bugün
- bik bik kız kaçırdı8
- sinirlenip üç beş yazarı tokatlamak4
- muslettin amca6
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması10
- reels izleme bağımlılığı6
- nervio yu gammazlamak2
- abdullah öcalan9
- güzel kızların sözlüğün yolunu kaybetmesi3
- alparslan kuytul13
- yolda otobüs tren önünde namaz kılmak2
- tarhana çorbası2
- fenerbahçe biraz sert biraz katı9
- iki saatte 10 bin tl iyi para mıdır2
- gazisini zulüm eden savaşta asker bulamaz5
- müsavat dervişoğlu8
- beni çok sevdiğin için teşekkür ederim sözlük3
- kemal kılıçdaroğlu6
- deniz akkaya3
- yasakçı zihniyet15
- ağlamamak için kendini tutmak4
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- ekşi sözlük21
- tülin şahin2
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- ismail kartal16
- arzu yanardağ2
- jennifer lopez2
- roberto carlos2
- aleksey batrakov19
- marco asensio5
- bugün ne yapsam9
- ahmet mümtaz taylan8
- saddamdan kovulanların türkiyede özerklik istemesi4
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
- kürtleri sempatik göstermek için söylenen yalanlar4
- enayimiknatisi ile kavga etmek13
- karanlıkta johnny depp e benzeyen yazarlar3
- fethullah gülen2
- etimek tatlısı2
- ibda c vs fetö2
- hewal ebo4
- leyla ile mecnun4
- fenerbahçe'nin başarısızlığının nedenleri4
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- togg2
- kimse kalmadı5
- 0 0 7'nin kafasını tutup ağaca sürtmek5
- iran'ın avrupa daki abd hedeflerini vurması2
- sözlüğün bamyası4
- felsefe9
Eğer vasıflı bir eleman iseniz ruh çağırmak kadar zor olan eylemdir. Yapan kişiye allah sabır versindir.
Uzmanlık alanınız doğrultusunda tüm gazete ilanları, internet ilanları, tanıdıklar ve tanıdıkların çevreleri incelenmeye başlanır. ilk iş haberi gelir çatar. görüşmeye gidersiniz, aradıkları tam olarak sizsinizdir. Tam uzmanlık alanınıza göre bir iştir. Kendinizi şirkete ispat etme çabasına başlarsınız. Sınavlardan mülakatlardan geçersiniz. Son aday kaldığınızda insan kaynaklarından bir kişi gelir, işe kabul edildiğinizi, günde 12 saat mesai olduğunu, iş uzarsa sabahlayabileceğinizi ama mesai ücreti ve ertesi gün izin alamayacağınızı, askeri ücretle çalışıp yol ve yemek gibi ekstralardan da yoksun olduğunuzu söyler. Tabi bunu söylerken anlatım tarzı öyledir ki, bunların hiçbir önemi yoktur, önemli olan ekip çalışması ve bir aile gibi çalışabilmektir falan filan. Konu üzerine eğitiminize harcadığınız yıllar ve paralar gelir gözünüzün önüne, çıkar gidersiniz.
Yeni bir gün yeni başvuruların zamanıdır. Sektörünüzün yavaş yavaş köleliğe yakın bir çalışma sistemine girmeye başlamasını fark ettikçe farklı sektörlerde de yapabileceğiniz işleri kovalamaya başlarsınız. Daha önce sadece adını duyduğunuz bir network marketing firmasından iş görüşmesine çağrılırsınız. "hayırlısı" der ve yola koyulursunuz. Büyük bir otelde yapılan toplantıya katılırken, firmanın yaptığı harcamalar bir an gözünüzü boyar. cv'nizde bulunan o kadar uzmanlık bilgisi ve sertifikaya rağmen vasıfsız elemanlarla aynı kategoride olmanız bir ufak canınızı sıkar ama yine toplantıya girersiniz, "ne kaybederim" düşüncesiyle.
içeriye bir girersiniz ki yüksek müzik eşliğinde bir sürü tip "heyoooo ne kadar mutluyuz" pozunda hoplayıp zıplamaktadır. Bir kenara oturup durum değerlendirmesi yaparken toplantı başlar. Ürün tanıtılır, sıra sıra çıkan firma çalışanları "nasıl kendi işimin sahibi oldum" başlıklı konuşmalarında nasıl hiç çalışmadan parayı götürdüklerini, zengin olduklarını anlatarak beyninize girmeye çalışırlar. örnek şu şekildedir : "Merhaba adım Oktay, 32 yaşındayım. iki sene önce herbielife ile tanıştım. son bir yıldır herbielife ürünlerini hem kullanıyorum hem de günde 3 saat satışını yapıyorum. aylık kazancım 8000 dolar." iş hakkında hiçbir şey bahsetmeden iki saati bu şekilde geçirirler ve "siz de zengin olmak istiyorsanız hemen eğitime katılın" derler. Eğitim 10 dakika sonra aynı salondadır, eğitim ücreti 40-50 lira civarındadır. çalışma sistemi ise saadet zinciri politikası gütmektedir. Bir kez daha eve eliniz boş dönersiniz.
