculuk' (political correctness) fikri devreye girer.
Görünürde politik olmasalar da bazı tavırlar, düşünceler ve fiziksel görünümler kabul edilemez sayılabilir ve o tavırlarda israr edenler ya ıslah edilmeli ya da dışlanmalı ve ötekileştirilmelidir.
Slavoj Zizek 'siyasi doğruculuğun korku politikasının liberal versiyonu' olduğunu söylüyor.
Bu, kurbanı tek bir gruptan oluşmayan ve toplama kampları bulunmayan bir tür faşizmdir. Türkiye'de liberal insanlarla 'yol arkadaşı' olabilmek ancak onlar gibi düşünmek, giyinmek ve konuşmakla mümkündür.
Onların kuralları da hayli katıdır. Liberalizmin faşizme meyilli versiyonu ayrıca Taraf gibi bir gazetede devletin bazı kurumlarıyla iktidar çatışmasına girildiğinde hayli tehlikeli sonuçlar da doğurabilir.
* serdar turgut, akşam, 3 mart 2009.
-- alıntı --
-- alıntı --
Liberalizm yanlış olarak algılanıyor. Liberal düşüncenin özgürlükler hakkında söyledikleri bazı solcuların kafasını karıştırıyor ama işin bir de 'Liberal faşizm' yönü var. Bu kavram hakkında yazılmış sadece tek bir kitap bulunuyor. Jonah Goldberg'in yazdığı 'Liberal Fascism: The Secret History of American Left', adından da anlaşılabileceği gibi Amerikan solu üzerine laf etse de edilen lafın evrensel değeri var.
Birçok insan faşizmi toplama kampları ve Nazizm ile eşdeğer tuttukları, faşizmi totaliter-otoriter ve baskıcı tutumlar toplamı olarak anlayamadıklarından, 'liberal faşizm' onlara bir oksimoron olarak gelebilir.
Ama faşizmi doğru tanımlarsak o zaman liberal görüşte faşist eğilimlerin hayli fazla olduğunu anlayabiliriz.
Liberal görüşün, 'liberal faşizm'e evrilmesi şu şekilde oluyor...
ilk önce hayatın her alanının aslında siyasi olduğu tanımı yapılır. Yani söylediğiniz her laf, iç duygularınız, dış görünümünüz, spor, ağlence ve seks temelde politiktir. Sadece alanlarda veya Parlamento'da tavır alınarak politik olunamaz. Hayatın her alanında ve detayında tavır almak gerekir.
Bu kabul edildiğinde ikinci adım olarak doğru tavrın ne olduğu tanımları da yapılmaya başlanır ve bu aşamada 'siyasi doğruculuk' (political correctness) fikri devreye girer.
Görünürde politik olmasalar da bazı tavırlar, düşünceler ve fiziksel görünümler kabul edilemez sayılabilir ve o tavırlarda israr edenler ya ıslah edilmeli ya da dışlanmalı ve ötekileştirilmelidir.
Slavoj Zizek 'siyasi doğruculuğun korku politikasının liberal versiyonu' olduğunu söylüyor.
Bu, kurbanı tek bir gruptan oluşmayan ve toplama kampları bulunmayan bir tür faşizmdir. Türkiye'de liberal insanlarla 'yol arkadaşı' olabilmek ancak onlar gibi düşünmek, giyinmek ve konuşmakla mümkündür.
Onların kuralları da hayli katıdır. Liberalizmin faşizme meyilli versiyonu ayrıca Taraf gibi bir gazetede devletin bazı kurumlarıyla iktidar çatışmasına girildiğinde hayli tehlikeli sonuçlar da doğurabilir.
* serdar turgut, akşam, 3 mart 2009.
-- alıntı --
Gündemdeki Haberler