iş ilanlarına geri gömüldüğünüz sırada ülkenin ne kadar vahim durumda olduğunu fark edersiniz. iş veren firma iliğinize kadar her şeyinizi istemekte ama karşılığında hiçbir şey vermemeye çalışmaktadır. Küçük firmalar bunu "bizim aradığımız eleman bu!" pozunda yaparken, büyük firmalar "biz bir aileyiz" pozunda yapmaktadır. Moraliniz bozulur, hayattan soğursunuz. Anlık psikilojinize göre uygun gördüğünüz bir firmada çalışmaya başlar, tüm hayallerinizden bir süre vazgeçersiniz. Bu durumun üzerinizdeki etkisi geçmeye başladığında yeni bir iş arama süreci başlamaktadır.
Uzmanlık alanınız doğrultusunda tüm gazete ilanları, internet ilanları, tanıdıklar ve tanıdıkların çevreleri incelenmeye başlanır. ilk iş haberi gelir çatar. görüşmeye gidersiniz, aradıkları tam olarak sizsinizdir. Tam uzmanlık alanınıza göre bir iştir. Kendinizi şirkete ispat etme çabasına başlarsınız. Sınavlardan mülakatlardan geçersiniz. Son aday kaldığınızda insan kaynaklarından bir kişi gelir, işe kabul edildiğinizi, günde 12 saat mesai olduğunu, iş uzarsa sabahlayabileceğinizi ama mesai ücreti ve ertesi gün izin alamayacağınızı, askeri ücretle çalışıp yol ve yemek gibi ekstralardan da yoksun olduğunuzu söyler. Tabi bunu söylerken anlatım tarzı öyledir ki, bunların hiçbir önemi yoktur, önemli olan ekip çalışması ve bir aile gibi çalışabilmektir falan filan. Konu üzerine eğitiminize harcadığınız yıllar ve paralar gelir gözünüzün önüne, çıkar gidersiniz.
Yeni bir gün yeni başvuruların zamanıdır. Sektörünüzün yavaş yavaş köleliğe yakın bir çalışma sistemine girmeye başlamasını fark ettikçe farklı sektörlerde de yapabileceğiniz işleri kovalamaya başlarsınız. Daha önce sadece adını duyduğunuz bir network marketing firmasından iş görüşmesine çağrılırsınız. "hayırlısı" der ve yola koyulursunuz. Büyük bir otelde yapılan toplantıya katılırken, firmanın yaptığı harcamalar bir an gözünüzü boyar. cv'nizde bulunan o kadar uzmanlık bilgisi ve sertifikaya rağmen vasıfsız elemanlarla aynı kategoride olmanız bir ufak canınızı sıkar ama yine toplantıya girersiniz, "ne kaybederim" düşüncesiyle.
içeriye bir girersiniz ki yüksek müzik eşliğinde bir sürü tip "heyoooo ne kadar mutluyuz" pozunda hoplayıp zıplamaktadır. Bir kenara oturup durum değerlendirmesi yaparken toplantı başlar. Ürün tanıtılır, sıra sıra çıkan firma çalışanları "nasıl kendi işimin sahibi oldum" başlıklı konuşmalarında nasıl hiç çalışmadan parayı götürdüklerini, zengin olduklarını anlatarak beyninize girmeye çalışırlar. örnek şu şekildedir : "Merhaba adım Oktay, 32 yaşındayım. iki sene önce herbielife ile tanıştım. son bir yıldır herbielife ürünlerini hem kullanıyorum hem de günde 3 saat satışını yapıyorum. aylık kazancım 8000 dolar." iş hakkında hiçbir şey bahsetmeden iki saati bu şekilde geçirirler ve "siz de zengin olmak istiyorsanız hemen eğitime katılın" derler. Eğitim 10 dakika sonra aynı salondadır, eğitim ücreti 40-50 lira civarındadır. çalışma sistemi ise saadet zinciri politikası gütmektedir. Bir kez daha eve eliniz boş dönersiniz.
iş ilanlarına geri gömüldüğünüz sırada ülkenin ne kadar vahim durumda olduğunu fark edersiniz. iş veren firma iliğinize kadar her şeyinizi istemekte ama karşılığında hiçbir şey vermemeye çalışmaktadır. Küçük firmalar bunu "bizim aradığımız eleman bu!" pozunda yaparken, büyük firmalar "biz bir aileyiz" pozunda yapmaktadır. Moraliniz bozulur, hayattan soğursunuz. Anlık psikilojinize göre uygun gördüğünüz bir firmada çalışmaya başlar, tüm hayallerinizden bir süre vazgeçersiniz. Bu durumun üzerinizdeki etkisi geçmeye başladığında yeni bir iş arama süreci başlamaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar